İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/127 E. 2026/244 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/127
- Karar No
- 2026/244
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/127 Esas KARAR NO : 2026/244
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/02/2025 KARAR TARİHİ : 02/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı ..... Sağlık Tesisleri A.Ş. arasında süregelen ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişki kapsamında davalıdan 27.503,38 TL asıl alacak ve 1.498,75 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.002,13 TL alacaklı olunduğunu, söz konusu alacağın tahsili amacıyla Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ..... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, taraflar arasındaki faturalar ile ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde alacağın sabit olduğunun anlaşılacağını, dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle itirazın iptaline, icra takibinin devamına ve alacağın likit olması sebebiyle hükmolunacak tutarın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesinin talep ve dava etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün .... E. sayılı dosyasına borca ve ferilerine itiraz edildiğini, dava konusu alacakların SGK sigortalısı hastalarda kullanılan tıbbi malzemelere ilişkin olduğunu, hastane tarafından malzemelerin temin edilerek SGK’ya faturalandırıldığını, SGK’dan ödeme alınmasının ardından firmalara ödeme yapıldığını, ancak dava konusu bedellerin SGK tarafından henüz ödenmediğini ve incelemenin devam ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin ilgili maddesi uyarınca SGK tarafından kesinti yapılması veya ödeme yapılmaması halinde hastanenin firmaya ödeme yükümlülüğünün bulunmadığının açıkça kararlaştırıldığını, bu nedenle davacıya herhangi bir borç bulunmadığını, davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davanın esastan reddine, davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesinin talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Küçükçekmece İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 29.002,13-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir ve borçlar hukuku alanında uzman bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; Davacı ..... DIŞ. LTD. ŞTİ.’nin incelenen ticari defterlerinde; davaya konu icra takip tarihi (03/08/2024) itibariyle davacı .... MEDIKAL DIŞ. LTD. ŞTİ.’ nin Alıcılar 120.01.052 kodlu ..... Sağlık Tesisleri A.Ş. hesabına istinaden davalı ..... Sağlık Tesisleri A.Ş.’ inden 27.503,38 TL Alacak bakiyesi bulunduğunun kayıtlı olduğunu, Mahkemece, davaya konu icra takip tarihi itibariyle Davacı şirketin Davalı şirketten 27.503,38 TL asıl alacak bakiyesi bulunduğu kanaatine varılması halinde; davacı tarafın davaya konu talebi doğrultusunda taraflar arasındaki protokol dikkate alınarak işlemiş faiz 1.498,75 TL hesap edilmiş olup, davaya konu icra takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 27.503,38 TL asıl alacak ile 1.498,75 TL işlemiş faiz olmak üzere 29.002,13 TL Toplam alacaklı bulunduğu hesap edildiğini, mahkeme duruşma salonunda 24/12/2025 günü saat 10:00 'da yapılan bilirkişi incelemesinde davalı taraf bulunmadığını ve ticari defterlerini inceleme için ibraz etmediğini, SGK tarafından Sayın Mahkemenize gönderilen Excel tablosunda; taraflar arasındaki 09.02.2024 tarihli Protokol C bendi gereği SGK tarafından 2022 yılında davalıya ödenmeyen malzeme toplam tutarı 7.689,10 TL, davalıya eksik ödenen malzeme toplam tutarı 55.810,16 TL olmak üzere davalıya ödenmeyen toplam tutar 63.499,26 TL (7.689,10 + 55.810,16 =63.499,26) olarak yer aldığını, taraflar arasında imzalanan 09.02.2022 tarihli PROTOKOL c bendinde; “Firma söz konusu tıbbi malzemeler için Hastane adına fatura tanzim etmiş olsa dahi, Hastane’nin mezkur fatura bedellerine ilişkin ödeme yapmakla yükümlü olmadığını ve Hastane’ nin SGK’dan tahsil edemediği hiçbir malzeme bedelini Firma’ya ödenmeyeceği hususunu Firma kabul ve beyan eder.” Denildiğini, taraflar arasında imzalanan 09.02.2022 tarihli Protokol baz alındığında ise; davaya konu icra takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten alacak bakiyesi bulunmadığı şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmamıştır. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Dosyada SGK tarafından davalı aleyhine yapılan kesintinin davacının malzemelerinden kaynaklandığına ilişkin bir bilgi bulunmadığı, davalının iddiasının bu sebeple ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından davadan önce ihtarname gönderilmediği, bu sebeple temerrüt oluşmadığı, usulüne uygun tutulan davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 27.503,38 TL asıl alacak olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Reddedilen bu kısım yönünden davacı tarafın kötüniyeti ispatlanamadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın KISMEN KABULÜ ile; Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen İPTALİ ile takibin 27.503,38 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya dair talebin reddine, 2- 27.503,38 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 4-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 1.878,75 TL ilam harcından peşin alınan 615,40TL harcın mahsubu ile bakiye 1.263,35TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen 615,40 TL Başvuru Harcı, 615,40TL Peşin Harç olmak üzere toplam 1.230,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 3.413,96 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 7-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 186,04 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 8-Davacı tarafından sarf edilen 16.000,00 TL bilirkişi ücreti, 110,00 TL posta masrafı, toplam 16.110,00 TL den kabul red oranına göre hesaplanan 15.277,48 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 27.503,38 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.498,75 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 11-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, tarafların yüzüne karşı; alacak miktarı kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 02/03/2026
Katip ..... e-imzalıdır.
Hakim ..... e-imzalıdır.