İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/318 E. 2026/350 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/318
Karar No
2026/350
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/318 Esas - 2026/350 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/318 KARAR NO : 2026/350

.... DAVA : Marka Tecavüz Tespiti, Ref'i, Men'i, Giderilmesi DAVA TARİHİ : 04/08/2026 KARAR TARİHİ : 08/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/09/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhinde açılan Marka Tecavüz Tespiti, Ref'i, Men'i, Giderilmesi istemli davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili 04/08/2026 tarihli dava dilekçesinde özetle, müvekkili adına tescilli çok sayıda marka bulunduğunu, vekil eden adına tescilli markaların tüketiciler nezdindeki çekim gücü ve güvenilir marka algısı nedeniyle marka haklarına tecavüz eden taklit nitelikteki ürünlerin üretilip satışa sunulduğunu, davalıya ait işletmede vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğu bilgisinin akabinde; davalıya ait işletmeden “....” marka ve logolu ürünün satın alındığını, davalı tarafın satışa sunmuş olduğu ve/veya ticari amaçla elde bulundurduğu ürünlerin müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini, davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz fiiline karşılık geldiğini, 6769 sayılı SMK m.29 ve 149/1-A hükümleri uyarınca davalı eyleminin vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini talep ettiklerini, bu bağlamda, dava dilekçesinde sundukları belgeler ve sayın Mahkemece keşif incelemesi ve bilirkişi raporu dâhil toplanacak deliller dikkate alınarak, davalının eyleminin SMK'nın 29. Maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespit edilmesini talep ettiklerini, SMK'nın 149. Maddesinin “1-c” hükmünde düzenlendiği üzere Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin tecavüz fiillerinin durdurulmasını isteme hakkına sahip olduğunu, dolayısıyla davalı tarafın marka hakkı ihlalinin durdurulmasına karar verilmesini ve SMK m.149/1-d hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit niteliğindeki ürünlere el konulmasını talep ettiklerini, bu kapsamda bilirkişi tarafından yapılacak ilk incelemede dahi davalı tarafça satışa sunulan ve ticari amaçla elde bulundurulan ürünlere el konulmasını ve davanın mahiyeti gereği davalı tarafa tebligat gönderilmeksizin davalıya ait işletmede bilirkişi eşliğinde keşif ve delil tespiti yapılmasına karar verilmesini talep ettiklerini beyan ederek, öncelikle davalarının kabulünü, davanın mahiyeti gereği davalıya tebligat gönderilmeksizin; davalıya ait ".... tabelalı işletmede tabelalı işletmede hukukçu marka vekili unvanına sahip bilirkişi eşliğinde keşif yapılmasını, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesinde, vekil edenin marka haklarına tecavüz eden taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespitini, satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte ürünler mevcut ise, işbu ürünlerin adedinin, fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satış gerçekleştiğinin tespitini, satışa ilişkin belge, fatura ve ayrıntılı ürün görsellerinin düzenlenecek olan bilirkişi raporuna eklenmesini, vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikteki ürünlerin muhafaza altına alınmasını, davalının eylemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 106. Maddesi ve 6769 sayılı SMK'nın, 29 ve 149/1-a uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasını, marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasını ve vekâlet ücreti ve tüm yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin delil tespiti talebinin kabulüne karar verildiği, dosyanın resen bilirkişiye tevdi edilerek davalının iş yerinde tespit yapıldığı, bilirkişi raporunun 24/08/2026 tarihinde dosyaya sunulduğu ve taraflara tebliğe çıkarıldığı, yargılama devam ederken davacı vekilinin 07/09/2026 tarihinde feragat dilekçesi gönderdiği ve dava konusu iddia ve taleplerinden feragat ettiklerini, feragat dilekçesi doğrultusunda hüküm kurulmasını talep ve beyan ettiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin sunmuş olduğu vekaletnamede feragata yetkili bulunduğu anlaşılmıştır. Beliren duruma göre 6100 sayılı HMK'nın 311.maddesi uyarınca feragat kesin hüküm gibi sonuç doğuracağından, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Davanın Feragat Nedeniyle Reddine, Alınması gereken (732,00/3=)244,00.-TL peşin harcın mahsubu ile, kalan (732,00-244,00=) 488,00.-TL'nin kararın kesinleşmesini müteakip talep halinde davacıya iadesine, Davacının yapmış olduğu giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, Davalının yapmış olduğu bir gider bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalının yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip e-imzalıdır

Hakim .... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/318, K. 2026/350, T. 08.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-318-e-2026-350-k-1928c7497493