İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/11 E. 2026/88 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/11
Karar No
2026/88
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/11 Esas - 2026/88 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/11 Esas KARAR NO : 2026/88

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/01/2024 KARAR TARİHİ : 06/02/2026 YAZIM TARİH : 06/03/2026

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... Aş ile davalı ... Aş arasında 18.03.2023 tarihinde ... sözleşmesi imzalandığını, davalı makyaj ürünleri üreten bir firma olup müvekkilin bu ürünlerin distribütörlüğü için davalıyla dava konusu sözleşmeyi imzaladığını, bu sözleşmenin amacı üretici firmaya ait olan marka ve anlaşılan ürünlerin, ... firma tarafından güzellik salonları ve kuaförlere (bayi) pazarlanıp, bayi statüsünde sözleşme yapılıp internet aracılığıyla toptan satışını yapmak olduğunu, davacıya ait depoyagelsin.com platformu anlaşılan ve anlaşmaya yönelik ilk satışların yapıldığı firmalara (güzellik salonu vb), ikinci veya sonraki satışlarda kolaylık sağlamak ve üretici ile bayi arasında toptan satış amacı ile kurulduğunu, 18.03.2023 tarihinde sözleşme imzalandığında 2023 yılı Mayıs ayında işe başlama durumu davalı (üretici) ve ... (davacı) arasında planlandığını, bayilerde (3.kişi-güzellik salonu kuaför vs) ürünlerin sergilenebilmesi için standlar gerekli olduğu için müvekkilin stand bile ürettirdiğini, davalı davacıya kendi ürünleri sergileneceği için ancak kendi onaylayacağı bir displaye(stand, sergi, teşhir) onay vereceğini söylediğini, davacının bu duruma hak vererek davalının onay vereceği standın üretilmesi için girişimler de bulunduğunu, ancak davalı mayıs ayına kadar bu konuyla ilgilenmediğini, Mayıs ayına kadar bu konuda davalı tarafın sesi çıkmayınca müvekkilin davalıya olabilecek standların örneklerini sunarak ortak bir noktada buluşmaya çalıştığını, bu görüşmeler de müvekkilin stand maliyetlerini aşan bir stand talep edildiği taktirde ... olarak yarı yarı ödeme talep edildiğini, davalı bu teklifi önce kabul ettiğini ancak daha sonra Haziran ayında ödeme yapmayacaklarını bildirdiklerini, davacının davalının makyaj ürünlerinin 18.07.2023 tarihinde stand ücretlerini ödeyerek davalının istediği standın üretilmesi için bir firma ile anlaştığı, davacının ... olarak yapılan sözleşmeye yönelik yazılımsal satış altyapısını ve standları temmuz ayında hazırlattığını, bu aşama bitince, davalı, sözleşmeye aykırı olarak ileride kesilecek faturaların (davacı) tarafından bayilere (3.kişi-güzellik salonu veya kuaför) kesilmesini talep ettiğini, davacı bu durumun sözleşmeye aykırı olduğunu davalı şirket ile görüştüğünü, bunun yanısıra davacı olarak davalı üretici firma ile yapılan 18.3.2023 tarihli sözleşmedeki 5.12 maddesindeki fiyat politikasının uygulanması talep edildiğini ancak davalı üretici firma bu maddeyi uygulamayı da reddettiğini, tüm bunların üstüne müvekkilin sipariş girecekken davalının ürünlerinin ... “... kaydının” olduğu konusunda yanıltıldığını ilk kez bir bayi ile anlaşma yaparken farkettiğini, müvekkilin 2023 yılı Ağustos ayında güzellik salonları veya kuaförler ile görüşmeler yaparken bu firmaların ... onayı demek olan ... kaydı istemesi sebebiyle davalıdan bu belgeler talep edildiğini ancak davalı bu belgeleri temin edemediğini, ... firma tarafından bu belgeler davalıdan talep edildiğinde bu belgelerin bir kısmı gönderilirken bir kısmı gönderilmediğini, davalı belgeleri gönderilmeyen ürünler ile alakalı müvekkile gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, davacının ürünlerin sağlıklı olup olmadığı konusunda şüpheleri artınca ... ile iletişime geçip konunun aslını öğrendiğini, ... bazı ürünlerin ... kaydının olmadığını, satışının yapılamayacağını söylediğini, yaptırmış olduğu standlar ... kaydı olmayan ürünler sebebiyle boş kalacağından davalıyla olan sözleşme konusunda davalıyı uyarmaya karar verdiğini, müvekkilin sözleşmenin 14.1 maddesinde bulunan “sözleşmeye aykırı davranışlar” ile ilgili özellikle ... kaydı olmayan ürünler konusu ile sözleşmenin ihlali sayılan diğer hususlar da davalıya 15 Ağustos 2023 tarihinde ... Noterliği ... numaralı ihtarname gönderdiğini, müvekkilin pazarlayabileceği ürünleri sözleşmeye aykırı olarak daraltarak davacının seçeneklerinin azaltıldığını, bu süreçte ... onayı olmadığı konusunu ne kabul ettiğini ne de reddettiğini, 31 Ağustos 2023 tarihine kadar ... kaydı olmayan ürünlerin bazıları tamamlanarak ... kaydı evrağı gönderildiğini, ancak bu bile sözleşmede anlaşılan ürünlerin hepsini kapsamadığını, ... onayı olmayan ürünler olmayınca müvekkilin standlarının boş ve işlevsiz kalacağı ortaya çıktığını, davacının talep edeceği ürünlerin tamamının ... onayı tamamlanmayınca sözleşmeyi fesih 05.09.2023 tarihli .... Noterliği ... numaralı ikinci bir ihtarname ve sözleşmeyi 14. maddesine yönelik olarak feshetmek zorunda kaldığını, davalıya gönderdiği 15.08.2023 tarihli ilk ihtarnamede taraflar arasında akdedilen 18.03.2023 tarihli ... sözleşmesinin 3.3 maddesinde “Üretici satışa sunduğu tüm ürün ve/veya hizmetleri tam ve/veya gereği gibi (markası, cinsi, rengi, bedeni ve adedi belli olan), eksiksiz ve her türlü açık, örtülü gizli ayıptan ari olarak alıcıya teslim etmeyi kabul, beyan ve taahhüt eder.” şeklindeki maddenin davalı tarafından ihlal edildiğini, davacının sipariş ettiği bazı ürünler üzerinde sözleşmede anlaşıldığı halde bu ürünlerin ... ... sisteminde kaydı ve onayının yapılmadığının anlaşıldığını ilettiğini, ikinci ihtarnamede ise muhataba gönderilen ilk ihtara ... ... onayı olmayan ürünler ile alakalı hiçbir cevap verilmediğinden söz edildiğini, davalının ... onayı olmayan ürünlerle ilgili cevap vermeme sebebi ayıplı ürünlerin ayıpları gizlendiği için ayıp giderilene kadar zaman kazanmak ve distrübitöre zaman kaybettirdiğini, Bu durum kötüniyet göstergesi olup sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, davalı sözleşmeye aykırı davrandığı için sipariş verdiği standlar işlevsiz kaldığını, sözleşmeye aykırı davranarak üretici firma, standı ve sözleşmeyi işlevsiz kılıp distribütörü yani davacıyı maddi ve manevi zarar uğrattığını, davacının üretici ve marka sahibi firmanın ürünlerini pazarlamak ve bu site üzerinden kendi belirlediği bayilere üretici firma ile anlaştığı sözleşmeye yönelik satış aracılığı yapmak için hazırlandığını, depoyagelsin.com da bulunan ürünler davalı tarafından tam ve eksiksiz teslimat sağlanamadığından ve ürünlerin sözleşme bakanlık onayları olmadığından asla satışa açılamadığını, müvekkilin başka bir bayi ile distrübitörlük anlaşması yapamadığını ve aynı zamanda asla üretici firmadan her hangi bir sipariş geçemediğini, ayrıca davalının sözleşmedeki 5.8 maddesine karşı çıkarak ve faturanın önce distribütör sonra alıcıya kesilmesinin talep edilmesi, satışlar için üreticiye komisyon faturası kesilmesinin talep edilmesi hususları da sözleşmenin ihlali anlamına geldiğini, ilk ihtarnameden sonra davalı mail yoluyla ihtarnamenin bu kısmına cevap verdiğini, davalının 25 Ağustos 2023 tarihinde mail ile sözleşmenin 5.12 fiyatlandırma maddesine uyacağını gösteren evraklar gönderdiğini, daha sonra müvekkilin pazarlayabileceği ürünleri sözleşmeye aykırı olarak daraltarak (... onayı olmayan tüm ürünler katalogdan kaldırılmış ve açıklama olarak stokta olmadığı gerçeğe aykırı olarak beyan edilmiştir.) müvekkilin seçeneklerinin azaltıldığını, gelinen aşamada müvekkilin sözleşmeye uymasının beklenmesini iyiniyet ve dürüstlük kuralı çerçevesinde haksız olacağını, bu sebeble sözleşmenin feshinde haklı olan müvekkilin davalıya sözleşme nedeniyle ödediği teminatın iadesi gerektiğini, davalı haksız ve kötüniyetli olduğu için davalının alacağın yüzde 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi istemi olduğunu ifade etmiş olup açıklanan nedenlerle davanın kabulüne ve davalının ... sayılı takibe itirazının iptaline, davalı itirazında kötüniyetli ve haksız olduğundan borcun %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına Karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu icra takibinin başlatıldığı tarih itibariyle müvekkil şirkettin, alacaklı olduğunu iddia eden tarafa ödemekle yükümlü olduğu muaccel bir borç mevcut olmadığını, alacak iddia eden davacı şirketle davalı şirket arasında imzalanan distirübütörlük sözleşmesi gereğince davalıya ödenen teminatın iadesi için gereken koşullar henüz oluşmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin gerekleri alacak iddia eden tarafça ihlal edildiğini ve sözleşme tek taraflı haksız olarak feshedildiğini, davacının tek bir sipariş bile vermediğini, tek bir satış dahi yapmadığını, davalının ise sözleşmeyle kendisine yüklenen edimleri eksiksiz bir şekilde yerine getirdiği, sözleşmeye uygun olarak sözleşme süresinin sonunda teminat iadesi yapılacağını, sözleşme gereğince ödenen teminatla sözleşmenin ilgili hükümleri ve alacak iddia eden tarafın talepleri doğrultusunda hammadde alımı gerçekleştirilmiş olup, bu alımlar, ürünlerin pazarlanması için gönderilen iade edilmeyen numuneler ve sipariş verilmemesi nedeniyle müvekkil şirket zarara uğradığını, bu sebeple uğranılan zararın ödenen teminat bedelinden tenzili gerektiğini, bu konudaki sair talep haklarımının da saklı tutulduğunu, dayanak sözleşmenin dövizle ödeme/teminat ile ilgili hükümleri emredici hukuki düzenlemelere açıkça aykırı olup, sözleşmenin bu hükmü geçersiz olduğu, sözleşmenin imzalandığı tarih itibariyle dövizle ya da dövize endeksli sözleşme imzalanması yasak olduğunu, dolayısıyla alacaklı olduğunu iddia eden tarafın döviz alacağı talebinde bulunmasının da mümkün olmadığını, alacaklı olduğunu iddia eden taraf icra takibinde doğrudan TL üzerinden talepte bulunmuşsa da talep tarihindeki kur üzerinden talepte bulunması ilgili yasal düzenlemelere açıkça aykırılık teşkil ettiğini, davacının kendisini haklı çıkarmak amacıyla ortaya attığı iddiaların hiçbiri gerçeği yansıtmadığını, bu gerçek dışı iddialar, müvekkil şirketçe ekli açıklamalarda tek tek cevaplandığını, a)Dayanaksız iddianın aksine sözleşme gereğince yürütülecek faaliyetlere ...'nun askerden dönüşünden sonra, Temmuz 2023'te başlanacağı kararlaştırıldığını, b)Standlarla ilgili olarak ortak noktayı bulmaya ve uzlaşmaya çalışan davacı değil, müvekkil şirket olduğunu, c)Davacının belirleyeceği stand ücretlerinin yarısını ödemeyi taahhüt ettiği halde müvekkillerin ödeme yapmadığı yönündeki iddia gerçek dışı olduğunu, d)Müvekkil stand konusunda hiçbir şekilde ısrarcı olmadığını, standların basit ve düşük maliyetli olması için uyarılarda da bulunduğunu,, ancak davacı taraf müvekkilden onay almadan keyfi bir süreç yürüttüğünü, e)Davalının faturaların kime kesileceği ve fiyat politikası konusunda herhangi bir dayatmada bulunmadığını, bu konuda sözleşmeye aykırılık oluşturacak bir eylemi olmadığını, bütün süreçlerin istişare ve mutabakatla yürütülmeye çalışıldığını, f)Davacının ... kaydına ilişkin açıklamaları hatalı ve yanıltıcı olup, bu konudaki beyanları gerçek dışı olduğunu, onay süreci devam eden birkaç ürün bahane edilerek, tüm ürünlere kusur atfedilmeye çalışıldığını, bu konuda akde aykırı bir durum da olmadığını, davacıya gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğu iddiası da diğer iddialar gibi dayanaktan yoksun olduğunu, bu konudaki çalışmalar da tıpkı diğerleri gibi şeffaf bir şekilde, istişare edilerek, beraberce yürütüldüğünü, davacı haberdar olduğu bu süreç sırasında herhangi bir itiraz ve problem bildirmediğini, g)Pazarlanacak ürünlerin daraltıldığı ve bakanlık onayı olmadığı için davacının yaptığı yatırımların işlevsiz ve karşılıksız kalacağı yönündeki iddia da gerçek dışı olduğunu, bu süreçlerin tamamının davacı ile paylaşıldığı, davalının sözleşmeye aykırılık oluşturan bir eyleminin mevcut olmadığını, pazarlanabilecek sayıda ürün zaten mevcut olup, standların boş ve işlevsiz kaldığı iddiası doğru olmadığını, h)Davacı tarafın yapılan indirimlere ilişkin beyanları da doğru olmadığını, yapılan indirimlerin davacı tarafla da paylaşıldığını, fiyat listelerine de yansıtıldığını, tüm indirimlerin başlangıç ve bitiş tarihleri de davacıya ayrıca bildirildiğini, yapılan indirimler nedeniyle davacının ya da bayilerin zarar görmesi mümkün olmadığını, bu konuda sözleşmeye aykırılık teşkil eden bir durum mevcut olmadığını, Sözleşmenin davacı tarafça haksız bir şekilde tek taraflı bir şekilde feshedildiği, esasen bu feshin gerçek nedeni halen anlaşılmadığını, davacı taraf sözleşmeyi haksız bir şekilde feshettiği halde, online platformlarda müvekkili şirkete ait ürünlerin doğru bir şekilde pazarlanması konusunda engelleyici bir tavır sergileyerek, müvekkili şirketin markasına zarar verdiğini ifade etmiş olup açıklanan nedenlerle talep ve beyanlar doğrultusunda işlem yapılmasını, davacı delillerini müteakiben karşı delillerin de toplanmalarını ve neticeten davanın reddine karar verilmesini, haksız ve kötü niyetli dava nedeniyle davacı taraf aleyhine % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, sair idari ve cezai şikâyet ve şahsi başvuru haklarımızın saklı tutulmasını ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: -18/03/2023 tarihli "... Sözleşmesi", -Keşide edilen ihtarnameler, -...Esas sayılı takip dosyası, -Tarafların ticari defter ve kayıtları, -... 09/07/2024 tarihli cevabi yazısı, -Bilirkişi raporu. 24/11/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; ... tarafından ... onayı olmayan tıbbi cihazların, kozmetik ürünlerin ve insan vücudu ile temas eden (...) biyosidal ürünlerin satışının yasaklandığı, ... kaydı bulunmayan tıbbi cihazlar piyasaya sürülemeyeceği, Aynı zamanda bu tür cihazlar için alma-verme bildirimleri yapılamayacağı, konuları tespit edilmiş olup ... kaydı olmayan bir ürünün herhangi bir sözleşmede satış konusu olamayacağı bu yönü ile değerlendirildiğinde, davalı ... San Ve Tic Aş isimli firmanın ... kaydı olmayan ürünlerle ilgili distrübitörlük sözleşmesinin mevzuatlara uygun olmadığı, Sayın mahkemenizce tarafımızdan istenilen bilgiler dahilinde; -Davalı tarafından üretilen fakat izin belgesi olmayan ürünlerle ilgili sözleşme imzalanamayacağı, dava veya davalı tarafından ... kaydı olmayan ürünlerin herhangi bir şekilde satışının yapılamayacağı, ancak ... kaydı olan ürünler için davacının herhangi bir kaybının olmayacağı, Sözleşme hükümleri değerlendirildiğinde; taraflar arasında akdedilen 18.03.2023 tarihli ... sözleşmesinin 3.3 maddesinde “Üretici satışa sunduğu tüm ürün ve/veya hizmetleri tam ve/veya gereği gibi (markası, cinsi, rengi, bedeni ve adedi belli olan), eksiksiz ve her türlü açık, örtülü gizli ayıptan ari olarak Alıcı’ya teslim etmeyi kabul, beyan ve taahhüt eder. Maddesi bulunduğu, davalının satışını taahhüt ettiği ürünler içerisinde ... kaydı olmayan ürünlerin olmasının sözleşmenin bu maddesine aykırılık teşkil ettiği tarafımızca değerlendirilmiş olmakla birlikte sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesi hususunun uzmanlık alanımız dışında olduğu, Sayın mahkemenizce bilirkişi heyeti olarak değerlendirmemiz istenilen başlıklardan biri olan ... izin belgesi olmayan ürünler dikkate alındığında sözleşmeden dönmenin davacı yönünden haklı neden oluşturup oluşturmayacağı,hususunun uzmanlık alanımız dışında olduğu bu konunun hukukçu -hesap uzmanı bir bilirkişi tarafından da değerlendirilmesinin daha uygun olacağı sonucuna varılmış olup; Görüş ve kanaatin mahkememizde olmak üzere bilirkişi heyeti raporunu sunmuştur. 08/08/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle; Davacı ve Davalı ticari defterlerinde, davacı tarafından davalıya ödendiği belirtilen 11.000 USD bedelle ilgili herhangi bir kayıt mevcut değildir. Sözleşme kapsamında sözleşme tarihinde 18.03.2023 11.000 Usd ödendiği belirtilmekle birlikte herhangi bir makbuzda dosyada mevcut değildir. Bunun yanı sıra davalınında cevap dilekçesinde "Alacak iddia eden davacı şirketle müvekkil şirket arasında imzalanan distirübütörlük sözleşmesi gereğince müvekkillere ödenen teminatın iadesi için gereken koşullar henüz oluşmamıştır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin gerekleri alacak iddia eden tarafça ihlal edilmiş ve sözleşme tek taraflı haksız olarak feshedilmiştir. Davacı tek bir sipariş bile vermemiş, tek bir satış dahi yapmamıştır. Müvekkil şirket ise sözleşmeyle kendisine yüklenen edimleri eksiksiz bir şekilde yerine getirmiş olup, sözleşmeye uygun olarak sözleşme süresinin sonunda teminat iadesi yapılacaktır" Şeklinde belirtilmiş olup, herhangi bir tutar yazılmasa da davacı dilekçesindeki ve icra takibine konu 11.000 Usd nin teminat olarak alındığı değerlendirilmiştir. Davalı üretici tarafından tedarik edilecek ürünlerden bazılarının ... kayıtlarının bulunmadığı için satışının mümkün olmadığı, bu durumun taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 3.3. Maddesinde yer alan "satışa sunuluna ürünleri gizli ayıptan ari olarak alıcıya teslim edileceği" hükmü ile bağdaşmadığı, ayrıca üretici tarafından, dispiritöre teslim edilen bir ürün bulunmadığı dikkate alınarak, takdir Mahkemeye ait olmak üzere davacı tarafından sözleşmenin feshedilebileceği, teminatın geri talep edilebileceği değerlendirilmiştir. Görüş ve kanaatin mahkememizde olmak üzere bilirkişi heyeti raporunu sunmuştur. 30.10.2025 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle; Dosya kapsamında daha önce Uzman Eczacı ... ile uzman ... bilirkişi heyetinden 24.11.2024 tarihli rapor alınmış, raporda, sözleşme de belirtilen 62 Adet üründen sadece 45 Adetinin sözleşme imzalanmadan önce ... kaydının olduğu, 10 adeti ile ilgili ... kaydının sözleşme imzasından sonra olduğu ve 7 adet ürünün de halen ... kaydının olmadığı tespit edilmiştir. Yine aynı raporda ... tarafından ... onayı olmayan tıbbi cihazların, kozmetik ürünlerin ve insan vücudu ile temas eden (...) biyosidal ürünlerin satışı yasaklanmıştır. ... kaydı bulunmayan tıbbi cihazlar piyasaya sürülemez. Aynı zamanda bu tür cihazlar için alma-verme bildirimleri yapılamaz.... " şeklinde belirtilmiştir. Dosya muhteviyatındaki belgeler ve taraflar arasında akdedilen sözleşme birlikte değerlendirildiğinde; davalı üretici ... San. Ve Tic. A.Ş tarafından davacı distribütör ... Pazarlama A.Ş.'ye tedarik edilecek toplam 62 üründen, 17 adedinin ... bildiriminin sözleşme tarihinden önce yapılmadığı, ... mevzuatı gereğince, ... bildirimi yapılmayan ürünlerin satılamayacağı, bu durumun taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 3.3. Maddesinde yer alan "satışa sunuluna ürünleri gizli ayıptan ari olarak alıcıya teslim edileceği" hükmü ile bağdaşmadığı, ayrıca üretici tarafından, distribütöre teslim edilen bir ürün bulunmadığı dikkate alınarak, takdir Mahkemeye ait olmak üzere davacı tarafından sözleşmenin feshedilebileceği değerlendirilmiştir. Şeklinde belirtilmiştir. Davalı firma itirazına cevaplar; 1-Davalı tarafından üretilen fakat izin belgesi olmayan ürünler olmasa idi davacının bu sözleşmeyi düzenlemesinin mümkün olup olmadığı, Davalının bu itirazı anlaşılamamıştır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin konusu 62 adet ürün ile ilgilidir. Bu 62 adet ürünün de davalı sorusunda da yer aldığı gibi" fakat izin belgesi olmayan ürünler olmasa idi" izin belgesinin yani ... belgesinin olması gerektiği sabittir. Ancak sözleşme tarihinde sadece 45 adet ürünün ... belgesi olduğu da sabittir. O halde sözleşme tarihinde 62 adet ürün ile ilgili değil de 45 adet ürün ile ilgili sözleşme yapılabilirdi. Ya da sözleşmeye 45 adet ... li ürünün derhal, diğer 17 ürünün de ... onayları alındıktan sonra peyder pey sözleşmeye dahil edileceğine ilişkin maddeler eklenebilirdi. Özetle, davalının bu sorusuna heyetimizce değerlendirilebilecek bir durumu olmamakla birlikte takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemeniz uhdesindedir. 2- İzin belgesine sahip ürünler ile sözleşmeden kaynaklanan yararın davacı tarafından elde edilmesinin mümkün olup olmadığı, Davalının bu itirazı anlaşılamamıştır. sözleşmeden beklenen yarar davacının bu sözleşmeyi imzaladığı tarihteki beklentileri ile ilgilidir. Toplamda 62 adet ürün için, hedef pazar, pazarlama stratejileri, satış ve gelir hedefleri tamamı ile bu 62 adet ürün çerçevesinde planlanmış olabilir. Bu ürünlerin hangilerinin ne kadar satılabileceği, karlılık oranları vb birçok bilgi ancak davacının sözleşmeyi imzalamadan önce, kendi hedefleri ve stratejileri ile planladığı bir durumdur. Özetle; Bu 62 adet üründen sadece ... belgesi olan 45 adet ürünle yapılabilecek satış ve gelir hedeflerinin, davacının 62 adet üründen beklediği satış ve gelir hedeflerini karşılayıp karşılamayacağı ya da ne kadarını karşılayacağının heyetimizce bilinmesi ve bunun hesaplanması mümkün değildir. 3- ... izin belgesi olmayan ürünler dikkate alındığında sözleşmeden dönmenin davacı yönünden haklı neden oluşturup oluşturmayacağı, Sözleşme de belirtilen 62 Adet üründen sadece 45 Adetinin sözleşme imzalanmadan önce ... kaydının olduğu, 10 adeti ile ilgili ... kaydının sözleşme imzasından sonra olduğu ve 7 adet ürünün de halen ... kaydının olmadığı sabit olup, sözleşmede böyle bir ayrım yapılmadığı için kök raporda da belirttiğimiz üzere ... mevzuatı gereğince, ... bildirimi yapılmayan ürünlerin satılamayacağı, bu durumun taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 3.3. Maddesinde yer alan "satışa sunuluna ürünleri gizli ayıptan ari olarak alıcıya teslim edileceği" hükmü ile bağdaşmadığı, ayrıca üretici tarafından, distribütöre teslim edilen bir ürün bulunmadığı dikkate alınarak, takdir Mahkemeye ait olmak üzere davacı tarafından sözleşmenin feshedilebileceği değerlendirilmiştir. 4- Teminatın davacıya iadesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, Yukarıda açıklanan detaylar doğrultusunda, Hukuksal takdir ve değerlendirmesi Mahkemeniz Uhdesinde olmak üzere, Teminatın iade şartlarının oluştuğu, bunun yanı sıra; Davacı ve Davalı ticari defterlerinde, davacı tarafından davalıya ödendiği belirtilen 11.000 USD bedelle ilgili herhangi bir kayıt mevcut değildir. Sözleşme kapsamında sözleşme tarihinde 18.03.2023 11.000 Usd ödendiği belirtilmekle birlikte herhangi bir makbuzda dosyada mevcut değildir. Bununla birlikte davalının cevap dilekçesinde "Alacak iddia eden davacı şirketle müvekkil şirket arasında imzalanan distirübütörlük sözleşmesi gereğince müvekkillere ödenen teminatın iadesi için gereken koşullar henüz oluşmamıştır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin gerekleri alacak iddia eden tarafça ihlal edilmiş ve sözleşme tek taraflı haksız olarak feshedilmiştir. Davacı tek bir sipariş bile vermemiş, tek bir satış dahi yapmamıştır. Müvekkil şirket ise sözleşmeyle kendisine yüklenen edimleri eksiksiz bir şekilde yerine getirmiş olup, sözleşmeye uygun olarak sözleşme süresinin sonunda teminat iadesi yapılacaktır" Şeklinde belirtilmiş olup, herhangi bir tutar yazılmasa da davacı dilekçesindeki ve icra takibine konu 11.000 Usd nin teminat olarak alındığı, Bu teminatın iadesi ile ilgili, Davacı tarafından 03.10.2023 tarihinde ... E sayılı dosya ile 302.443,00 TL (27,4949 TL kur)( icra takibinde bulunulduğu, Görüş ve kanaatin mahkememizde olmak üzere ek raporunu sunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL; Dava, ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ve davalının icra inkar tazminatına mahkumiyeti isteminden ibaret olmakla yapılan incelemede, Davaya konu takibin 03/10/2023 tarihinde açıldığı, borçlu vekilince yasal süresi içerisinde sunulduğu anlaşılan itiraz dilekçesinde borca ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğine dair icra takip dosyası içerisinde kayıt bulunmadığı, 05/01/2024 tarihinde açılan işbu davanın İİK'nun 67. maddesinde yazılı yasal süresinde açıldığı, takip dosyasına yatırılan harcın mahsubu ile peşin harcın tamam olduğu; dava dilekçesine ekli olarak dava şartı arabuluculuk son tutanağının sunulmuş olduğu anlaşılmakla işin esasına girilmiştir. Takip dosyası incelenmekle, takip talebinde "1-usd 27.7979-TL/11.000-USD=302.443-TL harca esas değer. Teminat bedeli iadesi talebidir." açıklamasının yer aldığı, takibe dayanak evrak olarak sözleşme suretleri, ihtarname suretlerinin ekli olduğu, borçlunun 09/10/2023 tarihinde sunmuş olduğu borca itiraz talebinin borca ve ferilerine itiraz mahiyetinde olduğu, 10/10/2023 tarihli tensip tutanağı ile takibin durdurulmasına karar verildiği görülmekle; dosyada çözümü gereken hukuki ihtilafın taraflar arasında çekişme konusu olmayan 18/03/2023 tarihli "... Sözleşmesi" gereğince davacı tarafça teminat ödemesi yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise bu ödemenin davacıya iadesi gerekip gerekmediğinin tespiti noktasında toplanmaktadır. Sözleşme kapsamının kozmetik ürünlere ilişkin olması ve bu ürünlerin ... onaylanıp onaylanmadığının tespit edilmesi lazım geldiği, eksikliklerin ikmal edildiği anlaşılmakla bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş Öncelikle Eczacı ve Dermatoloji Uzmanı bilirkişiler tarafından tanzim edilen 24/11/2024 tarihli rapor dosya arasına alınmakla yapılan incelemede ... kaydı olan ve olmayan ürünlerin ayrı ayrı tespit edilmiş olduğu, kaydı olan ve olmayan ürünlerin nitelendirmesinin yapılmış olduğu tespit edilmiştir. Daha sonra mali müşavir ve hesap bilirkişisinden teşkil edilen heyetten tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek sureti ile rapor tanzimi istenilmekle sunulan 08/08/2025 tarihli raporda, sözleşme ile 11.000-USD teminat ödenmesi kararlaştırılmış ise de davacı ve kayıtlarında teminat ödemesine yönelik kaydın tespit edilmemiş olduğu, ancak davalı tarafından sunulan cevap nazara alındığında teminatın alınmış olduğu kanaati hasıl olduğu, sözleşmeye konu bir kısım ürünün ... kayıtlarının bulunmadığının dermatoloji uzmanı ve eczacı bilirkişilerce tespit edilmesi karşısında, sözleşmenin 3.3 maddesi gereğince teminatın iadesinin talep edilebileceği kanaatinin bildirildiği görülmüştür. Davalı vekilinde işbu rapora karşı ileri sürülen itirazların değerlendirilmesi amacı ile ek rapor alınmasına karar verilmiş ve sunulan 30/10/2025 tarihli ek raporda önceki kanaatin değişmediği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte incelenmekle, taraflar arasında tanzim edilmekle içeriği ihtilaf konusu olmayan sözleşme gereğince bir kısım kozmetik ürününün davalı tarafından sağlanması ve davacı tarafından satışının yapılmasının kararlaştırıldığı, ancak bir kısım ürünün ... kaydının olmaması sebebi ile davacının 15/08/2023 tarihli ihtarnaeyi keşide etmek sureti ile sözleşmenin 14.1 maddesi gereğince feshi ihbar yapıldığı, bu sebeple sözleşme hükmü gereğince ödediğini iddia ettiği 11.000-USD teminat bedelinin iadesini talep ettiği, her ne kadar 11.000-USD teminat bedelinin ödendiğine dair taraf defterlerinde kayıt bulunamamışsa da, davalı tarafça sunulan dilekçede "Alacak iddia eden davacı şirketle müvekkil şirket arasında imzalanan distirübütörlük sözleşmesi gereğince müvekkillere ödenen teminatın iadesi için gereken koşullar henüz oluşmamıştır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin gerekleri alacak iddia eden tarafça ihlal edilmiş ve sözleşme tek taraflı haksız olarak feshedilmiştir. Davacı tek bir sipariş bile vermemiş, tek bir satış dahi yapmamıştır. Müvekkil şirket ise sözleşmeyle kendisine yüklenen edimleri eksiksiz bir şekilde yerine getirmiş olup, sözleşmeye uygun olarak sözleşme süresinin sonunda teminat iadesi yapılacaktır." beyanı nazara alındığında, kararlaştırılan teminat bedelinin davacı tarafından davalıya teslim edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında tanzim edildiği ihtilaf konusu olmayan sözleşmenin 3.3 maddesinde kararlaştırılan "üretici satışa sunduğu tüm ürün ve/veya hizmetleri tam ve/veya gereği gibi (markası, cinsi, rengi, bedeni ve adedi belli olan), eksiksiz ve her türlü açık, örtülü gizli ayıptan ari olarak alıcıya teslim etmeyi kabul, beyan ve taahhüt eder." hükmü gereğince sözleşme ile satışı kararlaştırılan bir kısım ürünü ayıptan ari olarak teslim yükümlülüğünü yerine getirememekle ayıplı ifada bulunmuş olduğu, bu halde davacının sözleşmeden dönerek ödemiş olduğu teminatın iadesi istemesinin TBK'nun 219. Maddesinde yer alan "Satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi nitelik ve niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." hükmü gereğince davanın kabulü gerektiği kanaati hasıl olmuş; davalının itirazının haksız ve takibi geciktirmek niyeti ile yapılmış olduğu anlaşıldığından davacı lehine icra inkar tazminatı ödenmesine dair aşağıda yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın kabulü ile davalının ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin aynı şartlarla devamına, Kabul edilen asıl alacağın %20'si nispetinde olduğu hesap edilen 60.488,60-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, Alınması gereken 20.659,88-TL harçtan, peşin alınan 3.652,76-TL harcın mahsubu ile bakiye 17.007,12-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma, 3.652,76-TL peşin harç olmak üzere toplam 4.080,36-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 137,00-TL tebligat ve posta gideri ile 22.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 22.137,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca; davacı yararına hesaplanan 48.390,88-TL nispî vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... ¸e-imzalıdır.

Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/11, K. 2026/88, T. 06.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-11-e-2026-88-k-fbef77489889