İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/102 E. 2024/637 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/102
- Karar No
- 2024/637
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/102 Esas - 2024/637 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/102 Esas KARAR NO : 2024/637
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/02/2023 KARAR TARİHİ : 23/10/2024 KR. YZL. TARİHİ : 21/11/2024
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... Şirketi'nin diğer davalılar aleyhine .... E. Sayılı dosyası üzerinden alacağına karşılık takip başlattığını, davalılardan ... Ltd Şti'nin icra dosyası ile bağı olmayan müvekkiline zarar verme kastıyla, 89/1 , 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnameleri göndererek müvekkili şirket alaeyhinde tarafı olmadığı dosyada borca ilişkin işlemlere başladığını, davalı .... Ltd Şti'nin aslen hakkı olmadığı bir alacağı, kötü niyetle ve müvekkili şirketi zarara uğratarak müvekkilinden tahsil ettğini, icra dosyası alacaklısı ... Ltd Şti'nın haksız ve usulsüz biçimde yaptığı icra dosya işlemleri neticesinde haciz baskısı ve ihtirazi kayıtla müvekkili şirketten tahsil ettiği meblağın istirdadı için iş bu davayı açmak gerektiğini, davalı ... LTD.ŞTİ'nin 89/1 haciz ihbarnamesinin TK21/2md uyarınca muhtarlığa tebliğine istinaden ve müvekkili şirketin itirazı olmasına rağmen ve müvekkili davacı şirketin hiçbir şekilde borcunun olmadığını bilmesine rağmen haciz işlemlerine zarar verme kastı ile kötü niyetli olarak devam ettiğini, davalı .... LtD.ŞTİ'nin müvekkiline gönderdiği 89/2 haciz ihbarnamesinin başlattığı icra dosyasının asıl dosya borçlusu olan ...'a tebliğ edilmiş olmasına rağmen kötü niyetli olarak müvekkile aleyhinde takip işlemlerine devam ettiğini, müvekkili şirket araçlarına hem kaydi haciz işlemi uygulandığını ve ayrıca yakalamalı haciz işlemi tatbik edildiğini ve otoparka şirket araçlarından bir tanesinin çektirildiğini, müvekkili şirketin aracını otoparktan aracı çıkarmak, bloke edilmiş ticari banka hesaplarını ve e-ticaret satış sistemini aktif hale getirip ticari hayata devam etmek için, borcu olmayan dava konusu işbu meblağı ihtirazi kayıt ile .... E. Sayılı dosyasına ödediğini beyanla, davacı müvekkili ... ŞİRKETİ'nin kötü niyetli takip alacaklısından ve diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen, aleyhte devam ettirilen feri takip neticesinde müvekkili şirketin çok büyük ticari itibar kaybı ve maddi zarara uğramış olması sebebi ile ....E. Sayılı dosyasına konu takibe ilişkin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 250.436,3 TL’nin kötüniyetli icra dosyası alacaklısından ve borçlulardan müştereken müteselsilen, ödeme tarihi olan 08.02.2022 Tarihinden itibaren ticari faizi ile istirdadına, her türlü yargılama harç ve masrafları ile ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı ... Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Şubesi'ne ait 12.03.2021 düzenleme tarihli ve ... no'lu olup 220.000.-TL. bedelli çekin yetkili hamili olan davalı müvekkil şirket tarafından muhatap bankaya ibrazında karşılıksız olduğundan bahisle çek bedelinin ödenmemesi üzerine, ihtiyati haciz kararı da alınarak çeke dayalı alacağının tahsili için 27.03.2021 tarihinde .... E. sayılı dosyasıyla çek borçluları olan diğer davalılar ...-...-...-... Tic. San. A.Ş.-... Tic. San. Ltd. Şti. aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını, takip dosyası üzerinden yürütülen haciz işlemleri sırasında, banka ve araç hacizleri gibi muhtelif kaydi haciz işlemleri yanında fiili haciz işlemleri de yapıldığını, bu kapsamda hacizli bir araç muhafaza altına alındığını, kapsamlı işlemler nedeniyle oldukça büyük bir hacim kazanan takip dosyasından yürütülen haciz işlemleri kapsamında, davacı şirketin de aralarında bulunduğu 10 ayrı üçüncü kişiye İİK m.89/1 gereği birinci haciz ihbarnameleri gönderildiğini, birinci haciz ihbarnamesine karşı herhangi bir itirazı olmayan davacı şirkete İİK m.89/2 gereği gönderilen ikinci haciz ihbarnamesinin yine şirket merkezinde 31.05.2021 tarihinde ...'a tebliğ edildiğini, ikinci haciz ihbarnamesine de herhangi bir itiraz olmaması üzerine, davacı şirkete İİK m.89/3 gereği gönderilen üçüncü haciz ihbarnamesinin 04.09.2021 tarihinde bilâ ikmal iade dönmesi üzerine de bu kere TK m.35 gereği yine şirket merkezine gönderilen üçüncü haciz ihbarnamesi 17.09.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, kendisine gönderilen birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine itiraz etmeyen üçüncü kişi/davacı şirketin mal yedinde veya borç zimmetinde sayılarak kendisine tebliğ edilen üçüncü haciz ihbarnamesine karşı İİK m.89/3 gereği menfi tespit davası da açmadığını, 08.02.2022 tarihinde 263.115,00 TL tutarlı ödeme dava ve takip dışı üçüncü kişi ... tarafından ".... E. sayılı dosyası, dosya borcunu kabul etmemekle birlikte talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla dosya borcu ödemesi" açıklamasıyla gönderildiğini, dosya bakiyesini fazlasıyla karşılayan bu ödemeyle takip dosyası infaz ile kapandığını, 06.10.2021 tarihinde takip borçluları ...-...-...-... Tic. San. A.Ş.-... Tic. San. Ltd. Şti. tarafından, .... E. sayılı takip dosyasındaki takibe konu 220.000,00 TL bedelli çek nedeniyle borçlu olmadıklarından bahisle alacaklı müvekkili şirket aleyhine menfi tespit ve istirdat davası açıldığını, .... Mahkemesi'nin 18.05.2022 tarih ve .... sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiğini, davalı/alacaklı müvekkili şirketin, davacı şirketin takip borçlularına hiçbir şekilde borcunun olmadığını bildiği ve buna rağmen haciz işlemlerine devam ettiği iddiasının da gerçek dışı olduğunu, Davacıya gönderilen haciz ihbarnamelerinde herhangi bir usul ve yasaya aykırılık olmadığı, davalı/alacaklı müvekkilin takip borçlularının davacıya borçlu olmadığını bildiği halde, davacıya haciz ihbarnameleri göndermek suretiyle kötü niyetle hareket etmediği sabit olduğundan işbu davanın davalı/alacaklı müvekkili şirket yönünden reddi gerektiğini, davacı şirketin, kendisine gönderilen birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine karşı itiraz etmediği gibi, üçüncü haciz ihbarnamesine karşı da menfi tespit davası açmayıp borcun zimmetinde sayılmasına kendisinin sebep olması, davacı şirketin, genel hükümlere göre menfi tespit davası açarak icra müdürlüğüne ödediğini iddia ettiği paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyâti tedbir talep etmediği, takip borçlularından ... şirketi ve onun yetkilisi/ortağı olup aynı zamanda şahsen borçlu ... ile davacı şirketin aynı adresi paylaşmaları, takip borçluları arasındaki akrabalık ve ticari ilişki,takip borçlularının açtığı menfi tespit/istirdat davasının ret ile sonuçlanmasının ardından, bu kere, davacı şirketin işbu geri alma davasını açmış olması, ödemenin takip ve dava dışı ... tarafından yapılmış olmasına rağmen, geri iadesinin davacı şirket ile takip borçluları tarafından talep edilmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirket ve takip borçlularının esasen kötü niyetli olduklarını, takip borçlularının davalı/alacaklı müvekkiline borçlu olduklarını icra müdürlüğüne gelerek resmi memur huzurunda verdikleri yazılı beyanları ile kabul etmekle birlikte davacı şirketle beraber hareket ederek mümkünse borcu ödememeye çalıştıklarını, bunda başarılı olamayınca da ödeneni geri almak amacıyla her türlü yasal yola başvurduklarının, muhtemeldir ki kendi aralarındaki hukuk/anlaşma/ilişki gereği davacı şirkete gönderilen haciz ihbarnamelerine itiraz edilmeyip üçüncü haciz ihbarnamesine karşı süresinde menfi tespit davası da açılmadığı, ancak daha sonra aralarındaki münasebet bozulduğu için davacı şirketin gerek icra hukuk mahkemesi nezdinde davalar açtığı, yanı sıra davacı şirketin adresini ... şirketi ve ...'ın bulunduğu yerden başka yere taşıdığı, dilekçe ekinde sunduğu emsal kararlara göre dava açmak için sürenin bir yıl olduğunu değerlendirdiğinden son günü bekleyerek işbu davayı açtığının açıkça ortada olduğunu beyanla, öncelikle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın davalı/alacaklı müvekkili yönünden esastan reddine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalı müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER, KABUL VE DEĞERLENDİRME: Dava, 2004 sayılı Kanun'un 89/5. maddesine dayalı olarak açılmış istirdat davasıdır. Dava açılmadan evvel arabulucuya müracaat edilmiş olup işbu dava şartı yerine getirilmiştir. .... Esas sayılı takip dosyalarının Uyap kayıtları,....Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları, ....Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları, .... Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları, ....'nün, ....'nün, ....'nin, ....'nün, ....'nun , ....'nün, ....'nün, ....'nin yazı cevabı getirtilerek dosya kapsamına alınmıştır. Mahkememizce ihtilaf konusu hususlarda tespit yapmak amacıyla dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, 27/07/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacı şirketin ticari defterlerinin, davacı şirket vekilinin 29.01.2024 tarihli beyan dilekçesinde belirtmiş olduğu adreste yerinde incelemek üzere hazırlanması için dilekçede belirtmiş olan iletişim kurulacak kişi ... ile ve davacı vekili ile iletişime geçilmiş olup, davacı şirketin mali müşaviri ... tarafından davacı şirkete ait ticari defterlerin kendisinde bulunmadığı belirtilmiş, davacı şirket vekili ile yapılan görüşmeler neticesinde ise rapor tarihi itibariyle davacı şirketin ticari defterlerinin incelenmek üzere yerinde hazırlandığı yönünde herhangi bir geri dönüş olmadığı, dolayısıyla davacı şirketin ticari defterleri yerinde incelenmek üzere ibraz edilmediğinden davacı şirketin ticari defterleri üzerinde herhangi bir inceleme, tespit ve değerlendirme yapılamadığı, davalı şirketin ticari defterlerinin, davalı şirket vekilinin 31.01.2024 tarihli beyan dilekçesinde belirtmiş olduğu adreste yerinde incelemek üzere hazırlanması için dilekçede belirtmiş olan iletişim kurulacak kişi ... ile ve davalı vekili ile iletişime geçilmiş olup, davalı vekili tarafından takip alacaklısı davalı müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinin bu davaya katacağı herhangi bir şey bulunmadığının belirtildiği, dolayısıyla davalı şirketin ticari defterleri yerinde incelenmek üzere ibraz edilmediğinden davalı şirketin ticari defterleri üzerinde herhangi bir inceleme, tespit ve değerlendirme yapılamadığı, takdiri mahkememize ait olmak üzere, davalı . .... Ltd Şti. Dışındaki davalıların davacıdan alacağı olup olmadığı, var ise miktarının ne kadar olduğuna dair dosyadaki mevcut delil durumuna göre herhangi bir tespit ve hesaplama yapılmasının mümkün olmadığı rapor edilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekilince süresinde herhangi bir itiraz sunulmamıştır. Davalı ... vekilince beyan ve itiraz sunulmuştur. Taraflar arasındaki ihtilafın; .... Esas Sayılı dosyasında davacı tarafından yapıldığı iddia edilen ödemenin davalılardan istirdadının mümkün olup olmadığı, mümkün ise miktarı, faiz başlangıç ve türü noktasında toplanmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ile birlikte yapılan değerlendirme sonucunda; davalı .... Ltd. Şti. tarafından ... Şubesi'ne ait 12.03.2021 düzenleme tarihli ve ... no'lu 220.000,00-TL bedelli çeke dayalı olarak 27.03.2021 tarihinde ....E. sayılı dosyasıyla çek borçluları olan diğer davalılar ..., ..., ..., ... Tic. San. A.Ş. Ve ... Tic. San. Ltd. Şti. aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, icra dosyasında davacı şirkete 89/1,89/2,89/3 haciz ihbarnameleri gönderildiği, davacının süresinde haciz ihbarnamelerine itiraz etmediği ve 89/3 ihbarnamesine karşı menfi tespit davası açmadığı, haciz ihbarnamelerinin tebliğinin usulsüz olduğu iddiası ile davacı tarafça icra mahkemesine şikayette bulunulduğu, ....Esas sayılı ve ....Esas sayılı dosyalarında şikayetlerin reddine karar verildiği, kararların istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, .... Dairesi'nin 08/02/2022 tarihli tahsilat makbuzunda “Diğer - .... E sayılı dosyası, dosya borcunu kabul etmemekle birlikte talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla dosya borcu ödemesi / .... nolu ... hesabından ....” açıklaması ile 263.115,00.-TL ödeme yapıldığı, davacının yapılan bu ödemenin davalılardan istirdatını talep ettiği görülmüştür. Davalı ..... Ltd. Şti., ödemenin dava dışı ... tarafından yapılması sebebi ile aktif husumet itirazında bulunmuşsa da davacı vekilince sunulan 02/11/2020 tarihli ... yevmiye numaralı vekaletname göz önüne alınarak icra dosyasına ... tarafından yapılan ödemenin davacı şirket adına ödendiği kabul erilmiş ve aktif husumet itirazı dinlenilmemiştir. İİK 89/5 maddesinde; "üçüncü şahsın, kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde haciz ihbarnamesine itiraz etmediği takdirde 65 inci madde hükmünün uygulanacağı ve her hâlde üçüncü şahsın, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebileceği" düzenlenmiştir. İİK.89/3. maddesinde ise; “üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir.” şeklinde düzenleme mevcuttur. Kanunun ön gördüğü on beş günlük hak düşürücü süre içerisinde menfi tespit davası açılmazsa üçüncü kişinin yedinde sayılan malı veya zimmetinde sayılan parayı icra dairesine teslim etmesi gerekir. Bu ödemenin haklı bir nedene dayanmadığı düşüncesinde olan ancak yasal gereklilikleri yerine getirmediği ya da getiremediği için parayı icra veznesine ödemiş olan üçüncü kişi bakımından İİK 89/5'e göre istirdat davası açma hakkı tanınmıştır. Zira takip borçlusu, ona ait bir mal veya hakkı elinde bulundurmadığı halde bu tutarı icra dairesine ödemek zorunda kalan üçüncü kişi karşısında sebepsiz biçimde zenginleşmiş olmaktadır. Üstelik istirdat davası sadece sebepsiz zenginleşen borçlu aleyhine değil, borçlu ile işbirliği içinde davranarak üçüncü kişiyi zarara sokan (kötüniyetli) alacaklı aleyhine de açılabilir. Üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren açılması öngörülen menfi tespit davası (İİK.m.89/3) borcun bulunmadığı iddiasına dayanmakta iken, ödemeden sonra açılması öngörülen istirdat davası (İİK.m.89/5) haksız/nedensiz ödenmiş bulunan paranın geri alınması amacına yönelik olup birbirinden tamamen farklıdır ( .....).
Üçüncü kişinin kötüniyetli olan takip alacaklısına karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı meblağı geri alabileceği, burada üçüncü kişinin, kötüniyetli takip alacaklısına karşı açtığı davanın hukuki sebebinin 6098 sayılı Kanun'un 49 uncu ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız fiil, takip borçlusuna karşı açılan davanın hukuki sebebinin ise sebepsiz zenginleşme olduğu, dolayısıyla somut olayda üçüncü kişi konumunda olan davacının, takip alacaklısı yönünden davacı üçüncü kişinin, takip borçlusuna borçlu olmadığını bilebilecek durumda olduğunu, üçüncü kişinin herhangi bir borcu olmadığını bilerek kötüniyetli olarak haciz ihbarnamelerini gönderdiği hususunu ispatlaması gerekmektedir. Takip alacaklısı ile borçlusu arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmamaktadır. Alacaklı-davalı şirketin kötü niyetli olduğunu ilişkin dosya kapsamında delil mevcut olmayıp, icra takibinde haciz ihbarnamesi gönderilmiş olması da alacaklının kötü niyetli olduğunu ispat için tek başına yeterli değildir. Zira yukarıda açıklanan kanuni düzenlemeler gereğince haciz ihbarnamesi gönderilen 3. şahsın bu borca itiraz hakkı vardır. İtiraz hakkını kullanmadığı gibi haciz ihbarnameleri öncesi mani sebebi ispat edememiştir. Ayrıca davacı vekiline gerek takip alacaklısına gerek takip borçlularına karşı davasının ispatı açısından davacı ticari defterlerinin bilirkişi incelemesine sunulması için kesin süre verilmiş, defterler incelemeye sunulmamış, bu yöndeki bilirkişi raporuna itiraz da edilmemiştir. Bu haliyle davacının davasını ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şeklide hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Reddine, 2-Alınması gereken 427,60-TL maktu harcın, peşin alınan 4.276,83-TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.849,23-TL harcın talep halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 3-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.200,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4- Davalı ..., davalı ... ve davalı ... Şirketi duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca hesaplanan 40.069,81-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalılara verilmesine, 5- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6- Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/10/2024
Katip .... ✍ e-imzalı
Hakim .... ✍ e-imzalı