İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/153 E. 2026/241 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/153
Karar No
2026/241
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/153 Esas KARAR NO : 2026/241

DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) DAVA TARİHİ : 28/12/2022 KARAR TARİHİ : 02/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle :Müvekkilinin 04.02.2019 tarihinde yetkilisi olduğu borçlu şirket adına davalı şirkete başvuru yapıp doğal gaz abonelik sözleşmesi imzaladığını, bilahare müvekkili, 08.02.2019 tarihinde yetkilisi olduğu borçlu şirket adına davalı şirkete başvuru yapıp doğal gaz bağlantı sözleşmesi imzaladığını, müvekkili şirket yetkililerinin, 06.12.2019 tarihinde adresten ayrılacağından dolayı davalı şirkete başvuru yapıp doğal gaz sözleşme fesih talebinde bulunmuş ve buna müteakip 08.12.2019 tarihinde davalı şirket tarafından müvekkili şirketin doğal gazı kesilmediğini, Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü ..... E. sayılı dosyasından müvekkiline ''ödenmeyen fatura '' nedenli ücreti ve faizleriyle beraber toplam 13.114,20-TL (takip çıkışı) tutarında ilamsız takip için ödeme emri gönderildiğini, müvekkilinden haksız olarak tüketmediği doğal gaz ücreti talep edildiğini, müvekkili şirketin 06.12.2019 tarihinden sonra aboneliğin bağlı olduğu adresten ayrıldığını, icra takibinden sonradan haberdar olan müvekkilinin, davalı şirkete başvuru yaparak icra takibine konu borcun hangi aylara ilişkin kullanımdan kaynaklandığını sorduğunda ''08.12.2019-06.03.2020 tarihleri arasından sözleşme yapılmadan kullanılan usulsüz tüketimden kaynaklandığı'' cevabını aldığını, ancak müvekkilinin 06.12.2019 tarihinden sonra adresten ayrıldığıdığından doğal gaz kullanması bile söz konusu olamayacağı gibi adrese müvekkili şirket ile hiçbir bağlantısı olmayan farklı şirket açıldığını, Müvekkilinin doğal gaz sözleşme fesih talebinde bulunduğu 06.12.2019 tarihinden sonra anılan adresten ayrılmış ve hiçbir şekilde doğal gaz tüketmediğini, durumu davalı taraf yetkililerine izah ettiklerinde aboneliğin bulunduğu adreste son olarak şirketii bulunduğundan ve o adreste doğal gaz tüketimi olduğundan tüketilen miktara ilişkin ücretlendirmeyi taraflarınca fatura ettiklerini, şeklinde cevap aldıklarını, yukarıda arz ve izah edilen hususlar dahilinde öncelikle teminatsız olarak Büyükçekmece ..... icra müdürlüğü ..... E. sayılı dosya yönünden icra takibine konu asıl alacak ve buna bağlı fer'iler yönünden -itiraz konusu borç miktarı nazara alınarak- müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ve takibi durdurularak ihtiyati tedbire karar verilmesini, kötü niyetli davalının %20 tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; davacı ..... Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin (yeni unvanı ..... Gayrimenkul Sanayi Ticaret Limited Şirketi) Bakırköy ..... Tüketici Mahkemesi’nin ..... Esas sayılı dosyası ile Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü’nün ..... Esas sayılı icra dosyasına konu borçtan dolayı borçlu olmadığının tespitinin talep edildiğini, dosyanın görevsizlik kararı ile Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ..... Esas sayılı dosyasına kaydedildiğini, davacı tarafın 16/01/2023 tarihli dilekçesi ile borcu haciz tehdidi altında ödediğini ileri sürerek davanın istirdat davası olarak devamını istediğini beyan ettiğini, ancak ticari nitelikte istirdat davası bakımından TTK m.5/A uyarınca arabuluculuğa başvurulmasının dava şartı olduğunu ve görevli mahkemeye gelmeden önce ticari uyuşmazlık yönünden arabuluculuk başvurusu yapılmadığını, 22/11/2022 tarihli arabuluculuk son tutanağının tüketici hukuku kapsamında düzenlendiğini, bu nedenle dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca davacının icra dosyasına değil haricen ödeme yaptığı ve 21.489,36 TL’nin tahsilat makbuzu ile ödendiğinin sabit olduğunu, bu nedenle davanın İİK m.72 anlamında istirdat davası şartlarını taşımadığını ve BK m.62 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, borcun dayanağının Abone/Müşteri No: ..... numaralı abonelik kapsamında 31/01/2021 fatura tarihli ve 15/02/2021 son ödeme tarihli 13.576,38 TL tutarlı fatura olduğunu, faturaların usulüne uygun tebliğ edildiğini ve itiraz edilmediğini, gecikme zammı oranının 30/12/2019 tarihli ve 1947 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı gereğince aylık %1,6 olarak belirlendiğini ve kanuni nitelikte olduğunu, faiz itirazlarının yersiz olduğunu, davacının ticari defterlerini ibraz etmediğini ve HMK m.222/3 uyarınca kendi usulüne uygun defter kayıtlarının lehine delil sayılması gerektiğini, sonradan delil gösterilmesine muvafakatlerinin bulunmadığını, abonelik sözleşmesine dayalı fatura alacağının likit olduğunu ve icra inkâr tazminatı şartlarının oluştuğunu belirterek davanın usulden ve esastan mutlak reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Bakırköy ..... Tüketici Mahkemesi'nin ..... Esas -..... Karar sayılı ilamıyla; Açılan davada davacının ticari faaliyet yürüten tacir olması, aynı şekilde davalının da piyasaya mal ve hizmet sunan tacir konumunda olması nedeni ile taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işlemi niteliğinde olmadığı, bu nedenle yargılama görev ve yetkisinin asliye ticaret mahkemesine ait olduğu anlaşıldığı bu nedenlerle mahkemenin görevsizliğine kararı verilmiş olup, dosya mahkememize gönderilmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi uyarınca doğalgaz aboneliğinden kaynaklanan alacak iddiası nedeniyle menfi tespit davasıdır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;Dava konusu Doğalgaz tüketimi ile ilgili Sözleşme Numarası: ..... ve Tesisat Numarası: ...... olan doğalgaz tüketimi hattından ''08.12.2019-06.03.2020" tarihleri arasında, sözleşme yapılmadan kullanılan doğalgazın "usulsüz doğalgaz tüketimi" yaptığını iddiası; Davacı .... GIDA TURİZM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ06.12.2019 tarihinde adresten ayrılacağından dolayı ......'a başvuru yapıp "Doğal Gaz Sözleşme Fesih Talebi'nde bulunduğu, Dosya kapsamında ''08.12.2019-06.03.2020" tarihleri arasında sözleşme yapılmadan kullanılan doğalgaz "usulsüz doğalgaz tüketimi" 5.403 m3 olduğu, Doğalgaz usulsüz tüketim miktarının bedelinin toplam 13.114,20TL. olduğu ve kanun ve yönetmenliği uygun fiyatlandırıldığı, Faturada ek olarak diğer bedeller(Gaz Kesme - Açma Bedeli) 30,00TL. +KDV ve Usulsüz Kullanma bedeli 90,00TL. Eklendiği, Mahkemeye hitaben T.C. Büyükçekmece ....... İcra Dairesi'nden gelen (.... E. sayılı dosyasına ilişkin) yazı cevabıyla borçlu tarafından Seri No ....., Sıra No ....... ve Özel No ..... tahsilat makbuzu ile 21.489,36TL. ödeme yapıldığı, Davalı .....’ın, ''08.12.2019-06.03.2020" tarihleri arasında sözleşme yapılmadan kullanılan usulsüz doğalgaz tüketiminin tespiti için; "Doğal Gaz Kesim Tutanağı, Usulsüz Gaz Kullanım Tutanakları ve Kaçak Kullanım Tutanaklarına dosya kapsamında rastlanmadığı, Davacı ..... GIDA TURİZM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin ''08.12.2019-06.03.2020" tarihleri arasında doğalgaz tüketiminin olmadığını destekleyen ve bu tarihleri kapsayan; Davacı adına Taşınma Belgeleri, Kira Sözleşmesi Feshi, Elektrik, Su, İnternet Sözleşmelerinin iptal edildiğini gösteren belgelerinin vs. yazışmalar sunulması halinde, Ek Rapor'da gerekli incelemenin yapılacağı şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporda özetle; Davacı tarafından sunulan ekran görüntüsünde; Sözleşme Başlangıç Tarihi 29.01.2019, Sözleşme Bitiş Tarihi 22.11.2019, Sözleme Durumu "Kapalı" ve Etkin Hesap Özeti - Son Fatura Bilgileri 13.07.2020 - 4.200TL ve Son Ödeme Tarihi 23.07.2020 olarak belirtildiği, dosyaya sunulan bu evrakın, "..... Elektrik Dağıtım A.Ş" resmi olarak verilmediği, ekran görüntüsündeki sözleşme kapalı olmasına rağmen faturalandırmaya devam edildiği ve son Fatura Tarihi 13.07.2020 olması ve başka bilgi be beleye rastlanılmadığından (Davacı adına Taşınma Belgeleri, Kira Sözleşmesi Feshi, Elektrik, Su, İnternet Sözleşmelerinin iptal edildiğini gösteren belgelerinin vs. yazışmalar) bu konunun değerlendirilmesinin mahkeme takdirinde olduğu, şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; menfi tespit davasını, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olarak açılan ve sonucunda herhangi bir mahkumiyet istemini içermeyip, konusunu teşkil eden hususun bir kararla tespitini amaçlayan dava olarak tanımlamıştır. Borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını bu dava türü ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak dava konusu olaya ve dosya kapsamında verilen beyanlara göre ispat yükü yer değiştirmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı taraf takip konusu abonelik sözleşmesini adresten ayrılacağından bahisle fesih talebinde bulunmuş ve davacı şirketin doğalgazı kesilmiştir. Dosya kapsamında ''08.12.2019-06.03.2020" tarihleri arasında sözleşme yapılmadan kullanılan doğalgaz "usulsüz doğalgaz tüketimi" 5.403 m3 olduğu, doğalgaz usulsüz tüketim miktarının bedelinin toplam 13.114,20TL. olduğu ve kanun ve yönetmeliğine uygun fiyatlandırıldığı anlaşılmıştır. Davalı tarafın kaçak kullanıma ilişkin tutanak tuttuğunun anlaşıldığı ve davacı tarafın adresten ayrılıp kaçak kullanım yapmadığı yönündeki iddiasını ispatlaması gerektiği ve dosyada bunu ispatlar nitelikte bir bilgi veya belge bulunmadığı anlaşılmakla sunulan delil ve belgeler mahkememizce davacının iddiasının ispatı için yeterli görülmemiştir. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; adresten taşınıp kaçak kullanımda bulunmadığı hususunun davacı tarafça ispatı gerekmekle bu husus ispatlanamadığından, davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacı tarafından peşin harcın yatırılmadığı anlaşılmakla, Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00 TL ilam harcının ve 732,00TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.464,00TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 13.114,20TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair,davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 02/03/2026

Katip ..... Hakim ..... e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/153, K. 2026/241, T. 02.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-153-e-2026-241-k-61ad62e83997