İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/767 E. 2026/645 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/767
- Karar No
- 2026/645
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/767 Esas KARAR NO : 2026/645
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 24/07/2025 KARAR TARİHİ : 16/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile dava dışı tacir kredi borçlusu ... Ltd. Şti. arasında ... şube kodlu ( ... ) hesap numarasında kullanılmak üzere kredi kullandırıldığını, söz konusu krediler nedeniyle 285.316,84 -TL asıl alacak borç 03.06.2025 tarihinde ... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı ...'e işbu ticari krediye "müşterek müteselsil kefil" olduğunu ve işbu şahsi kefaletini de kendi el yazısı ve imzası ile tasdik ettiğini, dolayısıyla davacı kurumla bizzat borçlu - alacaklı ilişkisi bulunduğunu, davalı ...'in ise bilgileri paylaşılan kredi sözleşmesinin dava dışı müteveffa diğer "müşterek müteselsil kefil" i, ...'in kızı olduğunu, söz konusu borç ilişkisinin kendisine miras yoluyla intikal ettiğini, davacı banka tarafından kullandırılan krediden asıl kredi borçlusu olan ... Ltd. Şti. kullanılan krediden bakiye kalan (285.316,84 -TL) kredi bakiyesini kredi geri ödeme gününde davacı bankaya ödemediğini, borçlu ve kefile gönderilen kat ihtarına rağmen verilen sürede bakiye borcun ödenmediğini, bunun üzerine davacı bankanın vaki alacağının tahsili için ... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların icra takibine itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmaya varılamadığını beyan ederek davalı borçluların itirazlarının haksız olması nedeniyle yapılan icra takibine vaki itirazının iptali ile icra takibinin devamına, borçlu davalıların alacağın en az yüzde yirmisi oranında tazminata mahkum edilmelerine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu icra takibinde her ne kadar takibe dayanak belge olarak muris tarafından kullanılan kredi ve kefalet sözleşmeleri gösterilmişse de işbu hususlar tek başına delil teşkil edemeyeceğini, davaya konu kredi sözleşmesini kefil olarak imzalayan davalının eşinin rızasının alınmadığını, talep edilen faiz miktarının fahiş olduğunu beyan ederek itirazın iptali davasının reddi ile % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, bankacılık alacak isteminden kaynaklı başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali istemine ilişkindir. Taralar arasındaki uyuşmazlık, dava dışı şirket tarafından davacı tarafça kullandırılan kredi kapsamında davalıların müteselsil kefil olarak borçtan sorumlu olup olmadığı, kefalet ilişkisinin geçerli olup olmadığı, borç miktarının ne olduğu, talep edilen faiz oranının yerinde olup olmadığı ile icra takibine itirazın yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Arabuluculuk dava şartının sağlandığı, itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü sürede açıldığı, davalı tarafından sunulan yetki itirazında yetkili mahkemenin gösterilmemiş olması değerlendirilerek itirazın usule uygun olmaması nedeniyle yetki itirazının reddine karar verildiği, yargılamaya devam olunduğu taraflarca bildirilen delillerin toplandığı, icra dosyası celbedildiği, bilirkişi raporu aldırıldığı, Dosyaya ibraz olunan 10/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı ... Bankası A.Ş. ile dava dışı asıl kredi lehtarı ... Ltd. Şti. arasında 10/05/2017 tarihinde 500.000,00 TL lık Genel Kredi sözleşmesi imzalandığı, Davacı ... Bankası A.Ş. ile davalı asıl kredi lehtarı ... Ltd. Şti. arasında 10/05/2017 tarihinde düzenlenen 500.000,00 TL lık Genel Kredi sözleşmesini davalı ... ve dava dışı ...’in müteselsil kefil olduğu, davalı ...’in borçlardan kefaleten sorumlu olduğu, Davacı ...Bankası A.Ş. ile dava dışı asıl kredi lehtarı ... Ltd. Şti. arasında 10/05/2017 tarihinde düzenlenen 500.000,00 TL lık Genel Kredi sözleşmesi doğrultusunda dava dışı asıl kredi borçlusu ... Ltd. Şti.’ne nakdi krediler tesis edildiği ödenmediği, Davacı ... Bankası A.Ş. tarafından dava dışı asıl kredi borçlusu ... Ltd. Şti. borcuna ve davalı müteselsil kefil ...’e 03/06/2025 Tarihinde ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile İlgili davalı ... açısından 615.955,45 TL hesaplanmış olup davacının talebi 824.469,53 TL olduğu aradaki farkın temerrüt faiz oranından ve belgelendirilmeyen masraflardan kaynaklandığı Bankanın davalıdan icra tarihi itibariyle 613.644,61 TL talep edebileceği tespit edilmiş karşılaştırmalı tablo aşağıda sunulduğu takdirin yüksek mahkemeye ait olduğu, Dava dışı asıl kredi borçlusu ... Ltd. Şti.’nin kullandığı kredilere yukarıda belirtildiği üzere müteselsil kefil olan ...’in 17/06/2020 tarihinde vefat ettiği ... 5. ... Sulh Hukuk Mahkemesi ... Esas ...Karar nolu gerekçeli kararında görüldüğü, ... 5. Anadolu Sulh Hukuk Mahkemesi... Esas ... Karar nolu gerekçeli kararda müteveffa ...’e ait miraseın ½ sinin davalı ...’e sübutuna karar verildiği ve reddi miras yapmadığı bu durumda müteveffa ...’e ait borçlardan ½ oranında sorumlu olduğu, Yukarıda açıklanan hesaplamalarda 613.644,61 TL borcun ½ sine tekabül eden 285.316,84 TL asıl alacak 21.505,47 TL birikmiş faiz 977,83 TL ihtarname masrafı olmak üzere 307.822,31 TL kısmından davalı ...’in sorumlu olduğu tespit edilmiş detaylar aşağıda sunulduğu takdirin yüksek mahkemeye ait olduğu, icra sonrası kredi alacaklarından kaynaklı davacı bankanın icra tarihi sonrası % 42,00 temerrüt faizinin yerinde olmadığı, % 25,20 temerrüt faiz oranının uygun olduğu (Dayanak; HGK. GÜNCEL 02.05.2019 T. E: ..., K: ...) sonuç ve kanaati bildirilmiştir. Dosyaya ibraz olunan 29/04/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda; tarafların itirazlarının değerlendirildiği, kök rapordaki tespit ve değerlendirmelere bağlı kalındığı bildirilmiştir. Dosyanın yapılan incelemesinde; bankanın dava dışı ...Şirketi'ne ve müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla ... ile ...'e 26.01.2021 tarihinde hesap kat ihtarı yaptığı, davalı ...'e ve şirkete 28.01.2021 de tebliğ edildiği, ...' tebligatın iade olduğu, davalı ...'in 17/6/2020 tarihinde vefat ettiği, mirasçılarının 1/2 hisse ile ... ile , ... olduğu, mirasın reddine yönelik bir savunma yada belge olmadığı, ... yönünden borç ilişkisinin mirasçılık sıfatından kaynaklandığı, 21.5.2025 tarihinde hesabın bu defa ... ile ... yönünden kat edildiği, Kat ihtarındaki alacak kaleminin kredi alacağından kaynaklandığı, kat ihtarının 22.5.2026 tarihinde davalılara tebliğ edildiği, 6101 sayılı TBK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 1.maddesine göre TBK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse kural olarak o kanun hükümleri uygulanacağı, Kefalet akdinin, asıl borç akdinden ayrı ikinci derecede ve bağımsız bir sözleşme olduğu, Davalı/kefilin Genel Kredi sözleşmesinde, müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunduğu, kefaletin şartlarının 6098 sayılı TBK'nın 583'ncü maddesinde düzenlendiği, Buna göre,bir kefaletin geçerli olabilmesi için, 1) Yazılı şekilde yapılması, 2) Kefilin sorumlu olacağı belirli bir miktarın açıkça gösterilmesi, 3) Kefalet edilen borcun geçerli bir borç olması, 4) Kefilin medeni hakları kullanma ehliyetinin bulunması icap eder, denildiği, 5) Kefalet tarihi, kefalet türü ve kefalet miktarının kendi el yazıları ile yazılması gerektiği, Kefillerin sorumlu olacakları kefalet limitlerinin sözleşmede açıkça gösterilmiş olduğu ve TBK'nın 582 ve 583'ncü maddelerinde öngörülen "muayyen bir limit ve yasadan doğan diğer şartların" gerçekleştiği anlaşıldığından somut olayda geçerli bir kefaletin mevcut olduğu, 6098 sayılı TBK'nun 589/1.md. gereği kefil, kefalet limiti ve kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumlu olacağı, kefilin asıl borçlunun, asıl borcu ile temerrüt faizi borcundan kefalet limiti kadar sorumlu olacağı, ancak kendi temerrüdü oluşması halinde bu aşamadan sonra limit ile sınırlı olmaksızın kendi sorumluluğunun başlayacağı, Kefilin, takipten önce temerrüde düşürülmemişse hesap kat tarihinden takip tarihine kadar işleyen akdi faizden limiti dahilinde sorumlu olacağı, temerrüt için hesap kat ihtarının kefile tebliğinin şart olduğu, asıl borçlu yönünden sözleşmede, belirlenen adrese tebligat çıkartılması ve tebliğ edilememesi halinde de temerrüdün gerçekleşeceğine ilişkin hüküm konulmuş olması halinde İİK. 68/b maddesi uyarınca asıl borçlu yönünden temerrüt oluşur ise de bu hükmün kefil yönünden uygulanmasının TTK 7 maddesi uyarınca mümkün olmayacağı, Somut olayda ;Banka ile dava dışı şirket arasında Kredi Çerçeve Sözleşmenin imzalandığı tarihte 6098 sayılı TBK'nın kefalete ilişkin düzenlemelerinin geçerli olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 583. Maddesinde belirtilen şekilde kefalet sözleşmesinin yazılı yapıldığı, kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihinin belirtildiği, müteselsil kefaletinde yazıldığı, bunların el yazısıyla belirtildiği, davalı ... ile ...'in sözleşmenin imzalandığı tarihte şirket ortağı ve şirketi münferiden temsile yetkili kişi olduğundan kefaletinin TBK 583 kapsamında kaldığı, eş rızasına gerek olmadığı, Hesabın kat edilmesi ile muacceliyet şartının sağlandığı, kat ihtarının tebliği ile temerrüt şartlarının gerçekleştiği, dosyada bilirkişiden rapor ve ek rapor alındığı raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, Banka ile dava dışı ...şirketi arasında 4 adet taksitli ticari kredi sözleşme ilişkisi olduğu, 22.1.2021 tarihli ihtarnameden sonra tahsilat yapılarak hesabın kat ihtarından sonra 12.2.2021 tarihinde yapılandırıldığı, ilk raporda hesaplama yapılırken yapılandırma tarihi ve icra tarihi gözetilerek fiilen uygulanan akdi faiz oranı olan yıllık %16,80, temerrüt faizi olarak yıllık %25,20 oranı üzerinden hesaplama yapıldığı, Yerleşik yargı kararlarında temerrüt faizinin belirlenmesinde esas alınacak faiz oranın banka tarafından müşterilerine fiilen uygulanan faiz oranları olduğu, bankanın talep ettiği oranda temerrüt faizi işletilebilmesi için Merkez Bankasına bildirilen değil, fiilen uygulanan akdi faiz oranlarının belgelenmesi gerektiği, bankalar tarafından TCMB'ye uygulanacağı bildirilen en yüksek faiz oranları temerrüt faizi belirlenmesine esas alınmadığı (Yargıtay 11.HD'nin ... Esas, ... Karar sayılı ve 26.04.2022 tarihli ilamı). İSTANBUL BAM 12 HD DOSYA NO: ...KARAR NO : ...) Emsal kararda dikkate alınarak bilirkişi raporunda faiz oranlarının tespitinin yerinde olduğu, Raporda davacı bankanın 285.316,84 TL asıl alacak, 313.962,65 TL işlemiş temerrüt faizi, 15.698,13 TL BSMV vergi, 977,83 TL ihtarname masrafı kaleminin hesaplandığı, icra takibinde talep edilen kalemlerin 285.316,84 TL asıl alacak, 502.920,03 TL işlemiş temerrüt faizi, 25.146,00 TL BSMV vergi,11.086,66 TL ihtarname masrafı olduğu, raporun 11. Sayfasında bu kalemlerin karşılaştırılmasının yapılarak 285.316,84 TL asıl alacak, 311.761,85TL işlemiş temerrüt faizi, 15.698,13 TL BSMV vergi, 977,83 TL ihtarname masrafının belirtildiği, bu belirtmede işlemiş faizin 313.962,65 TL hesaplanmış iken sehven eksik belirtildiğinin değerlendirildiği, Mahkemece 313.962,65 TL'nin dikkate alındığı, Davalılardan ...'in 1/2 miras hissesi kapsamında raporun 15. Sayfasında hesaplama yapılarak 307.800,14 TL 'nin belirtildiği, ancak diğer kefil yönünden hesaplanan ve icrada karşılaştırılan kalemlerde gözetilerek karşılaştırma sonucunda çıkan miktarının 1/2 miras hissesi oranında sorumlu olacağı bu miktarların (285.316,84 TL/2) 142.658,42 TL asıl alacak, (313.962,65 TL/2) 156.981,32TL işlemiş temerrüt faizi, (15.698,13 TL/2) 7.849,15TL BSMV vergi, (977,83 TL/2) 488,91TL ihtarname masrafı olması gerektiğinin mahkemece değerlendirildiği, Davacının sunduğu belgelerden 977,83 TL kat ihtarı masrafını belgelendirdiği kalan miktarı belgelendiremediği, belgelendirilen miktarın dikkate alındığı, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasında icra takibinin Kredi Çervçeve Sözleşmesinden kaynaklı olup alacağın tahsiline yönelik hüküm altına alınan alacağın bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata(davalı kefilini asıl alacak üzerinden hesap edilen icra inkar tazminatından diğer borçlu ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğuna) hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1- Açılan Davanın davalı ... yönünden KISMEN KABULÜ İLE, Davalının ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile icra takibin tahsilde tekerrür oluşturmadan 285.316,84 TL asıl alacak, 313.962,65 TL işlemiş faiz 15.698,13 TL faizin %5 gider vergisi, 977,83TL ihtarname masrafı toplamı olan 615.955,45 TL üzerinde devamına, fazlaya dair talebin reddine -Devamına karar verilen 285.316,84 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 25,20 oranında faiz işletilmesine, 2- Açılan Davanın davalı mirasçı ... yönünden KISMEN KABULÜ İLE, Davalının ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile icra takibin tahsilde tekerrür oluşturmadan 142.658,42 TL asıl alacak, 156.981,32 TL işlemiş faiz 7.849,06 TL faizin %5 gider vergisi, 488,91TL ihtarname masrafı toplamı olan 307.974,71TL üzerinde devamına, fazlaya dair talebin reddine -Devamına karar verilen 142.658,42 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 25,20 oranında faiz işletilmesine, 3- alacağın likit olduğu anlaşılmakla takibe konu miktar olan 615.955,45 TL toplam alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalılardan (davalı ...’den alınarak, diğer davalı ... yönünden ise ½ miras hissesine düşen 307.974,71 TL miktarın üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının tahsilde tekerrür oluşturmadan) alınarak davacıya ödenmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 42.075,91-TL karar harcından daha önce mahkememiz dosyasına yatırılan 14.079,88 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 27.996,05 TL karar harcının (13.997,90-TL sinin davalı mirasçı ...'den bakiyesinin davalı ...'den) tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 98.393,32-TL nispi vekalet ücretinin (49.196,20-TL sinin davalı mirasçı ...'den bakiyesinin davalı ...'den) tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalılar kendilerini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 14.079,88 TL peşin harcın toplamı olan 14.695,30-TL'nin (7.347,60-TL sinin davalı mirasçı ...'den bakiyesinin davalı ...'den) tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 15.590,00 TL yargılama giderinin red kabul oranı dikkate alınarak 11.647,20 TL'lik kısmının (5.823,55-TL sinin davalı mirasçı ...'den bakiyesinin davalı ...'den) tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 4.700,00 TL' nin red kabul oranı dikkate alınarak 3.511,35 TL'lik kısmının (1.755,65-TL sinin davalı mirasçı ...'den bakiyesinin davalı ...'den) tahsili ile bakiye kısmının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 10-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin ve davalı taraf vekilinin yüzüne karşı verilen kararın, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘a İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır