İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/41 E. 2026/190 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/41
- Karar No
- 2026/190
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/41 Esas - 2026/190 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/41 Esas KARAR NO : 2026/190
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/08/2019 KARAR TARİHİ : 13/03/2026 YAZIM TARİH : 30/03/2026
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında alım satıma dayalı ticari ilişki kapsamında davalı şirketin müvekkilinden satın ve teslim aldığı emtia nedeniyle cari hesap kapsamında müvekkiline 29.04.2019 olan takip tarihi itibariyle 115.492,67 TL borcu bulunduğunu, borcun ödenmesi konusunda davalı şirkete .... Noterliğinin 22.02.2019 tarih ... yevmiye no.lu ihtarnamenin keşide edilmesine ve 28.03.2019 tarihinde tebliğ edilmesine karşın borcun ödenmediğini, ihtarnameye cevap dahi verilmediğini, Alacağın tahsili amacıyla ... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin haksız itiraz nedeniyle durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve takip konusu alacağın 420 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hüküm olunmasını talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava dışı ... A.Ş. nin fabrika binası zemin kaplama işini test odası dahil olmak üzere, üstlendiğini, bu maksatla dava dışı ... ... şirketi ile kullanılacak malzemenin cinsinin ne olması gerektiği ve satın alınması konusunda iletişime geçildiğini, ... ... firmasının bildirimi sonrasında ürünlerin dava dışı ... firmasının distribütörü olan ... firmasına sipariş edildiğini ancak, faturalandırılmasının davacı ... İnş. Tic. Ltd.Şti. tarafından yapıldığını, sonuç olarak ...'nin ... firma ...'ın distribütör ve ...'nın ise satıcı olup, bu şirketler arasında ticari birliktelik bulunduğunu, ... ... firmasının uygulama yapılacak sahaya uygun olduğu belirtilen malzemelerin fabrika sahasına getirilip, uygulamalar sonucu malzemelerin gerekli standartları karşılamadığı ve sahada yer yer çatlaklar çökmeler, pürüzlü görünüm malzemelerde çökelti ve renk tonu farklılıkları olduğunun müşahede edildiğini, bu durumdan ... ... ve distribütörü ... şirket yetkililerine bildirildiğini, sahada kalan ancak kullanılmayan malzemenin Kasım ayı içerisinde iade olunduğunu, Yapılan görüşmeler sonucunda, iade olunan ... kodlu malzeme ile uygulama yapılamayacağı yönünde mutabık kalındığı, ... şirketinin mail ile tavsiyesi üzerine ... kodlu malzemeler ile uygulama yapılabileceğinin bildirilmesi üzerine uygulamaya ... malzemesi ile tekrar başlanıldığını, bu malzemede de bozukluk olması nedeniyle 27.02.2018 tarihinde sahada bulunan ancak kullanılmayan malzemeler ile ilgili davacı şirkete 99.609,86 TL bedelli iade faturası kesildiğini, iade alımına ... ve ... tarafından karar verildiğini, davacı şirketin burada bir dahli bulunmadığını, Yeni getirilen ... ile iş tamamlandıktan sonra, bu seferde renk tonu farklılıkları sebebiyle ... tarafından ... ün üzerine komple ... ile bila bedel uygulama yapıldığını, sahada yine kısmi göçükler meydana geldiğini, ... uygulamasından sonra da zemindeki ton farklılıkları yok olmadığı gibi, zeminde patlamalar, kopmalar, çöküntüler başladığını, oluşan bu problemlerden ötürü dava dışı iş veren ... A.Ş. yöneticilerinin işi kabul etmediklerini ve müvekkiline amaca aykırı olan kaplama nedeniyle ödeme yapmaktan imtina ettiklerini, tüm tarafların katılım: ile sahanın incelendiğini ve oluşan kısmi bozuklukların yine ... Şirketi personeli tarafından farklı zamanlarda üç defa tamir edildiğini, ... ve ... şirketlerinin uygulamanın her alanında bulunduğu, uygulamanın bir kısmının ... şirketi tarafından yapıldığı dikkate alındığında, ... şirketinin sadece malzemeleri fatura eden şirket olup, talimatları ... aldığının açık olduğunu, ... firması tarafından üretilen ve belirtilen yük ve araç özelliklerine göre, kullanılmasının uygun olduğu bizzat ... tarafından teyit edilen ürünlerin amaca uygun olmadığının anlaşıldığını, ancak müvekkili firma tarafından kullanıldığından ötürü fiziksel olarak iade edilmesi mümkün olmayan ayıplı ve kullanım amacına aykırı ürünlerin iadesi için 09.04.2018 tarih ... sayılı 115.492,47 TL bedelli tanzim olunan iade faturasının, davacı şirket tarafından haksız olarak kabul edilmediğini belirterek davanın reddini dilemiştir. DELİLLER: -... Esas sayılı dosyası -Tarafların ticari defter ve kayıtları, -Keşide edilen ihtarnameler, -Bilirkişi incelemesi. 09/05/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Verilen görevle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, taraflar arasında alım satım şeklinde mevcut ticari ilişki kapsamında, her iki yanın birbirini teyit eden usulünce düzenlenen ticari defter kayıtlarına göre, 29.04.2019 olan takip tarihi davacı şirketin davalı şirketten 115.492,67 TL cari alacağı bulunduğu tespit edilmiştir. Görüş ve kanaatin mahkememizde olmak üzere raporunu sunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKEÇE VE KABUL; Dosyada çözümü gereken hukuki ihtilafın, davacı tarafından davalıya satılıp teslim edilen ve davalı tarafından ayıplı olduğu iddia edilerek bedeli ödenmeyen 09/04/2018 tarihli faturaya istinaden açılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir. Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde, 21/06/2021 tarihinde, davacının kabulüne karar verilmekle işbu karar istinaf edilmiş; ... Dairesinin ... sayılı ilamı ile "Davalı yanca süresi içerisinde verilen cevap dilekçesinde teslim edilen malların ayıplı olduğu ileri sürülmüş olup, aşamalarda da... E. sayılı dosyası ile teslim edilen ayıplı mallarla ilgili davalıların da aralarında bulunduğu şirketlere tazminat davası açıldığı, mahkemece yargılama kapsamında ... E. sayılı dosyasında satılan malın ayıplı olup olmadığına ilişkin raporun beklenmesine karar verilerek ayrı bir inceleme yapılmadan anılan rapor hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak ...E. sayılı dosyasının henüz kesinleşmediği anlaşılmış olup, her iki mahkemenin verdiği karar birbirini etkileyecek nitelikte olduğundan aslolan her iki yargılamanın birlikte görülüp sonuçlandırılması gerekir ise de somut olayda ... E. sayılı dosyası kapsamında mahkemece karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği anlaşıldığından mahkemece anılan dosyanın sonucu beklenip kesinleştikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır." gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Yeniden yapılan yargılamada, karar kaldırma ilamı doğrultusunda ... Esas sayılı dosyasında verilen kararın kesinleşmesi bekletici mesele yapılmakla kararın ... Dairesinin 02/05/2024 tarih ... sayılı ilamı ve ... Dairesinin 13/05/2025 tarih ... sayılı ilamı ile vekalet ücreti yönünden düzeltilmek sureti ile kesinleşmiş olduğu tespit edilmiştir. Bekletici mesele yapılan, ...Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında ayıplı olduğu iddia edilen ürünlere ilişkin yapılan yargılama neticesinde "...Bu bağlamda, toplanan delilleri ve tüm dosya kapsamına göre davanın ayıp iddiasına dayalı ticari satımdan kaynaklı olarak maddi tazminat istemi olduğu, davacının satıma konu ürünün ayıplı olduğunu usulen kanıtlama yükümlü olduğu, ne var ki, dosyamıza sunulan ve Mahkememizce de denetime elverişli görülmekle benimsenen teknik bilirkişi raporu dikkate alındığında; satıma konu üründe açık veya gizli bir ayıbın mevcut olmadığı aksine davacının üründen beklediği ekonomik ve ticari faydayı elde edememesinin satılan epoksi üründen veya epoksi uygulamasından kaynaklanmadığı, sorunun epoksi uygulanan zeminin uygunsuzluğundan kaynaklandığının teknik ve bilimsel tespitler ile sabit olduğu, bu durumda ise; açıklanan gerekçelerle davacının haklılığını kanıtlayamadığı davasının reddi kanaatine varılmakla, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." şeklinde karar verilmiş olduğu görülmüştür. Bu halde, davalı tarafından satılan ürünlerin ayıplı olması nedeni ile bedelinin ödenmediği savunmasının yerinde olmadığı, karar kaldırma öncesi alınan bilirkişi raporunda da faturanın davalı defterinde kayıtlı olması, tarafların ticari defterlerine göre icra takibinde talep edilen miktarca davacının davalıdan alacaklı olduğunun tespit edilmesi karşısında davanın kabulü ile davalının kabul edilen asıl alacak miktarının %20'si nispetinde icra inkar tazminatına mahkumiyetine dair aşağıda yazılı olduğu şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın kabulü ile davalının ... Esas sayılı icra takibine yönelik itirazının 115.492,67-TL asıl alacak üzerinden iptaline, Takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık % 19,50 oranından başlayıp değişen oranlı avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, Kabul edilen alacak miktarı 115.492,67-TL'nin % 20'sine karşılık gelen 23.098,53-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, Alınması gereken 7.889,30-TL harçtan, peşin alınan 1.394,87-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.494,43-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, (mahkememizce kaldırma kararından önce yazılan 22/10/2021 tarih ve 2021/397 numaralı harç tahsil müzekkeresi ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), Davacı tarafından yapılan 44,40-TL başvurma, 1.394,87TL peşin harç olmak üzere toplam 1.439,27-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 222,00-TL tebligat ve posta gideri ile 1.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1,722,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca; davacı yararına hesaplanan 45.000,00TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, (mahkememizce kaldırma kararından önce yazılan 22/10/2021 tarih ve 2021/397 numaralı harç tahsil müzekkeresi ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekili Av. ... (e duruşma)'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ... ¸e-imzalıdır.
Hakim ... ¸e-imzalıdır.