İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/232 E. 2026/700 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/232
Karar No
2026/700
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/232 Esas KARAR NO : 2026/700

DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat) DAVA TARİHİ : 05/04/2023 KARAR TARİHİ : 01/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin plastik medikal sağlık ekipmanları sektöründe faaliyet gösterdiğini, 14.02.2023 tarihinde banka hesaplarını kontrol ettiklerinde USD hesabındaki 68.888 USD tutarın bilgileri dışında Türk Lirasına çevrilerek farklı hesaplara aktarıldığını tespit ettiklerini, söz konusu tutarın dokuz ayrı işlemle üçüncü şahısların hesaplarına gönderildiğini, durumun tespiti üzerine davalı bankaya başvurarak hesap güvenliğinin sağlanmasını ve paraların iadesini talep ettiklerini, aynı zamanda Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunarak nitelikli dolandırıcılık iddiasıyla soruşturma başlatıldığını, davalı banka ile yapılan görüşmelerde bankanın herhangi bir kusuru olmadığını öne sürerek ödeme taleplerini reddettiğini, bankaların mevduat sahiplerinin haklarını koruma ve internet bankacılığı sisteminin güvenliğini sağlama yükümlülüğü bulunduğunu, usulsüz işlemlerle çekilen paraların bankanın zararı niteliğinde olduğunu ve mevduat sahibinin alacağının devam ettiğini, işlem lehdarları ile müvekkil şirket arasında herhangi bir ticari veya hukuki ilişki bulunmadığını, davalı bankanın güvenlik önlemlerini alma konusundaki ihmali nedeniyle oluşan zararın tazmini gerektiğini, arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığını belirterek, 68.888 USD ve 112.629,90 TL tutarındaki zararın 14.02.2023 tarihinden itibaren işletilecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı bankadan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil banka sisteminde yapılan incelemede 14.02.2023 tarihinde davacının vadesiz USD hesabından döviz satışı yapılarak TL hesabına aktarıldığı ve bu hesaptan farklı banka ile müvekkil banka müşterilerinin hesaplarına havale ve EFT yöntemleriyle toplamda birden fazla finansal işlem gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, BDDK'nın Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliği uyarınca internet bankacılığına girişte aranan iki bileşenli kimlik doğrulama mekanizmasının müvekkil banka tarafından yönetmeliğe uygun şekilde işletildiğini, dava konusu işlemlerin davacının bildiği dijital bankacılık şifresi ile sahip olduğu mobil onay kodları kullanılarak gerçekleştirilmesi sebebiyle bankanın ispat yükümlülüğünün bulunmadığını, davacı şirketin internet bankacılığını kullanmaya yetkili muhasebe müdürünün kendisini banka görevlisi olarak tanıtan üçüncü şahıslara dijital bankacılık şifresini ve SMS ile gönderilen mobil onay kodunu vermek suretiyle basiretli bir tacir gibi davranma ve kullanıcı bilgilerini saklama konusundaki özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, bu yetkisiz paylaşım neticesinde davacının sistemde kayıtlı GSM numarasının kötü niyetli kişilerce değiştirildiğini, müvekkil bankanın güvenlik sistemleri tarafından ilk işlemin oturum sonlandırılarak engellendiğini ve Sesli Yanıt Sistemi ile sistemde kayıtlı olan yeni numaradan onay alındığını, meydana gelen zararda müvekkil bankanın herhangi bir kusur ve ihmalinin bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bankacılık alanında uzman ve bilişim alanında uzman bilirkişilerden ayrı ayrı rapor alınmış ise de davalı vekilinin rapora itirazları yerinde görüldüğünden ve eksikliğin ek rapor ile giderilmesi mümkün görülmediğinden, dosyanın Bilgi Yöneticisi Veri Sistemleri Uzmanı ve Banka Müfettişi bilirkişiden oluşan yeni heyete tevdi ile, telefon numarası değişikliğini ne şekilde gerçekleştiği, davalı bankanın telefon numarası değişikliği için davacı müşterisinin sistemde kayıtlı "eski" telefon numarasından onay işlemi (SMS, arama vs) alıp almadığı, davalı bankanın telefon numarası değişikliği gibi önemli bir bilgi değişikliğini yeterli güvenlik önlemleri altında yapıp yapmadığı, telefon numarası değişikliği işleminde davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarında inceleme yapılması istenilmiş, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 01/06/2026 tarihli bilirkişi raporu, teknik olarak yeterli incelemeyi içermekte olup denetime elverişli bulunduğundan hükme esas alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davalı banka nezdindeki davacı şirketin hesabından, rızası dışında gerçekleştirilen EFT işlemi sonucu oluşan zararın davalı bankadan tazmini istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, davalı bankanın, davacının hesabından gerçekleştirilen dava konusu işlemde kusurunun ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa zarar miktarı ve tarafların kusur oranları noktasında toplanmaktadır. Bankalar, kendilerine yatırılan paraları müşterilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi). Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. TBK'nın 386. maddesi uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 570. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Bu nedenlerle davacının davalıya husumet yöneltmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gibi davayı açmakta da hukuki yararı vardır. Bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlar olup, sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir. Yine TTK'nın 18/2 maddesi gereğince, tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır. Nitekim, bankaların, tacir olarak bütün işlemlerinde basiretli davranma yükümlülüğü herhangi bir tacirden farklıdır. Bu sebeple bankalardan beklenen basiret ölçüsü ve özen yükümlüğü şüphesiz daha ağırdır. Özellikle bankaların internet bankacılığı hizmeti vermeye başladıkları andan itibaren özen yükümlülüğünün daha da arttığının kabul edilmesi gerekmektedir. Buna karşın, internet bankacılığı işlemlerinde müşteriler de kendilerinden beklenen her türlü tedbiri almak ve her türlü dikkat ve özeni göstermek zorundadırlar. Bu yükümlülüklerin ihlal edilmesi halinde müşterinin kendi kusurundan kaynaklanan bu durumun sorumluluğuna kusuru oranında katlanması gerekmektedir. Bu itibarla, müşterinin internet dolandırıcılığı eyleminin işlenmesinde ve kişisel bilgilerinin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesinde kusuru var ise TBK’nın 52. maddesi gereğince bu kusur, müterafik kusur olarak değerlendirilebilecektir. Bu durumda banka, sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirememesinde kusurlu olmadığını TBK’nın 112. maddesi gereğince ispat etmek durumunda olup ayrıca müşterisinin müterafik kusurunu da ispat etmekle yükümlüdür. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.( İstanbul BAM 14. HD ... E. ...K. Sayılı ilamı) Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacı ...Ltd. Şti. ile davalı ... Bankası A.Ş. arasında 1.3.2017 tarihli Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi'nin bulunduğu görülmektedir. Taraflar arasındaki ilişki, mevduat ve bankacılık hizmetlerine dayalı sürekli bir sözleşmesel ilişki niteliği taşımaktadır. Bu ilişki kapsamında davacı, davalı banka nezdinde vadesiz Amerikan doları ve Türk lirası hesapları bulundurmakta, bu hesaplar üzerinden internet ve mobil bankacılık kanalları aracılığıyla işlem gerçekleştirebilmektedir. İlişkinin kapsamı, mevduatın bankada tutulması ile birlikte, davalı bankanın işletmekte olduğu ... mobil bankacılık uygulaması ve internet bankacılığı hizmetlerinden davacının yararlanmasını içermektedir. Davacının bu kanalları kullanmaya yetkili kişisi olarak şirket muhasebe müdürü ...'nun yer aldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Sözleşmenin internet bankacılığı hizmetine ilişkin bölümünde, müşterinin güvenlik önlemlerini uygulama ve şifrelerini koruma yükümlülüklerine yer verildiği görülmektedir. Uyuşmazlık, ... Bankası A.Ş. müşterisi ... Şti.'nin ... Şubesi nezdindeki hesaplarından 14.02.2023 tarihinde internet bankacılığı sistemi üzerinden gerçekleştirilen para transferleri ile bunlara zemin hazırlayan kayıtlı telefon numarası değişikliği işleminden kaynaklanmaktadır. Davacının ... numaralı vadesiz USD hesabındaki 68.888 USD önce Türk lirasına çevrilerek oluşan 1.292.201,10 TL, ... numaralı vadesiz TL hesabına aktarılmış, bu hesapta oluşan nakit mevcut peş peşe gerçekleştirilen işlemlerle farklı bankalardaki hesaplara gönderilmiştir. İşlemler 13:50:39 ile 13:59:44 arasında gerçekleştirilmiştir. 13:50:39'da 113.000 TL...'a, 13:52:56 ile 13:53:40 arasında dört ayrı işlemle her biri 180.000 TL olmak üzere toplam 720.000 TL ...'e, 13:55:15'te 165.555 TL ...'ya aktarılmıştır. Devamında 13:56:49 ile 13:59:44 arasında üç ayrı işlemle 198.888 TL, 198.888 TL ve 8.500 TL olmak üzere toplam 406.276 TL ...'ye aktarılmıştır. Savcılık şikayetine göre lehtar hesaplar ...için ..., ... ve ....için ..., ... için ... Bankası nezdindedir. İşlemler sonucunda hesaptan çıkan toplam tutar 1.404.831 TL'dir. Davacı, bu işlemler nedeniyle uğradığı zararı 68.888 USD ve 112.629,90 TL olarak belirtmiş olup, talebini hesaptan çekilme tarihi olan 14.02.2023 tarihinden işleyecek faiz ile birlikte talep etmektedir. Davalı bankanın sistem kayıtlarına göre 14.02.2023 saat 13:40'ta, şirket muhasebe yetkilisi ...'na ait dijital bankacılık şifresi ve...numaralı GSM hattına saat 13:39'da SMS ile gönderilen mobil onay kodu kullanılarak ... mobil bankacılık uygulamasına giriş yapılmıştır. Banka kayıtlarına göre giriş işleminin hemen ardından davacının GSM hattına şüpheli arama ve bilgi paylaşımına ilişkin uyarı mesajı gönderilmiş, saat 13:42'de kayıtlı GSM hattı numarası ... kanalı üzerinden ... olarak güncellenmiştir. Davalı bankanın beyanına göre hesaptan yapılmak istenen ilk para aktarma işlemi güvenlik sistemi tarafından oturum sonlandırılarak engellenmiş, devreye giren sesli yanıt sistemi ile kayıtlı telefon numarası aranarak sesli onay alınmış, ancak teyit güncellenen numarayı yanıtlayan kişiden alınmıştır. İşlemler sırasında saat 13:55'te davacının GSM hattına, kendisini bankadan arayan kişi bilgilerin paylaşılmaması ile iade vaadiyle para aktarılmaması yönünde uyarı içerikli bir SMS daha gönderildiği bildirilmiştir. Davacı, dava konusu işlemlerin şirket yetkililerinin bilgi, rıza ve iradesi dışında gerçekleştirildiğini, işlemlere ilişkin şifre ve onay kodlarının kayıtlı telefonlarına ulaşmadığını, herhangi bir telefon teyidi alınmadığını ve lehtar şahıslarla aralarında ticari ya da hukuki bir ilişki bulunmadığını ileri sürmektedir. Davacı, kayıtlı telefon numarasının değiştirilmesine bankanın kayıtsız kaldığını, değişiklik için eski numaradan onay alınmadığını, hattın yönlendirilip yönlendirilmediğine ilişkin Yönetmeliğin 40. maddesi kapsamındaki kontrollerin işletilmediğini ve dolandırıcılık izleme sistemlerinin yetersiz kaldığını savunmaktadır. Davalı banka ise husumet itirazında bulunmakta, zararın müşterinin dijital bankacılık şifresi ile mobil onay kodunu kendisini arayan kişilerle paylaşmasından kaynaklandığını, bu nedenle illiyet bağının kesildiğini ve tacir olan davacının basiretli davranma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, işlemlerin Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 34. maddesi uyarınca zorunlu iki bileşenli doğrulama ile yapıldığını, müşterinin bildiği unsur olan şifre ile sahip olduğu unsur olan mobil onay kodunun kullanıldığını ve mevzuata uygun güvenlik önlemlerinin alındığını savunmaktadır. Davacı, işlemler üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak TCK 158/1 kapsamında bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuş, ...sayılı soruşturma başlatılmış ve lehtar hesaplara bloke uygulanmıştır. Tarafların temel anlaşmazlığı, kayıtlı telefon numarasının değiştirilmesi ve sonrasında gerçekleştirilen işlemlerde sorumluluğun banka ile müşteri arasındaki dağılımı noktasında toplanmaktadır. Bu kapsamda numara değişikliğinin gerçekleşme biçimi ve değişiklik için yeterli güvenlik önleminin alınıp alınmadığı teknik inceleme gerektirmekte olup mahkememizin 12.2.2026 tarihli 8. celse ara kararı doğrultusunda telefon numarası değişikliğinin ne şekilde gerçekleştiği, değişiklik için kayıtlı eski numaradan onay alınıp alınmadığı, işlemin yeterli güvenlik önlemleri altında yapılıp yapılmadığı ve davacının müterafik kusuru bulunup bulunmadığı hususlarında yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu sunulan 01/06/2026 tarihli raporda; mahkeme tarafından talep edilen konular çerçevesinde ilk bölümde, bankacılık ve finans boyutu, ikinci bölümde ise teknik yön irdelenerek, SMS kayıtları, dijital bankacılık log kayıtları vb. ilişkiler diğer dijital deliller tetkik edilmiş ve tespit edilen hususlar, ilgili mevzuat ve teknik standartlar ışığında nesnel biçimde sunulmuş ayrıca önceki heyet raporundan ayrılınan hususlar, rapora yapılan itirazlar gerekçelendirilerek bildirilmiş olmakla rapor teknik olarak yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan hükme esas alınmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ayrıntıları belirtilmek üzere zararın önlenmesinde birincil sorumluluğun davalıda olduğu, bankanın on ayrı aşamada müdahale edebilecekken hiçbirinde etkin önlem almadığı ve kusur dağılımının banka aleyhine %96, davacı aleyhine %4 olduğu yönünde görüş bildirmiş olup mahkememizce de bu oran oluşa ve hukuka uygun bulunmuştur. Buna göre davacının hesabından bilgi ve rızası dışında çıkan biri döviz biri Türk lirası olmak üzere iki ayrı kalemden oluşmakta olan zararın döviz kalemi yönünden işleme konu 68.888,00 USD ve Türk lirası kalemi yönünden 112.629,90 TL'ye davalının %96 kusur oranı uygulanarak bulunan 66.132,48 USD'nin 14/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a bendi gereğince Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden ve 108.124,70 TL'nin 14/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 66.132,48 USD'nin 14/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a bendi gereğince Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden ve 108.124,70 TL'nin 14/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 94.409,49 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 24.585,80 TL harçtan mahsubu ile bakiye 69.823,69 TL harcın davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 211.490,41 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan toplam 8.443,75 TL (8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 443,75 TL tebligat posta gideri) yargılama gideri üzerinden kabul ve ret oranına göre hesaplanan 8.106,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacının üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 20.000,00 TL bilirkişi heyeti ücreti yargılama gideri üzerinden kabul ve ret oranına göre hesaplanan799,99TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olarak ödenen 3.120,00 TL'nin davadaki kabul ve ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 2.995,20 TL'nin davalıdan, 248,80 TL'nin davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin ( e duruşma ) yüzüne karşı, ; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/10/2026

Başkan *e-imzalıdır Üye *e-imzalıdır Üye *e-imzalıdır Katip *e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/232, K. 2026/700, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-232-e-2026-700-k-84c9a6e9632b