İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/48 E. 2024/153 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/48
Karar No
2024/153
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/48 Esas - 2024/153 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/48 Esas KARAR NO : 2024/153

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ...

DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Finansal Kiralamaya Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ : 23.01.2023 KARAR TARİHİ : 15.02.2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Davacı tarafından açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nun Konya İlinde ... Güzellik Merkezinin işletmecisi ve kurucu ortağı olduğunu, müvekkilinin mevcut işletmesinde kullanmak ve kar elde etmek amaçlı ... Şti.'den ... markalı çift başlıklı cihazına ait ... seri numaralı cihazı, ... seri numaralı ve ... seri numaralı başlığı 24 ay süre ile Leasing kiralama ve satın alma sistemi ile 05.07.2021 tarihinde imzalanan sözleşme ile güzellik merkezi olan işletmesinde ticari faaliyetlerini sürdürebilmek amacıyla aldığını, müvekkili her türlü sorumluluğu yerine getirmesine rağmen cihazdan istediği verimi bir türlü alamadığını, dava konusu cihaz ve başlığın devamlı olarak arıza verdiğini, müvekkilinin cihazı çok kısa bir süre çalıştırınca cihazda arıza bulunduğunu fark ettiğini ve üzerine düşen bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiğini, cihazda mevcut davaya konu ayıpların cihazı alım aşamasında gözle görülebilir ve farkedilebilir nitelikte ayıplar olmadığını, müvekkili tarafından cihazın ayıbı ile ilgili daha öncesinde Konya 4. Sulh Hukuk Mahkemesine ait 2022/... D.İş sayılı dosyası ile mahalde yapılan keşif ve bilirkişi incelemeleri ile deli tespiti yaptırdığını, cihazın piyasadaki diğer emsal cihazlara ve kendisinden beklenen verime oranla soğukluğunu koruyamadığını, normalde 1 ile 1,5 saat soğukluğunu muhafaza etmesi gereke cihaz çalışmasının akabinde 20 dakika süreyle dahi soğuk kalamayarak ısındığını ve soğuması için ara vermeye gereksinim duyulduğunu, Leasing sözleşmesi içerisinde kendisine yer bulan cihaz başlığının müvekkilinden kaynaklanmayan sorunlar neticesinde erime yaptığını ve kullanılamaz hale geldiğini, cihazın çalışmasından kaynaklı olarak mevcut cihazın sürekli olarak arıza yaptığını, cihaz içerisinde bulunan aleksandra başlık olarak adlandırılan başlığın buzlanmaması gerekirken buzlandığını, müşterilerdeki kıl kaybının %90 oranında olması gerekirken cihazın kullanışsızlığı ve çeşitli ayıpları nedeniyle müşterilerinde memnuniyet sağlamamakla birlikte müşterilerinde eskiye oranla daha çok kıl çıktığını, mevcut cihazın ayıplı olmasından kaynaklı olarak müvekkilinin hiç kullanışı olmayan cihaza ödenen bedelin haricinde başkaca maddi zararlara da uğradığını, müvekkilinin işlerinin aksamaması adına mevcut cihazın aynı özelliklerine sahip bir başka cihaz almak zorunda kaldığını, davalı şirketten başkaca bir işletmeden 135.000,00-TL bedel karşılığında yeni cihaz alındığını belirterek kısmi dava niteliğinde şimdilik 250,00-TL sözleşmeden dönme sebebiyle, 250,00-TL davalı şirket haricinde işletmeden cihaz satın alınması sebebiyle, 250,00-TL müşteri çevresi kaybından kaynaklanan, 250,00-TL işletmenin ticari itibar kaybına uğramasından kaynaklanan toplamda şimdilik 1.000,00-TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu dilekçesinde, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın tüm talepleri ile birlikte reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Mahkememizce davacının esnaf/tacir kişilerden olup olmadığı hususunda Mevlana Vergi Dairesine yazılan müzekkereye 15/05/2023 tarihinde verilen cevap ve ekindeki vergi beyannameleri ile davacının 01/07/2021 tarihinden itibaren Güzellik Salonlarının Faaliyetleri (Cilt Bakımı, Kaş Alma, Ağda, Manikür, Pedikür vb. Bir Arada Sunulduğu Salonlar) (Sağlık Bakım Hizmetleri Hariç) işi ile iştigal ederek faaliyet gösterdiği, işletme hesabına göre defter tutmakta olup 2022 yılı itibariyle Bakanlar Kurulu Tebliğinde VUK 177. maddesi yönünden belirtilen hadlerin altında esnaf olarak faaliyet gösterdiği ve esnaflık sınırını aşmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle davaya bakmakla görevli mahkeme 6100 sayılı HMK’nın 2. maddesi gereğince genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesidir.(HGK. 21/03/2019 tarih ve 2017/11-2630 esas-209/328 Karar sayılı ilamı). Görev hususu HMK 114/c maddesi gereğince dava şartı olup, dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nın 30, 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkün olduğundan (Hukuk Genel Kurulu 2017/15-2141E. 2019/442 K.) mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber), 4-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine, Dair, HMK'nın 341/1 ve 345. maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343. maddesi gereğince mahkememize ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/02/2024

Katip ... e- imzalıdır

Hakim ... e- imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/48, K. 2024/153, T. 15.02.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-48-e-2024-153-k-50291d14bfd9