İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1625 E. 2026/579 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1625
- Karar No
- 2026/579
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/1625 Esas KARAR NO :2026/579
DAVA:3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ:12/07/2026 KARAR TARİHİ:16/07/2026
Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının yapılan yargılaması sonucunda; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile dava dışı asıl borçlu ... San.ve Tic. Ltd. Şti. arasında geçmişte ticari bir ilişki olduğunu, son ticari işlemin 03/04/2025 tarihinde kesilen fatura olduğunu, faturanın ardından 08/04/2025 tarihinde son ödeme yapılarak cari hesabın kapatıldığını, davalının, dava dışı şirketinden olan alacağı sebebi ile ....İcra Müdürlüğü'nün 2025/... takip sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, takip kapsamında müvekkili şirkete haciz ihbarnameleri gönderildiğini, müvekkilinin yapılan tebligattan haberi olmadığını ve yasal süresi içinde itiraz edemediğini, müvekkilinin dava dışı şirkete ve davalıya hiçbir borcu olmadığını,09/07/2026 tarihli dosya hesabı raporuna göre , asıl borçlu ile hiçbir hukuki ve fiili bağı kalmamasına rağmen müvekkilinin 5.196.467,55-TL gibi fahiş bir borç yükü ile karşı karşıya kaldığını belirterek, davanın kabulüne, müvekkilinin davalıya ve dava dışı şirkete icra dosyası kapsamında borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir . Davalıya henüz tebligat yapılmamıştır . TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, İİK’nın 89. maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115 maddeleri gereğince görev hususu; kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla; mahkememizce davanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle görev noktasında incelenmiştir. TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların; '' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafın da tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın “a-f” bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır. Somut olayda davacının, takibe taraf olmadığını, haciz ihbarnameleri sonrası dahil edildiğini beyan ederek menfi tespit istemli eldeki davayı ikame ettiği, davanın çözümünde İİK 89 uyarınca inceleme yapılarak davacının borçlu olup olmadığının inceleneceği,davacının takibe dahil olmasının İİK 89 maddesi uyarınca gönderilen haciz ihbarnamelerinden kaynaklandığı,bu sebeple davanın aslında İİK 89. maddesine dayalı bir menfi tespit istemi olduğu, nitekim dava dilekçesinde ve arabuluculuk son zaptında da bu durumun beyan edildiği, davacı ile davalı arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı, uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklandığı, farklı BAM Dairelerince göreve ilişkin verilen farklı kararlar arasındaki uyuşmazlığı gideren Yargıtay 11. H.D nin 2023/5228 ve 2023/6468 karar sayılı ilamında''..2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına, yukarıda belirtilen Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine..'' denilmek suretiyle asıl borç ilişkisinin kaynağına bakılmaksızın 3. Şahıs tarafından açılan menfi tespit davalarında Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunun belirtildiği anlaşılmakla; HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda yazılı gerekçe ile; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, HMK 114/1-c ve HMK 115/2 md. uyarınca davanın usulden reddine, 2-HMK'nın 20/1 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurularak talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi takdirde mahkememizce ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3-HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti hususlarında görevli mahkemece karar verilmesine, mahkememizce ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti hususunda da karar verilmesine, Dair, tarafların yokluğunda , gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/07/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır