İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/499 E. 2024/971 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/499
Karar No
2024/971
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/499 Esas - 2024/971 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/499 KARAR NO : 2024/971

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 20/07/2023 KARAR TARİHİ : 30/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı işçi ...'un .... iş alan taşeron şirketlerde işçi olarak çalıştığını, 02/04/2023 tarihinde iş akdinin sona ermesi sebebiyle 255.629,49-TL ödeme yapıldığını, sözleşme ve mevzuat hükümleri gereğince dava dışı işçiye ödenen miktarlardan; davalıların sorumlulukları oranında, ancak iş ortaklığı olarak iş alan şirketlerin sorumlu oldukları miktardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklarını bu nedenlerle fazlaya ilişkin beyanda bulunma hakları saklı kalmak kaydıyla dava dışı işçi ... için İdarece ödenen toplam 233.975,79 TL nin işçilik alacağı tutarından fazlaya ilişkin tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL’nin sözleşme hükümleri uyarınca ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı firmalardan rücuen tahsili ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... A.Ş. cevap dilekçesinde, dava dışı işçinin tabi olduğu ihale, davalı şirket ile davacı kurum arasında belirli süreli olarak yapıldığını, dava dışı işçinin iş akdi ihale ile belirlenen sürenin dolması ile feshedildiğini, dolayısıyla rücuya konu edilen işçilik alacağından davacı idare münferit olarak sorumlu olduğundan huzurdaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; müteselsil borçlulukta borçluların her biri alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olduğunu, fakat dış ilişkideki bu durum gereğince borcun tamamını ifa etmek zorunda kalan müteselsil borçlu, iç ilişkideki borca katılma payını aşan miktardaki ödemesi için diğer müteselsil borçlulara rücu etme hakkına sahip olduğunu, işbu husus göz önüne alındığında işçilik alacakları dolayısıyla açılan dava kapsamında dava konusu ücretlere hak kazanan işçilere ödeme yapan davacı kurumun ödemiş olduğu tutarın azami %50 oranında davalılara başvurması uygun düşerken davacı idare tarafından söz konusu ücretin tamamı bakımından davalı şirkete başvurulması hukuka ve adalet duygusuna aykırılık teşkil ettiğini, dava dışı işçinin davalı şirket bünyesinde çalışmış olduğu süre boyunca hak kazandığı bütün alacaklar kendisine ödendiğini, davacının davalı şirketten hiçbir alacağı bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte dava dışı işçiyi istihdam ettiği dönemle sınırlı olmak ve ihalenin bittiği tarihteki ücret üzerinden hesaplanılması şartıyla asıl işverenle birlikte müteselsil ödeme yükümlülüğünde olduğu kabul edilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle, müvekkili şirketin dava konusu alacaklardan hiçbir sorumluluğu bulunmadığından davanın müvekkili şirket yönünden pasif husumet yokluğundan usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... ve ... San.Tic.Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesinde, mahkemenin yargılama konusunda yetkili ve görevli olmadığını, huzurdaki davada yetkili mahkeme HMK'nın 6.maddesi gereği genel yetkili mahkeme ... Mahkemeleri olduğunu mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, yine taraflar arasındaki uyuşmazlıkta Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğunu, mahkeme görevli bulunmadığından görev yönünden de itiraz ettiklerini, dava dışı işçi ... müvekkili şirket ... nezdinde var ise ... kayıtlarında gözüken tarihler arasında çalıştığını, dava dışı işçinin müvekkili şirketler yönünden kazanılmış kıdem tazminatı bulunmadığı gibi sair işçilik hak ve alacakları da tam ve zamanında ödendiğini, anılan gerekçe ile müvekkilinin şirketlerin davacı tarafın talebinden sorumluluğu bulunmadığını, davacı kurum ile müvekkili şirket arasındaki ilişki asıl işveren-alt işveren ilişkisi olduğunu, davacı kurum ile müvekkili şirket arasında varsa tanzim edilen hizmet alım sözleşmesi ve şartnameleri incelendiğinde müvekkili şirketin dava dışı işçiye ödenen işçilik hak, alacak ve tazminatlarından kimin, hangi oranda sorumlu olacağına dair açık bir hüküm yer almadığını, bu durumda en kötü ihtimalde dahi davacı kurumun dava dışı işçiye ödediği bedelin yarısının sorumluluğu münhasıran kendisine ait olmakta, kalan miktardan her alt işveren kendi dönemi ile sınırlı olmak kaydıyla sorumlu olduğunu, dava dışı işçiye ödenen bedelin içerisinde ihbar tazminatı bulunması halinde; feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından, tüm alt işverenler sorumlu olmayıp, yalnızca son alt işveren sorumlu olduğunu, davacı kurum tarafından ihbar tazminatı olarak ödenen bedelin müvekkili şirketten talep edilmesi hukuki dayanaktan yoksu olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, mahkemenizce aksi kanaat hasıl olursa davalı ile davalılar arasındaki hizmet alım sözleşmesi ve teknik şartnamede dava dışı işçiye ödenen alacak ve tazminatlardan sorumluluk oranına ilişkin açık hüküm olmadığından TBK 167 gereği davacı ile davalıların yarı yarıya sorumlu oldukları kabul edilerek davacı kurumun ödediği bedelin yarısına ilişkin rücu talebinden davalıların kendi dönemleri ile sınırlı olmak kaydıyla sorumluluğuna olacak şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... A.Ş cevap dilekçesinde, dava yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirketin adresi "...." olup huzurdaki dava ... Asliye Ticaret mahkemesinin yetki alanına girmektedir. Bu sebeple öncelikle davanın yetkiden reddini talep ettiklerini, zamanaşımı defiinde bulunduklarını, öncelikle davacı tarafın talep ettiği alacak zamanaşımına uğradığını, bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, kamu kurumlarında çalışan işçiler 696 sayılı khk kapsamında kamu geçtiğini, kamuya geçiş esnasında işçi tarafından feragat verildiğini, öncelikle dava dışı işçinin kadroya geçip geçmediğinin araştırılması gerektiğini, zira davacı tarafın kendi takdiriyle yaptığı ödemeye rücu imkanı bulunmadığını, davacı rızasıyla ödeme yapmış olup müvekkil şirkete rücu imkanı bulunmadığını, kıdem tazminatından davacı kurum sorumlu olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında imzalanan sözleşme ise müvekkili şirkete kıdem ve ihbar tazminatıyla ilgili bir sorumluluk yüklemediğini, bu alacak dava dışı işçinin davacı nezdindeki çalışmasından doğmuş olup bu alacağın müvekkili şirkete yükletilmesi halinde davacı sebepsiz zenginleşeceğini, dava dışı işçi işyeri devri neticesinde davacı nezdinde çalışmaya başladığı işçinin, iş akdi, davacı nezdinde çalışırken feshedilmiş olup fesihle muaccel hale gelen alacak kalemlerinden davacı sorumlu olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... Şirketi cevap dilekçesinde, Dava konusu edilen alacaklar dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, Zamanaşımı defilerinin kabulüyle davanın bu yönden reddine karar verilmesini, dava dışı işçi ile ilgili olarak müvekkili şirket ile yapılan görüşme sonrasında işçi ile ilgili olarak taraflarına herhangi bir bilgi/belge gönderilmediğini, bu nedenle dava dışı işçinin müvekkili uhdesinde çalışıp çalışmadığı, çalışmış ise çalışma koşulları hakkında ellerinde herhangi bir veri bulunmadığını, işçiye yapıldığı iddia edilen ödemelerin rücu isteminin yasal koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında da ihtilaf bulunmadığını, müvekkili alt işveren şirket ile yeni alt işveren arasında işyeri devri gerçekleştiğini, işyeri devrindeki sorumluluk esasları nedeniyle iki yıldan sonra devreden işverene sorumluluk yüklenemeyeceğini, davacı asıl işveren ile müvekkili şirketin alt-üst işverenlik ilişkisi muvazaalı olup, işçi baştan beri asıl işveren kurumun işçisi olarak kabul edilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle öncelikle söz konusu davanın zamanaşımı yönünden reddedilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise davanın husumet yokluğundan reddedilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise haksız davanın esastan reddedilmesini, yargılama giderleriyle birlikte vekâlet ücretinin de karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılara usulüne uygun olarak tebligat çıkarılmasına rağmen davaya cevap vermedikleri gibi duruşmalara da katılmamışlardır. MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava; asıl işveren tarafından dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatının taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince davalı alt işverenlerden rücuen tahsili istemine ilişkindir. Tarafların bildirdiği deliler toplanmış; Arabuluculuk tutanağı, Taraflar arasında imzalanan Sözleşme ve Eki (Teknik ve İdari Şartname), dava dışı işçinin ... Hizmet Cetveli, işe giriş ve ayrılış bildirgeleri, dosya içerisine alınmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, karar vermeye yeterli bulunmakla, hesap bilirkişisinin raporuna mahkememizce itibar edilmiştir. Bir kısım davalı vekillerinin yetki, husumet, zamanlaşımı def'i ve itirazlarının değerlendirilmesinde; Taraflar arasında imzalanan sözleşmelerden kaynaklı rücuan alacak davasında; mahkememizin HMK'nın 1.mad, TTK 5.mad göre görevli ve HMK'nın 5,10,17. Maddeleri ve taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 38.maddesine göre yetkili olduğu, zamanaşımının belirlenmesinde taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince dava dışı işçinin 02/04/2023 tarihinde son bulan iş sözleşmesi gereği yapılan ödenen tarihleri dikkate alındığında davanın açıldığı tarih arasında 10 yıllık zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı ve TBK 73 ve 146. Maddesi gereği alacağın zamanaşımına uğramadığı, taraf ehliyetinin tam ve husumetin doğru yönlendirildiği, arabuluculuk uyuşmazlık son tutatanağının dosyaya sunulduğu değerlendirildiğinden tüm itiraz ve def'ilerinin reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmeler incelendiğinde; Bu sözleşmelerin; Bazı Sözleşmelerin 22. Maddesinde, Bazı Sözleşmelerin 23. Maddesinde; "yüklenicinin sözleşme konusu ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamesinin altıncı bölümünde belirlenmiş olup, yüklenicinin bunları aynen uygulamakla yükümlü olduğu," hükmü bulunmaktadır. Bazı Sözleşmelerin 31. Maddesinde, Bazı Sözleşmelerin 32. Maddesinde; "Yüklenici taahhüdü çerçevesinde kusurlu ve standartlara uygun olmayan malzeme seçilmesi, verilmesi veya kullanılması, tasarım hatası, uygulama yanlışlığı, denetim eksikliği, taahhüdün sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirilmemesi ve benzeri nedenlerle ortaya çıkan zarar ziyandan doğrudan sorumlu olacağı," hükmü bulunmaktadır. Taraflar Arasında Akdedilen Teknik Şartnameler İncelendiğinde; Teknik Şartnamelerin Yüklenicinin ... İlişkin Sorumluluk Esasları Başlığı altında bulunan 12./5 Maddesinde (Bir kısmında 13/4 maddesinde); "İş, sosyal güvenlik ve diğer ilgili mevzuat uyarınca yüklenici istihdam edilen hizmet personelinin iş vereni olarak kabul edilecek ve mevzuattan doğan bütün borç ve yükümlülükler ile istihdam edilen tüm personelin özlük, yıllık ücretli izin ve kıdeme ilişkin hakları ile ilgili kanun ve bunlara ilişkin tüzük, yönetmelik ve tebliğlerle belirlenmiş tüm yükümlülükler yüklenici tarafından yerine getirilecektir." denildiği, Dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişisi tarafından düzenlenen 22/02/2024 tarihli kök ve ek raporunda özetle; "...dava dışı işçiye ait ... hizmet dökümünün incelemesinde; Dava dışı işçi ...’un 01/11/2006-02/04/2023 tarihleri arasındaki kıdem tazminatına esas alınan alt işveren şirketlerde geçen sigortalılık süreleri ve dava dışı işçiye yapılan ödemeler davacı tarafından dosyaya sunulan ödeme dekontundan davacı tarafından dava dışı işçi ...'un banka hesabına 10/04/2023 tarihinde 253.689,26.-TL ".../ ... Kapsamında Emekliye Ayrılan Özel Güvenlik Person" açıklaması ile ödeme yapılmış olduğu, Dosya kapsamındaki ... kayıtlarına göre, dava dışı işçi, 01/11/2006-02/04/2023 tarihleri arasında alt işveren şirketlerde toplamda 5857 gün (16 yıl 3 ay 7 gün) çalışmış ve emeklilik sebebiyle ayrılmış olduğundan kıdem tazminatına hak kazanmış olduğu, Davacı tarafından sunulan kıdem tazminatı hesap tablosuna göre, dava dışı işçinin kıdem tazminatına esas alınan işten ayrıldığı tarihteki 30 günlük giydirilmiş brüt ücreti, 14.724,00-TL olup, sendikalı olarak toplu iş sözleşmesine göre geçen çalışma sürelerine ilişkin 35 günlük giydirilmiş brüt ücreti ise, 17.178,00 -TL olduğu, Dosya kapsamında dava dışı işçinin ücret bordro ve puantaj kayıtları ile sendikalı çalışmalarına ilişkin dosya kapsamında toplu iş sözleşmesi veya başkaca bir bilgi ve belge bulunmamakta olup, kazandırılması mahkemenin takdirlerindedir. Davacının sunduğu iş bu kıdem tazminatı hesap tablosunun belirtilen ve kıdem tazminatına esas alınan brüt ücretlerinin dikkate alınması halinde, dava dışı işçinin sendikalı olarak alt işverenlerde geçen 2177 gün sendikalı çalışmasına ilişkin 35 günlük brüt ücreti, bu çalışma süreleri toplam çalışma süresinden düşüldüğünde kalan 3680 gün çalışma süresine ilişkin 30 günlük brüt ücreti üzerinden, dava dışı işçinin kıdem tazminatı iki ayrı tablo halinde hesaplanmış ve alt işverenlerde çalıştığı günlerle orantılı olarak sorumlu olduğu tutarlar aşağıda gösterilmiştir: Tablo-1: Hizmet Süresi Ücreti Tutar 10 Yıl x 14.724,00- TL = 147.240,00 TL. 2 Ay x 14.724,00- TL/ 12 = 2.454,00 TL. 20 Gün x 14.724,00- TL/ 360 = 818,00 TL. Kıdem Tazminatı = 150.512,00 TL. (Brüt) Damga Vergisi 0,759% = 1.142,39 TL. Kıdem Tazminatı = 149.369,61 TL. (Net)

Alt İşveren Şirketler Sigortalı Gün Sayısı Sorumlu Olduğu Miktar ... Ltd.Şti. 381 15.464,62 ... Sanayi Ve Ticaret Ltd.Şti. 390 +330= 720 29.224,49 ... - ... - ... Ltd.Şti. 390 +356 = 746 30.279,82 ... Şirketi 810 32.877,55 ... Şirketi 626 25.409,07 ... Şirketi 397 16.114,06 TOPLAM 3680 149.369,61 TL Davacının dava dilekçesindeki, davalı ... firmasında çalışan dava dışı işçi için borcundan 159,05 L teminat alacağı düşüldüğü şeklindeki beyanı dikkate alınarak sorumlu olduğu tutar, (32.877,55-159,05=)32.718,05 TL olarak hesaplanmıştır.

Tablo-2: Hizmet Süresi Ücreti Tutar 6 Yıl x 17.178,00 - TL = 103.068,00 TL. 17 Gün x 17.178,00 - TL/ 360= 811,18 TL. Kıdem Tazminatı = 103.879,18 TL. (Brüt) Damga Vergisi 0,759% = 788,44 TL. Kıdem Tazminatı = 103.090,74 TL. (Net)

Alt İşveren Şirketler Sigortalı Gün Sayısı Sorumlu Olduğu Miktar ... Şirketi 321 15.200,79 ... Şirketi 708 33.526,98 ... Hiz.A.Ş.(Yeni Unvanı: .... Şirketi) 720 34.095,24 ... Hiz.Tic.Ltd.Şti. (DAVA DIŞI) 428 20.267,73 TOPLAM 2177 103.090,74 TL

Yukarıda yapılan inceleme tespit ve değerlendirmeler neticesinde, hukuki takdir ve değerlendirmesi sayın mahkemenize ait olmak üzere, Davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatının davalı şirketlere rücu edilmesi durumunda, davalı şirketlerin dava dışı işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak sorumlu olduğu miktarların aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi olduğu;

Davalı Alt İşveren Şirketler Sorumlu Olduğu Miktar ... Ltd.Şti. (Davacı tarafından bu davalı yönünden davanın takibinden vazgeçilmiştir.) 15.464,62 TL ... Sanayi Ve Ticaret Ltd.Şti. 29.224,49 TL ... - ... - ... Ltd.Şti. 30.279,82 TL ... Şirketi 32.718,05 TL ... Şirketi 25.409,07 TL ... Şirketi 31.314,85 TL ... Şirketi 33.526,98 TL ... Hiz.A.Ş. (Yeni Unvanı: .... Şirketi) 34.095,24 TL TOPLAM 232.033,57 TL

Davacı tarafın hesaplanan alacak tutarlarına ödeme tarihinden (10/04/2023) itibaren yasal faiz işletilebileceği bildirilmiş,..." bilirkişi raporuna yapılan taraf itirazları doğrultusunda önceki bilirkişiden ek rapor aldırılmış, 27/07/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda; taraf itirazları değerlendirilmiş ve bilirkişice kök rapordaki tespit ve değerlendirmeler ile hesaplamaların değiştiren bir hususun bulunmadığı..." bildirilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli olduğu görülmüş ve hükme esas alınmıştır. Tüm dosya kapsamına göre; davacı davalılar ile arasında imzalanan hizmet alımı sözleşmeleri kapsamında çalıştırılan dava dışı işçiye emeklilik nedeniyle ödenen kıdem tazminatının yüklenici/davalı firmalardan rücuen tahsili istemiyle alacak dava açmıştır. Dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmış, hükme esas alınan hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen 22/02/2024 tarihli kök ve 27/07/2024 tarihli ek biirkişi raporlarında; asıl işveren davacının dava dışı işçiye ödeyip davalı alt işverenlerden rücu yoluyla talep edebileceği, alacak miktarlarının her bir davalı alt işverene tekabül eden genel toplam tutarları bilirkişi raporlarında toplu olarak gösterilmiş, kıdem tazminatı alacağının tamamının işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak davalı alt işveren şirketlere rücu edebileceği değerlendirildiğinden, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki şekliyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı kurum 21/09/2023 tarihli beyan dilekçesinde; "Yukarıda dosya numarası ve tarafları belirtilen mahkemenizin dosyasında 08/09/2023 tarihli ara kararı ile davalılardan ... Ltd.Şti.'nin ticaret sicilden resen silindiği ve terkin ediliği belirtilerek, söz konusu şirkete karşı ihya davası açılması ve buna ilişkin belgenin için tarafımıza süre verilmiştir. Gerek tazminat alacağımızın gerekse ihya davası masraflarının, firmaya ulaşılamaması nedeniyle tahsil kabiliyetinin bulunmadığı dikkate alınarak, davalı ... Ltd.Şti. Yönünden ... Makamının 18/09/2023 tarihleri olurları ve hukuk müşavirliğimizin 15/09/2023 tarih ve 6080221 sayılı yazısı gereğince davanın takibinden vazgeçilmiştir." şeklindebeyanda bulunulduğu gözönüne alındığında davalı ... Ltd.Şti. yönünden açılan davanın açılmamış sayılmasına, karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, 1-Davanın kısmen kabulü ile, 2-... Ltd.Şti. yönünden açılan DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, .......Ltd.Şti.'den 29.224,49-TL ... - ... ... Ltd.Şti. 'den 30.279,82 -TL ... Şirketi'den 32.718,05-TL ... Şirketi'den 25.409,07-TL ... Şirket'den 31.314,85-TL ... Şirketi 'den 33.526,98 -TL ... Hiz.A.Ş. (Yeni Unvanı: .... Şirketi)'den 34.095,24-TL, olmak üzere toplam 216.568,95-TL'nın davalılardan alınıp davacıya ödenmesine, alacağın 1.000,00-TL'sına dava tarihi 20/07/2023 tarihinden, bakiyesine ise ıslah tarihi olan 23/09/2024 tarihinden itibaren yasal faizi uygulanmasına,

3-HARÇ; Harçlar Kanununa göre alınması gereken 14.793,82 TL harçtan peşin alınan 269.85 TL harç ile tamamlanan 3.681,38 TL harçların mahsubu ile kalan 10.842,59 TL harcın davalıların sorumluluk oranlarına göre hesap ve takdir olunan; 1.462,66-TL'nin .......Ltd.Şti.'den 1.515,79-TL'nin ... - ... ... Ltd.Şti. 'den 1.637,23-TL ... Şirketi'den 1.275,11-TL'nin ... Şirketi'den 1.566,75-TL'nin ... Şirket'den 1.678,43-TL'nin ... Şirketi 'den 1.706,62-TL'nin ... Hiz.A.Ş. (Yeni Unvanı: .... Şirketi)'den alınarak hazineye gelir kaydına, 4-YARGILAMA GİDERLERİ Davacı tarafından peşin yatırılan 4.221,08-TL harç ve ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen 7.431,00-TL yargılama giderinin tarafların sorumluluk oranlarına göre hesap ve takdir olunan; 1.002,44-TL'nin .......Ltd.Şti.'den 1.038,85-TL'nin ... - ... ... Ltd.Şti. 'den 1.122,08-TL'nin ... Şirketi'den 871,65- TL'nin ... Şirketi'den 1.073,76-TL'nin ... Şirket'den 1.152,59-TL'nin ... Şirketi 'den 1.169,63-TL'nin ... Hiz.A.Ş. (Yeni Unvanı: .... Şirketi)'den alınarak davacıya verilmesine, 5-VEKALET ÜCRETİ Davacı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince 34.651,03 TL vekalet ücretinin davalıların sorumluluk oranlarına göre hesap ve takdir olunan; 4.674,42 -TL'nin .......Ltd.Şti.'den 4.844,21-TL'nin ... - ... ... Ltd.Şti. 'den 5.232,30-TL'nin ... Şirketi'den 4.074,99- TL'nin ... Şirketi'den 5.007,07-TL'nin ... Şirket'den 5.363,97-TL'nin ... Şirketi 'den 5.454,07-TL'nin ... Hiz.A.Ş. (Yeni Unvanı: .... Şirketi)'den alınarak davacıya verilmesine, 6-ARABULUCULUK ÜCRETİ 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca ....bütçesinden ödenen 3.280,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) arabuluculuk görüşmelerine katılmayan ... Şirketi ile ... - ... ... Ltd.Şti. 'den müşterek ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 7-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

Dair; Davacı vekilinin yüzüne karşı, karşı tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30.12.2024

Katip .... ¸[e-imzalıdır]

Hakim .... ¸[e-imzalıdır]

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/499, K. 2024/971, T. 30.12.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-499-e-2024-971-k-8e62fe03d324