Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/3140 E. 2026/3701 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3140
Karar No
2026/3701
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Adi kira ve hasılat kiralarına ilişkin (13 örnek) icra takibinde, borçlunun itirazı üzerine alacaklının İcra Mahkemesine başvurusunda; itirazın kaldırılması ile temerrüt nedeniyle kiralanan taşınmazın tahliyesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince; itirazın kaldırılması ile taşınmazın tahliyesine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; kiralanan gayrimenkulün adi kiraya veya çatılı işyerine tabi olup olmadığının anlaşılmadığı, TBK'nın adi kira hükümlerine tabi olup olmadığının değerlendirilmesinin yargılamayı gerektirdiği, dar yetkili İcra Mahkemesince karar verilemeyeceği gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, itirazın kaldırılması ve tahliye talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İcra ve İflas Kanunu'nun 269/2. maddesi hükmü gereğince ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde itiraz sebeplerini aynı yasanın 62. maddesi hükümleri dâhilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmez ise akdi kabul etmiş sayılır. Bu hükmün anlamı, takibe dayanak kira sözleşmesinin o takip yönünden varlığının ve geçerliliğinin tartışılmayacağıdır. Ne var ki, bu kural ancak takibin dayanağı kira sözleşmesinin kiracı ve kiralayan taraflarının takibin tarafları ile aynı olması hali için geçerlidir. Takibin tarafı olmayan takip borçlusunun, dayanak kira sözleşmesine ve kira sözleşmesindeki imzaya itiraz etmemesi halinde sözleşmesinin tarafı haline geleceğinin kabulü mümkün değildir. Somut olayda, takibin dayanağı olan 1.04.2014 tarihli kira sözleşmesinin taraflarının alacaklı/kiraya veren ... ile kiracı ...olduğu, takipte ise dayanak kira sözleşmesinin tarafı olmayan ... İnşaat ... Ltd. Şti.'nin borçlu olarak gösterildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, kira sözleşmesinin tarafı olmayan şirket hakkında başlatılan ve itiraz üzerine ... takibe yönelik itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin reddi gerekir. O halde; Bölge Adliye Mahkemesince, itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi isabetsiz ise de, sonuçta istemin reddine karar verildiğinden ve bu yanlışlığın giderilmesi

yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi hükmü gereğince sonucu itibarıyla doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir. Diğer taraftan, kiralananın çatılı iş yeri olup olmadığının tespiti hususu yargılamayı gerektiren bir husus olmayıp, bir hukuki sorundur. Sözleşmenin niteliğini belirlemek icra mahkemesinin görevindedir. Bölge Adliye Mahkemesinin, bu yöndeki hukuki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğine dair gerekçesi de doğru görülmemiştir. SONUÇ: Alacaklının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 732,00 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2026/3140, K. 2026/3701, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2026-3140-e-2026-3701-k-2d308b4ab4fc