İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/286 E. 2025/703 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/286
Karar No
2025/703
Karar Tarihi

T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/286 Esas KARAR NO : 2025/703

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

DAVA : Şirketin Feshi ile Tasfiye Memuru Atanması DAVA TARİHİ : 25/04/2024 KARAR TARİHİ : 16/10/2025 K. YAZIM TARİHİ : 17/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin Feshi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı ...Veteriner Hizmetleri ve Temizlik Tic. Ltd. Şti'nin 25.10.2022 tarihinde kurulduğu, 1/3 ortağı olduğunu diğer ortakların 1/3 pay sahibi ..., 1/3 pay sahibi Hüseyin Sarı olduğunu, şirketin sermayesinin 900.000TL olup, beheri 1.000,00 Türk Lirası değerinde 900 paydan oluştuğu, davacının şirket ortağı olduğu halde şirket faaliyete geçtikten sonra davacının yok sayıldığını, şirketin gelir ve giderlerinden, alınan ve satılan ürünlerden, şirketin karlılık durumundan, müşteri portföyünden, gelen müşteri sayısı vb. hiçbir durumundan bilgi alınamadığını, davacının bilgi almak istediğinde kendisine belge verilmediğini, haricen yapılan araştırmalarda müşteri giriş kayıtlarına ve ücretlerine ulaşıldığını, bunun exel tablosu olarak USB ile sunulduğunu, şirketin işlerinin ok daha üst seviyelerde olduğunu, özellikle resmi ve dni bayramlarda şirketin hayvan otlenin full kapasite ile çalıştığını, yapılan tahsilatların büyük bölütmünün ortak ... hesabına aktarıldığını, davalı şirketin Veterinerlik hizmetinin hayvan oteli hizmeti, hayvan bakımı ve kuaför hizmeti, toptan ve perakende mama- ürün satışı vs. birçok alanda faaliyet gösterdiğini, veterinerlik hizmetinin veteriner hekim ...'in şahıs şirketi üzerinden verildiği veterinerlik işlerinden kaynaklı olarak yapılan ameliyat ve tedavi işlerinde ortak ...'in kendi şahsi hesabını kullanarak faturayı şahsından düzenlediğini, şirket ortağının bu hesabının ... Bankasında olduğunu, bu hesabında incelenmesi gerektiğini, şirketin diğer ortaklarının bu eylemlerinin, aradaki güven ortamını yok ettiğini, şirketin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesinin davacı açısından imkansız hale geldiğini, şşirket ile alakalı olarak alınan kararlar hakkında davacıya bilgi verilmediğini, şirketin gelir- gider durumu, şirkete alınan ve satılan ürünler, şirketin karlılık durumunun davacıdan gizlendiğini, şirketi ile alakalı hiç genel kurul toplantısı yapılmadığını, şirketin ticari defterlerinin davacıdan gizlendiğini, davacının bilgi alma hakkının sürükle engellendiğini, şirket ile ilgili şirketin diğer ortaklarının, şirkete ve davacıya zarar vermek kastı ile hareket edip edilmediği bilinmediğini, ancak şirketin diğer ortaklarının "ortaklığın gerektirdiği özen ve sorumlulukları" yerine getirmediklerini, şirketin kar-zarar durumunun davacıdan saklanması, şirketin amacını gerçekleştirme ihtimalinin kalmaması, ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıkların mevcut olması, nedeniyle davalı ...Veteriner Hizmetleri ve Temizlik Tic. Ltd. Şti'nin feshine karar verilmesini gerektirdiğini, davalı şirketin feshine karar verilerek davacının payına düşen bedelin davacıya ödenmesini, mahkemece şirketin feshine karar verilmeyecekse davacının ...Veteriner Hizmetleri ve Temizlik Tic. Ltd. Şti'den çıkmasına karar verilerek, davacının payına karşılık gelen "ayrılma akçesinin" davacıya ödenmesi gerektiğini, belirterek, şirketin feshine karar verilerek davacı ...'a şirketteki payının karşılığı olan bedelin ödenmesini, mahkeme tarafından, şirketin feshine karar verilmeyecek ise davacının şirketten çıkarılarak şirketteki payına karşılık gelen ayrılma akçesinin müvekkile ödenmesini, mahkeme aksi kanaate ise davacının şirketten çıkması sonucu payına karşılık gelen ayrılma akçesinin ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; şirket ortaklarından ... ve Hüseyin Sarı'nın veteriner hekim, şirketin diğer ortağı davacının veteriner hekim olmadığını, mevzuat hükümleri gereğince davalı şirketin veterinerlik ruhsatının bulunmadığı ve veterinerlik faaliyeti yürütmediğinin aşikâr olduğunu, davalı şirketin yürüttüğü faaliyet meslekî olan "veterinerlik" (ameliyat, tedavi vs.) değil hayvan oteli, kuaför, mama vs. gibi ürün satışlarına ilişkin "veterinerlik hizmetleri ve temizlik" olduğu, bunun davalı şirketin ticaret unvanından da açıkça anlaşıldığını, Dolayısıyla, veteriner hekim olan ...'in şirket tüzel kişiliğinden bağımsız olarak kendi (şahsî) "veterinerlik" mesleğinden doğan faaliyet ve kazançları kendi şahsıyla ilgili olduğu, bu faaliyet ve kazançların şirket tüzel kişiliğiyle bir ilgisi bulunmadığını, Dava dilekçesinde ileri sürülen "Veterinerlik işlerinden kaynaklı olarak yapılan ameliyat ve tedavi işlerinde kendi şahsi hesabını kullanarak faturayı şahsından düzenlemektedir. Şirket ortağının bu hesabı ... Bankasında'dır. Bu hesabında incelenmesi gerekmektedir." ve "Bu nedenle ayrılma akçesi hesabı yapılırken ve şirket değeri belirlenirken, şirket ortağı ...'in hesaplarına giren paraların da dikkate alınması gerekir." şeklinde iddia ve taleplerin mevzuata aykırı olup söz konusu talebin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davalı şirketin 3 ortağı olduğunu, davacının şirketin 1/3 ortağı, diğer ortaklar... .... .... ... .... .... .... arasında şirket faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığını, Şirketin, amacı doğrultusunda faaliyetlerini sağlıklı bir şekilde sürdürdüğünü, şirketin feshine karar vermenin son çare olduğunu, Uyuşmazlık konusu olayda, davacının şirketin feshini talep etmekte hukukî yararı bulunmadığını, şirketin feshini gerektiren yasal koşullar da oluşmadığından şirketin feshi talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının şirket ortaklığından çıkarılma talebinin yasal koşulları oluşmadığını, şirketin borca batık olması sebebiyle davacının ayrılma akçesi olarak talep edebileceği herhangi bir miktar da bulunmadığını, davacının şirket ortağı olarak katılmadığı giderlerin ve tüm ödemelerin kendi payı oranında ayrılma akçesinden düşülmesi gerektiğini, Yargıtayın yerleşik içtihadına göre; şirket ortağının şirketten haklı sebeple ayrılma talebinin kabul edildiği her durumda şirket ortağı lehine ayrılma akçesine karar verilmesi mümkün olmadığı şirket borca batık ise, şirket ortağının şirketten haklı sebeple ayrılma talebi kabul edilmesine rağmen ayrılma akçesi talebi reddedildiğini, .... .... .... K. sayılı kararında da bu hususun belirtildiğini, ifade ederek sonuç olarak; yasal koşulları oluşmayan davanın (hem aslî hem de fer'i talebin) reddine karar verilmesini dilemiştir. DELİLLER -Ticaret sicil kayıtları -SGK kayıtları -Vergi dairesi Kayıtları -Ticari defter ve kayıtlar -Bilirkişi raporu

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, davalı limited şirketin haklı nedenlerle feshi talebine olmadığı takdirde şirketten çıkma ve çıkma payı alacağına ilişkindir. ... Ticaret Sicil Müdürlüğünden davalı şirketin ortak ve yetkililerini gösterir sicil özeti celp edilmiş, SGK ve Vergi Dairesine yazılarak davalı şirketin borcu olup olmadığı hususları sorulmuş, dosya üzerinde ve davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak tahkikat safhası tamamlanmıştır. Davanın, pay sahibi davacı tarafından TTK'nun 531. maddesi hükmüne dayanılarak açıldığı anlaşılmakta olup, şirketin feshinde haklı sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi gerekmektedir. Haklı nedenle limited şirketin feshini talep hakkı, limited şirket ortaklarına ait olup, TTK'nın 636/3 maddesinde “Haklı sebeplerin varlığında her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme başvurabilir.” hükmü bulunmakta olup, TTK 636/5 maddesinde ise ; Sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır hükmü bulunmaktadır. Uygulama ve öğretide kabul edildiği üzere, Haklı sebep, objektif iyi niyet kurallarına göre ortaklık ilişkisinin devamını çekilmez kılan hukuki bir olgudur. Bu olgu, ortağı ortak olmaya yönelten sebeplerin ortadan kalkması, ortaklık amacının gerçekleşmesinin imkânsız hale gelmesi ya da güçleşmesi nedeniyle ortaya çıkabilir. İleri sürülen vakıaların haklı sebep teşkil edip etmediğini, somut olayın özelliklerine göre hakim tarafından takdir edilecektir. Haklı sebep, nisbi bir kavram olup, haklı sebep kavramı, her somut olayın özelliklerine göre değişen bir öze sahiptir. Bu sebeple, yasa koyucular haklı sebep kavramını kesin ve değişmez esaslara bağlamaktan kaçınarak hakimin takdirine bırakmışlardır Türk Ticaret Kanunu'nda limited şirketin feshinde haklı sebebin tanımı yapılmadığı gibi haklı sebeplerin neler olabileceğine madde metninde yer verilmemiştir. Ancak Anonim Şirkete ilişkin TTK'nun 531. maddesine ait gerekçede tasarıda İsviçre öğretisinde genel kurulun birçok kez kanuna aykırı bir şekilde toplantıya çağrılmış olması, azlık hakları ile bireysel hakların devamlı ihlalî, özellikle bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kâr payının düzenli azalmasının haklı sebep sayıldığı ifade edilmiştir. Doktrinde ve Yüksek Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal içtihatlarında "şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması", "şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin imkânsız olması", "şirket varlıklarının yanlış kullanılması veya israf edilmesi", "azınlığa karşı fiili veya manevi güç baskı uygulanması", "azınlığın meşru taleplerinin devamlı olarak reddedilmesi" ve "pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetinin ortadan kalkması" şirketin feshi açısından örnek olacak şekilde haklı sebep olarak sayılmıştır. Türk Ticaret Kanununun 636. maddesinin III. fıkrasının 2. cümlesi gereğince, mahkeme haklı sebeple fesih talebi yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. Bu düzenleme ile hakime şirket yararına oldukça geniş bir müdahale hakkı tanınmıştır. Şirketin feshini haklı kılan sebeplerin varlığına rağmen, yaşatılmasının ekonomik ve rasyonel açıdan daha doğru bulan hakim, şirketi feshetmek yerine, fesih talebinde bulunan ortak veya ortakların şirketten çıkarılmalarına veya diğer çözümlere karar verebilmektedir. Yukarıda belirlenen yasal mevzuat ve doktrinsel görüşler ışığında somut olayın değerlendirilmesinde, Davalı şirketin 25.10.2022 tarih Tescil ve ilan edilerek kurulduğu, Ticaret Sicil Müdürlüğünden 17.05.2024 tarih ve 216940 sayılı yazısı ekinde gönderilen ana sözleşmesine göre şirket sermayesinin 900 paya bölünmüş 900.000TL tutarında olduğu bu sermayenin beheri 1000,00TL değerinde 300 paya karşılık gelen 300.000,00Tl nın davacı ...'a, beheri 1000,00TL değerinde 300 payına karşılık gelen 300.000,00TL nın Hüseyin SARI'ya, beheri 1000,00TL değerinde 300 payına karşılık gelen 300.000,00TL nın ...'e ait olduğu, şirketin işleri ve işlemleri genel kurul tarafından seçilecek bir veya birkaç müdür tarafından yürütüleceği, aksi Karar alınıncaya kadar Türkiye Uyruklu Hüseyin SARİ'nın Müdür olarak seçildiği, şirketi Münferiden Temsile Yetkili olduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ve dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmakla hükmün tesisinde esas alınan 12.06.20225 tarihli ek bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere; Davalı şirketin kuruluşundan itibaren devamlı olarak zarar ettiği 2024 yılı kurumlar Beyannamesinde Dönem zararının (-) 868.669,47 TL, Geçmiş yıl (2023 yılı) Kurum zararın 617.536,49 TL olduğu, 2025 yılı ilk 4 ayına ilişkin Kurumlar geçici Vergi Beyan bildiriminde; şirketin hiçbir gelir unsuru olmadığından, 2025 yılı 1. Dönem Kurumlar Geçici Beyannamesinde Dönem Zararının 402.574,08 TL olduğu, şirketin kurulduğu yıldan bu yana zarar etmesi sebebiyle kar dağıtımı yapmamış olduğu, gerçekleştirilmiş hiçbir genel kurul tutanağının bulunmadığı, şirketin kuruluşundan bari genel kurul gerçekleştirilmediği, şirketin cari harcamaları dışında bir faaliyetinin bulunmadığı, şirketin fiilen herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığı, şirketin gayrifaal olduğu, şirket adresinde veteriner Hekim ...'in kendi adına ticari faaliyette bulunduğu, şirketin kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmadığı anlaşılmakla şirketin feshine karar vermek gerekmiştir. Türk Ticaret Kanununun 636. maddesinin III. fıkrasının 2. cümlesi gereğince, mahkemenin, haklı sebeple fesih talebi yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiş ise de, bilirkişi raporunda yer alan saptamalar nazara alındığında, şirketin devamında iktisadi olarak bir fayda bulunmadığı anlaşılmakla şirketin fesih ve tasfiyesine ve TTK.'nin 643 maddesi yollaması ile aynı Kanunun 536/3 maddesi uyarınca davalı şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hükmün tesisi yoluna gidilmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1-Davanın kabulü ile, davalı ...Veteriner Hizmetleri ve Temizlik Tic. Ltd. Şti 'nin fesih ve tasfiyesine, 2-Tasfiye memuru olarak SMMM ...'nın (TC:...) atanmasına, tasfiye memuruna aylık 10.000,00 TL ücret takdirine, ücretin yatırılan avanstan karşılanmasına, 3-Kararın Ticaret sicilde ilanına, 4-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın düşümü ile eksik 187,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 33.517,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi 16/10/2025

Başkan ... ¸[e-imza] Üye ... ¸[e-imza] Üye ... ¸[e-imza] Katip ... ¸[e-imza]

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/286, K. 2025/703, T. 16.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-286-e-2025-703-k-4be8c72a2fa4