Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1996 E. 2026/855 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1996
Karar No
2026/855
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1996

KARAR NO: 2026/855

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 09/12/2020

NUMARASI: 2018/... Esas 2020/... Karar

DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))

KARAR TARİHİ: 10/06/2026

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA

Temlik eden davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı müflis ... A.Ş ile müvekkil banka arasında kredi çerçeve sözleşmeleri akdedildiğini, akdedilen kredi sözleşmelerine istinaden müflis ... A.Ş.'ne kredi kullandırıldığını, akdedilen kredi sözleşmeleri ... A.Ş. (eski ünvan ... A.Ş.) ve ... tarafından müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalandığın, akdedilen kredi sözleşmeleri kapsamında kullandırılan kredilerden kaynaklanan borcun ödenmesinde yaşanan aksaklıklar sebebi ile hesap kat edilerek, .... Noterliğinden 14.05.2018 Tarihli ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarı keşide edildiğini, ihtarname tebliğine rağmen borcun ödenmediğini ve temerrütün gerçekleştiğini, müflis firma hakkında İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/222 esas sayılı dosyası ile 18.04.2018 tarihinde iflas kararı verildiğini, İstanbul ....İcra ve İflas Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile iflasının açıldığını, müvekkilinin fazlaya dair hakkı saklı kalmak kaydıyla müflis ... A.Ş'den, müflis lehine kullandırılmış bulunan kredilerden kaynaklanan 25.478.020,19 TL ana para, 2.416.194,18 TL işlemiş faiz, 120.809/71 TL BSMV ve 8.564,41 TL masraf olmak 28.023.588,49 TL nakit ve müflis lehine verilmiş bulunan teminat mektuplarından kaynaklanan 3.285.962,35 TL gayri çek taahhüt riskinden kaynaklanan 4.800 TL gayrinakit olmak üzere toplam 31.314.350 TL alacağının bulunduğunu, müvekkilinin alacağı için iflas masasına 226 kayıt numarası ile alacak kaydı başvurusunda bulunulduğunu, iflas masasınca hiçbir gerekçeye yer verilmeksizin ve hiçbir hukuki gerekçeye dayanmaksızın tamamının reddine karar verildiğini, fazlaya ilişkin talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla; müvekkil bankanın, müflis şirketten iflas tarihi itibari ile alacaklı bulunduğu ve iflas masasınca tamamı reddedilen toplam 31.314,350,84 TL tutarlı alacağının 28.023,588,49 TL'lik nakit alacak kısmının iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi ve teminat mektubu riskinden kaynaklanan 3.285.962,35 TL'lik gayri nakit riskin ve çek taahhüt riskinden kaynaklanan 4.800 TL. gayri nakit alacağının taliki şarta bağlı alacak olarak kayıt ve kabulüne karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının kayıt ve kabulünü talep etmiş olduğu alacağın dayanağı sözleşmelerin okunaklı suretleri tarafımıza tebliğ edilmediğinden, sözleşmelerin tarihleri, miktarları ve tarafları bilinmediğini ve davacı alacağını geçerli bir takibe de konu etmediğinden zamanaşımı itirazında bulunduklarını, bu nedenle davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacı, hesap kat ihtarnamesini davalının iflas tarihinden sonra keşide ettiğinden bu hesap kat ihtarnamesi esas alınarak hüküm kurulması mümkün olmadığını, davacı, müflis şirketi temerrüde düşürmediğini, davacının, müflis şirketi temerrüde düşürmeden temerrüt faizi talep etme hakkının bulunmadığını, bu nedenle dava tarihinden önce işlemiş temerrüt faizine itiraz ettiklerini, davacının iflas masasına kaydım talep ettiği alacaklardan gayri nakdi alacak ve masraf alacağına itiraz ettiklerini sözleşme nedeniyle doğan alacağa da itiraz etmekle birlikte kabul anlamına gelmemek üzere sayın mahkemenizce alacağın varlığına kanaat getirilirse aynı için dava dışı ... A.Ş. aleyhine de İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1238 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığından tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde hüküm kurulmasını talep ettiklerini müflis şirket ile davacı arasında akdedilen sözleşmelerde kararlaştırılan faiz oranına ve faiz başlangıç tarihine muttali olunmasa da kabul anlamına gelmemek üzere, davacının müflis şirketten alacaklı olması halinde TBK 120. maddesi ve yerleşik yargıtay içtihatları gereği uygulanacak faiz oranı; sözleşme ile kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenmeli, sözleşmede akdi faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdi faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faiz oranı hakkında akdi faiz oranı geçerli olması gerektiğini, yine sözleşme ile kararlaştırılabilecek temerrüt faiz oranı da akdi faiz oranının yüzde yüz fazlasının aşamayacağını, zira TTK'nın 9. maddesi ticari işlerde kanuni, anaparayla temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağını düzenlendiğini bu nedenle sözleşme ile kararlaştırılan faiz oranının kanuni faiz oranından fazla olması halinde, faiz oranı belirlenirken TBK'nın 120. Maddesinin uygulanmasınını gerektiğini belirterek belirterek, açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davacı ... AŞ vekili, bankadan sadece nakdi alacakları temlik aldıklarını, gayri nakdi alacakları temlik almadıklarını, gayrinakdi alacaklar yönünden davanın tefrikine karar verilmesini, temlik aldıkları alacaklar bakımından ise davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı banka 06/11/2019 tarihinden bu yana duruşmaları da takip etmemiştir. Her ne kadar 06/11/2019 tarihli celsede ...AŞ temlik sözleşmesiyle bankanın alacağını devraldığını beyan etmesi sebebiyle temlik sözleşmesine göre alacağın sadece nakdi kısmının temlik edildiği fark edilmemiş ve banka yönünden dava işlemden kaldırılmamış ise de, davacı bankanın temlik sözleşmesi ile neyi devredip neyi devretmediğini bilecek durumda olduğu, kök rapora itiraz dilekçesi sunduğu, duruşma gününden haberdar olduğu halde duruşmaya gelmediği ve böylece davalı iflas idaresi lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmıştır. İşlemden kalkan dava üç ay içinde yenilenmemiş, bankanın masaya kayıt talebi yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.

Kök ve ek raporun usul ve yasaya uygun olduğu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, olayın oluşuna uygun olduğu, dosyadaki masaya başvuru evrakı ve dayanakları, dosyaya sunulu ödeme belgelerine uygun olduğu anlaşılmış, rapora itibar edilmiştir.

Temlik sözleşmesi tarihi 08/08/2019 olup, 350.000 TL tutarlı banka teminat mektubunun tazmin edilerek alacağın nakde dönüşme tarihi 04/06/2018 tarihidir. Diğer bir ifadeyle temlik tarihinde bu banka teminat mektubu alacağı da nakdi alacak durumunda olup davacı ... AŞ’nin nakdi alacakları temlik aldıklarına dair yazılı ve duruşmadaki sözlü beyanları nazara alınarak " Davacı ... AŞ yönünden davanın Kısmen Kabulü ile 25.289.971,86 TL nakdi alacak yönünden alacağın, müflisin İstanbul .... İflas Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyasında işlem gören dosyaya Kayıt ve Kabulüne, Fazlaya İlişkin Kısmın Reddine;

Davacı ...A.Ş yönünden gayrinakdi alacakların masaya kaydı talebi yönünden dosya 06/11/2019 tarihinde işlemden kaldırılmış, süresi içinde de yenilenmemiş olmakla HMK.nun 150/son maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece eksik hususlar araştırılmaksızın, hatalı bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunda yalnızca banka kayıtlarına itibar edildiğini, müflis şirketin ticari defterlerinin incelenmediğini, bilirkişi raporunun denetime elverişli olabilmesi için davacı tarafından genel kredi sözleşmeleri ve kredi kullanımına ilişkin sözleşme asıllarının dosyaya sunularak tarafımıza tebliğ edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda temerrüt faizi de hesaplanmışsa da dosyada temerrüt faizi ve akdi faiz oranlarına ilişkin bilgi-belge bulunmadığından alacağa ilişkin faiz hesaplamalarının da denetime elverişli olmadığını, ayrıca iflas tarihinden sonra paraya çevrilen teminat mektubu kaynaklı 350.000,00 TL borcun sıra cetveline kaydedilmesi yönünde hüküm tesis edilmesi hukuka aykırı belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.

Temlik alan ... .... A.Ş. Vekili yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Söz konusu ...A.Ş. alacağı, ... A.Ş. tarafından devir ve temlik alınmış, akabinde müvekkil... .... A.Ş. tarafından ... Yönetimi A.Ş.’den dosyada mübrez .... Noterliği’nin 21.04.2021 tarihli... yev.no.lu temlik sözleşmesi ile devir ve temlik alındığını, dosyada mübrez genel kredi sözleşmesi, kat ihtarı, banka kayıtları ile sabit olduğu üzere toplam alacağımız 31.314.350,84 TL'dir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ana para 20.467.845,62 TL olarak eksik ve hatalı tespit edilmiş, faiz, BSMV ve diğer feriler bu hatalı ana para tutarı üzerinden hesaplanmıştır. Ayrıca ihtarname tarihine kadar olan akdi faiz de göz ardı edildiğini belirterek kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, davanın dava dilekçesindeki talep doğrultusunda kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE

HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;

Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.

İstanbul .... İflas Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyası ile ilgili vermiş olduğu 30.10.2018 tarihli cevabı yazısında; davacının masaya ... kayıt numarası ile kayıt yaptırdığı, 31.314.350,84 TL'lik talebin tamamının reddine dair karar verildiği, davacının gider avansının yatırdığı, ek sıra cetveli ile masa kararın davacı alacaklı vekiline 06.10.2018 tarihinde tebliğ edildiği bildirilmiştir.

Davacı tarafından iflas masasına başvurulduğu sırada tebligat masraf avansı yatırdığından 15 günlük yasal süre tebliğ tarihinden itibaren hesaplandığında davanın 22.10.2018 tarihinde hak düşürücü süre içerisinde açıldığı tespit edilmiştir.

Temlik eden davaca bankanın, davaya konu genel kredi sözleşmesinden doğan nakdi kredi alacakların önce ... A.Ş.'ye, ondan da ...... A.Ş.'ye temlik edildiği görülmüştür.

... A.Ş. hakkında İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.10.2018 tarih ve 2016/222 E. 2018/849 K. sayılı kararı ile iflasına karar verildiği, iflas kararın kesinleştiği, iflas tasfiyesinin İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasından yürütüldüğü sırada müflis şirket tarafından iflas içi konkordato talebinde bulunulduğu, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.10.2023 tarih ve 2022/320 E. 2023/749 K. sayılı kararı ile; davacı müflis ... A.Ş tarafından açılan asıl dava yönünden; davanın kabulü ile iflas içi konkordatonun tasdiki ile konkordatoya tabi borçların iflas tarihi itibariyle karşılığının % 87 tenzilatla % 13 oranında konkordato tasdiki kararının kesinleşmesi ile tasdik edilen konkordato sebebiyle iflasın İİK'nın 309/5 ve İİK'nın 182 maddeleri uyarınca kaldırılması kararının kesinleşmesini takip eden 3. ayın sonunda nakden ve defaten ödenmesine karar verildiği, verilen kararın bir kısım alacaklılar tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 09/05/2024 tarih 2023/1607 E. 2024/563 K. sayılı kararı ile müdahil alacaklıların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 10.10.2024 tarih 2024/2071 E. 2024/3351 K. sayılı onama kararı üzerine kesinleştiği, daha sonra İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03.01.2025 tarih ve 2024/991 E., 2025/2 K. sayılı kararı ile iflasın kaldırılmasına ve borçlunun serbestçe tasarrufu için malların kendisine iadesine karar verildiği, hükmün müdahil alacaklı ...A.Ş. tarafından istinaf edilmesi üzerinde Dairemizin 24.12.2025 tarih 2024/991 E. 2025/2 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'ne gönderildiği ve temyiz incelemesi sürecinin devam ettiği anlaşılmıştır.

İİK'nın 309/5 maddesi; "Konkordatonun tasdiki kararının kesinleşmesi üzerine iflâs idaresi iflâsa hükmeden mahkemeden iflâsın kaldırılmasını ister." hükmünü, İİK'nın 182. maddesi; "Borçlu bütün alacaklılarının taleplerinin geri aldıklarına dair bir beyanname veya tekmil alacakların itfa olunduğu hakkında bir vesika gösterir veya akdolunun konkordato tasdik edilirse mahkeme, iflasın kalkmasına ve borçlunun serbestçe tasarrufu için mallarının kendisine iadesine karar verir." hükmünü düzenlemektedir.

İflasın kaldırılması kararının kesinleşmesi ile, alacağı müflis tarafından kabul edilmeyen (m.230) bir alacaklının masa (iflas idaresi) aleyhine açmış olduğu sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasına (m.235/2) borçluya karşı devam edilebilir (Aynı doğrultuda Baki Kuru, İcra İflas Hukuku El Kitabı, 2. Baskı, sh. 1384)

"Kanaatimizce iflasın kaldırılması kararının kesinleşmesi ile borçlu hiç iflas etmemiş gibi tasarruf yetkisi geri geleceğinden borçlu davayı benimsemese dahi tebligat yapılarak davaya devam edilmesi usul ekonomisine uygun olur. " (Adnan Değnekli, Haciz ve İflasta Sıra Cetveli, 3. Baskı, sh 641, 642)

İflasın kaldırılması kararının kesinleşmesiyle iflasın açılması ile meydana gelen bütün hüküm ve sonuçların ortadan kalkacağı, borçlunun müflis sıfatının kalkacağı ve malları üzerinde serbestçe tasarruf etme yetkisi kazanacağı, iflas idaresinin de görevinin sona ereceği tabidir. İflasın kaldırılması kararının kesinleşmesi ile müflis şirket adına iflas idaresi veya iflas dairesinin davayı takip yetkisi kalmayacaktır.

Somut uyuşmazlıkta, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/991 E., 2025/2 K. sayılı kararı ile davalı şirket hakkındaki iflas kararının kaldırılması karşısında, İlk Derece Mahkemesince iflasın kaldırılması kararının kesinleşmesinin beklenmesi, kararın kesinleşmesi halinde davalıya tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanması ile alacak davası olarak davaya devam edilmesi, alacak davasında yapılacak değerlendirme neticesinde sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.

Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesinin karar tarihinden sonra yaşanan süreç nedeniyle HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılığa ilişkin sebepler dikkate alınarak taraf vekillerinin istinaf başvuruların kabulü ile, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, sair esasa ilişkin istinaf sebeplerinin bu aşamada kararın kaldırılması sebebine göre değerlendirilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacının ve davalının istinaf başvurularının KABULÜ ile, İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 09/12/2020 tarihli ve 2018/... Esas 2020/... Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,

3-Davacının ve davalı tarafından ayrı ayrı yatırılan başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, karar harcının istemi halinde davacıya ve davalıya iadesine,

4-Davacının ve davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1996, K. 2026/855, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1996-e-2026-855-k-c82cb4fa7b01