İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/538 E. 2026/607 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/538
- Karar No
- 2026/607
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/538 Esas KARAR NO : 2026/607
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 02/10/2020 KARAR TARİHİ : 03/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.11.2019 günü saat 16:15 sıralarında özel halk otobüsünün durakta bekleyen yolculara çarparak bir kişinin ölümü, birçok kişinin yaralanması neden olduğu kazada otobüs şoförü ...'un otobüsten inerek bazı şahısları elinde bulunan bıçakla yaraladığını, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi Acil Toksikoloji Laboratuvarının 17.12.2019 tarihli raporunda şüpheli ...'un kan örneğinde; alkol (etanol/metanol) bulunmadığı, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerden (13. ng/ml) Metamfetamin bulunduğunun tespit edildiğini, davalı ... hakkında ... 19. Ağır Ceza Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ile tutuklu olarak yargılandığını, tazminat taleplerinin; müvekkilinin burun ve kolunda kalıcı hasar oluşması nedeni ile; 03.11.2019 ... Eğilim Ve Araştırma Hastanesi/ Acil Tıp, 03.11.2019 ... Eğitim Ve Araştırma Hastanesi/ Acil Tıp/Kulak Burun Boğaz Hastalıkları, 03.11.2019 ... Eğilim Ve Araştırma Hastanesi/Acil Tıp/ Plastik Cerrahi, 03.11.2019 ... Eğitim Ve Araştırma Hastanesi/ Acil Tıp/Beyin ve Sinir Cerrahisi, 03.11.2019 ... Eğitim Ve Araştırma Hastanesi/ Acil Tıp/ Ortopedi ve Travmatoloji, 03.11.2019 ... Eğitim Ve Araştırma Hastanesi/ Acil Tıp / Genel Cerrahi, 05.11.19 İstanbul Gaziosmanpaşa 087 Nolu AİLE HEKİMLİĞİ BİRİMİ/ Pansuman, 07.11.19 ... 087 Nolu AİLE HEKİMLİĞİ BİRİMİ/ Pansuman, 09.11.19 ... EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ/ Acil Tıp/Pansuman, 11.11.19 İstanbul ... 089 Nolu AİLE HEKİMLİĞİ BİRİMİ/Pansuman, 12.11.19 ... 089 Nolu AİLE HEKİMLİĞİ 8İRİMI/ Pansuman, 13.11.19 ... Eğilim Ve Araştırma Hastanesi/Plastik, Rekonstruktif ve estetik Cerrahi/ kontrol ve pansuman, 14.11,19 ... 087 Nolu AİLE HEKİMLİĞİ BİRİMİ/ Pansuman, 15.11.19 ...Göğüs Hastalıkları Göğüs Cerrahisi EAH/ Göğüs Cerrahisi/ muayene, 15.11.19 ... Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi EAH / pansuman, 18.11.19 İstanbul ... 089 Nolu AİLE HEKİMLİĞİ BİRİMİ/ İlaç yazdırma, 18.11.19 ... Devlet Hastanesi/ Genel Cerrahi/ muayene, 18.11.19 Eyüpsultan Devlet Hastanesi/Genel Cerrahi / pansuman, 19.11.19 ... Devlet Hastanesi/ Genel Cerrahi/ Pansuman bitiş, 21.11.19 ... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi / KBB/ Muayene, 25.11.19 ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi/ Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi/ Muayene kontrol, İlaçları:11.11.2019/klamoks Bid 1 gr. 10 tablet -11.11.19/bactioban 962 15 gr pomad -13.11.19/nf 250 mg 1 ampul -13.11.19/contractubex 120gr. 18.11.19/bactroban 962 15 gr pomad - 15.0Ö. 19/ contructubex 120.gr. taburcu edildikten sonra tedavisine devam edilen müvekkilinin burnunda ciddi hasar oluştuğundan estetik ile düzeltileceği, henüz tam iyileşme sağlanamadığı bu işlem için pandemi sürecinin bitmesi beklendiğini, kazanın etkisi ile kötü psikolojisi olduğundan kazadan bir hafla sonra sınav notlarında ciddi çöküş yaşadığını, müvekkilinin otobüslere karşı fobisi oluştuğundan başka ulaşım araçları kullanarak taksi seçme zorunluluğu hasıl olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkili lehine 100.000,00-TL manevi tazminat şimdilik 5.000,00-TL maddi tazminat miktarının olay tarihi olan 03.11.2019 tarihinden itibaren faizi ile 6100 sayılı Yasa'nın 107. Maddesi uyarınca toplanacak delillere göre, (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere) birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılara ödetilmesini, aracın kaydına üçüncü şahıslara devrini önlemek için ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir. Davalılardan ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin olarak; KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile hasar aşamasında müracaat edilmemiş olduğundan davanın reddini talep ettiklerini, esasa ilişkin olarak; 03.11.2019 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 04.11.2018/2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Poliçesi ile sigortalı olup, poliçede teminat limitinin kişi başı 360.000 TL olduğunu, davacı tarafın kazada malul kalındığı sebebiyle maddi tazminat talep ettiğini, ancak hangi zarar kalemlerinde (sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri vb.) talepleri olduğunun belirtilmediğini, sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, bunun için kusur tespiti yapılması gerektiğini, başvuranın trafik kazası sebebi ile (illiyet bağı) bir maluliyetinin oluşup oluşmadığının belirlenmesi amacıyla başvuranın Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik mülga: 20.02.2019) usul ve esaslarına uygun olarak rapor alınması için dosyanın ATK'ya sevkini talep ettiklerini, arz ve izah edilen nedenlerle; başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle reddini, davanın KTK 97 uyarınca müvekkil şirkete başvuru yapılmamış olması nedeniyle usulden reddini, dosyada kusur ve maluliyet tespiti yapılmasını, geçici iş göremezlik gideri tazminatının ZMMS poliçesi teminatı kapsamında olmaması nedeniyle reddini, tazminat sorumluluğunun doğması durumunda hesaplamaların Hazine Müsteşarlığına kayıtlı uzman bilirkişilerce, TRH 2010 Mortalite tablosu esas alınarak yapılmasına, müterafik kusur araştırması yapılmasını, başvuru yapılmamış olması nedeniyle müvekkil şirket temerrüde düşmediğinden, müvekkili şirket aleyhine faize hükmedilmemesini, aleyhlerine yargılama ücreti ve vekâlet ücretine hüküm kurulmamasını talep etmiştir. Davalılardan ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı aracın, ... no.lu Birleşik Kasko Sigorta Poliçesinin ekte sunulmuş olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin meydana gelen zarardan dolayı sorumluluğu bulunduğuna kanaat getirilmesi halinde söz konusu zarardan ancak poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu ve Artan Mali Sorumluluk Sigortası Klozu bakımından teminat limiti kombine tek limiti olup 100.000 TL olduğunu, usule ilişkin olarak; davacının Karayolları Trafik Kanunu gereğince yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiği, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve TTK'nın İlgili maddeleri gereğince sigorta sözleşmesinden kaynaklanan talep ve dava hakları 2 yılda müruru zamana uğradığından 2 yıllık dava açma süresi geçmiş ise davanın zamanaşımı sebebiyle reddini talep ettiklerini, tarafları ve konusu aynı olan bir davanın tespiti halinde davanın reddinin gerektiğini, savcılık soruşturması aşamasında ya da ceza davasında uzlaşma var ise davanın reddi gerektiğini, davada alacaklı ve borçlu sıfatı birleştiğinden reddi gerektiğini, huzurdaki davaya ilişkin davacı talepleri sulh ile sonuçlandırılmış ise sulh ve feragat nedeniyle davanın reddi gerektiğini, huzurda görülmekte olan davada kazaya karıştığı iddia edilen aracın müvekkili şirket tarafından sigortalanmamış yahut sigorta poliçesi kaza tarihinden önce iptal edilmiş ise davanın husumet yokluğu sebebiyle reddini talep ettiklerini, esasa ilişkin olarak; davacı yanın delillerini taraflarına tebliğ etmesi gerektiği, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiği, kusur oranlarının tespiti için mahkememizce dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine sevk edilmesi gerektiğini, maluliyet oranının tespiti için dosyanını İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Daire'ne sevk edilmesi gerektiğini, ihtiyari mali sorumluluk sigortası trafik sigortası hadlerinin üzerinden kalan kısımları teminat altına aldığından; Trafik Sigortası Genel Şartları Ek:2 Madde 10 gereğince hesaplamaya ilişkin standartlar hazine müsteşarlığı tarafından belirlendiğinden hesap raporunun aktüer bilirkişi tarafından hazırlanmasını, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusurun tenzili gerektiğini, müvekkili şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olması nedeni ile dava tarihine kadar herhangi bir ihbar bulunmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiği ve daha önce yapılmış ödemelerin faizi ve güncellemesi yapılarak mahsup edilmesini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla teminatın tek, zarar görenlerin birden fazla olması durumunda Karayolları Trafik Kanunu 96.Madde gereğince teminatın paylaştırılması gerektiğini, müvekkili şirketin maddi tazminat talepleri bakımından sorumluluğunun ancak ZMMS teminatlarının tüketilmesi halinde başlayacağını, teminat Jimitleri tüketilmeden müvekkili şirketin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmaması gerektiğini, davacıların manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, açıklanan ve resen nazara alınacak nedenlerden dolayı; haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; yukarıda numarası yazılı dosyasında, diğer davalı ...'un sevk ve idaresindeki ... Plakalı Özel Halk Otobüsünün, 03.11.2019 tarihinde davalıya çarpması neticesinde yaralanmasına neden olduğunu, davacı taraf, bahse konu kaza ile ilgili müvekkili şirketin maddi ve manevi tazminat yönünden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu beyan ettiğini, davacının tüm beyanları asılsız ve hukuka aykırı olup müvekkili şirket yönünden davanın reddi gerektiğini, şöyle ki; öncelikle müvekkili şirketin Karayolları Trafik Kanun'unda ifade edilen işleten sıfatına haiz olmaması nedeniyle, sıfat yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dilekçelerinde ayrıntıları ile ifade edecekleri üzere müvekkili şirketin işleten sıfatına haiz olmadığı açıkça ortada olduğunu, ... ilinde yaklaşık 2000 Adet özel Halk otobüsü faaliyet gösterdiğini, bahse konu Özel Halk otobüsleri bulundukları ilçe ve yakalara göre şirketleştiğini, konu ile ilgili hali hazırda İstanbul'da, 3 adet Avrupa yakasında ve 3 adette ... olmak üzere toplam 6 adet şirket faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirkete bağlı 358 adet Özel Halk Otobüsü faaliyet gösterdiğini, bahse konu şirketlerin kurulması Özel Halk Otobüslerinin bağlı olarak çalıştığı ... ve iştiraki ...'nin talebi ile yerine getirildiğini, ilgili kurum tarafından, uzun yıllar münferit olarak çalışan Özel Halk Otobüslerinin gerek yolcu kapma rekabeti nedeniyle kazaların yaşanması gerekse de hizmet kalitesinin yükseltilmesi için Özel Halk Otobüsü maliklerinin bir araya gelerek şirketleşmesini talep ettiğini, müvekkili şirket ve diğer şirketler bünyesinde bulunan Özel Halk Otobüslerinin özellikle sorumlu oldukları ... ve diğer kamu kurumları ile ilgili şikayet ve öneri noktasında bir nevi dernek faaliyeti yürütüldüğünü, Özel Halk Otobüsleri maliklerinin bu şirketlere bağlı olma durumu kanuni bir zorunluluk olmayıp isteğe bağlı olduğunu, hali hazırda her hangi bir şirkete bağlı olmadan münferit çalışan Özel Halk Otobüsleri bulunduğunu, müvekkili şirket veya diğer Özel Halk Otobüsü şirketleri aracın maliki veya işleteni olmadıklarını, davacı tarafça bu durumun ispat edilmesi gerektiğini, Özel Halk Otobüslerinin araçla ilgili tüm hukuki ve cezai sorumluluğu araç maliki ve aracı kullanan şoföre ait olduğunu, araç malikleri bu araçları kendi nam ve hesaplarına işlettiğini, araç maliki veya şoförlerin müvekkili şirketle her hangi bir akdi, cezai veya hukuki bir ilişkisi mevcut olmadığını, aracın mazot gideri, tamir gideri, şoför maaşı, sgk prim ödemeleri, sigorta poliçe ödemelerinden araç maliki sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin bu konularda hiçbir dahli söz konusu olmadığını, araç üzerinde çalışacak şoförlerin işe alınması, maaşlarının ödenmesi tamamen araç malikinin iradesinde olduğunu, aracın tüm hak edişleri araç malikinin hesabına yatırıldığını, aracın işletilmesi ile oluşan tüm vergi borçlarından araç maliki sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin bünyesinde bulunan Özel Halk Otobüslerine karşı her hangi bir denetim veya yaptırım gücü bulunmadığını, Özel Halk Otobüslerinin hangi hatta ve hangi sürede çalışacağına ... tarafından karar verileceğini, Özel Halk Otobüslerinin kanunlara ve belediye tarafından çıkarılan yönerge ve yönetmeliklere uymaması halinde tüm sorumluluk araç malikine ait olduğunu, Özel Halk otobüsleri ile ilgili tüm denetim ve yaptırım yetkisi ... ait olduğunu, dolayısıyla müvekkili şirketin K.T.K'nun 3. Maddesinde ifade edilen aracın maliki veya işleteni sıfatı olmadığı aşikar olup aleyhe dava açılması haksız ve hukuka aykırı olduğunu, arz ve izah ettiğimiz nedenler ve resen belirlenecek nedenlerle müvekkili şirket ile hiçbir ilgi ve alakası olmayan davanın reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir. Davalılardan ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davayı idare yönünden hiçbir şekilde kabul etmemek kaydı ile davalı idare yönünden hak kaybına uğranılmaması amacıyla belirtmek gerektiğini, söz konusu davada görevli yargı yeri idare mahkemeleri olduğunu, belediyenin sorumluluğunda gerçekleştirildiği iddia olunan bir eylem nedeniyle dava konusu zararın doğduğu iddia edildiğini, bu durumda idarelerinin bir kamu kurumu ve hizmet kusuru iddiası olduğu için davanın idari yargıda açılması gerektiğini, idare tarafından kamu hizmetlerinin görülmesi sırasında alınan kararlar, yapılan fiili muamele ve girişimler sırasında hakları tecavüze uğrayan ve zarara maruz kalan kişilerin hizmeti yürüten idare aleyhine idari yargıda tam yargı davası açması gerektiğini, o halde mahkememizin işbu davada davalı idare yönünden görevsiz mahkeme olduğunu, işbu davanın İstanbul İdare Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, öncelikle işbu haksız ve hukuka aykırı davanın yasal dava açma süresi içinde açılıp açılmadığından mahkemece resen incelenmesini, Müdürlüklerin ile yapılan yazışmalar neticesinde; “... Yapılan incelemede, ... kod ve ... plakalı ...Halk Otobüsünün 03/11/2019 tarihinde ...'ta karışmış olduğu kazada...” belirtildiğini, söz konusu otobüs özel halk otobüsü olup kazaya sebebiyet veren araç şoförü davalı İdaremiz çalışanı olmadığını, yine önemle belirtmek isteriz ki dava konusu olayda davalı İdare işleten konumunda da olmadığını, son itibariyle müvekkilinin hiçbir şekilde kusur sorumluluğu, kusursuz sorumluluk, adam çalıştıranın sorumluluğu, araç işleten sorumluluğu bulunmadığını, yine mahkememiz tarafından gerekli yerlere yazılacak müzekkere ile söz konusu durum sabit olacağını, bu sebeple işbu davada müvekkilinin kusurlu/kusursuz sorumluluğundan bahsedilemez olduğunu, bu çerçevede mahkememiz tarafından yapılacak inceleme neticesinde işbu davanın davalı müvekkilinin açısından husumetten reddi gerektiğini, işbu davayı müvekkili yönünden hiçbir şekilde kabul etmemek kaydı ile davalı müvekkilinin hak kaybına yol açmaması amacıyla belirtmek gerektiğini, talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarının da yüksek olduğunu, manevi tazminatın zenginleşmeye esas olmaması gerektiğini, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonunda, kusur ve tazminat oranının belirlenmesi ve tazminatını hesabında kişinin kendi kusuru da dikkate alınmasını, dava konusu olayda, müvekkilinin sorumluluğunu gerektiren bir hizmet ve hizmetin yürütülmesinden kaynaklanan bir sorumluluğu ve kusuru olmadığını, o halde yukarıda açıklanan sebepler ile mahkememiz tarafından yapılacak inceleme doğrultusunda öncelikle işbu davada müvekkili açısından husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle ve başlıca cevap verme ve delil ilk itirazlarını sunma hakkı saklı kalmak kaydı ile, mahkememizce resen görülecek sebeplere binaen, haksız ve yasal dayanaktan yoksun açılan işbu davaya ilişkin öncelikle görev yönünden usulden reddini, mahkememiz aksi düşünmesi ihtimaline binaen öncelikle davanın husumetten reddini, yine mahkememizin aksi düşünmesi ihtimaline binaen tümden reddini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacıya aidiyetine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bu davada müteselsil sorumluluk hükümleri uyarınca husumeti birden fazla davalıya yönelttiğini, davalılar arasında sigorta şirketleri bulunduğundan bu davayı açmadan önce sigorta şirketlerine zararın giderilmesi için usulüne uygun şekilde başvuru yapmamış olmasında dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak; müvekkilinin otobüsün işleteni ya da maliki olmadığından kaza sonrasında meydana gelen zararın tazmini noktasında TBK md. 66 ve KYTK md. 3 uyarınca sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin akli dengesinin yerinde olmadığına yönelik ciddi şüpheler mevcut olduğundan, gerçeği ayrıt etme gücü yerinde olmayan müvekkilinin olay sırasında direksiyon hakimiyetini kaybederek kaza yaptığını, davacının müvekkilinin olay sırasında uyuşturucu etkisi ile kusurlu şekilde hareket ettiğine ilişkin iddialarının asılsız olduğunu, iki kez kan örneği alındığını ve ... 6. Sulh Ceza Hakimliğinin ...D. İş nolu kararı ile alınan kan örneğinde müvekkilinin kanında uyuşturucu ve uyarıcı maddeye rastlanmadığını, davacının dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 5.000 TL maddi zararı olduğunu ifade ettiğini, ancak uğramış olduğu maddi zararın talep etmiş olduğu miktarın çok altında olduğunu, manevi zararın tazmini için 100.000,00 TL talep edildiğini, davacının yaşı da dikkate alındığında, olay sebebiyle duymuş olduğu üzüntü ve yaşamış olduğu problemler sebebiyle manevi zarara uğraya yadsınamayacağını, ancak talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğu kanaatinde olduklarını, izah edilen nedenlerle ve mahkemece dikkate alınacak sebeplerle; davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi için diğer davalı sigorta şirketlerinin cevaplarından da anlaşılacağı üzere sigorta şirketine başvuru şartını yerine getirmeden işbu davayı ikame etmiş olduğundan davanın usulden reddine, trafik kazası bedensel zararla sonuçlanmış olduğundan davalı ister işleten olsun ister tek başına sigorta şirketi dava edilsin, her zaman ve her durumda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemeleri olduğundan mahkemece görevsizliğine, bahse konu kaza olayı üzerine müvekkilinin sanık olarak yargılandığı ... 19 Ağır Ceza Mahkemesi ... Esas nolu dosyası ile devam eden yargılama sürecinde; müvekkili hakkında Adli Tıp Kurumundan akıl sağlığı ve ayırt etme gücüne ilişkin alınacak olan adli tıp raporunun beklenilmesine, mahkeme aksi kanaate ise müvekkilinin davacının zarar görmesine sebebiyet veren fiilleri gerçekleştirdiği sırada işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilme yeteneği ve ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığının tıp ve psikiyatrı alanında uzmanlaşmış kişilerce belirlenmesine, davanın usulden ve esastan reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan ...'in vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının huzurda açılan dava gereği dayandığı tüm delil ve belgeleri tebliğ ettirmesi gerektiğinden delillerin taraflarına tebliğine dek cevap haklarını saklı tuttuklarını, meydana gelen zarara ilişkin öncelikle müvekkilinin ZMMS sigortasından karşılanmasını, aşan bir zarar olması halinde kasko poliçesinden karşılanması gerektiğini, davacının SGK'lı olup olmadığına bakılmaksızın, mevzuata göre SGK tarafından karşılanması gereken giderlerden dolayı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiği, maluliyet oranının tespiti için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'ne sevk edilmesi gerektiğini, talep edilen manevi tazminat talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, arz ve izah edilen sebeplerle ve sair hususlar hakkındaki beyan hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE Davacının davası yaralamalı trafik kazası nedeniyle tedavi giderleri ve taksi masraflarından oluşan maddi tazminat ile manevi tazminat davasıdır. Dava konusu uyuşmazlık, davacının 03.11.2019 tarihinde ... plakalı özel halk otobüsünün davalılardan ...'un sevk ve idaresindeyken kendi rotasından çıkarak, davacının içinde bulunduğu otobüs durağına çarpması sonucunda davacının yaralanması nedeniyle davacının davalılardan tedavi giderinden oluşan maddi tazminat ile manevi tazminat talep edip edemeyeceği, talep edebileceği tazminat miktarının ne kadar olduğu hususundadır. Davacı vekili müteaddit defalar maddi tazminat talebine ilişkin talep açıklama dilekçesi sunmuş, davacının maddi tazminata ilişkin talebinin tedavi giderlerine ilişkin olduğu değerlendirilmiştir. Dava dilekçesinde ileri sürülmeyen gelir kaybı tazminatına ilişkin talebe talep açıklama dilekçesinde yer verilmesine Mahkememizce itibar edilmemiştir. Davacının yaralanmasına ilişkin ilgili sağlık kuruluşlarından ve Sosyal Güvenlik Kurumundan ilgili belgeler celp edilmiş, davalı sigorta şirketlerinden olaya ilişkin tanzim edilen hasar dosyaları getirtilmiş, olaya ilişkin ... 19. Ağır Ceza Mahkemesinin ...Esas,... Karar sayılı kovuşturma dosyası Uyap üzerinden dosya arasına alınmıştır. Dosyaya celp edilen hasar dosyalarının incelenmesinde, kazaya karışan ... plaka numaralı aracın 04.11.2018- 04.11.2019 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk poliçesi kapsamında davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından sigortalandığı, aynı aracın davalı ... A.Ş. Tarafından 08.01.2019-08.01.2020 tarihleri arasında genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında sigortalandığı anlaşılmıştır. Kovuşturma dosyasının incelenmesinde, ... 19. Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyada,davacının müştekisi olduğu davalı sanık ... hakkında insan öldürmeye teşebbüs suçundan ayrı ayrı on kez mahkumiyetine karar verildiği,kararın istinafı sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı kararında istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, bu kararın temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin ... Esas, ... sayılı kararı ile bu kez davacının müşteki olduğu suç sebebi ile sanık davalı ...'un cezasının onandığı ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.Yargılama sırasında davalılardan ...'in 05.10.2024 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından mirasçıları davaya dahil edilmiş, davalı ...'un ise mahkumiyet nedeniyle kısıtlandığı anlaşıldığından vasisine davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. Ceza yargılamasında davalı ...'un babası Şakir Karakuş'un alınan beyanında; "Bahse konu otobüsün şoförü olduğunu, bu otobüsü oğlu olan ... ile yarım gün şeklinde sıralı olarak kullandıklarını, olay günü kendisi hasta olduğu için oğlunun tam gün tek başına çalışmak istediğini, sabah saat 8:45 sıralarında ilk seferine başladığını, otobüsün normalde Şirintepe-Kabataş güzergahında çalıştığını, ancak olay günü 15 Temmuz Şehitler köprüsünün üzerinde gerçekleşen maraton nedeniyle otobüs güzergahının değişik olduğunu, oğlunun bildiği kadarıyla hiçbir psikolojik rahatsızlığı bulunmadığını, aynı binada ikamet ettiklerini ve 8 yıldır birlikte çalıştıklarını, daha önce psikolojik bir bozukluk için ilaç kullandığını, uyuşturucu kullandığını, alkol kullandığını görmediğini ve bilmediğini, oğlunun herhangi bir maddi ve manevi sıkıntısı da bulunmadığını, ailesiyle ve kendisiyle arasında herhangi bir problemi olmadığı" şeklinde ifade verdiği belirlenmiştir. Ceza yargılamasında, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi Acil Toksikoloji Laboratuvarından alınan 17/12/2019 tarihli raporda, davalı ...'tan olay gününde alınan kan örneğinde alkol (etanol/metanol) bulunmadığı, ancak uyuşturucu veya uyarıcı maddelerden (13 ng/ml) metamfetamin bulunduğu belirlendiği gibi,yine ceza yargılamasında soruşturma aşamasında davalı ...'un müdafi huzurunda alınan ifadesinde olayın kaza olmadığı, kasten bu fiili işlediği yönünde beyanda bulunduğu da anlaşılmıştır. Her ne kadar aktüer bilirkişisinden kalıcı ve geçici maluliyete ilişkin alınan 31.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda davacının talep edebileceği iş göremezlik tazminatının bulunmadığı bildirilmiş ise de, davacının maddi tazminat talebinin tedavi giderlerine ilişkin olduğu değerlendirildiğinden 31.10.2023 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmamıştır. Davacı taraf muhtemel tedavi masraflarını da talep ettiğinden 07.11.2023 tarihli celsede alınan ara karar uyarınca davacı tarafça "yara izinin tedavisi için" başvuruda bulunulacağı bildirilen sağlık kuruluşuna yazılan müzekkere cevabında, davacının sol önkol dorsumunda trafik kazası sonrası travmatik skar gelişen hastanın yara yerinin ciltten kabarık olmadığı , hipertrofik skar veya keloid benzeri bir görünümünün bulunmadığı, yara iyileşmesinin tamamlandığı görülmüş olup mevcut skar üzerinde minimal hipopigmentasyon izlendiği, travmatik skarın cerrahi veya cerrahi dışı yöntemlerle küratif tedavisinin mümkün olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Davacının tedavi giderlerine ilişkin alınan 07.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının sağlık kuruluşlarında yapılan tedavi giderleri toplamının 7.500,00-TL, ilaç giderinin 145,67-TL ve yol giderlerinin 699,16-TL olmakla toplam 8.344,83-TL olduğu, bu giderlerin Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda bulunmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun trafik kazası sonrası oluşan tedavi giderleri bakımından özel ve kamu sağlık kurumlarındaki Sağlık Uygulama Tebliği kapsamındaki giderleri karşılamış bulunduğu, oluşan toplam giden Mahkememizin takdiri ile davacı, kusur oranlarına bağlı olarak davalı, davacı ve sigorta şirketleri sorumluluğunda olabileceği yönünde görüş bildirilmiştir. Dosyanın ATK'na gönderilerek davaya dayanak olay nedeni ile davacının kolunda kalıcı iz oluşup oluşmadığı, davacının varsa maluliyet oranının ve iyileşme süresinin ne kadar olduğu hususunda rapor tanzim edilmesinin istenilmesine, masrafın davacı tarafça karşılanmasına karar verildiği anlaşılmakla, 20.01.2025 tarihli ATK raporunda özetle; dosyada mevcut tıbbi belgelere göre; davacının burun dorsumunda 1x0.1 cm yatay seyirli ciltle aynı seviyede aynı renkte belli belirsiz nedbe olduğu, yüzde sabit iz niteliğinde olmadığı, sol kol ön yüzde 3x0.5 cm , sol el bileğinden 20 cm yukarıda yatay seyirli ciltten hafif açık renkte aynı seviyede etrafı sütür izli nedbe, sol kol dirsek hizasından 20 cm yukarıda 1x0.2 cm ciltten açık renkte ciltten hafif kabarık nedbe, sol omuzdan 20 cm altta 0.2x0.1 cm ciltten açık renkte ciltle aynı seviyede nedbe görüldüğü, davacının 03.1.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında; fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, dolayısıyla; tüm vücut engellilik oranının % 0(yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği yönünde görüş bildirilmiştir. Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 13.01.2025 tarihli raporuna göre, davacının sol el bileğinde ve sol kolunda kalıcı yara izi kaldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili davayı kısmen ıslah ederek 27.02.2026 tarihli dilekçesi ile tedavi gideri kalemine ilişkin maddi tazminat taleplerinin 1.000,00-TL'den 7.500,00-TL'ye artırmıştır. Olayın vehameti açıktır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56. maddesinin 1. fıkrasına göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Bir kimsenin, hukuka aykırı bir fiil yüzünden çektiği, bedeni acılarla ruhsal üzüntüye manevi zarar denir. Manevi zarar, gerçek anlamda zarar değildir; zira malvarlığında bir azalmayı ifade etmez. Bir acının veya üzüntünün maddi zarar gibi parayla ölçülmesine olanak bulunmamaktadır. Paranın manevi zararları karşılamak üzere kullanılabilmesi, hiçbir zaman manevi kaygı geri getirip yerine koyduğu veya manevi varlığın bir bölümünün onunla değiştirilebildiği anlamını taşımaz. Paranın bu anlamda gördüğü iş, kişilik hakları ve yararları zedelenen kimsenin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatıp yatıştırmakta; bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmekte; bir teselli, bir avunma, bir ruhsal tatmin aracı olmaktan ibarettir. Kazayı yapan aracın halk otobüsüdür. Halk otobüsü hatlarının Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan ayrı bir tüzel kişiliği bulunan ... Genel Müdürlüğü'nün uygulama ve sorumluluk alanında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 09/10/2012 tarih,...E. ve ...K., 02/03/2020 tarih, ...E. ve ... K. sayılı kararı) TBK'nın 66. Maddesi hükmü gereğince adam çalıştıranın sorumlu tutulabilmesi için; zararın çalışanın hukuka aykırı eyleminden doğması ve zarar ile çalışanın eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması yeterlidir. Sorumluluk Hukukunun önemli ögelerinden biri de zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmasıdır. İlliyet bağının kesildiği durumlarda kusursuz sorumlu olan kişi sorumlu tutulmayacaktır. Teoride ve uygulamada; mücbir sebep, zarar görenin tam kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusuru ile illiyet bağı kesilir ve kusursuz sorumlu olan kişi sorumluluktan kurtulur. Davalı adam çalıştıran ...,halk otobüsü sürücüsü olarak davalı ...'u işe alırken,bu işin yerine getirilmesi sırasında bu yeterliliğe sahip olup olmadığını,kamu güvenliğinin sağlandığına dair araştırma ve değerlendirme yapılarak ,sürücünün bu işi güvenle yapabilecek kişiler arasından seçilmesi konusundaki özen ve yükümlülüğü yerine getirmek zorunda olduğundan,ilgili halk otobüsünü durağa insanların üzerine süren,daha sonrada elinde bıçakla saldırır şekilde otobüsten inerek insanlara bıçakla saldıran bu sürücü yönünden çalışan seçimde özen gösterilmediği açıktır. Her ne kadar davalı adam çalıştıran ceza almamış ise de, hukuki sorumluluk açısından kusursuz sorumluluğu değerlendirildiğinde ,buna göre somut olayda illiyet bağını kesen sebeplerin davalı adam çalıştıran ... yönünden gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. O halde, davalı Nuri Balyemez yönünden davalı ...'un bu davalı aracında çalıştığı sırada bu olayın meydana geldiği anlaşılmakla,davalı ...'in de adam çalıştıran kişi niteliği ile sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi ... Esas... Karar) 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve... Esas - ... Karar, 22.2.2012 tarih ve ...Esas - ...Karar, 16/1.2013 tarih ve ...Esas - ... Karar ve Yargıtay 17. HD 20/05/2013 tairh ve ...Esas - ...Karar sayılı ilamları) Dolayısıyla, trafik kazası nedeni ile davacının uğradığı bedensel zarardan davalı sigorta şirketinin, sigortalı sürücücünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir. Yapılan yargılama, toplanan deliller alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya dayanak trafik kazasına karışan halk otobüsünün sahibinin ..., araç sürücüsünün ... olduğu, davalı ... A.Ş.’nin işleten olduğu, davalı ... şirketinin talebe konu zarar kalemlerinden sorumluluğunun bulunmadığı, davalı ... işleten sıfatının bulunmadığı, sigorta şirketlerinin manevi tazminattan sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla, talep ile bağlı kalınarak, 7.500,00 TL maddi tazminatın ... mirasçıları, ... ve ... A.Ş. Ve ... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, olayın meydana geliş şekli, davacının maruz kaldığı yaralanmanın mahiyeti, el bileği ve kolunda tedavi ile giderilemeyecek kalıcı yara izi bulunması, tarafların ekonomik ve sosyal durumu nazara alınarak takdiren 100.000,00 TL'nin ... mirasçıları, ... ve ... A.Ş'den tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN; Davacının ... ile ... A.Ş.’ne yönelik maddi tazminat davasının ayrı ayrı reddine, Davacının davalılar ... mirasçıları, ..., ... Sigorta A.Ş. ve ... A.Ş.’ne yönelik maddi tazminat davasının kabulüne, 7.500,00 TL maddi tazminatın ... mirasçıları, ... ve ... A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 03.11.2019, davalı ... Sigorta A.Ş.yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan ... mirasçıları, ... ve ... A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.’den tahsili ile davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 732,00-TL maktu karar harcın, 54,40-TL peşin harç, 2.423,55-TL tamamlama harç ve 600,00-TL tamamlama harcından mahsubu ile kalan 2.345,95-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 7.500,00-TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılar ... mirasçıları, ..., ... Sigorta A.Ş. ve ... A.Ş.'dan tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı ... vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince red edilen miktar üzerinden hesaplanan 7.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'ne verilmesine, Davalı ... A.Ş. vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince red edilen miktar üzerinden hesaplanan 7.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... A.Ş.'e verilmesine, MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ YÖNÜNDEN; Davacının ..., ... A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.’ne yönelik manevi tazminat davasının ayrı ayrı reddine, Davacının davalılar ... mirasçıları, ... ve ... A.Ş.’ne yönelik manevi tazminat davasının kabulüne, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... mirasçıları, ... ve ... A.Ş.’den tahsili ile davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 6.831,00-TL nispi karar harcın davalılar ... mirasçıları, ... ve ... A.Ş.'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... mirasçıları, ... ve ... A.Ş.'dan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan toplam 13.204,80-TL yargılama gideri ile 54,40-TL peşin harç, 54,40-TL başvuru harcı, 2.423,55-TL tamamlama harcı ve 600,00-TL tamamlama harcının toplamı 16.337,15-TL'nin müştereken ve müteselsilen davalılar ... mirasçıları, ..., ... Sigorta A.Ş. ve ... A.Ş.'dan tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı ... tarafından yapılan toplam 200,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ...'ne verilmesine, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.400,00 TL arabuluculuk ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılar ... mirasçıları, ..., ... Sigorta A.Ş. ve ... A.Ş.'dan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde davacıya iadesine, Dair, tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 03/07/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır