İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/168 E. 2026/571 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/168
Karar No
2026/571
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/168 Esas KARAR NO :2026/571

DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:11/03/2024 KARAR TARİHİ:07/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/08/2023 tarihinde meydana gelen kazada, davalı araç sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkiline ait ... plakalı park halindeki otomobile , sonrasında da aracın yanında bulunan yaya müvekkiline çarptığını, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada müvekkilinin ağır yaralandığını ve geçici / kalıcı işgöremezliğe maruz kaldığını, yine kaza sonucu bakım ihtiyacı oluştuğunu, kazada müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, kazaya ilişkin ... CBS'nın tahkikatı yürüttüğünü ve akabinde ... 13.Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile yargılama yapıldığını, kazaya yol açan ... plakalı aracın davalı sigorta tarafından sigortalandığını, müvekkili aracının kaza nedeni ile pert olduğunu, kaza tarihi ile sigortanın ödeme yaptığı tarihler arasında müvekkilinin araçtan mahkum kaldığını, davalı sigorta şirketinin talep edilen tazminat taleplerinden, poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu ancak kötüniyetli olarak ödemeden kaçındığını, müvekkilinin uğradığı zararın tazmini ile yükümlü bulunanların meydana gelen zarar nedeniyle müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkilinin kaza sonrası tedavi masraflarının belli bir kısmının SGK tarafından karşılandığını ancak tamamının karşılanmadığını, eksik kalan kısımdan davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu belirterek, davanın kabulüne,1.000 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 1.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatının,1.000 TL bakıcı/bakım giderinin,1.000 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ,(Sigorta şirketi poliçe limitleri dahilinde), müvekkilinin araç mahrumiyet bedeli için de 1.000 TL maddi tazminatın olay tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan ...'tan tahsiline, 300.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı ...' dan tahsiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir . Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından sigortalı olan ... plaka sayılı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, olay nedeni ile sigorta şirketinin var ise sorumluluğunun kusur ve ZMMS poliçe limitleri ile sınırlı bulunduğunu, davacının talep ettiği geçici iş göremezlik zararının poliçe teminatları dışında olduğunu, SGK tarafından karşılanmasının gerektiğini, yine davacı tarafça talep edilen tedavi gideri kalemine ilişkin maddi tazminatın, müvekkili şirket nezdinde bulunan 894375486 poliçe numaralı poliçe kapsamının dışında olması nedeni ile reddi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir . Davacı vekili bedel arttırım dilekçesinde özetle; geçici iş göremezlik tazminatı tutarını, 1.000-TL'den 376.962,03-TL'ye, araç mahrumiyet tazminatını 1.000'TL'den 15.000-TL'ye olmak üzere toplam 391.962,03-TL'ye arttırdıklarını beyan etmiştir . TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; 07.08.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının malul kaldığından ve araç mahrumiyeti oluştuğundan bahisle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Olaya ilişkin ... 13.ASCM'nin ... Esas sayılı dosyasında; müştekinin dosyamız davacısı, sanığın davalı şahıs olduğu, dosyada alınan ATK raporunda davaya konu trafik kazasında davacının kusursuz, sanık olan dosyamız davalısı sürücü ...'ın asli kusurlu bulunduğu görülmüştür. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 06/01/2025 tarihli raporda özetle; ''..Mevcut tıbbi belgelere göre; ... ve ... oğlu, 24/10/1991 doğumlu, ...’nun 07/08/2023 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı olayla illiyetli yaralanması, kaza tarihinde yürürlükte olan 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre değerlendirildiğinde; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, 3.Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır. Bilirkişiler ... tarafından düzenlenen 15/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''..1.KTK.'nun 99/1.ve ZMS/Trafik Sigortası Genel Şartlarının B.2 maddeleri ile mevcut Yargıtay Kararlarına istinaden , sigortacı, talep edilen tazminat ve giderleri hak sahibinin , kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu ve gerekli belgeleri sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigorta teminat limitleri dahilinde ödemek zorunda olduğundan , davacının eksiksiz tüm belgeler ile başvuru yapmış olduğunun kabul edilmesi halinde , 19/09/2023 başvuru tarihini takip eden 8 iş günü hitamında 02/10/2024 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş'nin temerrüde düşmüş olduğu, aksi halde ise 11/03/2024 dava tarihinde temerrüde düşmüş olduğu, davalı sürücü ve malik ... ise 07/08/2023 kaza tarihinde temerrüde düşmüş olduğu, 2.Davalı sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı ...'nun kusurunun bulunmadığı, Davacının araç mahrumiyet zararının 15.000,00-TL olduğu, 3.Davalıların %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'nun a) Geçici iş göremezlik döneminde %100 kazan kaybı nedeniyle maddi zararının =126.326,70-TL olduğu, b)ATK tarafından davacının bakıma muhtaç olmadığı belirlendiğinden bakıcı gideri nedeniyle zararının söz konusu olmayacağı, c) ATK tarafından davacının maluliyet oranı %0 olarak belirlendiğinden sürekli iş göremezlik dönemi için maddi zararının bulunmayacağı, d) Davacının yukarıda belirlenen maddi zararının poliçe limiti içinde kaldığı, e) Sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi nitelikte otomobil olması nedeniyle avans faizi talebine ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu, 4.Davalıların %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'nun; Tedavi giderinin oluşmadığı, Görüş ve kanaatine varılmıştır... "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır. Bilirkişiler... tarafından düzenlenen 15/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''..1.KTK.'nun 99/1.ve ZMS/Trafik Sigortası Genel Şartlarının B.2 maddeleri ile mevcut Yargıtay Kararlarına istinaden , sigortacı, talep edilen tazminat ve giderleri hak sahibinin , kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu ve gerekli belgeleri sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigorta teminat limitleri dahilinde ödemek zorunda olduğundan , davacının eksiksiz tüm belgeler ile başvuru yapmış olduğunun kabul edilmesi halinde , 19/09/2023 başvuru tarihini takip eden 8 iş günü hitamında 02/10/2024 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş'nin temerrüde düşmüş olduğu, aksi halde ise 11/03/2024 dava tarihinde temerrüde düşmüş olduğu, davalı sürücü ve malik ... ise 07/08/2023 kaza tarihinde temerrüde düşmüş olduğu, 2.Davalı sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı ...'nun kusurunun bulunmadığı, Davacının araç mahrumiyet zararının 15.000,00-TL olduğu, 3.Davalıların %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'nun a) Geçici iş göremezlik döneminde %100 kazanç kaybı nedeniyle maddi zararının Celp edilen SGK kayıtlarına göre yeniden yapılan inceleme sonucunda; 1.Seçenekte ; ATK tarafından farazi olarak belirlenen 9 aylık iyileşme süresine göre; Talebi mümkün maddi zararının = 376.962,03-TL olduğu, 2.Seçenekte; SGK kayıtlarında fiilen eksik gözüken çalışma gün sayısına göre ; Talebi mümkün maddi zararının = 55.054,89-TL olduğu, b) ATK tarafından davacının bakıma muhtaç olmadığı belirlendiğinden bakıcı gideri nedeniyle zararının söz konusu olmayacağı, c) ATK tarafından davacının maluliyet oranı %0 olarak belirlendiğinden sürekli iş göremezlik dönemi için maddi zararının bulunmayacağı, d) Davacının yukarıda belirlenen maddi zararının poliçe limiti içinde kaldığı, E) Sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi nitelikte otomobil olması nedeniyle avans faizi talibine ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu, 4.Davalıların %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'nun ; Tedavi giderlerinin oluşmadığı, 5.2024 tarihli ATK muayenesinde : 'Sağ el dorsalinde parmakların başlangıç yerinde 2 adet 0,5x0,5 cm ciltten açık renkli, cilt ile aynı seviyede yara nedbesi, sol el bilek medialinde 1x1 cm ciltten hafif koyu renkli, cilt ile aynı seviyede , dairesel yara nedbesi olduğu ' saptanmıştır. Bulgulara göre parmaklardaki milimetrik açık renkli izler ve sol el bilekteki 1 cm lik hafif koyu renkli, cilt ile aynı seviyede izin yok edilmesi güncel teknoloji ile mümkün değildir. Açık renkli izler olabilecek en iyi konumda olup yapılabilecek herhangi bir tedavi yoktur. 1 cm çapındaki küçük hafif koyu renkli iz için de bir tedavi gerekliliği yoktur. Görüş ve kanaatine varılmıştır... "şeklinde mütalaada bulunmuşlardır. Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Davacı vekili, 07.08.2023 tarihli kazada davalı şahsın sürücüsü olduğu, davalı sigorta şirketince de ZMMS ile sigortalı ... plakalı aracın çarpması sonucu davacının malul kaldığından yine davacının ... plakalı aracından mahrum kaldığından bahisle maddi- manevi tazminat talepli eldeki davayı ikame etmiştir. Huzurdaki davada ileri sürülen talepler kapsamında tedavi evraklarının celbine müteakip kaza tarihi olan 07.08.2023 tarihi itibari ile yürürlükte olan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümleri kapsamında ATK raporu temin edilmiş, davacının mevcut tüm tedavi evrakları ve güncel durumu incelenerek yine Kurul tarafından bizzat muayene de dilerek hazırlanan raporda; davacının sürekli iş göremezlik oranının % 0 olduğunun, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olduğunun ve bakıma muhtaç olmadığının tespit edildiği, alınan ATK raporunun dosyada mevcut tedavi evrakları/raporları incelenmek sureti ile ayrıntılı ve gerekçeli olarak hazırlandığı, yine kaza tarihinde uygulanan yönetmelik uyarınca hesaplamalar yapıldığı, yine anılan raporun davacının bizzat muayene edilmesiyle hazırlandığı görülmekle dosyada mübrez ATK raporu uyarınca değerlendirme yapılmıştır. Kazadaki kusur durumları bakımından; kazaya ilişkin ceza dosyasında alınan ATK raporunda, kaza tespit tutanağında ve Mahkememizce alınan raporda davalı araç sürücüsünün asli( % 100) kusurlu olduğu, davacının ise kusurlu olmadığı hususunun mütalaa edildiği, aksine değerlendirmeyi gerektirir bir delil de bulunmadığı anlaşılmakla davalı tarafın % 100 kusur oranı üzerinden yargılamaya devam olunmuştur. 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde; “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki; “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli, .... sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...Ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…Ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmekle ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi, % 1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ile birlikte uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasına yönelik içtihat geliştirildiği ancak hesaplamalarda pregresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ve kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre tespit edilen maluliyet raporuna göre hesaplama yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Anılı kriterler uyarınca; ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına ve kaza tarihindeki yönetmelik hükümleri ile içtihatlara uygun, tedavi giderleri yönünden de inceleme yapılan, güncel kazancı ve dosyada bulunan SGK hizmet dökümü hesaplamalarına göre hazırlanmakla itibar edilir bulunan son bilirkişi raporu kapsamında; davacı yanın talep miktarı, tarafların kusur oranı ve poliçe limiti uyarınca, davacının SGK kayıtlarına göre 55.054,89-TL, ATK tarafından yapılan incelemeye göre 376.962,03 TL geçici iş göremezliğe dayalı maddi tazminatın ve 15.000 TL araç mahrumiyet bedelinin hesaplandığı, İstanbul BAM 40. H.D nin 2022/1506 esas ve 2026/21 karar sayılı ilamında aynen '' ... İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun davacı için belirlenen geçici maluliyet süresi (3 hafta), kaza tarihindeki yaşı, geliri esas alınarak, kusura göre tazminatın belirlendiği anlaşılmakla, usule, yasaya ve Yargıtay içtihatları ile istikrar kazanmış hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınması gerekmekte ise de, mahkemesince SGK kayıtları dikkate alınarak 54 günlük geçici iş görmezlik tazminatına hükmedildiği anlaşılmıştır. Ancak verilen bu karar davacı .... lehine olduğundan maddi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir... '' denilmek suretiyle belirtildiği üzere geçici maluliyet hesabında SGK kayıtlarının değil, davacının kişisel durumuna göre yapılan aktüer hesaplamanın dikkate alınması gerektiği, anılı tazminat kalemlerinden davalı tarafın sorumluluğunun mevcut olduğu, zira kazaya sebep olan aracın sürücüsü ve ZMMS ile sigortacısı bulundukları, dava dilekçesinde talep edilen sağlık giderlerinin ise belgeli tedavi giderleri olması nedeniyle davalı tarafın sorumluluğunun bulunmadığı, anılan belgeli tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu bulunduğu ( İstanbul BAM 9.H.D 2025/1023 esas ve 2025/2069 karar) SGK'nın ödeme yapmamış olması halinde taraf gösterilerek açılacak ayrı bir davada talep edilebileceği, davacıya anılan kaza nedeniyle SGK tarafından rücuya tabi bir ödemenin de yapılmamış olduğu, davacının kalıcı maluliyeti ve bakıcı ihtiyacı bulunmadığı hususlarının da ATK raporu ile tespit edildiği anlaşılmakla;376.962,03-TL geçici iş göremezliğe dayalı maddi tazminatın davalı gerçek kişi yönünden 07.08.2023, davalı sigorta yönünden 02.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 15.000-TL araç mahrumiyetine dayalı maddi tazminatın 07.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte yalnızca davalı gerçek kişiden tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Yine belgeli/makbuzlu olan ve bu nedenle davalının sorumlu bulunmadığı sağlık giderleri ile davacının bakıcı ihtiyacı bulunmadığı tespit edildiğinden bakıcı giderleri yönünden taleplerin de reddi gerekmiştir. Son alınan bilirkişi raporunda davacıda oluşan çatlakların yüzde ya da burunda şekil bozukluğuna yol açacak nitelikte olmadığı, burundaki eğriliğin kazayla ilgili olmadığı, parmaklarındaki açık renkli izlerin küçük olduğu ve olabilecek en iyi konumda olup bir tedavisinin bulunmadığı belirtilmiştir. Yalnızca davalı gerçek kişi şahıstan talep edilen manevi tazminat talebi yönünden ;6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, Hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakim manevi tazminat yönünde takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerekmektedir. (HGK 23/06/2004, 13/291-370) Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Anılı düzenlemeler ve içtihatlar ışığında somut olaya bakıldığında; olayın ağırlığı ve verdiği üzüntünün bir nebze olsun telafisi bakımından meydana gelen olayın oluş şekli, maluliyet oran ve süreleri, yukarıda açıklandığı üzere Mahkememizce dikkate alınan kusur oranları ile davacının her ne kadar kalıcı maluliyeti olmasa da ; ceza dosyası ve sunulan tedavi evrakları uyarınca anılan kazada yaralandığının sabit olduğu dikkate alınarak ... plakalı aracın sürücüsü olan, sigorta şirketi dışındaki gerçek kişiye yöneltilen manevi tazminata ilişkin istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Son olarak temerrüt tarihinin tespiti ve faiz türü noktasında inceleme yapılmış olup rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihten 8 iş günü sonra davalı sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta olup davacının başvuru yaptığı ve buna göre davalı sigortanın 02.10.2024 tarihinden itibaren temerrüde düştüğü, diğer davalının haksız fiil yani kaza tarihi olan 07.08.2023 tarihinde temerrüde düşmüş oldukları, yine davalı aracı tescil kayıtlarında hususi olduğundan faiz türünün de yasal faiz olacağı anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 376.962,03-TL geçici iş göremezliğe dayalı maddi tazminatın davalı gerçek kişi yönünden 07.08.2023, davalı sigorta yönünden 02.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, maluliyete dayalı fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, 15.000-TL araç mahrumiyetine dayalı maddi tazminatın 07.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte yalnızca davalı gerçek kişiden tahsili ile davacıya ödenmesine, 55.000-TL manevi tazminatın 07.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte yalnızca davalı gerçek kişiden tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, 2- Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 30.531,98 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 2.564,92-TL harcın mahsubu ile bakiye 27.967,06 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, ( davalı sigortanın 23.185,36 TL den sorumlu tutulmasına ) 3-Davacı tarafça yapılan 42.911-TL yargılama giderinin, davanın kabul oranına göre 27.596,06 TL sinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraflar yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yerolmadığına, 5-Maddi Tazminat Yönünden; Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 62.713,92-TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacı tarafa ödenmesine, ( davalı sigortanın 60.313,92TL den sorumlu tutulmasına) Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 3.000TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara ödenmesine, 6-Manevi Tazminat Yönünden ; Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davalı asilden alınıp davacıya ödenmesine, 7-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine, 8-Davacı tarafça yatırılan 2.564,92-TL (peşin + tamamlama ) ve 427,60-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 2.992,52-TL nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 9-Devletçe karşılanan 3.200-TL arabuluculuk ücretinin, 2.057,92-TL sinin davalılardan kalan 1.142,08-TL sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/07/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/168, K. 2026/571, T. 07.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-168-e-2026-571-k-ed78b587ffbe