İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/503 E. 2026/602 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/503
- Karar No
- 2026/602
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/503 Esas KARAR NO :2026/602
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:11/06/2026 KARAR TARİHİ:06/08/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.12.2025 tarihinde saat 09: 00 sıralarında ... idaresindeki ... plakalı aracın, kurallara uygun seyreden ...'a ait ... plakalı araca çarptığını, meydana gelen trafik kazasında müvekkiline ait aracın arka tampon kısmında hasar oluştuğunu, kazanın ...'nın Karayolları Trafik Kanunu kurallarını ihlal etmesi neticesinde gerçekleştiğini, müvekkiline ait 2016 model ... ... marka hat aracının yaklaşık 30 gün serviste kaldığını, bu süre zarfında aracın kullanılamadığını, şehirler arası dolmuş olarak kullanılan aracın çalışmadığı günler için kazanç kaybı oluştuğunu, araçta maddi hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, davalıların kusurlu olmaları sebebiyle zararı tazmin etmekle yükümlü olduklarını, günlük kazancın belirlenmesi için şoförler odasına yazı yazılmasını talep ettiklerini, HMK madde 107 kapsamında fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla aracın kullanılamamasından doğan kazanç kaybı için şimdilik 50,00 TL tutarının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istediklerini, ayrıca araçta meydana gelen değer kaybı maddi zararı için şimdilik 50,00 TL tutarının yine olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER: ... Vergi Dairesi'ne, ... Ticaret Sicil Müd.'ne, ... Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizde görülmekte olan dava; 18/12/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazasına konu kazanç kaybı ve araçta meydana gelen değer kaybı zararına ilişkin tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b, 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince yargı yolu ve görev hususu; kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla; mahkememizce davanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle bu noktalarda incelenmiştir. TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların;'' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın "a-f" bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır. Huzurdaki davanın 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinin "a-f" bentlerinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı görülmüştür. Mahkememizin görevli olup olmadığının anlaşılması için TTK 4/1. maddesi gereği davanın nispi dava niteliğinde olup olmadığının tespiti gereklidir. Bunun için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması kriterinin bulunması gerekmektedir. Bu kapsamda davacı yönünden ... Vergi Dairesine yazılan müzekkereye; "...1 Ocak 2021 tarihinden itibaren kazançları basit usulde tespit olunan mükelleflerin ticari kazançları gelir vergisinden istisna edilmiştir..." şeklinde ve ... Ticaret Sicil Müd.'ne yazılan müzekkereye; "... Kaydına rastlanılmamıştır." şeklinde ve davalı yönünden ... Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkereye; "...mükellef kaydının bulunmadığı..." şeklinde ve ... Ticaret Sicil Müd.'ne yazılan müzekkereye; "...kaydına rastlanılmamıştır." şeklinde yanıt verildiği anlaşıldı. Yapılan incelemeler sonrası; davacı ve davalı gerçek kişinin tacir olmadığı anlaşılmıştır. Bu hali ile eldeki davanın nispi ticari dava da olmadığı tespit edilmiş olup işbu dava için genel mahkeme sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan tüm bu nedenlerle davanın, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı Kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine ve Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Kararın istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesine müteakip bu tarihten itibaren istinaf yoluna başvurulması ve istinaf talebinin reddinin kesinleşmesine müteakip iki haftalık süre içinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, süresi içinde gönderilme başvurusunun olmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine, 3-HMK nın 331. Maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 4-Dosyanın kanuni süresi içinde gönderilmemesi durumunda talep halinde yargılama gideri ve vekalet ücretinin mahkememizce karara bağlanmasına, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize verilecek ya da gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/08/2026
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza