İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/1122 E. 2025/960 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1122
- Karar No
- 2025/960
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1122 Esas KARAR NO : 2025/960 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2024 KARAR TARİHİ : 14/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine, İzmir... İcra Müdürlüğünün esas sayılı icra dosyasında, borcun ödenmemesi sebebiyle 7 örnek ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine icra takibi durduğunu, davalının itirazının haksız ve dayanaksız olup iptali gerektiğini, davalının yetki itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, cari hesap konu edilerek yöneltilen icra takibinde, TBK'nun 89.maddesi gereği para borcu götürülecek borç olduğundan alacaklının yerleşim yeri olan İzmir'de icra takibine girişildiğini, müvekkilinin çeşitli medikal ürünlerin ticari anlamda satımı işi ile iştigal etmekte olduğunu, müvekkilinin davalı borçluyla aralarındaki cari hesap gereğince bir takım medikal ürünleri teslim ettiğini, ancak davalı borçlu tarafından ticari satım gereğince ödenmesi gereken satım bedelinin ödenmediğini, davalı şirket ile haricen yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığını, bu nedenle borcun tahsili için İzmir... İcra Mi ü ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı borçlu tarafça icra dosyasına itiraz edilmekle takibin durduğu, davalının borca, faize ve fer'ilerine yapmış olduğu itirazın da haksız olup alacaklı müvekkilinin alacağını alamamasını sağlama amacını güttüğünü, davalı tarafça haksız ve dayanaksız olarak İzmir ... İcra Müdürlüğü... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı yana tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ...Hizmetleri Anonim Şirketi adına dava dilekçesi ve ekleri ile tensip tutanağını içerir tebligatın usulüne uygun şekilde tebliğine rağme cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. DELİLLER : 1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, 2-İzmir ... İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası, 3-Davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, 4-Davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, 5-Davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2024 yılına ilişkin BA/BS formları, 6-Davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2024 yılına ilişkin BA/BS formları, 7-Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 19/09/2025 havale tarihli raporu, 8-Sair deliller. DAVA KONUSU : Açılan dava, taraflar arasındaki medikal ürün alım satımına dair ticari ilişki kapsamında bulunduğu iddia edilen cari hesaptan kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223). İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır. Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır. İzmir... İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının ... Turizm İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, borçlunun ise ...Hizmetleri Anonim Şirketi olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 36.636,00-TL asıl alacak olmak üzere toplam 36.636,00-TL alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir. Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir. 27/05/2025 tarihli duruşma tutanağının 5 numaralı ara kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davacı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davacı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş, davacı vekili davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmiştir. 27/05/2025 tarihli duruşma tutanağının 6 numaralı ara kararında ise davalı şirket adına davalıya ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak ya da ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere; "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca bilirkişi incelemesine esas olmak üzere dava konusu ticari defter ve belgeleri iki haftalık kesin süre içerisinde sunmanız veya bulundukları yeri bildirmeniz, verilen kesin süre içinde ticari defterlerin sunulmaması veya bulunduğu yerin bildirilmemesi durumunda söz konusu ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağınız ihtaren bildirilir." şerhini içeren tebligat çıkartılmasına karar verilmiş, davalı şirket ticari defter ve belgeleri verilen kesin süre içerisinde mahkememize sunmadığı gibi ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmemiştir. Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın mahkememizce re'sen belirlenecek bir Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, taraflar arasındaki cari hesap kayıtları, İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, taraflara ait vergi sicil kayıtları ile BA/BS formları, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler, talimat dosyası ve içeriğinde yer alan bilirkişi raporu, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler ile sair deliller birlikte değerlendirilerek; davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadıkları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadıkları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadıkları, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki medikal ürün alım satımına dair ticari ilişki çerçevesinde cari hesap kayıtları düzenlenip düzenlenmediği, düzenlenmiş ise cari hesap kayıtlarında yer aldığı belirtilen alacak bedeline dayanak olması ihtimali olan ürünlerin davalı şirkete teslim edilip edilmedikleri, teslim olgusuna yönelik olarak davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerde herhangi yazılı bir delil bulunup bulunmadığı, cari hesapta yer aldığı belirtilen alacak verisinin davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler ile BA/BS formlarında yer alıp almadığı, neticeten davacı şirketin var ise cari hesaptan kaynaklı olarak davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarı, icra takibinde işletilen faiz miktar ve oranının usulüne uygun şekilde işletilip işletilmediği hususlarının belirlenerek, talimat dosyası ve içeriğinde yer alan bilirkişi raporu da göz önünde bulundurularak düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi19/09/2025 havale tarihli raporunda sonuç olarak; davacı firmanın kanuni defter kayıtlarına göre, davacı Seçkim ... Turizm İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin, davalı... Hizmetleri Anonim Şirketinden, İzmir... İcra Müdürlüğü...Esas icra takibinde 23.10.2024 takip tarihi itibariyle 36.636,00-TL alacaklı olduğunu, asıl alacağa 23.10.2024 takip tarihinden itibaren %51,75 değişen oranlarda TCMB avans faizinin talep edilebileceğini mütalaa etmiştir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2024 yılına ilişkin BA/BS formları, davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2024 yılına ilişkin BA/BS formları, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 19/09/2025 havale tarihli raporu ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki medikal ürün alım satımına dair ticari ilişki kapsamında bulunduğu iddia edilen cari hesaptan kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 36.636,00-TL asıl alacak olmak üzere toplam 36.636,00-TL alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, dava konusu iddiaların tespiti amacıyla mahkememizce taraflara ait ticari defter ve belgelerin sunulması amacıyla taraflara süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde davacı vekilinin davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirdiği, ancakj davalı şirket tarafından ticari defter ve belgelerinin bulunduğu yerin mahkememize bildirilmediği, davacı şirket ticari defter ve belgelerine göre davacı şirketin takip tarihi itibarıyla davalı şirketten 36.636,00-TL alacaklı olduğu, taraflara ait BA/BS formlarının aynı verileri içerdiği ve birbiri ile uyumlu olduğu, her ne kadar teslim olgusuna yönelik olarak yazılı delil ibraz edilmemiş ise de, davalı şirkete ait ticari defter ve ve belgelerin sunulmaması veya bulundukları yerin bildirilmemesi sebebiyle incelenememesi ve deBA/BS formlarının birbirini doğruladığı, faturanın itiraza uğramadığı hususlarının, faturada yer alan ürünlerin davalı şirkete teslim edildiğine karine teşkil ettiği, bu kapsamda davacı şirket tarafından davalı şirkete medikal ürün satıldığı ve takip tarihi itibarıyla 36.636,00-TL tutarında alacaklı olduğu iddialarının usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatlandığı anlaşılmakla, açılan davanın kabulün karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Açılan davanın KABULÜ İLE, 1-Davalı... Hizmetleri Anonim Şirketinin İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZININ İPTALİNE, İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 36.636,00-TL asıl alacak bedeli üzerinden, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca asıl alacağa %51,75 oranında ve değişen oranlarda reeskont-avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, 2-Alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen miktar olan 36.636,00-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ... Hizmetleri Anonim Şirketinden alınarak davacı ...İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketine verilmesine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 2.502,60-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 442,48-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.060,12-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 80,00-TL elektronik tebligat, 7,50-TL posta (KEP) masrafı, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti, 442,48-TL peşin harç, 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 4.957,58-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/10/2025
Katip... e-imzalıdır
Hakim... e-imzalıdır