İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/625 E. 2025/975 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/625
Karar No
2025/975
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/625 Esas - 2025/975

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/625 Esas KARAR NO : 2025/975

... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/09/2023 KARAR TARİHİ : 19/12/2025 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 19/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu senet ile ilgili davalının .... Müdürlüğü'nün (Eski .... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak bono üzerinde imzanın müvekkiline ait olmadığını, başlatılan icra takibinde ödeme emrinin müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkilinin icra dosyasını hacizler vasıtasıyla öğrendiğini, tarafların yıllar öncesinde ticari ilişkilerinin bulunduğunu, senet borçlarının müvekkili tarafından ödendiğini, senetteki sahte imzaya ilişkin ... şikayette bulunulduğunu, sürecine ilişkin mahkemeye bilgi verileceğini belirterek 12/04/2016 tanzim tarihli, 30/01/2017 vade tarihli 9.750,00 TL bedelli senede müvekkilinin borçlu olmadığını, müvekkiline açılan haksiz takibin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinde bulunarak davanın kabulü ile fazlaya dair talep, dava ve sair hukuksal hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.463,08 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli davalının bono miktarının %40'ından aşağı olmamak üzere takdir olunacak tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taraf ile müvekkili arasında ticari alışveriş söz konusu olup davacı tarafın borcunu ödememesi üzerine borca karşılık verdiği bonoların... sayılı takip dosyası ile icra takibine konu edildiğini, bonolardaki imzaların davacıya ait olduğunu, ödeme emri ve bononun davacıya tebliğ edildiğini, davacı tarafından .... esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz davacı açtığını, daha sonra davayı takip etmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini belirterek haksız davanın reddine, davacı aleyhine tüm alacak miktarı üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. ....11/02/2025 tarih ve 2025-66 uzmanlık sayılı raporunda, yapılan inceleme neticesinde, davaya konu; (1) numara ile tanımlanan 9.750,00 TL'lik inceleme konusu senedin ödeyecek hanesinde ..." adına atfen atılı bulunan imzalar ile .... mevcut mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada, imzaların genel şekli ve işlekliği, imzaların başlangıç hareketlerinin yapılışı, imzalardaki dönüş hareketinin yapılışı, imzalardaki buklesel hareketlerin yapılışı, imzalardaki dikey çıkış hareketlerinin yapılışı, imzaların bitim hareketinin yapılışı, kaligrafik ve karakteristik özellikler yönünden farklılıklar görüldüğü, inceleme konusu senedin ödeyecek hanesinde atılı bulunan söz konusu imzaların .... eli ürünü olmadığı, (2 ve 3) numara ile tanımlanan 2.500,00 TL'lik inceleme konusu senetlerin ödeyecek hanesinde "..." adına atfen atılı bulunan imzalar ile ...'nun mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada, imzaların genel şekli ve işlekliği, imzaların başlangıç hareketinin yapılışı, imzalardaki buklesel hareketlerin yapılışı, imzalardaki dikey çıkış hareketlerinin yapılışı, imzaların bitim hareketinin yapılışı, kaligrafik ve karakteristik özellikler yönünden benzerlikler görüldüğü, inceleme konusu senetlerin ödeyecek hanesinde atılı bulunan söz konusu imzaların ....eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir. .... Esas sayılı dosyasında 25/01/2023 ila 11/06/2024 tarihleri arasında yapılan kısmi ödemelerle icra takip dosyasının yargılama sırasında infazen kapatıldığı anlaşılmıştır. Benzer bir dosyada.... Karar sayılı kararında "...Menfi tespit davası, 2004 sayılı İİK'nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Eş söyleyişle, kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (....). HMK'nın 106. maddesinde düzenlenen tespit davasının özel bir şekli olan menfi tespit davası, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davası olarak nitelendirilemez. Menfi tespit davası sonucunda, borçlunun borçlu olmadığının anlaşılması halinde borçlu olunmayan kısım belirtilmek suretiyle olumsuz tespit hükmü kurulması gerekir. Menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştüğü hâllerde dahi olumsuz tespit hükmü kurulması gerekmektedir. Başka bir deyişle, menfi tespit davasının niteliği gereği verilen kararlarda, yalnızca davacının borçlu olup olmadığı belirlenmekte, borçlu olmadığı kısma ilişkin olumsuz tespit hükmü kurulmaktadır. Mahkemece, tespit hükmünün yanı sıra ya da tespit hükmünden bağımsız olarak ayrıca eda hükmü verilmesi mümkün değildir, zira HMK'nın 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesi gereği hakim tarafların talep sonuçları ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye hükmedemez." denilmiştir. Buna göre, Mahkememizce dosya konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek, davacının davaya konu bono nedeniyle ödemek durumunda kaldığı meblağın ayrıştırılarak tespit edilmesi istenilmiş olup, dosyaya sunulan 07/10/2025 tarihli hesap raporunda, ... vade tarihli olan 9.750,00 TL bedelli bono nedeni ile ödemek zorunda kaldığı tutarın 14.597,93 TL olabileceği belirtilmiştir. Tarafların bilirkişi raporuna itirazları üzerine alınan 31/10/2025 tarihli ek raporda, 9.750,00 TL'lik bono dışlandığından geriye kalan bonoların toplam borcunun 08/05/2024 tarihinde tamamen ödendiği ve 08/05/2024 tarihinde ödenmesi gereken miktarın 2.265,76 TL olması gerekirken 8.112,61 TL'nin fazla ödendiği anlaşılmakla 9.750,00 TL'lik bononun dışlanması sonucunda davacının fazla ödemiş olduğu bedelin 8.112,61+ 6.485,32=14.597,93 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. İncelenen evrak ve tüm dosya kapsamı itibariyle birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekilince, .... Esas sayılı dosyasında takibe dayanak 3 bonoda yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığı iddia edilerek bu bonolardan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talebiyle işbu davanın açıldığı, alınan bilirkişi raporuna göre takibe dayanak 9.750,00 TL bedelli bono üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı ve fakat diğer 2 adet 2.500,00 TL'lik bonoların davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, düzenlenen bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülerek hükme esas alındığı, bu hali ile davacının davaya konu 9.750,00 TL'lik bonodan kaynaklı borçtan sorumlu tutulamayacağının anlaşıldığı, ancak yargılama sırasında icra takip dosyasının infaz ile kapatılmış olması ve bu durumda menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştüğü değerlendirilerek davacının bu bono nedeniyle icra takip dosyasına ödemek durumunda kaldığı meblağın ayrıca alınan bilirkişi raporu ile ayrıştırıldığı, buna göre davacının 9.750,00 TL'lik bono nedeniyle icra takip dosyasına fazladan ödemiş olduğu meblağın 14.597,93 TL olarak hesaplandığı ve bu meblağın istirdatının gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacının .... Esas) sayılı icra takibine konu edilen keşidecisi .... lehtarı .... olan, 12/04/2016 keşide tarihli, 30/01/2017 vade tarihli, 9.750,00 TL bedelli bono hakkında açtığı menfi tespit istemli davanın kabulü ile davacının bu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, icra takip dosyasında bu bono nedeniyle tahsil edilen toplam 14.597,93 TL'nin 8.112,61 TL'sine 08/05/2024 tarihinden, 6.485,32 TL'sine 11/06/2024 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, İİK 72. maddesi gereğince 14.597,93 TL'nin % 20'si oranında hesap edilen 2.919,59 TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının ... olan, 12/04/2016 keşide tarihli, 25/12/2016 vade tarihli, 2.500,00 TL bedelli bono yönünden borçlu olmadığının tespitine dair fazlaya ilişkin isteminin reddine, şartları oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, 2-Davacının ... Esas) sayılı icra takibine konu edilen keşidecisi .... lehtarı ... olan, 12/04/2016 keşide tarihli, 30/01/2017 vade tarihli, 9.750,00 TL bedelli bono hakkında açtığı menfi tespit istemli DAVANIN KABULÜ ile davacının bu bono nedeniyle BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, icra takip dosyasında bu bono nedeniyle tahsil edilen toplam 14.597,93 TL'nin 8.112,61 TL'sine 08/05/2024 tarihinden, 6.485,32 TL'sine 11/06/2024 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalıdan tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, 3-İİK 72. maddesi gereğince 14.597,93 TL'nin % 20'si oranında hesap edilen 2.919,59 TL tazminatın davalıdan tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, 4-Davacının ...Esas sayılı icra takibine konu edilen keşidecisi ..., lehtarı ... olan, 12/04/2016 keşide tarihli, 25/11/2016 vade tarihli, 2.500,00 TL bedelli bono ve keşidecisi ..., lehtarı ... olan, 12/04/2016 keşide tarihli, 25/12/2016 vade tarihli, 2.500,00 TL bedelli bono yönünden borçlu olmadığının tespitine dair fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE, 5-Şartları oluşmadığından davalının tazminat talebinin REDDİNE, 6-Alınması gerekli 997,18 TL harçtan peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 727,33 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 7-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı ve 269,85 TL peşin harç olmak üzere toplam 539,70 TL harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 8-Davacı tarafından yapılan 450,00 TL posta ve tebligat gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.450,00 TL yargılama giderinin, kabul oranına göre hesaplanan 5.145,08 TL'sinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, bakiye kısmın DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 9-Davalı tarafından yapılan 471,00 TL posta ve tebligat giderinin, ret oranına göre hesaplanan 26,35 TL'sinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, bakiye kısmın DAVALI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2. Maddesi uyarınca kabul edilen 14.597,93 TL üzerinden takdir edilen 14.597,93 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 11-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2. maddesi uyarınca reddedilen 865,15 TL üzerinden takdir edilen 865,15 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 12-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, dava değeri istinafa başvuru sınırı altında olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 341/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/12/2025

....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/625, K. 2025/975, T. 19.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-625-e-2025-975-k-6d40dc0ae180