İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/273 E. 2026/273 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/273
Karar No
2026/273
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/273 Esas - 2026/269 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/273 Esas KARAR NO : 2026/269

HAKİM : ... KATİP :... DAVACI :... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : ... DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/03/2026 KARAR TARİHİ : 15/04/2026 YAZIM TARİHİ : 15/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ve davalı şirket arasında 04/01/2023 tarihinde “Temizlik Hizmet Alım Sözleşmesi” akdedildiğini, söz konusu sözleşme uyarınca, müvekkili firma davalı şirkete bağlı ...’nde bulunan ... temizlik hizmetlerinin yürütülmesini üstlendiğini, akdedilen sözleşme uyarınca müvekkili şirket edimlerini üstlenmiş olduğu sorumluluğa uygun biçimde yerine getirmekte iken, sözleşme ....Noterliği 31/07/2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşme hukuka aykırı olarak feshedildiğini, davalı firmanın müvekkili ile olan sözleşmesini hukuka aykırı olarak feshetmesinin akabinde, müvekkili tarafından davalının sözleşmesine duyulan güven ile çalıştırılan işçilere işten çıkarılmak zorunda kalmış ve işçilere İş Kanunu gereği hak etmiş olduğu ödemeler müvekkili şirket tarafından gerçekleştirildiğini, sözleşmenin 9.14. maddesi uyarınca işçilere yapılan kıdem ve ihbar tazminatı ödemeleri, sözleşmede kararlaştırılan biçimde noter aracılığıyla ...’a fatura edilmiş ve bildirilen banka hesabına ödenmesi istendiğini, davalı taraf sözleşmede verilen 30 günlük süre içerisinde hukuka aykırı olarak söz konusu kıdem ve ihbar tazminatı ödemelerini hukuka aykırı olarak yapmaktan kaçındığını, müvekkili tarafından işçilere ödenen 184.004,80TL’nin ödeme tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz ile davalıdan tahsili ile müvekkiline iadesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafa tebliğ yapılmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL: Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava şartlarıdır. Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için gerekli olan şartlardır. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür. 6100 sayılı HMK'nun 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK'nun 114/2 maddesinde ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin ise saklı olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 5A/1 maddesinde "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.", HUAK'nun 18/A-2 maddesinde "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi yer almaktadır. 7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren, 5/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca, "konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda" dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale gelmiş, 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir. İşbu dava 31/03/2026 tarihinde açılmış, dava açılmadan önce zorunlu arabulucuya başvurulup, dava dilekçesi ekine arabulucu anlaşmazlık son tutanağının eklenmesi yasal zorunluluk olup (aynı yönde ... no) davacı tarafça arabuluculuk son tutanağının dosyaya eklenmediği görülmüştür. Davacı vekili Av. ... 'na 06/04/2026 tarihinde tebliğ edilen ihtarda arabuluculuk son tutanağı dosyaya ibraz etmesi için bir haftalık kesin süre verilmiş; ancak herhangi bir evrak ibraz edilmemiştir. Bu nedenlerle davadan önce arabuluculuğa başvuru şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, TTK m.5/A ve HMK m.115/2 gereğince, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan reddine, Bu karar nedeniyle alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan 3.142,35 TL'den çıkarılarak artan 2.410,35 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, tarafların yokluğunda karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... ¸e-imzalıdır.

Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/273, K. 2026/273, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-273-e-2026-273-k-b6fc87aca951