İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/648 E. 2026/15 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/648
Karar No
2026/15
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2023/648 Esas - 2026/15 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/648 KARAR NO : 2026/15

... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/09/2023 KARAR TARİHİ : 16/01/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 04/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan, Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) DAVA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında birtakım malların satımına ilişkin yapılan sözleşmelere istinaden uzun süredir sürdürülen ticari ilişkinin devamı sırasında, davalı şirket tarafından müvekkili şirketten öncesinde e-posta ve/veya whatsapp uygulaması üzerinden mesaj göndererek sipariş vermek suretiyle muhtelif zamanlarda takibe dayanak faturalara konu toplam 532.917,30.-TL tutarında makine yedek parça malzemeleri satın alındığı; anılan satım sözleşmeleri gereğince, davalı tarafından sipariş edilen malzemelerin davacı şirket tarafından üretildiği, teslimata hazırlandığı ve davalı şirketin bilgisi ve talimatı doğrultusunda takibe konu faturalardan bir tanesine ilişkin malın otobüs ile, geri kalan 14 adet faturaya konu malların ise kargoya verilmek suretiyle davalı şirket yetkililerine teslim edildiği; müvekkili şirket tarafından kargo gönderimlerinin alıcı ödemeli yapılmakta olduğu; davalı şirketin malları teslim aldıktan sonra havale yolu ile kargo şirketlerine yaptığı "kargo gönderim ücreti" ödemelerinin, malların davalı şirketin bilgi ve talimatı doğrultusunda kargoya verildiği ve anılan hususun, malların davalı tarafından teslim alındığını kanıtlar mahiyette olduğu; müvekkili şirket tarafından yasal süresi içerisinde icra takibinin dayanağı olan toplam 15 adet e-faturanın düzenlendiği ve anılı e-faturaların davalı şirkete sistem üzerinden iletildiği; davacı şirketin satıcı, davalı şirketin alıcı olduğu ticari işlemde, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiği, ürünlerin eksiksiz ve ayıpsız olarak teslimini sağladığı, fatura ve irsaliye düzenlediği; davalıya e-faturalar ve e-irsaliyelerin sistem üzerinden iletildiği ancak davalı şirket tarafından takibe konu faturalar ile ilgili olarak farklı zamanlarda toplamda 67.956,51.-TL kısmi ödeme yapılmış ise de takip tarihi itibariyle icra takibi dayanağı olan toplam 532.917,30.-TL bedelli 15 adet faturanın 464.960,79.-TL'lik bakiyesinin ödenmeyerek fatura bedellerinin ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemiş olduğu; icra takibine sunulan itiraz üzerine, taraflarınca 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 5/A kapsamında uyuşmazlığın çözümü adına arabuluculuk süreci başlatılmışsa da sürecin anlaşmama şeklinde sonuçlandığı; davalı şirket tarafından faturalara süresinde itiraz edilmediği; davalı tarafından, müvekkili şirket tarafından düzenlenen e-irsaliyelerin kabul edilerek irsaliyelere konu malların taraflarına eksiksiz olarak teslim edildiğinin davalı tarafından kabul edildiği beyan edilmiş olup; öncelikle, borca yeter miktarda davalı şirketin menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için müvekkili şirket lehine ihtiyati hacze hükmedilmesine; ... Esas sayılı dosyasında borca ve takibe vaki itirazın iptaline; faturalarda yer alan vade tarihleri uyarınca faturaların düzenlenme tarihine müteakip 60 gün akabinde başlamak üzere asıl alacağa TTK m.1530 uyarınca faiz işletilmesine; davalı şirket aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. II) CEVAP : Davalı vekili tarafından yasal cevap süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamış olmakla birlikte, sair beyanlar kapsamında özetle; yetki itirazlarının bulunduğu, ilgili icra dosyasının ... ilinde olduğu, itirazın iptali davasının da ... ilinde görülmesi gerektiği; dava dilekçesindeki dayanak ilişkinin yani bir mal teslimi veya hizmet ifası var ise bunların ifa edildiğinin ispatı gerektiği; salt faturanın varlığının bir ticari ilişkinin ve alacak hakkının göstergesi olmadığı; kanuni olarak mal ve hizmetin tesliminden/tamamlanmasından önce de fatura düzenlenmesinin mümkün olduğu; davacının karşılıklı olarak yapıldığını belirttiği sözleşme neticesinde işin eksiksiz bir biçimde ve usulüne uygun olarak yerine getirildiğini yazılı delille ispatlaması gerektiği; faturayı düzenleyen tarafın aradaki ilişkiyi ve hizmetin eksiksiz ifa edildiğini ispat yükümlülüğü olduğu; ne ticari defterlerin, ne de BA-BS formlarının tek başlarına alacağın varlığı hususunda kesin delil olarak nitelendirilemeyeceği; bu formlar ile ticari defterlerin, faturaların alım satım tutarını ve belge adedini yansıtmakta ise de sadece bu belgeler ile ihtilafın ispat edilmiş sayılamayacağı; fatura konusu mallara ilişkin yapılan ödemelerin, cari hesap mutabakatının, makbuz ya da banka dekontuna bakılarak doğru bir borç ve alacak ilişkisinin belirlenmesi ve net tutarların bu inceleme ile tespit edilebilecek olması gerektiği; ayrıca satılan malın teslimi / verilen hizmetin eksiksizliği için irsaliye düzenlenip düzenlenmediğinin ve malın ve faturanın kime hangi tarihte teslim edildiğinin, teslim alanın teslim alma yetkisinin de tespiti gerekli olduğu; dava dilekçesine ekli fotokopi niteliğinden öte gidemeyen tek taraflı olarak hazırlanıp sunulan, delil niteliği taşımayan belgelere itibar edilemeyeceği; kabul anlamına gelmemekle beraber, davacı ile müvekkili davalı şirket arasında bir ticari ilişki mevcut ise, davacının dava dilekçesindeki ifadelerinde dikkate alınması halinde, davacıya ödemelerin de yapılmış olduğu; bu sebeple huzurdaki davada varsa yapılan herhangi bir ödemenin iddia edilen alacaktan mahsup edilip edilmediği, mahsup edilmiş ise hangi koşullarda bu mahsup işleminin uygulandığının dahi belli olmadığı; bu doğrultuda bakiye miktarın mahkeme eliyle ve uzmanlarca belirlenmesi gerektiği; alacağın varlığını kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının takipte talep etmiş olduğu işlemiş faize ve tüm faizlerin tür ve miktarlarına da itiraz ettikleri; işlemiş faiz talebinde bulunulması için karşı tarafın temerrüde düşürülmesi gerektiği; tacirlerin birbirlerini temerrüde düşürme usullerinin yasada sayıldığı; davacının iddia ettiği alacağı hakkında müvekkilini usulünce temerrüde düşürmediği, bir ihtarname göndermediği; varsa faturalardaki vade kayıtlarının da faturanın asli unsuru olmadığından bunlara da itibar edilemeyeceği; takip öncesi için faiz talebinde bulunamayacağı açık olan davacının takip sonrası için talep ettiği faize, türüne ve oranlarına da itiraz ettikleri beyan edilmiş olup; açılan davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.

III) DELİLLER : .... Firmalarına Ait, Göndericisi Grup Rulman, Alıcısı Eti Gümüş Olan Muhtelif Tarihli Kargo Teslim Alma Belgeleri ve Ambar Tesellüm Fişleri. E-İrsaliye Dökümleri. Müşteri Teklif ve Sipariş Formları. ... 03/08/2021 Tarihli). Bilirkişi ...(Mali Müşavir) Tarafından Düzenlenen 15/05/2024 Tarihli Bilirkişi Raporu. Bilirkişi ... (Mali Müşavir) Tarafından Düzenlenen 28/07/2024 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu. Bilirkişi ... (SMMM, Bağımsız Denetçi) Tarafından Düzenlenen 17/12/2024 Tarihli Bilirkişi Raporu. Bilirkişi ... (SMMM, Bağımsız Denetçi) Tarafından Düzenlenen 22/07/2025 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu. IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti : Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ....'ye ("davalı şirket" olarak anılacaktır) yönelik açılan, Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davası olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemede; "ticari satım sözleşmesinin akdedilmiş olduğu" hususunda, taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır.

Bu doğrultuda uyuşmazlığın konusunun; ...Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasında akdedilen ticari satım sözleşmesi uyarınca davacı şirketin (icra takip tarihi itibariyle) toplam 506.243,74.-TL (asıl alacak ve işlemiş faiz) alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; alacağın mevcut bulunduğunun tespiti halinde, icra takip tarihi öncesinde uygulanmış faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, türü ve oranı ile icra takip tarihi sonrasında uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır. b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :

Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının mevcut bulunup bulunmadığı” hususunda yapılan incelemede; Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasına konu icra takibinin, geçerli bir icra takibi olduğu; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu; 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı vekili tarafından yasal cevap süresi içinde sunulan "yetki" ve/veya "tahkim" ilk itirazı bulunmadığı anlaşılmakla; Mahkememizce bu hususta inceleme yapılmamıştır. c) İtirazın İptali Davasının Hukuki Nitelendirmesi : İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır. İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. (3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (4) ... (5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için: a) İlamsız takip yapılmış olması, b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir. Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir. İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir. İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır. Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir. d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme : Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava kapsamında; davacı vekili tarafından, davacı şirket ile davalı şirket arasında akdedilen ticari satım sözleşmesi uyarınca düzenlenen 15 adet faturadan kaynaklanan bakiye 464.960,79.-TL asıl alacak ve ferilerinin tahsili için başlatılan icra takibine sunulan itirazın iptaline ve davalı şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından beyanlar kapsamında ise özetle; dava konusu malların tesliminin ispatlanamadığı; faturanın tek başına alacağın varlığını göstermeyeceği; davacıya ödemeler yapılmış olduğu ve bakiye borcun belirsiz olduğu ve takip öncesi faiz şartlarının oluşmadığı hususlarını beyanla; davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. d.1) Bilirkişi İncelemeleri : Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.

i. Bilirkişi ... (Mali Müşavir) Tarafından Düzenlenen 15/05/2024 Tarihli Bilirkişi Raporu : Anılan bilirkişi raporu kapsamında; davacı ve davalı şirketlerin 2022-2023 yıllarına ait ticari defterlerinin e-defter olduğu ve yasal süresi içerisinde beratlarının alındığı; davacı şirket tarafından davalıya düzenlenen dava ve takip konusu 15 adet toplam 532.917,30.-TL tutarındaki faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu; davalı şirketin 04/08/2022 tarihi itibariyle davacı şirkete 129.377,24.-TL borçlu olduğu; akabinde düzenlenen faturalarla birlikte toplam 662.294,51.-TL cari alacak bakiyesi oluştuğu; davalı şirketin toplam 303.556,88.-TL ödeme yaptığı; buna göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan (662.294,51.-TL - 303.556,88.-TL) 358.737,63.-TL alacaklı olduğu; ancak davacının 464.960,79.-TL üzerinden takip yaptığı, aradaki 106.223,16.-TL farkın davacı şirket tarafından takip konusu yapılmayan 4 adet faturadan kaynaklandığı; taraflar arasında faturalar, ödemeler ve cari alacak / borç anlamında uyuşmazlık bulunmadığı ve defterlerin birbirini doğruladığı hususları rapor edilmiştir. 15/05/2024 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından “takibe konu edilmeyen 4 adet faturanın hesaba dahil edilmemesinin hatalı olduğu, bu faturalar dahil edildiğinde davalı borcunun 464.960,79.-TL olduğunun anlaşılacağı”; davalı vekili tarafından ise “teslimin ispatlanmadığı, faiz talebinin haksız olduğu ve raporun aleyhe tespitlerinin kabul edilmediği” gerekçeleriyle itiraz edilmiş olup; taraf vekillerinin itiraz beyanları doğrultusunda, takibe konu edilmeyen faturaların da değerlendirilmesi amacıyla ek rapor alınması cihetine gidilmiştir.

ii. Sema Kahramanoğlu (Mali Müşavir) Tarafından Düzenlenen 28/07/2024 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu : Anılan bilirkişi ek raporu kapsamında; davacı şirketçe takip konusu yapılmayan 4 adet faturanın (toplam 106.223,13.-TL) hesaba dahil edilmesi halinde; davalı şirketin 04/08/2022 tarihi itibariyle 129.377,24.-TL borçlu olduğu; akabinde davacının davalıya toplam (532.917,30.-TL+106.223,13.-TL) 639.140,43.-TL tutarında fatura düzenlediği; toplam cari alacak bakiyesinin (639.140,43.-TL+129.377,24.-TL) 768.517,67.-TL olduğu; davalı şirketin toplam 303.556,88.-TL ödeme yaptığı; buna göre davacı şirketin takip tarihi itibariyle (768.517,67.-TL- 303.556,88.-TL) 464.960,79.-TL alacaklı olduğu; müşteri teklif ve sipariş formları ile e-postalar kapsamında davalı şirket yetkililerinin onaylarının bulunduğu ve taraflar arasında ticari defterler anlamında uyuşmazlık bulunmadığı hususları rapor edilmiştir. 28/07/2024 tarihli bilirkişi ek raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından “raporun haklı davalarını kanıtladığı ve itirazlarının karşılandığı” beyan edilmiş; davalı vekili tarafından ise “teslimin ispatlanamadığı, fatura ve irsaliyelerdeki imzaların yetkili kişilere ait olup olmadığının incelenmediği, faiz talebinin haksız olduğu” gerekçeleriyle itiraz edilmiş olup; davalı vekilinin itirazlarının karşılanması amacıyla yeni bir bilirkişiden rapor alınması cihetine gidilmiştir. iii. Bilirkişi ... (...., Bağımsız Denetçi) Tarafından Düzenlenen 17/12/2024 Tarihli Bilirkişi Raporu : Anılan bilirkişi raporu kapsamında; taraflara ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu; taraflar arasında mal teslimi ve ticari ilişkinin mevcut olduğu; davacı tarafından düzenlenen e-irsaliyelerin ve faturaların davalı şirket tarafından herhangi bir itiraz olmaksızın kabul edildiği ve ticari defterlerine kaydedildiği; davalı tarafın BA formlarında davacıdan 2022 yılında 23 adet belge karşılığı mal/hizmet aldığını beyan ettiği; 04/08/2022 tarihi itibariyle davacının 129.377,24.-TL alacaklı olduğu; 2022 yılında 532.917,30.-TL ve 2023 yılında 106.223,13.-TL tutarında fatura düzenlendiği; toplam alacak bakiyesinin 768.517,67.-TL olduğu; davalının 2022 ve 2023 yıllarında toplam 303.556,88.-TL ödeme yaptığı; bakiye tutarın 464.960,79.-TL olduğu ve bu tutarın taraf ticari defter ve kayıtları ile uyumlu olduğu hususları rapor edilmiştir. 17/12/2024 tarihli bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından sunulan 02/01/2025 tarihli dilekçe kapsamında, “raporun haklı davalarını kanıtladığı, davalının faturalara ve irsaliyelere itiraz etmediği, borcun sabit olduğu” beyanlarında bulunulmuş; davalı vekili tarafından ise 18/12/2024 tarihinde sunulan dilekçe kapsamında “teslimin ispatlanamadığı, faturanın tek başına delil olamayacağı, faiz talebinin haksız olduğu” gerekçeleriyle itiraz edilmiştir. iv. Bilirkişi ... (... Bağımsız Denetçi) Tarafından Düzenlenen 22/07/2025 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu : Anılan bilirkişi ek raporu kapsamında; dosyaya ek belge kazandırılmadığı; taraflar arasındaki ticari ilişkide davalı tarafın talebi, davacının teklifi, davalının onayı ve mal teslimi süreçlerinin işlediği; e-irsaliye ve e-faturaların GİB portalı üzerinden gönderildiği ve davalı tarafından kabul edilerek kayıtlara intikal ettirildiği; davalının bu faturalara süresinde itiraz etmediği; davalı tarafın iddia ettiği yetki hususlarının incelenebilmesi için bordro ve.... kayıtlarının sunulması gerektiği ancak sunulmadığı; sonuç olarak davacı tarafın davalıdan 464.960,79.-TL alacaklı olduğu ve bu tutarın taraf ticari defterleri ile uyumlu olduğu yönündeki görüşün değişmediği hususları rapor edilmiştir. Anılan bilirkişi ek raporuna yönelik davacı vekili tarafından "raporun iddialarını doğruladığı" beyan edilmiş; davalı vekili tarafından ise 24/07/2025 tarihli dilekçe kapsamında "teslimin ispatlanamadığı, faturaların tebliğ edilmediği ve borcun bulunmadığı" yönündeki itiraz beyanları tekrar edilmiştir. Mahkememizce, anılan bilirkişi ek raporuna yönelik sunulan itiraz beyanlarının incelemede; davalı vekili tarafından "teslimin ispatlanamadığı" ile "fatura ve irsaliyelerin tebliğ edilmediği" hususlarında sunulan itiraz beyanının hukuki değerlendirme kapsamında bulunduğu ve bu doğrultuda Mahkememiz tarafından verilecek nihai karar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından; davalı vekili tarafından sunulan itirazların reddine karar verilmiştir. v. Bilirkişi Kök ve Ek Raporları İle İlgili Nihai Değerlendirme: Mahkememizce ilk olarak alınan bilirkişi kök ve ek raporlarının incelemesinde; söz konusu raporların yeterli düzeyde ayrıntılı ve denetime elverişli bulunmaması nedeniyle; yeni bir bilirkişiden rapor alınması cihetine gidilmiştir. Mahkememizce müteakiben aldırılan ve bilirkişi ... (SMMM, Bağımsız Denetçi) tarafından düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporlarının değerlendirmesinde ise; raporların kendi kapsamlarında herhangi bir çelişki barındırmadığı; ilgili raporlar kapsamında belirtilen bilgiler/verilerin, dosyadaki bilgiler/veriler ile tam bir uyum içinde olduğu; dosyadaki (uyuşmazlığın çözümünde etkili) delillerin hepsinin değerlendirilmiş olduğu; Mahkememizin temel sorularının (alacak miktarı, defter uyumu, ticari ilişki varlığı) yeterli bir inceleme ile cevaplandırılmış bulunduğu; taraf ticari defterlerinin usulüne uygunluğunun, açılış/kapanış tasdiklerinin, faturaların defterlerdeki kayıt durumunun ve BA-BS formlarındaki bildirimlerin eksiksiz olarak incelenmiş bulunduğu; alacak miktarının detaylarıyla hesaplamış olduğu ve tarafların defterlerinin birbirini doğruladığının tespit edilmiş bulunduğu ve işbu bilirkişi kök ve ek raporlarındaki hesaplamaların, dosya içindeki fatura dökümleri ve önceki bilirkişi raporundaki verilerle birebir örtüşmekte olduğu anlaşılmakla; anılan bilirkişi kök ve ek raporlarının hükme esas alınabilir nitelikte ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılmıştır. d.2) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Nihai Değerlendirme : Mahkememizce; dava konusu uyuşmazlık hususunda Mahkememize sunulan belgeler, tarafların beyanları, celp edilen kayıtlar ve alınan bilirkişi raporları ışığında yapılan nihai değerlendirmede; taraflar arasında ticari satım sözleşmesinin akdedilmiş bulunduğu hususunun ihtilaf dışı olduğu anlaşılmıştır. Öncelikle davalı tarafından "dava konusu ürünlerin teslim edilmediği" hususundaki beyanların incelemesinde; davalı tarafın, dava konusu faturaları kendi ticari defterlerine kaydetmiş ve Vergi Dairesine BA formu ile bildirmiş bulunduğu anlaşıldığından; davalı tarafından sunulan işbu beyanların yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Bunun yanı sıra yine davalı tarafından sunulan "fatura ve irsaliyelerin tebliğ edilmediği" hususundaki beyanların incelemesinde; e-fatura ve e-irsaliyelerin GİB portalı üzerinden yasal olarak tebliğ edilmiş sayıldığı ve aynı zamanda davalı tarafın işbu belgeleri ticari defter ve kayıtlarına işlemiş olduğu anlaşıldığından; davalı tarafından sunulan işbu beyanların da yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Neticeten yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda; taraflar arasında ticari satım sözleşmesinin akdedilmiş bulunduğu; dava konusu ürünlerin, davalı tarafa teslim edilmiş olduğu ve dava konusu fatura ve irsaliyelerin, davalı tarafa usulüne uygun olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu icra takibinde belirtilen faturalar ile Mahkememize sunulan faturalar arasındaki uyumsuzluk; Dava konusu faturaların detaylı incelemesinde; ödeme emrinde toplam 15 kalem asıl alacak (fatura) ve bu alacaklara bağlı olarak 15 kalem işlemiş faiz olmak üzere toplam 30 satır alacak talep edildiği; ancak, ödeme emrindeki 15 adet fatura ile dava konusu edilen 15 adet fatura birebir aynı olmadığı; dava dilekçesinde ve bilirkişi raporlarında da 15 adet faturadan bahsedilmekle birlikte ödeme emrinin ilk sırasında talep edilen 16.224,12.-TL tutarlı faturanın Mahkememize sunulmamış olduğu; buna karşılık dava dilekçesinde ve bilirkişi incelemelerinde yer alan 84.180,63.-TL tutarlı (04/08/2022 tarihli) faturanın ise, ödeme emri listesinde hiç yer almadığı; bu doğrultuda ödeme emrinde kalem olarak 15 adet fatura talep edilmiş ise de, bu listedeki bir kalemin (16.224,12 TL) faturasız olduğu ve davanın asıl dayanaklarından biri olan en yüksek tutarlı faturalardan biri olan 84.180,63.-TL tutarlı faturanın ise icra takibine dahil edilmemiş bulunduğu anlaşılmıştır. Dava konusu alacak miktarının irdelenmesi; Bilirkişi raporları ile sabit olduğu üzere, davalı şirketin takip tarihi itibariyle davacı şirkete (asıl alacak yönünden) 464.960,79.-TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda; ....Esas) davalının itirazının, 448.736,67.-TL asıl alacak ve 32.810,40.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 481.547,07.-TL üzerinden iptaline; takibin bu miktarlar üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile devamına karar verilmiştir (Ödeme emrinde belirtilen ilk kalem olan 16.224,12.-TL asıl alacak ve işbu asıl alacağın işlemiş faizi olarak talep edilen 8.472,55.-TL tutarlı talepler ile ilgili olarak red kararı verilmiştir). Fatura Tarihlerinden 60 Gün Sonra Temerrüt Başlatılması Hususunda; Türk Ticaret Kanunu m.1530 uyarınca; ticari işletmeler arasındaki mal tedarikinde borçlu, sözleşmede öngörülen tarihte ödeme yapmazsa ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer. Sözleşmede vade belirtilmemişse borçlu; faturanın tebliğinden itibaren 30 gün sonra mütemerrit sayılır. Bununla birlikte; davacı tarafından dava dilekçesinde açıkça "müvekkil şirket tarafından iyi niyetli davranılarak faturalarda yer alan 'faturaların kesildiği tarihin 60 gün sonrasına denk gelecek şekildeki' vade tarihi baz alınmış" olduğunun beyan edildiği anlaşıldığından; davacı tarafın, yasal olarak 30. günden itibaren faiz isteme hakkı varken; kendi iradesiyle bu süreyi 60 güne çıkarmış olduğu anlaşılmış ve dolayısıyla icra takibindeki (ve bilirkişi raporundaki) hesaplamaların, işbu vade tarihine uygun şekilde hesaplanmış olduğu kanaatine varılmıştır. Davacının %17,25 Oranındaki "Mal ve Hizmet Tedarikinde Geç Ödemelerde Uygulanacak Temerrüt Faizi" Talebinin Kabul Edilmesi Yönünden; Davacı vekili tarafından, dava dilekçesinde açıkça TTK'nın 1530. maddesine dayanılmakta olduğu; işbu maddenin, ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklının korunması amacıyla getirilmiş özel (istisnai) bir düzenleme olduğu anlaşılmıştır. Anılan madde hükmünün uygulanabilmesi için; her iki tarafın da "ticari işletme" olması ve uyuşmazlığın da bir "mal veya hizmet tedarikinden" kaynaklanması gerekmektedir. Dava konusu uyuşmazlıkta da; davacı ve davalı tarafların tüzel kişi tacir oldukları ve uyuşmazlık konusunun ise "makine yedek parça satımı (mal tedariki)" olduğu anlaşılmakla, TTK m.1530 hükmünün uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır. V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle) 1) Davanın KISMEN KABULÜNE, Bu doğrultuda; ...Esas sayılı (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, .... Esas numarasını almıştır) icra takibine yapılan itirazın 481.547,07.-TL'lik (448.736,67.-TL asıl alacak ve 32.810,40.-TL işlemiş faiz) kısmının İPTALİNE, a) Ödeme emrinin ilk (asıl alacak) satırında belirtilen 16.224,12.-TL asıl alacak ve (ilk işlemiş faiz satırında belirtilen) 8.472,55.-TL işlemiş faiz ile ilgili olarak sunulan itirazın iptali talebinin REDDİNE; b) 15/08/2022 tarihli fatura alacağı yönünden; 30.798,00.-TL asıl alacak ve 2.998,38.-TL işlemiş faiz olmak üzere (DOĞRU) toplam 33.796,38.-TL üzerinden, (asıl alacağa, icra takip tarihinden itibaren) işletilecek (TTK 1530. maddesi uyarınca belirlenen) "Mal ve Hizmet Tedarikinde Geç Ödemelerde Uygulanacak Temerrüt Faizi" ile icra takibinin DEVAMINA, c) 22/08/2022 tarihli fatura alacağı yönünden; 77.880,00.-TL asıl alacak ve 7.324,45.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 85.204,45.-TL üzerinden, (asıl alacağa, icra takip tarihinden itibaren) işletilecek (TTK 1530. maddesi uyarınca belirlenen) "Mal ve Hizmet Tedarikinde Geç Ödemelerde Uygulanacak Temerrüt Faizi" ile icra takibinin DEVAMINA, d) 15/09/2022 tarihli fatura alacağı yönünden; 133.340,00.-TL asıl alacak ve 11.027,94.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 144.367,94.-TL üzerinden, (asıl alacağa, icra takip tarihinden itibaren) işletilecek (TTK 1530. maddesi uyarınca belirlenen) "Mal ve Hizmet Tedarikinde Geç Ödemelerde Uygulanacak Temerrüt Faizi" ile icra takibinin DEVAMINA, e) 28/09/2022 tarihli fatura alacağı yönünden; 7.080,00.-TL asıl alacak ve 542,06.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.622,06.-TL üzerinden, (asıl alacağa, icra takip tarihinden itibaren) işletilecek (TTK 1530. maddesi uyarınca belirlenen) "Mal ve Hizmet Tedarikinde Geç Ödemelerde Uygulanacak Temerrüt Faizi" ile icra takibinin DEVAMINA, f) 30/09/2022 tarihli fatura alacağı yönünden; 1.121,00.-TL asıl alacak ve 84,77.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.205,77.-TL üzerinden, (asıl alacağa, icra takip tarihinden itibaren) işletilecek (TTK 1530. maddesi uyarınca belirlenen) "Mal ve Hizmet Tedarikinde Geç Ödemelerde Uygulanacak Temerrüt Faizi" ile icra takibinin DEVAMINA, g) 05/10/2022 tarihli fatura alacağı yönünden; 3.540,00.-TL asıl alacak ve 259,32.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.799,32.-TL üzerinden, (asıl alacağa, icra takip tarihinden itibaren) işletilecek (TTK 1530. maddesi uyarınca belirlenen) "Mal ve Hizmet Tedarikinde Geç Ödemelerde Uygulanacak Temerrüt Faizi" ile icra takibinin DEVAMINA, h) 10/10/2022 tarihli fatura alacağı yönünden; 318,60.-TL asıl alacak ve 22,58.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 341,18.-TL üzerinden, (asıl alacağa, icra takip tarihinden itibaren) işletilecek (TTK 1530. maddesi uyarınca belirlenen) "Mal ve Hizmet Tedarikinde Geç Ödemelerde Uygulanacak Temerrüt Faizi" ile icra takibinin DEVAMINA, ı) 31/10/2022 tarihli fatura alacağı yönünden; 8.661,20.-TL asıl alacak ve 528,04.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.189,24.-TL üzerinden, (asıl alacağa, icra takip tarihinden itibaren) işletilecek (TTK 1530. maddesi uyarınca belirlenen) "Mal ve Hizmet Tedarikinde Geç Ödemelerde Uygulanacak Temerrüt Faizi" ile icra takibinin DEVAMINA, i) 09/11/2022 tarihli fatura alacağı yönünden; 47.427,79.-TL asıl alacak ve 2.689,74.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 50.117,53.-TL üzerinden, (asıl alacağa, icra takip tarihinden itibaren) işletilecek (TTK 1530. maddesi uyarınca belirlenen) "Mal ve Hizmet Tedarikinde Geç Ödemelerde Uygulanacak Temerrüt Faizi" ile icra takibinin DEVAMINA, j) 17/11/2022 tarihli fatura alacağı yönünden; 48.139,89.-TL asıl alacak ve 2.548,12.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 50.688,01.-TL üzerinden, (asıl alacağa, icra takip tarihinden itibaren) işletilecek (TTK 1530. maddesi uyarınca belirlenen) "Mal ve Hizmet Tedarikinde Geç Ödemelerde Uygulanacak Temerrüt Faizi" ile icra takibinin DEVAMINA, k) 17/11/2022 tarihli fatura alacağı yönünden; 3.433,80.-TL asıl alacak ve 181,75.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.615,55.-TL üzerinden, (asıl alacağa, icra takip tarihinden itibaren) işletilecek (TTK 1530. maddesi uyarınca belirlenen) "Mal ve Hizmet Tedarikinde Geç Ödemelerde Uygulanacak Temerrüt Faizi" ile icra takibinin DEVAMINA, l) 17/11/2022 tarihli fatura alacağı yönünden; 80.446,50.-TL asıl alacak ve 4.258,16.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 84.704,66.-TL üzerinden, (asıl alacağa, icra takip tarihinden itibaren) işletilecek (TTK 1530. maddesi uyarınca belirlenen) "Mal ve Hizmet Tedarikinde Geç Ödemelerde Uygulanacak Temerrüt Faizi" ile icra takibinin DEVAMINA, m) 17/11/2022 tarihli fatura alacağı yönünden; 6.266,69.-TL asıl alacak ve 331,71.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.598,40.-TL üzerinden, (asıl alacağa, icra takip tarihinden itibaren) işletilecek (TTK 1530. maddesi uyarınca belirlenen) "Mal ve Hizmet Tedarikinde Geç Ödemelerde Uygulanacak Temerrüt Faizi" ile icra takibinin DEVAMINA, n) 29/11/2022 tarihli fatura alacağı yönünden; 283,20.-TL asıl alacak ve 13,38.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 296,58.-TL üzerinden, (asıl alacağa, icra takip tarihinden itibaren) işletilecek (TTK 1530. maddesi uyarınca belirlenen) "Mal ve Hizmet Tedarikinde Geç Ödemelerde Uygulanacak Temerrüt Faizi" ile icra takibinin DEVAMINA, 2) Hükmolunan alacağın %20’si oranında hesaplanan 96.309,42.-TL icra inkar tazminatının, davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 3) Karar ve İlâm Harcı : a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 30.653,20-TL. harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 5.409,15-TL. harcın mahsubu ile bakiye kalan 25.244,05-TL. harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 5.409,15-TL. peşin harç, 269,85-TL. başvurma harcı ve 99,20-TL. vekalet harcı olmak üzere toplam 5.778,20-TL. harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 4) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 10.000,00-TL. bilirkişi ücreti, 190,00-TL. posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 10.190,00-TL. yargılama giderinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 9.834,44-TL.'nin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE; bakiye kalan 355,56-TL. yargılama giderinin ise davacı üzerinde BIRAKILMASINA, b) Davalı tarafından yatırılmış bulunan bilirkişi ücretinden ibaret 2.500,00-TL. yargılama giderinden; red/talep oranına göre hesaplanan 87,23-TL.'nin, davacı taraftan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE; bakiye kalan 2.412,77-TL. yargılama giderinin ise davalı üzerinde BIRAKILMASINA, c) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2. maddesi uyarınca ... bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL. arabuluculuk ücretinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 3.011,13-TL.'nin davalıdan tahsili; 108,87-TL.'nin ise davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, d) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 5) Vekâlet Ücreti : a) Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca takdir edilen 71.797,87.-TL. vekalet ücretinin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, b) Davalı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca takdir edilen 16.224,12-TL. vekalet ücretinin, davacı taraftan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,

Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı; HMK'nın 341. maddesi uyarınca, davacı yönünden (reddedilen kısım itibariyle) KESİN, davalı yönünden (kabul edilen kısım itibariyle) gerekçeli kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren (2) HAFTA içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca ... kanun yolu açık olmak üzere; okunup, yapılan açık yargılamada karar verildi.16/01/2026

... ¸ ¸ Gerekçeli Karar

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/648, K. 2026/15, T. 16.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-648-e-2026-15-k-88daf2f9534d