Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5997 E. 2026/3302 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5997
- Karar No
- 2026/3302
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1006 E., 2025/1008 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/574 E., 2025/261 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin oğlu ... hakkında borcundan dolayı icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin dosya borçlusu ...'ye borçlu olduğu gerekçesi ile müvekkiline 89/1, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, müvekkile gönderilen haciz ihbarnameleri usulüne uygun tebliğ edilmediğinden haciz ihbarnamelerinden haberdar olamadığını, bu bakımdan haciz ihbarnamesinde yer alan borçtan sorumlu tutulamayacağını, müvekkilin dosya borçlusu oğlu ile de arasında herhangi bir alacak verecek ilişkisi bulunmadığını ileri sürerek; 2004 sayılı İcra İflas Kanunu 89. maddesi uyarınca müvekkilinin ... İcra Müdürlüğünün 2024/5026 dosyası kapsamında borçlu olan ...'ye borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacı tarafça 89/3 haciz ihbarnamesi tebliğinden itibaren hak düşürücü süre içerisinde davanın ikame edilmediğini savunarak; davanın reddini istemiştir III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 89/3 haciz ihbarnamesinin davacıya 11.10.2024 tarihi itibari ile usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, dava dilekçesinde davacı şahsın yaşlı olduğundan bahisle bir iddia ileri sürülmüş ise de ilgili şahsın yaş durumunun tebligatı usule aykırı hale getirmediği ve bu surette eldeki davanın en son 28.10.2024 tarihinde açılması gerekirken 13.11.2024 tarihi itibariyle ikame edildiği, dolayısıyla hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; Mahkemece davacının menfi tespit talebinin süre nedeniyle reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; açılan davanın menfi tespit davası olduğunu, müvekkil ile oğlu ... arasında alacak ilişkisinin olup olmadığının tespit edilmesini konu edindiğini, müvekkilin oğlu ... ile arasında bir alacak ilişkinin mevcut olmadığını, duruşmada dinlenen tanık beyanlarının da bunu ispatladığını, müvekkilinin 1940 doğumlu ve hasta olması nedeniyle yaşanan olayları idrak edebilecek ve kavrayacak durumda olmadığını, müvekkile gönderilen haciz ihbarnamelerinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, borçlu olan oğluna da herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2004 sayılı Kanun'un 89. maddesinin üçüncü fıkrasından kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye ve davaya konu haciz ihbarnamelerinin kanuna uygun olarak tebliğ edildiğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.