İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/818 E. 2026/243 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/818
Karar No
2026/243
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/818 Esas KARAR NO : 2026/243

DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım) DAVA TARİHİ : 29/11/2022 KARAR TARİHİ : 02/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davalı tarafından müvekkili aleyhine B.Çekmece ..... İcra Müdürlüğünün ..... Es. Sayılın dosyasıyla ilamsız icra takibi yapıldığını, müvekkilince takibe itiraz edildiğini ancak süresinden yapılmadığından reddedildiğin, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı firma ile daha önce iş yapmadığını, davalıyı tanımadığını borcun sebebi olarak takip talebinde ve ödeme emrinde "diğer 1.770,00 TL" şeklinde bir ibare bulunduğunu, alacak kaleminde "1.7770,00 TL FATURA" ibaresi yer aldığını, müvekkilince alınmış ve defter ve belgelerine işlenmiş böyle bir fatura bulunmamadığını, fatura düzenlemeyi gerektirecek hukuki bir ilişkide olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla işlemiz faiz oran ve miktarını da kabul etmediklerini, bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilerek yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket, davacının şahıs şirketi olan Sultaneli Makineye teknik servis hizmeti verdiğini ve vermiş olduğu hizmet karşılığı fatura düzenlediğini, davacı taraf faturaya ilişkin ödeme gerçekleştirmediğinden icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirket tarafından verilen hizmet karşılığı kesilen faturaya itiraz süresi çoktan geçmiş ve kesinleşen bir takip varken davacı şirket yetkilisinin açmış olduğu menfi tespit davasını anlayamadıklarını, açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu müvekkili şirket alacağı verilen teknik hizmet karşılığı kesilen faturaya dayandığını, bu sebeple haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Büyükçekmece ...... ASHM'nin ..... Esas sayılı - ..... Karar Sayılı ilamında; davacı ..... tarafından davalı .... Sistemleri ..... Dış Ticaret Limited Şirketi aleyhine menfi tespit istemli açılan davada, davacı .....'in ikinci sınıf tacir olduğu, her iki tarafın da tacir olduğu dolayısıyla davanın nisbi ticari dava niteliği taşıdığı anlaşılmakla mahkemenin ticaret davalarına bakma yetkisinin HSK'nin 24/03/2005 tarih ve 188 ile 26/03/2014 tarih ve 141 sayılı ilke kararları ile kaldırılmış olduğu, ağır ceza merkezlerinde kurulu olan Asliye Ticaret mahkemelerinin yargı çevresinin ağır ceza mahkemesinin yargı çevresi ile aynı olduğu anlaşıldığından görevsizlik nedeniyle usulden reddine ve dosyanın görevli ve yetkili olan Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine kararı verilmiş, dosya mahkememize gönderilmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi uyarınca menfi tespit davasıdır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; Mahkemenin bilirkişi incelemesinin 19.03.2025 gün ve 10.10’da mahkememiz duruşma salonunda yapılmasına karar vermesi neticesinde davacı tarafın katılmadığından ve dava dosyası kapsamında yerinde inceleme talebi bulunmamasından dolayı davacı yan ticari defterleri yönünde inceleme yapılamadığı, Sayın Mahkemenin bilirkişi incelemesinin 19.03.2025 gün ve 10.10’da mahkememiz duruşma salonunda yapılmasına karar vermesi neticesinde davalı tarafın katılmadığından ve dava dosyası kapsamında yerinde inceleme talebi bulunmamasından dolayı davalı şirketin ticari defterleri yönünde inceleme yapılamadığı, Dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde Davacı .....’in 2016-2021 yılları arasında işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu anlaşıldığından Ba- Bs formlarına rastlanmadığı, Davalı ...... Mekatronik Proje Taahhüt Dış Ticaret Ltd. Şti. 2016-2017-2018-2019-2020- 2021 Ba Bs formlarının inceleme neticesinde ; davacı ..... veya davalının Bakırköy..... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... Esas davaya cevap dilekçesindeki iddiası olan davacının şahıs şirketi Sultaneli Makineye ait herhangi bir bildirimde bulunmadığı tespit edildiği, Taktir Sayın Mahkemenin olmakla birlikte, Dava dosyası kapsamı incelendiğinde, davacı yanın davalı yana borcunu gösteren belge, bilgi ve BA - BS formlarında bildirim görülmediğinden menfi tespit davasının kabulü yönünde şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 23.07.2025 tarihli ek raporda özetle; Yukarıda yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Davacı tarafın 2019,2020,2021,2022,2023,2024 ve 2025 ticari defterleri incelemesi neticesinde davalı ile olan herhangi bir cari hesap hareketi görülmediği, şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 19.11.2025 tarihli ek raporda özetle; Dava konusu olan ..... nolu faturanın davalı yanın davacı .....’e ait olan .... nolu TC numarası ile Sultaneli Makina Sanayi ve Ticaret adına düzenlendiği, İşbu 1.770,00 TL bedelli faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Davalı yanın faturanın içeriğine dair hizmetini verdiğini teknik servis formu ile desteklediği ve verilen hizmetten sonra yasal süresi olan 7 gün içinde işbu faturayı düzenlediği, Davaya konu faturanın davacı yana tebliğine ilişkin bir belgeye dava dosyası kapsamında rastlanmadığı, Faturanın tebliğine dair dava dosyası kapsamında herhangi bir belgeye rastlanmamış olduğundan, faturanın içeriğini destekleyen teknik servis formunda ..... ve ..... olarak görünen imzaların bulunduğu dikkate alındığında, ilgili kişilerin Sultaneli Makine Ticaret ....... ile olan faturanın tebliğine ilişkin yetkili olup olmadığının incelenebileceği, imzaların tespitinin yapılabileceği, (Faturanın bir alacak davasına konu olması durumunda düzenleyen, öncelikle faturayı karşı tarafa tebliğ ettiğini ispat etmelidir. Tebliğin ispat edilebilirliği açısından faturanın iadeli taahhütlü mektup ya da noter vasıtasıyla tebliğ edilmesi ispat açısından önem taşımaktadır) şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; menfi tespit davasını, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olarak açılan ve sonucunda herhangi bir mahkumiyet istemini içermeyip, konusunu teşkil eden hususun bir kararla tespitini amaçlayan dava olarak tanımlamıştır. Borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını bu dava türü ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ve dosyaya sunulan tüm bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde; tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalının davacı tarafa düzenlediği faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu ancak davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı tarafın bu faturayı davacı tarafa tebliğ ettiğine ilişkin bir bilgi bulunmadığı dolayısıyla davalı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen faturanın davacı tarafı bağlamayacağı anlaşılmıştır. Menfi tespit davalarında ispat yükünün kural olarak davalı alacaklıya düşmesi ve alacak iddiasının davalı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Bu sebeple davacının davasının kabulüne dair karar verilmiştir. Davalı tarafın kötüniyeti ispatlanamadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir. Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; Büyükçekmece .... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyası yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, 2- Şartları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00 TL ilam harcından peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 651,3 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen 6.000,00TL bilirkişi ücreti, 121,50 TL posta masrafı, 80,70 TL başvuru harcı, 80,70 TL peşin harç ücreti olmak üzere toplam 6.282,9TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 2.414,4 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, 7-Davacı tarafından yatırılan teminatın HMK.'nın 392/2. Maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden bir ay sonra davacıya iadesine, Dair,tarafların yüzüne karşı; alacak miktarı kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 02/03/2026

Katip ..... e-imzalıdır.

Hakim .....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/818, K. 2026/243, T. 02.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-818-e-2026-243-k-f68d13f9c9b7