İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/628 E. 2024/216 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/628
- Karar No
- 2024/216
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/628 Esas - 2024/216 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/628 Esas KARAR NO : 2024/216
BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... 3- ... VEKİLİ : ...
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 06/09/2022 KARAR TARİHİ : 27/02/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile davalı asıl borçlu ... A.Ş. arasında imzalanan nakit ve gayri nakit kredi sözleşmesine davalılar ... ve ...'ın müteselsil kefil olarak katıldığını, sözleşme gereğince kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek Beyoğlu 48. Noterliği'nden gönderilen 30/06/2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine Hatay İcra Müdürlüğü'nün 2021/... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, takipten sonra 04/07/2022 tarihinde 4.500.000,00 TL ve 02/08/2022 tarihinde 1.500.000,00 TL tutarında tahsilatların yapıldığını, KGF kefaleti ile kullandırılan krediler kapsamında bankaya 1.233.801,65 TL ödeme yapıldığını, ödemenin takibe esas alacaktan mahsup edilmediği iddialarıyla davalı borçluların itirazda bulunduklarını, 14.721.812,54 TL nakdi kredi alacağı bulunduğunu, ipotek nedeniyle 6.000.000,00 tahsilat yapıldığı için 8.721.812,54 TL kaldığını beyan ederek, Hatay İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili talep sonucunu açıkladığı 13/12/2022 tarihli dilekçesinde; takip tarihi itibariyle borçlulardan 14.721.812,54 TL alacaklarının bulunduğunu, alacağının teminatı olarak 8.820.000,00 ipotek alındığını, rehnin paraya çevrilmesi için Adana 8. İcra Dairesi'nin 2020/... E. Sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, ipotekli taşınmazlardan dolayı 02/08/2022 tarihinde 1.500.000,00 TL, 04/07/2020 tarihinde de 4.500.000,00 TL tahsilat yapıldığını, bu nedenle davanın 8.721.812,54 TL üzerinden ikame edildiğini, KGF tarafından ödenen 1.233.801,65 TL'nin ise mahsup edilmediğini beyan etmiştir. Davacı vekili 21/12/2023 tarihli dilekçesinde; 13/12/2022 tarihli dilekçede, takip konusu alacak tutarının sehven 14.721.812,54 TL olarak yazıldığını, ancak alacaklarının 14.815.911,82 TL olduğunu, bu maddi hatayı düzelttiklerini beyan etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemişlerdir. Ancak davalılar vekili Av. ... 20/06/2023 tarihli dilekçesi ile vekaletnamesini ibraz ederek bilirkişinin ön raporunda belirtilen eksikliklerin giderilmesini istemiş, aşamalardaki beyanında ise; bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, müvekkillerinin ekonomik hayatını bitirmeye yönelik iyi niyet kuralları ile de bağdaşmayan fahiş alacak ve faiz talebinde bulunulduğunu beyan ederek, müvekkilleri lehine en düşük faiz oranlarının nazara alınmasını ve sonuçta davanın redddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan ve genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir. Davanın, 7155 Sayılı yasanın 20. md. ile 6102 sy. TTK'na eklenen 5/A maddesi kapsamına girdiği ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak düzenlendiği, davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağının ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Davacı banka ile davalı asıl borçlu ... Gıda İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş. arasında, 19/03/2007 tarihli 1.000.000,00 USD, 12/03/2012 tarihli 10.000,00 USD, 25/12/2012 tarihli 15.000.000 TL, 14/11/2013 tarihli 10.000.000 TL, 27/12/2016 tarihli 3.000.000 USD limitli kredi sözleşmeleri imzalanmıştır. Davalı ... ve ... bu sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olup, kefalet limitleri sözleşme limitleri ile aynıdır. Davalı gerçek şahısların kefaletleri, 6098 sayılı TBK'nın 583/1. maddesinde gösterilen şekil şartlarını taşımaktadır. Aynı kanunun 584/1. maddesi gereğince; Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Ancak 28/03/2013 tarihli 6455 S.K. ile eklenen 3. Fıkra ile; Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eş rızası aranmayacağı belirtilmiştir. ... ve ...'ın 25/12/2012 tarihli sözleşmeye kefaletleri için eşlerinin rızaları alınmıştır. Bu kişiler 27/12/2016 tarihli sözleşmeye kefil oldukları sırada asıl borçlu şirketin ortağıdır. Ayrıca ... ve ... 10/05/1981 tarihinde evlenmiştir. Aynı sözleşmelere birlikte kefil olmuşlardır. Bu sebeplerle kefaletleri geçerli olup kendilerini bağlamaktadır. Asıl borçlu şirkete, 19/09/2019 tarihinde %8,10 faiz oranlı 24 ay taksitli 1.000.000,00 USD tutarında ihracat döviz kredisi, 24/09/2019 tarihinde %18,996 faiz oranıyla 15 ay taksitli 1.288,001,28 TL tutarında taksitli ticari kredi( KGF re'sen yapılandırma), aynı gün aynı faiz oranıyla 33 ay taksitli 485.263,87 TL taksitli ticari kredi (KGF re'sen yapılandırma), 17/03/2020 tarihinde yıllık %5,10 faiz oranıyla 46.446,35 USD ihracat döviz kredisi kullandırılmıştır. Ayrıca asıl borçluya çek karnesi verilmiş 5 adet çek sorumluluk bedeli tazmin edilmiştir. Kredi borçlarının ödenmemesi üzerine hesaplar 26/06/2020 tarihinde kat edilerek Beyoğlu 48. Noterliği'nden 30/06/2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek borcun 24 saat içinde ödenmesi istenmiştir. İhtarname asıl borçlu şirkete 09/07/2020 tarihinde, diğer davalılar ... ve ... 'a 04/07/2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. Müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır. Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir.. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01/11/2016 tarih 2016/12120 esas 2016/8556 karar ) Ancak 6102 sayılı TTK’nun 7. maddesinin 1. fıkrasının 2. Cümlesi gereğince: kefil ve kefillere, tahahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez. Dolayısıyla kefillere ihtar gönderilip temerrüte düşürülmeden, onlar yönünden temerrüt faizi yürütülemez. Hesap kat ihtarı, asıl borçlu ve kefillere aynı tarihte tebliğe çıkarılmasına rağmen, kefile daha önceki bir tarihte tebliğ edilmiş olması halinde, kefilin sorumluluğu asıl borçludan daha ağır olamayacağından davalı ... ve ... yönünden de tebliğ tarihi 09/07/2020 ve tüm borçluların temerrüt tarihi ise 13/07/2020 olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay 11. HD 2021/78 E. 2022/4048 K.) Hatay İcra Müdürlüğü'nün 2021/... E. Sayılı icra dosyasında 18/11/2021 tarihinde alacaklı ... A.Ş. tarafından borçlu davalılar hakkında 8.736.833,24 TL asıl alacak, 5.787.311,31 TL işlemiş faiz, 289.365,57 TL BSMV, 2.401,71 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 14.815.911,82 TL nakit kredi alacağı ve 18.300,00 TL gayri nakit alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Asıl borçlu yönünden ipotek bedeli olan 8.820.000,00 TL düşülerek kalan 5.995.911,82 TL talep edilmiş, kefillerden ise ipotek bedeli düşülmeden toplam 14.815.911,82 TL üzerinden talepte bulunulmuştur. Borçluların süresinde yaptığı itiraz üzerine takip durmuştur. Gayri nakit alacak ... numaralı teminat mektubundan kaynaklanmaktadır. ... için düzenlenen 05/10/2011 tarihli 18.300,00 tutarındaki bu teminat mektubu kesin ve süresizdir. Henüz tazmin edilmemiştir. Alacaklı banka ayrıca, Adana 8. İcra Müdürülüğü'nün 2020/... esas (yeni esas : Adana 3. Genel İcra Müdürlüğü 2023/...) sayılı dosyasında; borçlular ... Şti. ile ... Gıda ithalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş. Aleyhine, iki ayrı taşınmaz üzerinde tesis edilen ipoteğin paraya çevrilmesi için, 8.820.000,00 TL üzerineden icra takibi başlatmıştır. İİK'nın 45. maddesi gereğince; öncelikle rehinin paraya çevrilmesi için icra takibi yapılması gerekir. Rehin tutarının borcu ödemeye yetmeyeceği anlaşılır ise kalan alacağın iflas yada haciz yoluyla takibinin mümkündür. İpotek müteselsil kefilin kefaletini de karşılayacak şekilde ve borca yetecek miktarda vermişse, alacaklı aynı şekilde ve sadece rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Aksine olarak ipotek, sadece borçlu lehine yada kredi sözleşmesindeki borç için verilmişse kefilin kendi kefaletini karşılamayan arta kalan borç miktarı için alacaklı ipoteğe başvurma zorunluluğu olmadan ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile genel haciz yoluyla takip yapabilir. (Yargıtay HGK 2014/19-1122 E. 2016/765 K., HGK 2013/13-1114 E. 2013/1041 K., 11. HD. 2020/4524 E. 2021/2271 K., 11. HD. 2020/2986 E. 2021/2256 K., 11. HD. 2020/4561 E. 2021/5659 K., 19. HD. 2018/2286 E. 2019/402 K. ) Takibe konu ipotek, alacaklı banka ile borçlu ... Gıda ithalat İhracat Sanayi ve Tic. A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca borçlu şirketin doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere tesis edilmiştir ve üst sınır (limit) ipoteği niteliğindedir. Dolayısıyla alacaklı rehnin paraya çevrilmesini istemeden de ayrıca kefillere müracaat edebilir. Diğer taraftan asıl borçlu yönünden ipotek bedeli düşülerek talepte bulunulmuştur. Bu nedenlerle mükerrer takip söz konusu değildir. Alacağın kat tarihi itibariyle kayıtlardan tespit edilmesi, temerrüt tarihine kadar işleyen akdi faiz ile BSMV'nin ana paraya ilave edilerek kapitalize edilmesi ve bu şekilde oluşan ana paraya takip tarihine kadar temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-822 esas 2018/1754 karar , 19 HD. 2016/5391 esas 2017/2354 karar sayılı kararları ) Takipten sonra ve itirazın iptali davasından önce yapılan ödemelere göre davacının takip talebinde yazılı alacağının tahsil edilen kısmı yönünden davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı yoktur. Ödemelerin alacaktan mahsubunda ise; takip tarihinde belirlenen asıl alacak, temerrüt faizi ve ferîleri toplamından mahsubu öncelikle 6098 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak temerrüt faizinden yapılacaktır. Bir başka deyişle, her bir ödeme tarihine kadar takip tarihinde belirlenen asıl alacağa temerrüt faizi ve ferîleri uygulanıp bulunan ve takip öncesi işleyen temerrüt faizi toplamından ödemenin düşülmesi, fazlası var ise asıl alacaktan mahsup edilerek belirlenecek olan asıl alacak miktarı bulunmalıdır. Bu uygulama her bir ödeme için ayrı ayrı yapılmak zorundadır. Bu şekilde yapılan hesaplamaya göre son ödemeden sonra dava tarihine kadar hesaplanacak temerrüt faizi ve ferîleri ile birlikte alacaklının dava tarihindeki alacağı tespit edilmelidir. Tüm bu tespitlerden sonra mahkemece itirazın iptali davasında, itiraz üzerine icra takibi durduğundan takibin devamına dava tarihi itibariyle belirlenen miktar üzerinden imkân sağlayacak şekilde hüküm kurmak ve icra inkâr tazminatının da bu miktar gözetilerek değerlendirilmesi gereklidir.(Yargıtay 19. HD 2018/3876 E. 2020/926 K., HGK 2017/19-822 esas ve 2018/1754 karar ) Mahkememizce görevlendirilen bankacı bilirkişi ... 'nun ibraz ettiği 30/03/2023 havale ön raporda belirtilen eksikliklerin ikmal edilmesi üzerine, 24/10/2023 tarihli ek rapor alınmıştır. Ön raporda ve ek raporda özetle; asıl borçlunun 13/07/2020 tarihinde, kefillerin ise 06/07/2020 tarihinde temerrüte düştükleri kabul edilerek ayrı ayrı hesaplama yapılmış, öncelikle borcun takip tarihi itibariyle miktarı belirlenmiş, temerrüt tarihine kadar akdi faiz uygulanmış, iki adet döviz kredisi yönünden 27/12/2016 tarihli sözleşmenin 9.2. maddesi gereğince, bankanın kat tarihindeki(26/06/2020) gişe döviz satış kurları esas alınması gerektiğinden ve davacı banka daha azını( efektif alış kuru:6,8558) talep ettiğinden bu kur üzerinden TL'ye çevirerek, akdi faiz oranına 15 puan ilave ederek belirlenen oran (... nolu kredi için 8,10 + 15= %23,10 oranında, 230...953 nolu döviz kredisi için 5,10+15=%20,10) üzerinden kat tarihinden temerrüt tarihine kadar faiz hesaplanmış, tüm krediler için temerrüt tarihine kadar hesaplanan faiz ve BSMV ana paraya ilave edilerek, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar temerrüt faizi hesaplanmıştır. Ancak dosyaya bankanın emsal kredilere uyguladığı faiz oranları bildirilmediği için TCMB'ye bildirilen faiz oranının %30 fazlası olmak üzere belirlenen %46,80 oranında ve ayrıca avans oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle 2 ayrı hesaplama yapılmıştır. Bu noktada hükümlerinin ve faiz oranlarının tartışılması gerekmektedir. TTK'nın 8/1. maddesine göre; ticari işlerde faiz oranı sözleşme ile serbestçe belirlenebilir. Aynı maddenin 3. fıkrasında ise tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklı tutulmuş, başkaca bir istisna getirilmemiştir. TTK'nın 9. maddesinde ise, ticari işlerde; kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükümde, mevzuat olarak 3095 sayılı yasa hükümleri amaçlanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 8. ve 9. maddeleri ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olduğundan ticari işlerde bu hükümlerin uygulanması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümleri ticari işlerde uygulanamaz. (Yargıtay 19. HD 2019/1730 E. 2019/4833 K. , 11. HD 2020/3350 E. 2020/5575 K.) 27 12 2016 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi'nin 11/b maddesınde;..Banka'nın mevzuat gereğince TCMB'na bildirdiği kredi fatz oranlarından muacceliyet tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın %30 (yüzdeotuz) ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi tatbik edileceği" belirtilmiştir. Davacı bankanın TCMB'ye bildirdiği en yüksek faiz oranının %30 fazlası esas alındığında uygulanması gereken temerrüt faizi %46,80 dir. Ne var ki Yargıtay uygulamalarına göre, bankaların Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’na bildirdikleri ancak müşterilerine uygulamadıkları akdi faizlerin temerrüt faizinin tespitinde esas alınamaz. Davacı bankanın kendi müşterilerine fiilen uyguladığı ticari kredilerde uygulanan en yüksek faiz oranının tespiti ile tespit edilen bu faiz oranına, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin temerrüt maddesi gereğince belirlenen oranda ilave yapılmak suretiyle temerrüt faizinin tespit edilmesi gerekir. (Yargıtay HGK 2017/19-1650 esas 2019/507 karar, Yargıtay 19. HD 2018/2511 Esas 2019/3854 Karar, 2016/6468 esas 2017/134 karar, Yargıtay 11. HD 2020/2998 esas 2021/3204 karar, Ankara BAM 21. HD 2022/85 esas 2024/47 karar, Gaziantep BAM 11. HD 2021/1195 esas 2023/33 karar, İstanbul BAM 13. HD 2021/1816 esas 2023/1858 karar) Bu durumda bankanın fiilen uyguladığı %16,80 oranının %30 fazlası olan %21/84 oranında temerrüt faizinin hükme esas alınması gerekmektedir. Türk Lirası'na çevrilen 2 adet döviz kredisi için kat tarihinden temerrüt tarihine kadar uygulanması gereken faiz yönünden ise; 24/10/2023 tarihli ek raporda, 27.12.2016 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesi'nin 9.2.maddesinin 8. paragrafının devamında yer alan ". bu durumda, kredinin açıldığı tarihten temerrüde düşeceği tarihe kadar bu kredilere uygulanan faiz oranına 15 (on beş) puan ilavesi süretiyle bulunacak oranda cezai faiz uygulanmasını kabul eder” şeklindeki hükme göre hesaplama yapılmıştır. Ancak aynı sözleşmenin 5/a maddesinde; yabancı para cinsinden kredinin Türk Lirası'na dönüşmesi ve Türk Lirası'na dönüşen krediye ayrı bir akdi faiz belirlenmemiş olması durumunda, söz konusu krediye Türk Lirası'na dönüşme tarihinden itibaren temerrüt tarihine kadar yukarıda belirtilen azami kredi faiz oranlarının uygulanaca düzenlenmiştir. Aynı maddede bu oran, TCMB gecelik borç verme faiz oranı + 40 puan olarak tarif edilmiştir. Son ek raporda buna göre hesaplama yaqılmıştır. Bu nedenlerle ve tüm davalılar için temerrüt tarihinin 12/07/2020 olarak alınması gerektiği, ayrıca davacı vekili tarafından bankanın emsal kredilere uyguladığı en yüksek faiz oranlarına ait belgeler ibraz edildiğinden ve davacının rapora itirazları gözetilerek ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 06/02/2024 tarihli ek raporda; 2 adet döviz kredisi, kat tarihi itibariyle 1 USD= 6,8558 TL üzerinden Türk Lirası'na çevrilerek, kat-temerrüt arasındaki dönem için kredi sözleşmesinin 5/A maddesi gereğince belirlenen oranda(%49,75) akdi faiz uygulanmış, TL cinsinden verilen kredilere kat tarihinden temerrüt tarihine kadar sözleşmede belirlenen oranda akdi faiz uygulanmış, temerrüt tarihinde tüm krediler için kapitalize işlemi yapılarak takip tarihine kadar, TCMB'ye bildirilen oranın sözleşmeye göre %30 fazlası olmak üzere tespit edilen %46,80 oranına ve ayrıca bankanın emsal kredilere uyguladığı %16,80 oranının %30 fazlası olan %21,84 temerrüt faizi oranına göre ikili bir hesaplama yapılmış, takipten sonra ipotekler nedeniyle yapılan toplam 6.000.000,00 TL tahsilattan dolayı dava tarihi itibariyle ayrıca hesaplama yapılmıştır. Buna göre raporda; %46,80 temerrüt faizi üzerinden hesaplama yapıldığında ve taleple bağlılık ilkesi gözetildiğinde takip tarihi itibariyle 8.735.117,29 TL asıl alacak 5.781.390,87 TL işlemiş faiz, 289.069,55 TL BSMV, 2.401,71 TL masraf olmak üzere 14.807.979,42 TL'nin hükme esas alınması gerektiği, ancak ipotek bedeli olan 8.820.000,00 TL'nin mahsubu sonrasında 5.987.979,42 TL alacak kalacağını, %21,84 oranında temerrüt faizi üzerinden hesaplama yapıldığında takip tarihi itibariyle: 8.735.117,29 TL asıl alacak 2.700.320,90 TL işlemiş faiz, 135.016,05 TL BSMV 2.401,71 masraf olmak üzere 11.572.855,95 TL'nin hükme esas alınması gerektiği, ipotek bedeli düşüldüğünde 2.752.855,95 TL alacak kalacağını, dava tarihi itibariyle hasaplama yapıldığında ise; temerrüt faizi %46,80 olarak esas alındığında; 8.735.117,29 TL asıl alacak 3.292.110,46 TL işlemiş faiz, 164.605,53 TL BSMV, 2.401,71 TL masraf olmak üzere toplam 12.194.234,99 TL, %21,84 oranında temerrüt faizi uygulandığında ise 5.779.315,81 TL asıl alacak 1.216.155,78 TL işlemiş faiz, 60.807,80 TL BSMV ve 2.401,71 TL ihtar masrafı olmak üzere 7.058.681,10 TL alacak hesaplandığını, 05/10/2011 tarihli 18.300,00 TL tutarındaki teminat mektubunun depo edilmesinden asıl borçlunun sorumlu olduğunu, kefillerin sorumluluğu konusunda takdirin mahkemeye ait olduğunu beyan etmiştir. Mahkememizce, dosya kapsamı, delillere ve yöntemine uygun bulunan 06/02/2024 tarihli ek rapora itibar edilerek hükme esas alınmıştır. Ancak bankanın gerçekte uygulamadığı, TCMB'ye bildirdiği azami faiz oranları yerine emsal kredilerde fiilen uyguladığı faiz oranına göre belirlenen temerrüt faizinin(21,84) esas alınması gerekmektedir. Ek raporda bu orana göre asıl borçlu için icra takip tarihi itibariyle belirlenen toplam 11.572.855,95 TL' nakit kedi alacağından ipotek bedeli olan 8.820.000,00 TL'nin mahsubu ile kalan 2.752.855,95 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin (nakit kredi alacakları için) asıl borçlu yönünden bu miktar üzerinden ve takip tarihinden itibaren %21/84 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına karar vermek gerekmiştir. Takip tarihinden sonra ipoteklerden dolayı yapılan 6.000.000,00 TL ödeme, asıl borçlunun borcundan ayrıca mahsup edilmemiştir. Keza takip açılırken ipotek bedeli, zaten asıl borçlunun borcundan düşülmüştür. Bu durumda asıl borçlu için dava tarihi itibariyle ayrıca hesaplama yapılması da gerekmemiştir. Keza onun yönünden takipten sonra ödeme yoktur. Kefiller yönünden ise, takip itibariyle yapılan hesaplamaya göre; 8.735.117,29 TL asıl alacak, 2.700.320,90 TL işlemiş faiz, 135.016,05 TL BSMV, 2.401,71 masraf olmak üzere 11.572.855,95 TL nakit kredi alacağından sorumlu oldukları, ancak takip tarihinden sonra yapılan ödemelerden dolayı borcun dava tarihi itibariyle ulaştığı tutar üzerinden( 5.779.315,81 TL asıl alacak 1.216.155,78 TL işlemiş faiz 60.807,80 TL BSMV ve 2.401,71 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 7.058.681,10 TL) takibin devamına ve asıl alacağa dava tarihinden itibaren %21,84 oranında temerrüt faizi uygulanmasına karar vermek gerekmiştir. Hüküm altına alınan alacağın likit ve bu kısma yönelik itirazın haksız olduğu gözetilerek, davacı lehine %20 oranında olmak üzere; 7.058.681,10/100x20 = 1.411.736,22 TL inkar tazminatına hükmedilmiş, davalı kefiller tamamından, asıl borçlu ise 550.571,19 TL'sinden (2.752.855,95/100x20= 550.571,19 TL) kefillerle birlikte sorumlu tutulmuştur. ... A.Ş. tarafından yapılan kefalet ödemesi bulunması halinde, kredi veren bankanın icra takibine devam ederek tahsil ettiği bedelden tazmin edilen kefalet miktarını ... A.Ş.'ye aktaracaktır. Kurum, kredi verenin aldığı teminatlara kefaleti oranında ortak olup, teminatların paraya çevrilmesini de kredi veren sağlayacaktır. Bu nedenle KGF'nin ödemesi mahsup edilmemiştir. Gayri nakit alacaklara ilişkin talep yönünden ise; 05/10/2011 tarihli ... seri numaralı 18.300,00 TL tutarındaki teminat mektubu kesin ve süresiz niteliktedir. halen tazmin veya iade edilmemiştir. Bankanın asıl borçlu lehine verdiği teminat mektubu nedeniyle hamiline ödemek zorunda kalacağı yasal sorumluluk bedelleri yönünden kefilden depo talebinde bulunabilmesi için taraflar arasında düzenlenen sözleşmede kefilin gayri nakdi kredi tutarı depo etme sorumluluğuna dair açık hüküm bulunması gerekmektedir. (Yargıtay 19.HD 2016/16369 E. 2018/1334 K. , 2016/16749 E. 2017/7507 K.) 2007 yılında imzalanan genel kredi sözleşmesinde kefiller yönünden açık bir düzenleme yoktur. Dava dilekçesinde depo talebine dayanak gösterilen sözleşmelerden 27/10/2009 tarihli sözleşme dosyaya ibraz edilmemiş, diğer sözleşmeler ise teminat mektubundan sonra imzalanmıştır ve bu sözleşmelerde "... bu sözleşmeye dayanarak müşteri lehine düzenlenen teminat mektubundan" söz edilmektedir. Bedeli depo edilmesi istenen teminat mektubu ise daha önceki tarihlidir. Bu nedenle davalı kefiller için gayri nakdi kredi tutarı depo etme sorumluluğuna dair açık bir hüküm bulunmadığı kabul edilerek haklarındaki depo talebinin reddine, asıl borçlu hakkındaki depo talebinin kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM: Nedenleri gerekçeli kararda açıklanacağı üzere; 1-) Davanın KISMEN KABULÜNE, A) Nakdi kredi alacakları yönünden davalıların Hatay İcra Müdürlüğü'nün 2021/... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın: A-1)Asıl borçlu ... Gıda İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş.'nin itirazının, takip tarihi itibariyle yapılan hesaplamaya göre; 2.752.855,95 TL asıl alacak üzerinden iptali ile asıl borçlu hakkındaki takibin bu miktar üzerinden ve asıl alacağa TAKİP tarihinden itibaren %21,84 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına, A-2)Kefiller ... ve ...'ın itirazının kısmen iptali ile; borcun kefiller için dava tarihinde ulaştığı tutar gözetilerek, haklarındaki takibin 5.779.315,81 TL asıl alacak, 1.216.155,78 TL faiz, 60.807,80 TL BSMV, 2.401,71 TL masraf olmak üzere toplam 7.058.681,10 TL üzerinden devamına, asal alacağa DAVA tarihinden itibaren %21,84 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, A-3)Hüküm altına alınan nakit alacakların %20'si oranında hesaplanan 1.411.736,22 TL inkar tazminatının, kefiller ... ve ... tamamından, asıl borçlu ... Gıda İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş. ise 550.571,19 TL 'sinden diğer davalılar ile birlikte müteselsilen sorumlu olacak şekilde davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, B-) Gayri nakit alacak yönünden; Asıl borçlu ... Gıda İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş. hakkındaki talebin kabulüne, kefiller ... ve ... hakkındaki talebin reddine, ... nolu teminat mektubundan dolayı 18.300,00 TL'nin davalı ... Gıda İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş.'den tahsil edilerek davacı bankada faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine, 2-) Nakit alacakların kabul edilen kısmı üzerinden karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 482.178,50 TL ' den, peşin alınan 75.337,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 406.840,80 TL harcın davalılar ... ve ... tamamından, davalı ... Gıda İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş. ise 112.709,88 TL 'sinden diğer davalılar ile birlikte müteselsilen sorumlu olacak şekilde davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına, Davacının peşin olarak ödediği 75.337,70 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, Gayri nakit alacak yönünden karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 427,60 TL ' den, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalı ... Gıda İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş.'den alınarak Hazineye irat kaydına, 3-) Nakit alacakların kabul edilen kısmı üzerinden A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 374.586,81 TL vekalet ücretinin, davalılar ... ve ... tamamından, davalı ... Gıda İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş. ise 275.642,80 TL 'sinden diğer davalılar ile birlikte müteselsilen sorumlu olacak şekilde davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, Kefillerden istenen nakit alacakların reddedilen kısmı (14.721.812,54-7.058.681,10= 7.663.131,44) üzerinden A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 380.631,31 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, asıl borçlu hakkındaki nakit alacakların reddedilen kısmına (5.595.911,82- 2.752.855,95= 3.243.055,87) isabet eden 299.291,68 TL'sinin tüm davalılara, kalan 81.339,63 TL'sinin ise ... ve ...'a ödenmesine, ... Gıda İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş. hakkındaki gayri nakit alacak talebi yönünden A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin bu davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, ... ve ... hakkındaki gayri nakit alacak talebi yönünden A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara ödenmesine, 4-)Davacı tarafından yapılan 4.515,00 TL yargılama giderinden davanın kabul edilen kısmına göre 2.165,00 TL'sinin davalılardan müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, kalan masrafın davacının üzerinde bırakılmasına, 5-)Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul ve red oranlarına göre 1.534,30 TL'sinin davalılardan müteselsilen, kalan1.665,50 TL'sinin ise davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/02/2024
Başkan ... E-İmza
Üye ... E-İmza
Üye ... E-İmza
Katip ... E-İmza