İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1480 E. 2026/541 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1480
Karar No
2026/541
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1480 Esas KARAR NO : 2026/541

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/06/2026 KARAR TARİHİ : 04/08/2026

Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile ... Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri ile birleştirilmesine karar verilmiş olup söz konusu karar uyarınca huzurda görülen davanın mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmakla dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından ... 15. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden ... Bankası A. Ş. ... Şubesi ... seri numaralı, 24.04.2026 keşide tarihli ve 525.000,00 TL bedelli çek dayanak gösterilerek müvekkili şirket aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin takibe konu çekten dolayı davalıya herhangi bir borçlu sıfatı taşımadığını, söz konusu çekin ticari ilişki kapsamında dava dışı ...'ya teslim edildiğinin çek tediye makbuzu ile sabit olduğunu, çekin zilyetliğinin ve tasarruf yetkisinin ...'ya geçtiğini, çek üzerinde sonradan gerçekleştirilen devir ve ciro işlemlerinin hukuken geçersiz olduğunu, çekin arka yüzündeki ciro silsilesinde müvekkili şirketten sonra dava dışı ... Ltd. Şti. 'ne ciro edilmiş gibi gösterildiğini, ancak çeki doğrudan ...'ya teslim ettiklerini, yetkili hamil konumundaki ...'nın iradesi dışında gerçekleştirilen işlemlerin hükümsüz olduğunu, davalının meşru hamil sıfatının tartışmalı bulunduğunu, çekin rıza dışında elden çıktığı iddiasıyla dava dışı ... Tarafından ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında çek iptali davası açıldığını, bu davanın derdest olduğunu, çek üzerindeki hak sahipliği uyuşmazlığının yargısal inceleme altında olduğunu, müvekkilinin davalıya karşı kambiyo borcu bulunmadığının tespiti gerektiğini, Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi uyarınca dava şartı olan arabuluculuk sürecinin ... Arabuluculuk Bürosu'nun ...sayılı dosyasında 21.05.2026 tarihli son tutanak ile anlaşamama ile sonuçlandığını, icra takibinin devam etmesi halinde müvekkili şirketin telafisi güç zararlarla karşılaşacağını, İİK'nın 72. maddesi uyarınca icra takibinin yargılama sonuna kadar tedbiren durdurulmasını, davalının kötü niyetli olduğunun kabulüyle İİK'nın 72/5. maddesi uyarınca takip konusu alacağın en az %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve takip kapsamında ödeme yapılması halinde istirdat hakkının saklı tutulmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın ... 15. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine konu 24.04.2026 keşide tarihli ve 525.000,00 TL bedelli çekin dava dışı ...'ya teslim edildiğini iddia ettiğini, ancak kambiyo senetlerinin mücerret borç ikrarı içerdiğini ve esas ilişkiden bağımsız olduğunu belirttiğini, davacının keşideci sıfatıyla çekin tedavül kabiliyetini kabul etmesi gerektiğini vurguladığını, çek üzerindeki ciro silsilesinin kambiyo hukukuna uygun olduğunu ve davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu ifade ettiğini, dava dışı ... tarafından açılan çek iptali davasının reddedildiğini hatırlattığını, çekin keşidecisi ...'dan başlayarak lehtar, davacı ..., ...,..., ... ve ... şirketi şeklinde devam eden ciro silsilesinin düzgün olduğunu savunduğunu, davacının dayandığı çek teslim bordrosunun müvekkili yönünden delil niteliği taşımadığını ileri sürdüğünü, davacının kambiyo hukuku ve usul hukuku yönünden dava açma sıfatının bulunmadığını savunduğunu, davanın kötüniyetle açıldığını belirterek davanın reddine ve İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Davacı vekili tarafından 24/07/2026 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiği bildirilmiştir. HMK'nın 307. maddesine göre; "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." HMK'nın 309. maddesine göre; "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.(4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. " HMK'nın 310. maddesine göre; "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." HMK'nın 311. maddesine göre; "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davadan feragat, davacının mahkemeye karşı yapacağı tek taraflı bir irade beyanı olup feragatın geçerliliği için feragatin mahkeme tarafından kabul edilmesine veya davalının muvafakat etmesine gerek yoktur. Somut olayda, davacının feragat beyanı nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nın 307-312. maddeleri gereğince davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE, 2-Feragat yargılamanın ilk celsesinden önce vuku bulduğundan Harçlar Kanunun 22. maddesi gereğince 732,00 karar ve ilam harcının 1/3'üne tekabül eden 244,00 TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan harçtan mahsubu ile fazla alınan 8.722,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5-A.A.Ü.T.'nin 6. maddesine göre ön inceleme tutanağı imzalanmadan davadan feragat edildiğinden ve davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 42.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararı uygulanmadığından davalı lehine tazminat takdirine yer olmadığına, 7-Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 8-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 6.000,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi.

Başkan e-imzalı Üye e-imzalı Üye e-imzalı Katip e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1480, K. 2026/541, T. 04.08.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1480-e-2026-541-k-bfb20b79aa74