İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/500 E. 2024/430 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/500
- Karar No
- 2024/430
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/500 KARAR NO : 2024/430
DAVA : Tazminat (Fikir ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/01/2018 KARAR TARİHİ : 21/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/12/2024
TALEP: Davacı vekili 05.01.2018 harç tarihli dava dilekçesi ve beyanlarında özetle: Müvekkili ...'in davalı ile grup şirket olan ... Ltd. Şti.’ne ait dershane ve temel lisede matematik öğretmeni olarak 12.08.2003 - 21.07.2017 tarihleri arasında çalıştığını, aynı zamanda ... görevini de yürüttüğünü, müvekkilinin ülke genelinde tanınan bir matematik öğretmeni ve aynı zamanda da yazar olduğunu ve Matematik 9. Sınıf Konu Anlatımlı (... ile birlikte); Geometri 9. Sınıf Konu Anlatımlı (... ile birlikte); 3-Geometri Soru10.Bankası Sınıf (...–... – ... ile birlikte); 11. Sınıf Matematik Soru Bankası (...- ... ile birlikte); ... isimli eserlerin hak sahibi olduğunu, söz konusu eserlerin müvekkil tarafından oluşturulduğunu ve davalı şirket tarafından da bu eserlerin bir kısmında müvekkilinin ismi belirtilmek kaydı ile bir kısmında da belirtilmeden yayımlandığını, ancak müvekkile hak sahipliğinden dolayı ödenmesi gereken tazminatlar ödenmediğini belirterek, FSEK madde 68 kapsamında müvekkilin hak sahibi olduğu eserlerin piyasa rayici ile belirlenecek olan telif tazminatının 3 katı olacak şekilde müvekkilin davalıdan olan alacağının belirlenmesine, alacağı belirlendikten sonraya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile bu şekilde belirlenecek maddi tazminat için şimdilik alacak belirsiz olduğu için 6100 sayılı HMK madde 107 uyarınca 1.000,00 TL’lik kısmının 21.11.2017 tarihinden itibaren avans faizi ile tazminine, manevi tazminat açısından da 50.000,00 TL’nin 21.11.2017 tarihinden itibaren avans faizi ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 19/11/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini 117.877,65 TL'ye yükseltmiş ve harcı tamamlamıştır.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ve beyanlarında özetle: Davacı ...'in hizmet akdi ile çalışmış olup, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 18/2. maddesi gereğince herhangi bir hak talebinin hukuka uygunluğundan söz edilemeyeceğini, davacı tarafından diğer öğretmenler ile birlikte hazırlanan dokümanların, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında hukuken yeni bir ilim-bilim eseri olmayıp, matematik alanındaki bilimsel çalışmaların eğitim ve sınav müfredatına girmiş olan kısmının derlemesi anlamında olduğunu, davacı tarafından ortaya çıkarılmış olup müvekkil Şirket tarafından basılmış, yayınlanmış bir bilimsel ve/veya akademik çalışma bulunmadığını, davacı tarafından yapılan çalışmaların, davacının işinden ve işinin gerekliliğinden kaynaklanan çalışmalar olduğunu, müvekkil şirket tarafından davacının yaptığı çalışmalara ilişkin tüm ücretlerin hizmet sözleşmesi kapsamında ödendiğini, davacının, sözleşme hükümleri gereğince yalnızca hizmet ilişkisinden kaynaklanan işleri yürüttüğünü, davacı tarafından hizmet sözleşmesi kapsamında görülen çalışmalarının tümünün telif hakkı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 18/2.maddesi gereğince kendisini çalıştırana yani ... Ltd.Şti.'ye ait olduğunu, bu nedenle davacının talepleri haksız ve kötü niyetli olup haksız menfaat sağlama amacını güttüğünü, davacının hizmet akdi ile çalıştığı süreç boyunca yaptığı çalışmalara ilişkin 2 adet sözleşme de bulunmakta olup, davacı, FSEK uyarınca eser sayılan veya sayılmayan tüm çalışmalarından kaynaklanan haklarını ... Ltd.Şti.'ye devrettiğini savunarak, haksız, kötü niyetli ve ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMEMİZİN 01/10/2024 tarihli ve ... sayılı KARARI: Mahkememizin belirtilen kararı ile “Matematik Konu Anlatımlı 9.Sınıf”, “Geometri Konu Anlatımlı, 9.Sınıf”, “Matematik Soru Bankası 11.Sınıf”, “Geometri Soru Bankası 10. Sınıf”, “Matematik Modülü – Modül 4” ve “Geometri Modülü – Modül 5” isimli kitapların 5846 sayılı FSEK md.2/1 kapsamında ilim ve edebiyat eseri olduğu, “Matematik Konu Anlatımlı 9.Sınıf”, “Geometri Konu Anlatımlı, 9.Sınıf”, “Matematik Soru Bankası 11.Sınıf”, “Geometri Soru Bankası 10. Sınıf”, isimli eserler üzerinde diğer yazarlarla birlikte davacı ...’in eser sahibi olduğu, dava konusu “Matematik Modülü – Modül 4” ve “Geometri Modülü – Modül 5” isimli eserlerin eser sahiplerinin tespit edilemediği, “Matematik Konu Anlatımlı 9.Sınıf”, “Geometri Konu Anlatımlı, 9.Sınıf”, “Matematik Soru Bankası 11.Sınıf”, “Geometri Soru Bankası 10. Sınıf”, isimli eserler üzerinde diğer yazarlarla birlikte davacı ...’in eser sahibi olarak manevi ve mali haklarının bulunduğu, mali hakları kullanma yetkisininde “Matematik Konu Anlatımlı 9.Sınıf”, “Geometri Konu Anlatımlı, 9.Sınıf”, “Matematik Soru Bankası 11.Sınıf”, “Geometri Soru Bankası 10. Sınıf”, isimli eserlerin sahiplerini bir araya getiren davalıda olduğu, mali haklarını kullanma yetkisinin davacıda olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. FSEK'in 10/son maddesi kapsamında hazırlanmış dahi olsa, eser ile ilgili manevi hakların sahibinin eseri vücuda getiren yazarlar olarak kalmaya devam edeceği, mali hakları kullanma yetkisinin sahibi olan ve bir araya getiren konumunda bulunan davalının mali hakların kullanılması için gerekli olduğu ölçüde manevi hakları da kullanabileceği, ancak manevi haklara tecavüz oluşturacak eylemlerden de kaçınmasının zorunlu olduğu, eserlerin basılarında davacı ismine yer verilmiş olduğundan, belirtilen basılarda davacı adının yer alması nedeniyle manevi hakkına (FSEK m.15) tecavüz edilmiş olmadığı, yukarıda da ifade edildiği üzere mali hakları kullanma yetkisine sahip olan şirketin veya onun izni ile eseri çoğaltıp yayan kişinin eser ile ilgili umuma arz yetkisini kullanmasının mümkün ve gerekli olduğu, zira aksi halde sahip olduğu mali yetkilerden yararlanmasının zaten mümkün olamayacağı, bu nedenle davacı vekilinin eserlerin izinsiz kamuya sunulduğuna yönelik iddiasının da kabul edilemeyeceği, davacı vekilinin başkaca bir manevi hak ihlali iddiasında bulunmadığı, zaten anılan eserlerin niteliği gereği güncelliğinin her basıda gözetilmesinin gerektiği, mali hakları kullanma yetkisine sahip olan kişinin çoğaltma, işleme ve yayım tekniği gereği zaruri görülen değiştirmeleri yapma yetkisinin yasadan doğduğu (FSEK m.16/II) kanatına varılmış ve davanın reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi (...) ... DAİRESİ'NİN 27/10/2022 tarihli ve ... sayılı KARARI: Mahkememizin yukarıda belirtilen kararının davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna konu edilmesi neticesinde, ... Dairesi'nin yine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ÖZETLE: "tazminat talep edilen kitaplar üzerinde davacı ile birlikte dava dışı kişilerin de hak sahibi olduğu ileri sürülmüş olup, eserden doğan hakların ihlali sebebi ile açılan tazminat davalarında, eser birliğine adi şirket hükümleri uygulanacaktır. Eser sahipleri arasında adi ortaklık ilişkisi olduğunda, eser sahiplerinden her birisinin tek başına esere vaki tecavüzün önlenmesini talep etme hakkı olmakla birlikte, tek başına tazminat talep etme hakkı bulunmamaktadır. Bu itibarla mahkemece, davacı ile dava dışı eser sahipleri arasında birlikte eser sahipliğinin söz konusu olup olmadığının tespiti ile şayet birlikte eser sahipliği mevcut ve davacı tarafça da telif ücreti değil hak ihlali nedeniyle tazminat talep edilmekte ise eser sahipleri arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğundan, davacının tek başına esere vaki tecavüzün önlenmesini talep etme hakkı olmakla birlikte, tek başına tazminat talep etme hakkının bulunmadığı, bu hakkın ancak diğer eser sahipleri tarafından davacıya verilecek bir muvafakatname ile ya da eser sahipleri arasındaki adi ortaklık ilişkisini temsil etmek üzere bir temsilci atanması sağlanmak suretiyle, bu temsilci tarafından kullanılabileceği nazara alınarak, davacı tarafça ileri sürülen talep türleri itibariyle dava şartlarından olan aktif dava ehliyeti konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın, davanın esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır. Son olarak, davacı ile davalı arasında herhangi bir iş sözleşmesi bulunmadığı ileri sürülmüş olup, mahkemece bu hususta bir inceleme yapılmadan, eserlerin sahiplerini bir araya getirenin davalı olduğu gerekçesiyle, eserlerin mali haklarını kullanma yetkisinin davalıya ait olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Bu durumda, davacı ile davalı ve diğer eser sahipleri arasında bir iş ilişkisi bulunup bulunmadığı, iş ilişkisi bulunmuyorsa davalının ne şekilde davalıları bir araya getirdiği hususları da araştırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönden taraf delilleri toplanıp değerlendirilmeden karar verilmesi de doğru görülmemiştir. O halde ilk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan eksikliklerin giderilmesi, sonucuna göre taraf delillerinin değerlendirilmesi ve davacının talep edebileceği miktar hakkında bilirkişi incelemesi yaptırılması, oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. HMK'nın 341. vd. maddelerinde bir kanun yolu olarak düzenlenen istinafın amacı, ilk derece mahkemesince verilen kararın denetlenmesi ve kararın yerinde görülmemesi halinde yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulmasıdır. Burada, temyizden farklı olarak ilk derece mahkemesi kararı yalnızca hukuka uygunluk yönünden değil maddi yönden de denetlenmektedir. İlk derece mahkemesi kararı yerinde değilse kural olarak istinaf mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin kararını kaldırması ve ilk derece mahkemesi yerine gerekirse yeniden yargılama da yaparak karar vermesi gerekir. Ancak, HMK'nın 353/1-a. maddesinde düzenlenen yargılamaya ilişkin bazı temel usul hatalarının bulunması halinde ise istinaf incelemesi sonunda yeniden karar verilmesi söz konusu olmayıp, kararın kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli deliller toplanmadan veya değerlendirilmeden karar verilmiş olması hali de düzenlenmiştir. Gerçekten de ilk derece mahkemesince, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli deliller toplanmadan veya değerlendirilmeden karar verilmesi ve delillerin ilk defa istinaf aşamasında değerlendirilmesi halinde taraflar, maddi vakıa denetimi yönünden iki dereceli incelemeden mahrum kalacak ve adil yargılanma hakkının unsurlarından olan hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilecektir. Somut olaya bu açıdan bakıldığında, davacının talebi kesin olarak belirlenmemiş ve buna göre uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli deliler toplanmamış ve değerlendirilmemiştir. Bu itibarla, yapılan açıklamalar çerçevesinde mahkemece, inceleme ve değerlendirme yapılması gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir." şeklindeki gerekçe ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
YENİ DEĞERLENDİRME: Mahkememizin belirtilen kararı, ....Hukuk Dairesinin 27/10/2022 tarih ve ... sayılı ilamı ile ortadan kaldırılarak mahkememize gelmiş olmakla ... Esas numarasına kaydı yapılmıştır. ...'nin belirtilen kararında işaret edilen; “… hakimin davayı aydınlatma görevi kapsamında, davacıya dava dilekçesinin açıklattırılması ile dava konusunun kesin olarak tespiti yapılmalıdır.” yönündeki gerekçesi doğrultusunda davacı vekili beyanında; müvekkiline ait eserlerin izni olmaksızın, herhangi bir telif sözleşmesi bulunmaksızın ve herhangi bir telif bedeli ödenmeksizin davalı tarafından yayınlanması nedeniyle müvekkilinin FSEK uyarınca mali ve manevi haklarının ihlali sonucu davanın açıldığını bildirmiştir. Davacı vekilince ... ortadan kaldırma ilamında aktif dava ehliyeti bakımından işaret edilen hususa ilişkin olarak muvafakatname sunulmuştur.
Mahkememizce alınan 03/07/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "Kök rapordan sonra dosyanın geçirdiği safahat ve dosyaya eklenen yeni bilgi/belgeler doğrultusunda, kök raporumuzdaki kanaatimizi değiştirir bir hususun ortaya çıkmadığı, ancak Sayın Mahkemenin aksi kanaatte olduğu ihtimali ve ek görevlendirmesi kapsamında; Davacı vekilinin beyan dilekçesi ekinde sunmuş olduğu ....Noterliğinin 06.04.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı muvafakatnamesinin değerlendirilmesi ve aktif dava ehliyeti konusunda takdir Sayın Mahkemenize ait olmak kaydıyla; Davacının FSEK m.68 kapsamında 47.280,75 TL talep edebileceği" şeklinde ifade edilmiştir.
Bundan sonra mahkememizce ...'ne (...) 22/11/2023 tarihli müzekkere yazılmıştır. Müzekkere içeriğinde; "İdavacıya ait "Matematik 9. Sınıf Konu Anlatımlı", "Geometri 9. Sınıf Konu Anlatımlı", "Geometri 10. Sınıf Soru Bankası", "11. Sınıf Matematik Soru Bankası", "..." isimli kitapların yazarlarının kim olduğu, bu kitaplar için bandrol başvurusu yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise bandrol muvafakatname örneğinin ve kaç adet bandrol verildiğine ilişkin" hususları sorulmuş olup, gelen cevabî yazıda Geometri 10. Sınıf Soru Bankası, Matematik 11. Sınıf Soru Bankası, ... Matematik Modül 4 bandrol talep formu ve taahhütname suretleri ve telif sözleşmesi suretleri gönderilmiştir. Geometri 9. Sınıf Konu Anlatımlı isimli esere ilişkin olarak bandrol otomasyon sisteminde herhangi bir kayda rastlanmadığı bildirilmiştir. Mahkememizce taraf vekillerinin beyanları dikkate alınarak ...'ye 27/03/2024 tarihli yeniden müzekkere yazılmış ve "... Matematik Konu Anlatımlı 9. Sınıf, ... Geometri Konu Anlatımlı 9. Sınıf, ... Matematik Soru Bankası 11. Sınıf, ... Geometri Soru bankası 10. Sınıf ve ..., Matematik Modül-4 ve ... Geometri modül-5 eserlerine ilişkin bilgi ve belgeler" hususları sorulmuştur. Gelen cevabî yazıda Bakanlığa ait bandrol otomasyon sisteminde ... tarafından yayınlanan söz konusu eserlere ilişkin olarak yapılan sorgulama sonucunda ulaşılan "Matematik Konu Anlatımlı 9. Sınıf", "Matematik Soru Bankası 11. Sınıf", "Geometri Soru Bankası 10. Sınıf", "Matematik Modül-4" ve "Geometri Modül-5" isimli ait bütün belgeler gönderilmekte olup "Geometri Konu Anlatımlı 9.Sınıf" isimli esere ilişkin herhangi bir kayda rastlanılmadığı denilmiştir. Taraf beyanları alındıktan ve müzekkere cevapları geldikten sonra dosya ek rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine yeniden tevdii edilmiştir. Mahkememizce alınan 24/07/2024 tarihli bilirkişi ikinci ek raporunda özetle; "Kök rapordan sonra dosyanın geçirdiği safahat ve dosyaya eklenen yeni bilgi/belgeler doğrultusunda, kök raporumuzdaki kanaatimizi değiştirir bir hususun ortaya çıkmadığı, ancak Sayın Mahkemenin aksi kanaatte olabileceği ihtimali ve ek görevlendirmesi kapsamında; Davacının FSEK m.68 kapsamında 117.877,65 TL talep edebileceği," şeklinde ifade edilmiştir.
Eldeki davada, dava konusu edilen "Matematik konu Anlatımlı 9. Sınıf, Geometri Konu Anlatımlı 9. Sınıf, Matematik Soru Bankası 11. Sınıf, Geometri Soru Bankası 10. Sınıf" isimli eserleri davalı yanında hizmet akdi ile çalışırken görevi gereği meydana getirdiğinden, söz konusu eserlerin mali haklarını kullanma yetkisinin davacıda olmadığı, dosya kapsamında alınan kök ve 2 ek bilirkişi raporunda işaret edilmiş, mahkememizde de aynı yönde kanaat oluşmuştur. Matematik Modülü Modül 4 ve Geometri Modülü Modül 5 isimli eserlerde ise eser sahipliği tespit edilememiştir. ... ortadan kaldırma kararı sonrasında davacı vekilince eser sahipliğinin tespitine yönelik herhangi bir bilgi-belge sunulamamıştır. Bu kapsamda, yukarıda açıklandığı gibi dava konusu 2 eserde eser sahipliği tespit edilememiş, diğer 4 eserin ise mali hakları kullanma yetkisinin davacıda olmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan; yine ... ortadan kaldırma kararında işaret edilen davacı ile davalı arasında iş sözleşmesi bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması noktasında; her iki tarafın da kabulünde olduğu gibi davacı, davalının grup şirketine ait olan ... Dershanesinde ve eğitim kurumlarında 2003-2017 yılları arasında matematik öğretmeni olarak çalışmıştır. Bu husus dava dilekçesinde de bu şekilde belirtilmiştir. Eserlerde adı geçen ..., ... ve ... hakkında ise davalı vekilince 01/02/2023 tarihli dilekçesi ekinde ... işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri sunulmuştur. Belirtilen belgelerin incelenmesinden, belirtilen şahısların ... Ltd. Şti'de hizmet akdi ile çalıştıkları anlaşılmıştır. Dosya kapsamında sunulan 31/08/2015, 22/12/20215, 12/12/2016 tarihli iş sözleşmesi örneklerinin incelenmesinden, davacını davalının eğitim kurumunda hizmet akdi ile matematik öğretmeni olarak çalıştığı sabittir. 5846 sayılı FSEK'in " Hakların kullanılması" başlıklı 18. maddesi "Mali hakları kullanma yetkisi münhasıran eser sahibine aittir. Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça; memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserler üzerindeki haklar bunları çalıştıran veya tayin edenlerce kullanılır. ..." hükmünü haizdir. Madde hükmünden de açıkça anlaşıldığı üzere işveren bu kapsamda, yalnızca mali hakları kullanma yetkisine sahip olmakta, mali hakların sahibi olmamaktadır. Maddede ifade edilmemekle birlikte yorum yoluyla, işverenin, şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardan olan ve üçüncü kişilere devredilmesi mümkün olmayan manevi hakların sahipliğine ya da kullanım yetkisine sahip olmadığı da açıktır. Manevi haklar, çalışan konumundaki eser sahibine ait olmayı sürdürür. Zira manevi haklar şu veya bu nedenle sözleşme veya devir konusu yapılamaz. İş sözleşmesi kapsamında çalışırken meydana getirilen eserin görevi gereği meydana getirilip getirilmediği hususunun önemi “Davacının, davalı dersanede çalışırken, diğer çalışanlarla birlikte, görevi gereği işveren için hazırladığı ve kitap halinde umuma arz olunan eser vasfındaki soruların, davalı yayınevi tarafından çıkarılan başka bir kitaba, eser sahibinin ismi olmaksızın aktarılarak kamuya sunulması eyleminin, eser sahibine ait adın belirtilmesi hakkına tecavüz oluşturacağı" (yani manevi hak ihlali olacağı) hükmündeki Yargıtay kararında da ifadesini bulmuştur (... sayılı ilamı). Yukarıda belirtildiği gibi; davacı yan davalı işyerinde hizmet akdi ile çalışmıştır. 31.08.2015 tarihli iş sözleşmenin, “n” maddesinde; "İşbu sözleşme ile ... eğitim personeli sözleşmede belirtilen ücret karşılığında İş Kanunu hükümleri gereğince çalışmayı, haftada 8 (sekiz) saat derse girmeyi ve Okul Yönetimince verilen görevleri yapmayı itirazsız olarak kabul eder." hükmü bulunmaktadır. 22.12.2015 tarihli sözleşmenin, “n” maddesinde; “İşbu sözleşme ile ... eğitim personeli sözleşmede belirtilen ücret karşılığında İş Kanunu hükümleri gereğince çalışmayı, haftada 8(sekiz) saat derse girmeyi ve Okul Yönetimince verilen görevleri yapmayı itirazsız olarak kabul eder.” hükmü bulunmaktadır. 12.12.2016 tarihli sözleşmede, davacının görev kapsamına ilişkin herhangi hüküm bulunmamaktadır. Bu doğrultuda, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin FSEK. madde 18 hükmü kapsamında değerlendirilmesi sonucunda; davacının davalı dersanede/temel lisede çalışırken, diğer çalışanlarla birlikte meydana getirdiği eserler üzerindeki hakların kendisine ait olacağına dair taraflar arasındaki sözleşmelerde bir hüküm bulunmadığından, davacının eser sahibi olduğu dava konusu “Matematik Konu Anlatımlı 9.Sınıf”, “Geometri Konu Anlatımlı, 9.Sınıf”, “Matematik Soru Bankası 11.Sınıf”, “Geometri Soru Bankası 10. Sınıf”, isimli eserleri davalı yanında iş sözleşmesi kapsamında çalışırken görevi gereği meydana getirdiği, dolayısıyla söz konusu eserlerin mali haklarını kullanma yetkisinin davacıda olmadığı kanaatine varılmıştır. Öte yandan, manevi tazminat talebi bakımından davacı vekili dava dilekçesinde ve beyanlarında talebini somutlaştırmamıştır. Davacının isminin belirtilmediği ifade edilen kitaplarda zaten hak sahipliği tespit edilememiştir. Davacının isminin belirtildiği dava konusu edilen kitaplarda ise manevi hak ihlalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Neticeten; somut olayda, davacı vekili tarafından davalı şirketin, davacı şahsın hak sahibi olduğu eserleri yayımladığını ve bu hak sahipliğine ilişkin ödenmesi gereken tazminatın ödenmediği iddiasının söz konusu eserlerle ilgili davacı şahsın hak (eser) sahipliğine ilişkin somut veriler dosya kapsamında sunulmadığı, ... kararı sonrası davacı vekilince dava konusu eser sahipliğine ilişkin belge sunulamadığı anlaşılmakla, dava konusu eser sahipliği iddiasına ilişkin herhangi bir kanıt sunulamadığı ve davanın ispatnamadığı kanaatine varılmıştır. Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan kök ve ek raporlar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın yeniden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 870,96 TL harçtan mahsubu ile 443,36 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Maddi tazminat talebi yönünden davalı kendini vekille temsil ettirdiği için 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Manevi tazminat talebi yönünden davalı kendisini vekille temsil ettirdiği için 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde ... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/11/2024
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır