İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/120 E. 2025/1021 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/120
- Karar No
- 2025/1021
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/120 Esas - 2025/1021 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2022/120 Esas KARAR NO : 2025/1021
.... DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/02/2022 KARAR TARİHİ : 29/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/01/2026
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketlerden teşekkül eden .... 668 Adet Trafo Merkezinin 38 kısım halinde, 180 adet Grup İşletme Sorumlu Mühendisi, 668 Adet Trafo İşletme Mesul Teknisyeni, 2300 Adet Trafo İşletme Teknisyeni ve 93 Adet Engelli Büro Destek Personeli olmak üzere toplam 3241 personelle işletme hizmetlerinin yapılması" işinden uhdesinde kalan 11, 12, 13, 15, 16, 18, 19, 20, 26, 27, 29 ve 30 kısımlarda bulunan trafo merkezlerinin işletme hizmetlerinin yapılması için davalı ile aynı ihale kayıt numarasındaki ihaleye bağlı olarak alınan her kısım için ayrı olmak üzere 25.11.2020 tarihinde sözleşmeler imzalandığını, müvekkillerinin imzalanan sözleşmeler ve ekindeki şartnameler gereğince sözkonusu işleri sorunsuz ve eksiksiz yerine getirdiğini,.... kayıt numaralı ihalenin iptali için ihaleleye katılıp iş alamayan firmalardan ....tarafından öncelikle şartname iptali için .... Kurumuna itirazen şikayet başvurusu yapıldığını, itirazen şikayet başvurusunun reddedilmesi üzerine ilgili şirket tarafından.... Esas sayılı dosyası ile iptal davası açıldığını, yargılama sonunda ise .... sayılı kararı ile ihalenin şartnamedeki hukuka aykırılıklar nedeniyle iptaline karar verildiğini, bazı kısımların müvekkili şirketlerden teşekkül eden Adi Ortaklık uhdesinde kalan ihalenin, davalı kurumun kusuru neticesinde iptal edilmesi üzerine, davalı kurumun müvekkili şirketlerin sözleşmelerini tek taraflı olarak feshettiğini, müvekkili şirketlerin, 10.12.2021 tarihli yazı ile davalı kuruma menfi ve müspet zararları ile sözleşmelerin 29. maddesinde yer alan yüklenici kârının ödenmesi için başvurduğunu ancak çeşitli bölgelerden gelen cevabi yazılarla, zararlarının karşılanamayacağının ifade edildiğini, bunun üzerine dava şartı olan arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve arabuluculuk görüşmeleri anlaşmazlık ile sonuçlandığını, ihale şartnamelerinin hukuka uygun olarak hazırlanıp ihale sürecinin yönetilmesinden tamamen davalı idarenin sorumlu olduğunu, müvekkili şirketler ve diğer isteklilerin ihale şartnamesi ve süreci hakkında herhangi bir dahli bulunmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Yasasının 136-137. maddelerinde borcun ifasının imkansızlık halleri ve sonuçları düzenlendiğini, buna göre borcun ifasının borçluya yüklenmeyen durumlar sonucu imkansızlaşırsa borcun sona erdiğini, imkansızlık, sözleşme öncesi olabileceği gibi, sözleşmenin imzalanmasından sonra da ortaya çıkabileceğini, sözleşme öncesi imkansızlıkta sözleşme konusu işin başkaları tarafından da yerine getirilmesinin mümkün olamayacağını, bu durumda da sözleşmenin batıl olması nedeniyle geçersizliğine hükmedileceğini ve sözleşmelere ilişkin direnim hükümleri uygulanamayacağını, burada objektif imkansızlık hali sözkonusu olduğunu, sözleşme öncesi subjektif imkansızlığın ise taraflardan kaynaklanan imkansızlık halini ifade edeceğini, bu durumda kimsenin kendisinden kaynaklanan kusurdan yararlanamayacağı ilkesi uyarınca kusurlu olan tarafın diğer tarafın zararını karşılamakla yükümlü olduğunu, sözleşme sonrası imkansızlığın ise iki kısımda incelenebileceğini, sözleşme öncesi mevcut olmayan ve sözleşmeden sonra ortaya çıkan bu imkansızlığın ifa imkansızlığı hali olduğunu, bu durumda borç sona erer ve borçtan kurtulan tarafın, diğer taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümlerince geri vermekle yükümlü olduğunu, bu durumda sözleşme sonrası subjektif imkansızlık halinde kusurlu olan taraftan TBK'nın 136 ve 137 madde gereğince zarar istenebileceğini, somut uyuşmazlıkta, sözleşme sonrası gerçekleşen ifa imkansızlığı mevcut olduğunu, bu imkansızlık neticesinde, davalı kurumun 22 ay süresince daha devam edecek sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirme borcundan kurtulduğunu, ancak müvekkili şirketlerin, sözleşmenin 33 ay süresince devam edeceği inancıyla yaptığı zorunlu masrafları iade alabilme imkanı bulunmadığını, bu durumda, kusuru ile ifa imkansızlığına neden olan davalının, müvekkili şirketlerin oluşan zararını karşılaması gerektiğini belirterek davalarının kabulüne, davalı kurum ile "....... olmak üzere toplam 3241 personelle işletme hizmetlerinin yapılması” işinden müvekkili şirketler üzerinde kalan 12 kısım için 25.11.2020 tarihinde imzalanan sözleşmelerin, davalı tarafından tek taraflı olarak feshedilmesinden kaynaklanan ve yargılama sonucunda belirlenecek olan menfi ve müspet zararlardan, HMK m.107/2 gereği alacağın miktarının tam ve kesin olarak belirlenebilir hale gelmesi durumunda artırılmak üzere şimdilik 10.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tazmini isteğinde bulunmuş, davacı vekili 19.11.2025 tarihli bedel artırım dilekçesi ile zorunlu masraflar kalemini 5.480.070,57 TL'ye KİK bedelini, 44.318,63 TL'ye teminat mektubu komisyonu bedelini, 119.986,59 TL'ye yükseltmiş, damga vergisi ve müspet zarar kalemlerinin 1.000,00'er TL olduğunu bildirmiş, yükselttiği kısımlar yönünden harcı ikmal etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde; iş bu davada görevli mahkemenin idari yargı mercileri olduğundan görev yönünden davanın reddi gerektiğini, zamanaşımı ve husumet ve hukuki yarar yokluğu itirazları bulunduğunu, bu sebeplerle esasa girilmeksizin davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında, işlerin yürütülmesi ile ilgili olarak teşekküllerinin herhangi bir bozucu iradelerinin bulunmadığını, davacılar ile imzalanan sözleşmelerin tasfiye işleminin mahkeme kararı üzerine verilen KİK kararları neticesinde gerçekleştirildiğini, yüklenicinin menfi ve müspet zararının teşekküllerinden tazmin edilmesi taleplerinin uygun bulunmadığını, teşekküllerinin feshedilmek zorunda kalınan sözleşme bakımından herhangi bir kusuru mevcut olmadığı gibi, biran kusur olduğu düşünülse bile sözleşmenin diğer tarafı olan davacı şirket ile birlikte kusuru söz konusu olacağı için herhangi bir tazminat isteminin meydana gelemeyeceğini, idari yargı tarafından iptal kararı verilmesinin sözleşmenin imkansızlığına yol açtığını, mevcut uyuşmazlıkta.... sayılı kararı ile ihalenin iptaline karar verildiğini ve taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmek durumunda kalındığını, açılan hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın esastan da reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. GEREKÇE :Dava, taraflar arasındaki sözleşmelerin idari yargı kararları uyarınca davalı kurum tarafından feshi nedeniyle uğranılan zararların tazmini isteğine ilişkindir. Davanın niteliği gereği arabuluculuğa başvurulması zorunlu bulunduğu, başvurunun yapıldığı, 26.01.2022 tarihinde tarafların katılımıyla anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın düzenlendiği anlaşılmıştır. Davacı vekili dava açılırken fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 10.000,00 TL üzerinden açtığı davada süreçte bunun 1.000,00 TL'sinin müspet zarar, 9.000,00 TL'sinin menfi zarar olarak talep edildiğini, yine yargılama sırasında beyanında istek kalemlerinin başlangıçtaki 10.000,00 TL yönünden açılımının 5.000,00 TL'si sözleşmenin ifası sırasındaki zorunlu masraflar kaleminden, 1.000,00 TL'sinin damga vergisi kaleminden, 2.000,00 TL'sinin teminat mektubu komisyon bedeli kaleminden, 1.000,00 TL'sinin de KİK bedeline ilişkin olduğunu, geri kalan 1.000,00 TL'nin de müspet zarar olarak kâr payına ilişkin olduğunu bildirmiştir. ....tarafından 17.07.2020 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen ... ihale kayıt numaralı "154-400 kW toplam 668 adet trafo merkezinin üçüncü etap olarak 38 kısım halinde işletilmesi işi" ihalesine ilişkin yapılan itirazen şikayet başvurusunun reddine yönelik ... Kurulunun 11.11.2020 tarih .... sayılı kararının ve söz konusu ihalenin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla iptali istemi ile açılan davada yapılan yargılama sonucu 10.03.2021 tarihli kararla dava konusu işlemin iptaline .. Karar sayılı 11.11.2021 tarihli ilamı ile davacının temyiz isteminin reddine, .... Sayılı kararının davacının 1-(b) başlıklı iddiasıyla 1-(c) başlıklı iddiasının taslak sözleşmenin 36.4.5. maddesi yönünden kurul kararının iptaline yönelik kısmında 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından mahkeme kararının bu kısmı ve davacı lehine vekalet ücreti hükmedilmesine ilişkin kısmının ilamda belirtilen gerekçe ile onanmasına, davalı ve davalı yanında müdahillerin temyiz istemlerinin kısmen kabulüne, .... sayılı kararının davacının 1-(a) başlıklı iddiasıyla 1-(c) başlıklı iddiasının taslak sözleşmenin 36.4.5. maddesi dışındaki iddialar yönünden kurul kararının iptaline yönelik kısmının bozulmasına, bu kısımlar yönünden davanın reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. ....ihale kayıt numarası ile ihale edilen "154-400 kW toplam 668 adet trafo merkezinin 38 kısım halinde; 180 adet grup işletme sorumlu mühendisi, 668 adet trafo işletme mesul teknisyeni, 2300 adet trafo işletme teknisyeni ve 93 adet engelli büro destek personeli olmak üzere 3241 personelle işletme hizmetlerinin yapılması işine" ilişkin olarak ödenen ihale kararına ait damga vergisinin iadesi isteğiyle yapılan düzeltme başvurusunun reddi üzerine yapılan şikayet başvurusunun 09.02.2021 tarih 49583 sayılı işlemle reddi üzerine yapılan şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile ödenen ihale damga vergisinin tecil faiz ile birlikte iadesi isteğine ilişkin olduğu, yapılan yargılama sonucu 15.10.2021 tarihli kararla davanın kabulü ile dava konusu işlemin iptaline, ödenen damga vergisinin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildiği anlaşılmıştır. .... ihale kayıt numarası ile ihale edilen "154-400 kW toplam 668 adet trafo merkezinin 38 kısım halinde; 180 adet grup işletme sorumlu mühendisi, 668 adet trafo işletme mesul teknisyeni, 2300 adet trafo işletme teknisyeni ve 93 adet engelli büro destek personeli olmak üzere 3241 personelle işletme hizmetlerinin yapılması işine" ilişkin olarak ödenen ihale kararına ait damga vergisinin iadesi isteğiyle yapılan düzeltme başvurusunun reddi üzerine yapılan şikayet başvurusunun 09.02.2021 tarih ve ... sayılı işlemle reddi üzerine yapılan şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile ödenen ihale damga vergisinin tecil faiz ile birlikte iadesi isteğine ilişkin olduğu, yapılan yargılama sonucu 15.10.2021 tarihli kararla davanın kabulü ile dava konusu işlemin iptaline, ödenen damga vergisinin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildiği anlaşılmıştır. Deliller toplanıp dosya üzerinde ve ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi heyeti 07.05.2023 tarihli raporlarında, yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonunda; taraflar arasında akdedilen hizmet alımına ait sözleşmenin dava dışı firmanın idare mahkemesinde açtığı dava sonunda.... tarafından iptali ile davalı kurum tarafından 31.10.2021 tarihinde feshedilerek sonlandırıldığını, davacının sözleşme ve şartnameye güvenerek ihaleye bağlı kalması nedeni ile dava konusu ettiği damga vergisi, teminat komisyonu, sözleşme karar pulu masraflarının toplam tutarının 4.424.619,19 TL olduğu, bu masraflardan sözleşmenin ifa edilmeyen kısmı olan 22 aylık süre dikkate alınarak hesaplanan meblağın 2.949.746,12 TL, sözleşmenin ifası sırasında yapılan zorunlu masraflar talebi yönünden bu masrafların toplam tutarının KDV hariç 8.964.465,83 TL olup bu masraflardan sözleşmenin ifa edilmeyen kısmı olan 22 aylık süre dikkate alınarak hesaplanan meblağın 5.976.310,55 TL, mahrum kalınan kâr talebi yönünden Yargıtay kararlarına göre müspet zarar kapsamındaki kâr mahrumiyetinin talep edilemediği belirtilmekle birlikte mahkemece aksi kanaatte olunması halinde sözleşmenin 29. maddesine göre miktarın 5.685.707,96 TL olarak hesaplandığını bildirmişlerdir. Davacılar vekiline, bilirkişi raporunda belirtilen ....tarafından iadesine karar verilen karar pulu bedeline ilişkin ödemenin alınıp alınmadığı ile ilgili belgeleri sunmak üzere süre verilmiş, bu husus tamamlandıktan sonra dosya mevcut bilirkişi heyetine tevdi edilerek sunulan belgeler ve tarafların itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapor alınmış olup bilirkişi heyeti 25.07.2023 tarihli raporlarında, yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; davacının sözleşme ve şartnameye güvenerek ihaleye bağlı kalması nedeni ile dava konusu ettiği damga vergisi teminat komisyonu, sözleşme karar pulu masraflarının toplam tutarının 2.653.390,04 TL olduğu, bu masraflardan sözleşmenin ifa edilmeyen kısmı olan 22 aylık süre dikkate alınarak hesaplanan meblağın 1.888.913,36 TL, sözleşmenin ifası sırasında yapılan zorunlu masraflar talebi yönünden bu masrafların toplam tutarının KDV hariç 8.964.465,83 TL olup bu masraflardan sözleşmenin ifa edilmeyen kısmı olan 22 aylık süre dikkate alınarak hesaplanan meblağın 5.976.310,55 TL, mahrum kalınan kâr talebi yönünden Yargıtay kararlarına göre müspet zarar kapsamındaki kâr mahrumiyetinin talep edilemediği belirtilmekle birlikte mahkemece aksi kanaatte olunması halinde sözleşmenin 29. maddesine göre miktarın 5.685.707,96 TL olarak hesaplandığını, bilirkişi heyetinde mühendis veya teknik bir bilirkişi olmadığından malzemelerin miktarı, iş ile ilgili olup olmadığı vb. konularda uzmanlık alanları olmadığından değerlendirme yapabilmelerinin sözkonusu olmadığını bildirmişlerdir. Mevcut bilirkişi heyetine bir teknik bilirkişide eklenerek taraf vekillerinin 25.07.2023 tarihli ek rapora itirazlarının karşılanması için bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, bilirkişi heyeti 14.03.2024 tarihli ek raporlarında, yapılan inceleme ve itirazların değerlendirilmesi sonucunda; menfi zarar talebine ilişkin olarak, sözleşmenin yapılmasına ilişkin giderler bakımından, davacı yüklenicinin davalı idareden talep edebileceği alacak tutarının 164.305,23 TL, sözleşme konusu işin yapılması aşamasında yapılan zorunlu masraflar bakımından sözleşmelerin tasfiyesi sonrasında sarf malzemeleri dışında kalan faydalı ekonomik ömürleri bulunan malzemelerin davalı idarede mi yoksa davacı yüklenicide kaldığına dair bir bilgi ve belge olmadığını, söz konusu malzemelerin davacı yüklenicinin uhdesinde bırakılması halinde kullanılan süre dikkate alınarak amortisman bedelinin hesaplanması ve bu bedelin mahsup edilerek davacı yüklenicinin varsa zararının hesaplanması gerektiğini, ayrıca sözleşmeye konu işin tasfiyesine ait tasfiye ve hakediş belgeleri bulunmadığından işin tasfiye edildiği tarih itibarıyla genel malzemeler ve genel giderler kalemine ilişkin davalı idare tarafından ne kadar ödeme yapıldığı, yukarıda yer alan malzemeler bedelinin davacı yükleniciye ödenip ödenmediğine dair bir tespitte bulunulamadığını, bu hali ile davacı yüklenicinin sözleşme konusu işin yapılması aşamasında yapılan masraflar bakımından davalı idareden talep edebileceği alacak tutarına ilişkin somut bir tespit yapılamayacağını, müspet zarar kalemine ilişkin olarak sözleşmenin fesih edilmesi nedeni ile mahrum kalınan kâr payı açısından Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 24. maddesi ve taraflar arasındaki sözleşmenin 29. maddesinin işin idareden kaynaklanan nedenlerle sözleşmenin feshedilmesi halinde sözleşme bedeli %80'inden daha düşük bedelle tamamlanacağının anlaşılması durumunda uygulanabileceğini, fiili imkansızlık sonucu iptal edilen işlemden tek başına davacı veya davalının sorumlu tutulmasının hakkaniyete uygun olmayacağını, ancak mahkemece davacı yükleniciye gerçek giderler ve yüklenici kârına karşılık olarak sözleşme bedelinin %80'i ile sözleşme fiyatlarıyla yapılan işin tutarı arasındaki bedel farkının %5'inin ödenmesi gerektiği kanaatinde olunması halinde bu kalemden alacak tutarının 5.685.707,96 TL olarak hesaplandığını bildirmişlerdir. Bu aşamada, davacılar vekilinin bilirkişi raporuna karşı yaptığı itirazları karşılayan, gerekçeli, denetime ve hüküm tesisine elverişli, önceki raporlar ile ortaya çıkan çelişkileri giderici yönde ve davacıların taleplerinin yerinde olup olmadığı, varsa miktarı konusunda ek rapor alınmak üzere dosya 14.03.2024 tarihinde bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 26.02.2025 tarihli ek raporlarında; menfi zarar talebine ilişkin olarak sözleşmenin yapılmasına ilişkin giderler bakımından alınan ihale kararı ve sözleşmenin imzalanması gereğince tahsil edilen karar pulunun vergi mükellefine sorumlunun bağlı bulunduğu vergi dairesince iade edilmesi gerektiği, uyuşmazlığa konu sözleşmenin.... iptal kararından önce feshedilmiş ise de; raporda açıklanan mevzuat hükümleri gereği davacı yüklenici tarafından ödenen 2.586.912,20 TL sözleşme karar pulu bedelinin vergi dairesinden talep etmesi gereken bir tutar olduğundan sözleşme feshinden doğan zarara eklenemeyeceği, davacının bu husustaki itirazının yerinde olmadığını, davacı yüklenici tarafından feshedilen sözleşme kapsamında 66.477,95 TL KİK bedeli ödendiğini, bu bedelin sözleşmenin feshi sonucu oluşan zarar kapsamında olduğunu, 179.979,89 TL teminat mektupları için bankaya toplam bu miktar komisyon ödemesinde bulunulduğu, davacı yüklenici tarafından ödenen bu bedellerin sözleşmenin feshi sonucu oluşan zarar kapsamında olduğunu, 22 aylık süre için 164.305,23 TL olarak hesaplandığını, mahkemece uyuşmazlığa konu sözleşmenin .... Mahkemesinin iptal kararından önce feshedilmesi sebebiyle karar pulundan davalı idarenin sorumlu olduğuna kanaat getirilmesi halinde davacı yüklenici tarafından ödenen toplam 2.586.912,20 TL damga vergisinin sözleşmenin tasfiyesi nedeni ile sözleşme kapsamında yapılmayan kısmına isabet eden tutarın 1.888.913,36 TL olacağını, sözleşme konusu işin yapılması aşamasında yapılan zorunlu masraflar bakımından raporda açıklanan nedenlerle davalı idareden talep edilebilecek bir alacağın bulunmadığını, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde talep edilebilecek miktarın 6.038.327,34 TL olacağını, müspet zarar talebine ilişkin önceki raporda belirttikleri görüşlerin aynen belirtildiği anlaşılmıştır. Davacılar vekilinin rapora itiraz dilekçesi ekinde sunduğu ödenen hakediş listesinin incelenerek itirazların karşılanması için yeniden ek rapor alınmış, bilirkişi heyeti 20.10.2025 tarihli raporlarında; sunulan belgeler ve itirazların değerlendirilmesi sonucunda, davacı tarafından dosyaya sunulan kesinleşen .... Karar sayılı kararının gözetilmesi durumunda sözleşmenin yapılmasına ilişkin giderler bakımından damga vergisine konu miktarın 2.586.912,20 TL olup sözleşme kapsamındaki yapılmayan kısmına isabet eden vergi tutarının davalı idareden talep edilip edilmeyeceği hususunun mahkemeye ait olduğunu, KİK bedelinin 66.477,95 TL olduğunu, teminat mektubu komisyon ödemesinin 179.979,89 TL olduğunu, sözleşme konusu işin yapılması aşamasında yapılan zorunlu masraflar bakımından davacı yüklenici tarafından genel giderler kapsamında 7.295.310,00 TL hakediş ödemesi yapıldığı yönündeki tespite itibar edilmesi halinde işin yapılması aşamasında yapılan zorunlu masraflara ilişkin sözleşme kapsamında yapılmayan kısmına isabet eden tutarın 5.480.070,57 TL olacağını, iş ve iş kapsamındaki malzemelerin teslimini tutanağa bağlanmasına açıklamalar ve bu husustaki itirazlar bakımından, idareye teslim edildiği iddia edilen malzemeleri ilişkin açıklamalar bakımından, hakediş raporlarına ve bu husustaki itirazlara ilişkin açıklamalar bakımından, bilanço hesaplarına ilişkin açıklamalar bakımından, genel giderler kapsamında yapıldığı iddia edilen tadilatlara ilişkin itirazlar bakımından, açıklamaların raporda belirtildiği, müspet zarara itirazlara ilişkin zararlar bakımından daha önceki raporlarındaki görüşlerin tekrarlandığı anlaşılmıştır. Bu aşamada davacı tarafça 19.11.2025 tarihli bedel artırım dilekçesi sunulmuş, sözleşmenin yapılması aşamasındaki zorunlu masraflar bakımından 5.480.070,57 TL, ...bedeli olarak 44.318,63 TL, teminat mektubu komisyonu olarak 119.859,59 TL, damga vergisi 1.000,00 TL, müspet zarar 1.000,00 TL olarak açılım yapılmış, dava açılırken şimdilik kaydı ile 1.000,00 TL'nin 9.000,00 TL'si menfi, 1.000,00 TL müspet zarara hasredilmiş, davacı vekili 29.12.2025 tarihli oturumda beyanında; başlangıçtaki 9.000,00 TL menfi zarar kaleminin 5.000,00 TL'sinin sözleşmenin ifası sırasındaki zorunlu masraflar kaleminden, 1.000,00 TL'si damga vergisi, 2.000,00 TL teminat mektubu komisyon kaleminden, 1.000,00 TL'si KİK bedeli geri kalan 1.000,00 TL'sinin de müspet zarar olarak kâr payına ilişkin olduğunu bildirmiştir. Bedel artırım dilekçesi ve harçlandırma sonrasında arttırılan miktar itibarıyla heyetçe görülecek olan davalardan olduğundan bahisle dosya heyete tevdi edilerek yargılama heyetçe sürdürülmüştür. Dosya kapsamından; davacı şirketlerden oluşan adi ortaklığın .... 668 adet trafo merkezinin 38 kısın halinde 180 adet grup işletme mühendisi, 668 adet trafo işletme mesul teknisyeni, 2300 adet trafo işletme teknisyeni ve 93 adet engelli büro destek personeli olmak üzere toplam 3241 personelle işletme hizmetlerinin yapılması işinden uhdesinde kalan 11,12, 13, 15, 16, 18, 19, 20, 26, 27, 29 ve 30. kısımlarda bulunan trafo merkezlerinin işletme hizmetlerinin yapılması için davalı ile aynı ihale kayıt numarasındaki ihaleye bağlı olarak alınan her kısım için ayrı olmak üzere 25.11.2020 tarihinde sözleşmeler düzenlendiği, ihalenin iptali için .... esasına kayden açılan davada yapılan yargılama sonucu 2021/431 sayılı kararla ihalenin iptaline karar verildiği, kararın kesinleştiği, bazı kısımları davacı şirketlerden oluşan adi ortaklık uhdesinde kalan ihalenin, iptal edilmesi üzerine davalının davacı şirketin sözleşmelerini feshettiği hususları sabittir. Dava; taraflar arasındaki sözleşmelerin idari yargı kararı uyarınca davalı kurum tarafından feshi nedeni ile uğranılan zararların tazmini isteğine ilişkindir. Davacı taraf; zarar kalemleri olarak menfi zarar ve müspet zarar kalemleri adı altında sözleşmenin imzalanması aşamasında yapılan masraflar, sözleşmenin ifası sırasında yapılan masraflar, KİK bedeli, teminat mektup komisyon bedeli, damga vergisi olarak menfi zarar kalemlerini, ayrıca müspet zarar olarak mahrum kalınan kâr olarak belirtmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin sonlandırılmasının dava dışı firma tarafından yapılan şikayet ve açılan dava sonucu ihalenin iptal edilmesinden kaynaklandığı, sözleşmenin ifa edilmeyen kısmı (22 aylık süre) dikkate alınarak davacının alacak talebinin yerinde olduğu, ancak içerik olarak kapsamının belirlenmesinde talep kalemleri de gözetilerek yapılan incelemede; Sözleşmenin yapılması aşamasındaki masraf kalemlerinden damga vergisine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli 1. sayılı tablonun "Kararlar" başlıklı bölümünün ikinci kısmında; İhale Kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğine haiz kurumların her türlü ihale kararları (.... Sayılı Kamu İhale Kanunu Kapsamındaki düzenlemesi bulunmakta iken, 28.12.2023 tarih ve 32413 sayılı Resmi Gazetede yayınlan 7493 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükümlerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 21. maddesi ile bu fıkranın parantez içi hükmünde yer alan "İhale Kararının" ibaresi, "İhale Kararı ve İhaleye İlişkin Olarak İhale Makamı ile Düzenlenen Sözleşmenin" şeklinde değiştirilmiş olup 28.02.2023 tarih 32118 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ..... sayılı kararı ile bu hükümdeki "Sözleşmenin düzenlenmiş olması durumunda sözleşmeye ilişkin damga vergisi red ve iade edilmez" cümlesinin iptaline karar verildiği, Anayasanın 153. maddesinin 5. fıkrasına göre; iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, bu durumda; sözleşme tarihleri de gözetildiğinde sözleşme pulu bedeline ve damga vergisi kalemlerine yönelik talebin yerinde olmadığı .... sayılı kararının benzer yönde olduğu anlaşılmıştır. Sözleşmenin yapılması aşamasında masraf kalemlerinden KİK bedeli talebi ve teminat mektubu komisyon kalemlerine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; taraflar arasındaki sözleşmenin yargı kararı sebebiyle feshi nedeni ile sözleşmenin hukuki imkansızlık sonucu ifa edilemediği, davacı tarafın garantör bankaya ödediği teminat bedeli komisyonu, BSMV ve dönemsel komisyon kalemlerine yönelik talebin ve yine KİK bedeline yönelik talebin davacı tarafından ödenmesi gereken bedel olup yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sözleşmenin ifası için yapılan zorunlu masraf kalemine ilişkin alacak talebine yönelik yapılan değerlendirmede; taraflar arasındaki sözleşmenin ihalenin mahkeme kararıyla iptali sonrası davalı tarafça feshedildiği, sözleşmenin ifa edilmeyen 22 aylık süreye yönelik kısmı için sözleşmesinin ifası aşamasındaki yapılan masrafların davacıya iadesinin gerektiği, miktarının bilirkişi heyeti raporunda 5.480.070,57 TL olarak hesaplandığı anlaşılmakla bu miktar alacak talebinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Davacının müspet zarar talebine ilişkin mahkemece yapılan değerlendirmede; taraflar arasındaki sözleşmenin sonlandırılmasının dava dışı firma tarafından yapılan şikayet ve açılan dava sonucu ihalenin iptal edilmesinden kaynaklandığı, hesaplama yöntemi yönünden yol gösterici nitelikteki Yargıtay kararlarında, müspet zarar kapsamındaki kâr mahrumiyetinin talep edilemeyeceği, bilirkişi raporundaki bu değerlendirmenin yerinde olduğu ve mahkemece de bu saptama yerinde görülerek müspet zarara ilişkin kâr mahrumiyetine ilişkin alacak talebi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davanın 5.480.070,57 TL üzerinden kısmen kabulüne, davanın niteliği gereği ihtarla temerrüdün oluşacağı, dava tarihi öncesi itibarıyla temerrüde düşürücü ihtarnamenin olmadığı, olduğunun belgelendirilmediği anlaşılmakla kabul edilen bu kalem alacaktan başlangıçta talep edilen 5.000,00 TL'sine dava, kalanına ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Islah edilen davanın kısmen kabulü ile 5.480.070,57 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 5.000,00 TL'sine 17.02.2022 dava, kalanına 19.11.2025 ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Alınması gerekli 374.343,62 TL harçtan peşin yatırılan 170,78 TL ile 96.255,21 TL tamamlama harcı toplamı 96.425,99 TL’nin mahsubu ile kalan 277.917,63 TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir yazılmasına, Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca .... bütçesinden karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk giderinin kabul ve ret oranları da nazara alınarak 1.552,00 TL'sinin davalıdan, geri kalan 48,00 TL'sinin davacılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, Davacılar tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 41.790,50 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranlarına göre takdiren %97,05’i olan 40.557,68 TL ile 80,70 TL başvurma ve 96.425,99 TL peşin harç toplamının davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davacılar davada kendilerini vekille temsil ettirmiş olup kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 714.405,65 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Davalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup, reddedilen miktar üzerinden A.Ü.T.T. 13/1. uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen alınarak davalıya verilmesine Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine, Dair oybirliği ile verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/12/2025
....
DAVACI YARGILAMA GİDERLERİ: Bilirkişi Ücreti : 41.250,00 TL Posta Gideri : 540,50 TL +----------------------- Toplam : 41.790,50 TL