İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/483 E. 2026/582 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/483
Karar No
2026/582
Karar Tarihi

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/483 Esas - 2026/582 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2022/483 KARAR NO : 2026/582

DAVA : Tazminat ( İşbirliği Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/07/2022 KARAR TARİHİ : 19/06/2026 G. KARAR YAZIM TARİHİ : 09/07/2026 Mahkememizde açılan Tazminat ( İşbirliği Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen T.C. Kimlik Kartı Yaygınlaştırma Projesi'nin ilk fazında tecrübe edindiğini. Projenin devamı niteliğindeki 2016/276575 İhale Kayıt Numaralı ihaleye teklif vermeyi düşünen davalı şirketin, müvekkilin tecrübesinden faydalanmak amacıyla, taraflar arasında 11/08/2016 tarihli "İşbirliği Sözleşmesi" imzalandığını. Bu sözleşmenin 2.9. maddesi uyarınca, ihalenin davalı uhdesinde kalması halinde, Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı işi kapsamında devam eden alımlar, ihaleler, ilave işler, doğrudan temin ve artırım yöntemleri de dahil olmak üzere gerçekleştirilecek tüm alımlarda işbirliğinin devam edeceğinin kararlaştırıldığını ve nitekim ihalenin davalıda kalması üzerine taraflar arasında 02/09/2016 tarihli "Mal ve Hizmet Tedariki Sözleşmesi" imzalandığını. Müvekkilinin bu sözleşme kapsamındaki edimlerini eksiksiz ifa ettiği, halde davalı şirketin projenin devamı niteliğindeki ihalelerde İşbirliği Sözleşmesi'ne aykırı olarak başka şirketlerle alt yüklenici ve/veya tedarik sözleşmeleri akdederek, sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini. Bu sözleşmeye güvenerek birçok iş fırsatını geri çeviren müvekkilinin maddi zarara uğradığını, zararın tazmini için gönderilen ... 57. Noterliği'nin 24/11/2021 tarih ve 33100 yevmiye numaralı ihtarnamesine rağmen ödeme yapılmayarak davalının temerrüde düştüğünü belirterek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 20.000,00TL zararın temerrüt tarihi olan 07/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 11/12/025 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesinde 20.000,00TL olarak talep ettikleri zararı istemini 371.104.077 TL ye yükseltmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun ve somut gerçeklikten uzak olduğunu, dava dilekçesinin HMK uyarınca "somutlaştırma yükümlülüğüne" aykırı olduğunu, ne tür bir zarara uğranıldığının açıklanmadığını ve taleplerin zamanaşımına uğradığını. Dava konusu İşbirliği Sözleşmesi'nin amacının 2016/276575 İhale Kayıt Numaralı ihale ile sınırlı olduğunu ve bu kapsamda davacı ile Mal ve Hizmet Tedarik Sözleşmesi imzalanarak amacın gerçekleştiğini. Sözleşmenin bağlayıcı olmadığını, zira imza edenlerin şirketi bu boyutta bir taahhüt altına sokma yetkilerinin bulunmadığını, ayrıca davacının dayandığı hükümlerin yer aldığı sayfaların yetkililerce imzalanmadığını.Sözleşmede ihlale ilişkin bir müeyyide öngörülmediğini, sonraki alımların Kamu İhale Kanunu'nun 3/b istisnası kapsamında olması nedeniyle İşbirliği Sözleşmesi tanımındaki "İhale" kapsamına girmediğini. Ayrıca davacı firmanın ilk işte yeterli finansal güce sahip olmaması nedeniyle müvekkili şirketin "Müteselsil Kefalet ve Hesap Rehni" sözleşmesi imzalamak zorunda kalarak davacıya finansal destek sağladığını, yine davacı personelinin MERNİS kayıtlarını usulsüz olarak silmesi suretiyle ciddi bir güvenlik zafiyeti yarattığını, bu nedenlerle müvekkili şirketin davacı ile çalışmaya devam etmeye zorlanamayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep ve cevap etmiştir. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, taraflar arasındaki "iş birliği sözleşmesine" aykırılıktan kaynaklı kar mahrumiyeti zararı istemine ilişkindir. Davacı vekili delil olarak; taraflar arasında imzalanan 11/08/2016 tarihli "İşbirliği Sözleşmesi" ve 02/09/2016 tarihli "Mal ve Hizmet Tedarik Sözleşmesi"'ne, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından açılan 2016/276575 İhale Kayıt Numaralı "Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı ve Sarf Malzemeleri ile İlave Donanım Alımı" ihale dosyasına, ... 57. Noterliği'ne 24/11/2021 tarih ve 33100 yevmiye numaralı ihtarnamesine, tanık, bilirkişi incelemesive yemine, Davalı vekili ise; dava konusu 11/08/2016 tarihli " İşbirliği Sözleşmesi"'ne, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından açılan 2016/276575 İhale Kayıt Numaralı "Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı ve Sarf Malzemeleri ile İlave Donanım Alımı" İhalesi kapsamında İdare ile imzalanan Sözleşmeye, taraflar arasında imzalanan 02/09/2016 tarihli "Mal ve Hizmet Tedariki Sözleşmesi" ve Sözleşme Değişiklikleri Metinleri'ne, ... 43. Noterliği'nin 10/04/2016 tarihli ve 07917 yevmiye numaralı imza sirkülerine, 14/10/2016 tarihli "Müteselsil Kefalet ve Hesap Rehini Sözleşmesi"'ne, idare tarafından müvekkiline gönderilen 29/11/2016 tarihli yazıya, müvekkili tarafından davacıya iletilen 02/12/2016 tarihli yazıya, tarafların ticari defter ve kayıtlarına, 2016/276575 İhale Kayıt Numaralı ihale sonrasında İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İsleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılan alımların Kamu İhale Kanunu Madde-3/b istisnası kapsamında olduğuna ilişkin NVİGM'den İhale Karar Yazısı ve İdari Şartname ile ilgili diğer bilgi ve belgelere, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İsleri Genel Müdürlüğü ile Davacı Firma Lettra arasında yapılan tüm sözleşmeler ve bu sözleşmelere ilişkin ihale ve sözleşme dosyaları (kabul tutanakları dahil) ile bunlardan tamamlanan veya feshedilenler ile var ise bu konudaki bilgi/belgelere, tanık, bilirkişi incelemesi, yemin, keşif ve her türlü yasal delile dayanmıştır. Taraflar arasında 11.08.2016 tarihinde imzalanan "İşbirliği Sözleşmesi"nin uyuşmazlık konularını ilgilendiren; Taraflar ve Tanımlar başlığı altındaki 1.2 maddesinde; sözleşmenin taraflarının, davacı ve davalı olduğu, ihalenin; İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılacak olan 2016/276575 ihale kayıt numaralı “Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı ve Sarf Malzemeleri ile Donanım Alım ihalesi ile bu ihale kapsamında yapılacak olan, kapsamı işbu sözleşmenin 2.3 maddesinde belirtilen kalemler için iş artışları ve devamı niteliğindeki tüm ihale ve doğrudan temin alımları olduğu, Sözleşmenin Konusu Ve Kapsamı başlığı altındaki 2.1. maddesinde; sözleşme konusunun; kurum(İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü) tarafından açılan ihale (Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı ve Sarf Malzemeleri ile Donanım Alım İşi) (49Kalem)) kapsamında, STM'nin ihaleye istekli sıfatıyla teklif vermesi ve Lettra'nın, STM'ye yapacağı işlerin kapsamı ve bu kapsam dahilinde, tarafların birbirlerine karşı olan hak ve yükümlülüklerini ve işbirliğine ilişkin temel esasların belirlenmesinden ibaret olduğu, sözleşmenin yürürlük tarihinin 3 yıl olarak belirlendiği, 2.3. maddesinde; ...tarafından ihale kapsamındaki 49 kalem mal ve hizmetin tamamı lettradan anahtar teslimi olarak tedarik edileceği, 2...9. maddesinde; sözleşme konusu ihalenin davalı ...Savunma Teknolojileri A.Ş. üzerinde kalması, kurum ile ihale kapsamında bir sözleşmenin imzalanması halinde, Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı işi kapsamında devam eden alımlar, ihaleler, ilave işler, doğrudan ve dolaylı siparişler, doğrudan temin ve artırım yöntemleri de dahil olmak üzere, gerçekleştirilecek tüm alımlar da, tarafların bu sözleşme ile kurduğu işbirliğinin devam edeceğinin taahhüt edildiğini, Sözleşmenin Feshi başlıklı 11. Maddesinde; Tarafların beyan, tekeffül veya taahhütlerinden herhangi birim esaslı olarak ihlal etmesi ve bu ihlalin ihlal eden Tarafa bildirilmesinden itibaren ihlal eden Tarafça 10(on)iş günü içerisinde giderilmemesi halinde, sözleşmenin feshedilebileceği", kararlaştırılmıştır. Taraflar arasında imzalanan 02.09.2016 tarihli "Mal Tedarik Sözleşmesi"nde; sözleşmenin konusunun; ...uhdesinde kalan İhale neticesinde, ...ile İdare arasında imzalanan / imzalanacak ve işbu Sözleşme'nin EK-1'inde sunulan sözleşme (bundan böyle "Ana Sözleşme" olarak anılacaktır) ve eklerinde yer alan ve Ek-3'te kapsamı, miktarı ve birim fiyatları verilen mal ve hizmetlerin, Ek-2 Teknik Şartnamede (bundan böyle "Teknik Şartname" olarak anılacaktır) belirlenen özelliklere eksiksiz uyulmak ve işbu Sözleşme'nin ayrılmaz parçasını teşkil etmek ve aynen uygulanmak kaydı şartıyla, Tedarikçi tarafından anahtar teslim olarak temini ve Ana Sözleşme ve Teknik Şartname hükümlerine uygun olarak STM'nin belirttiği yer(ler)de; dağıtık lokasyonlara taşıma ve dağıtım, kurulum, montaj ve devreye alma hizmetleri de dahil olmak üzere teslimi ve Ana Sözleşme ve Teknik Şartname hükümlerine uygun olarak yerinde servis ve garanti hizmetlerinin verilmesi olarak belirlendiği, sözleşme birim fiyatlı sözleşme olup, EK-3 Mal ve Hizmet Listesi ve Bedeli'nde Mal ve Hizmetin Adı ve Kısa Açıklaması başlığı altında yer alan her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için EK-3 Mal ve Hizmet Listesi ve Bedeli'nde Birim Fiyat başlığı altındaki ilgili birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan tutarların KDV hariç toplamı olan 27.956.074,77€ (Yalnız Yirmiyedimilyondokuzyüzellialtıbinyetmişdört Avro ve Yetmişyedi Sent), 4.274.820,02$ (Yalnız Dörtmilyonİkiyüzyetmişdörtbin Sekizyüzyirmi Amerikan Doları ve İki Sent) ve 5.089.733,60TL(Yalnız Beşmilyon Seksendokuzbin Yediyüzotuzüç Türk Lirası ve Altmış Kuruş) bedellerinin toplamı üzerinden akdedildiği, alınan mal ve hizmetlerin ve yapılan işlerin bedellerinin ödenmesinde, Ek-3 Mal ve Hizmet Listesi ve Bedeli cetvelinde belirtilen ve Sözleşme bedelinin tespitinde kullanılan birim fiyatlar ve para birimleri esas alınacağı, belirtilmiştir. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden, "T.C. Kimlik Kartı İşi" kapsamında taraflar arasındaki İşbirliği Sözleşmesinin geçerli olduğu 11.08.2016-11.08.2019 tarihleri arasında yapılan ve davalı şirketin üzerinde kalan diğer ihalelere ait belgeler celp edilmiştir. Bu ihaller incelendiğinde; 1-)09.08.2017 tarihinde 4734 sayılı Kanunun 3/b ve 2010/87 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 10/c maddesine istinaden pazarlık usulü ile ihalesi yapılan 2017/389598 ihale kayıt numaralı “Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı ve Sarf Malzemeleri ile Donanım Alım İşi (46 Kalem) nin, davalı ...Savunma Teknolojileri A.Ş.'nin üzerinde kaldığı, taraflar arasında 17.08.2017 tarihinde sözleşme imzalandığı, sözleşme bedelinin 145.750.000,00TL olduğu, 2-)22.02.2018 tarihinde 4734 sayılı Kanunun 3/b ve 2010/87 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 10/c maddesine istinaden pazarlık usulü ile ihalesi yapılan 2018/65590 ihale kayıt numaralı “Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı Mal Alım İşi (25 Kalem)” nin davalı ...Savunma Teknolojileri A.Ş.'nin üzerinde kaldığı, taraflar arasında 22.03.2018 tarihinde sözleşme imzalandığı, sözleşme bedelinin 145.756.000,00 TL olduğu, 3-)13.11.2018 tarihinde 4734 sayılı Kanunun 3/b ve 2010/87 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 10/c maddesine istinaden pazarlık usulü ile ihalesi yapılan 2018/573302 ihale kayıt numaralı “Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartları Mal Alım İşi (8 Kalem)” nin davalı ...Savunma Teknolojileri A.Ş.'nin üzerinde kaldığı, taraflar arasında 19.12.2018 tarihinde sözleşme imzalandığı, sözleşme bedelinin 100.468.300,00 TL olduğu, 4-)28.02.2019 tarihinde 4734 sayılı Kanunun 3/b ve 2019/758 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 13/ç maddesine istinaden pazarlık usulü ile ihalesi yapılan 2019/82133 ihale kayıt numaralı “Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartları Mal Alım İşi (8 Kalem)” nin davalı ...Savunma Teknolojileri A.Ş.'nin üzerinde kaldığı, taraflar arasında 10.04.2019 tarihinde sözleşme imzalandığı, sözleşme bedelinin 140.000.000,00 TL olduğu, görülmüştür. Bu durumda; İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından, taraflar arasında İşbirliği Sözleşmesinin yürürlükte olduğu 11.08.2016-11.08.2019 tarihleri arası dönemde yapılan 2017/389598, 2018/65590, 2018/573302 ve 2019/82133 İKN'lu toplam 4 (dört) ihalenin davalı ...Savunma Teknolojileri A.Ş.'nin uhdesinde kaldığı halde, davalı tarafından bu 4 (dört) ihale konusu işin alt yüklenici olarak davacıya verilmediği, dava dışı ... Bilişim Sistemleri ve Tic. A.Ş. verildiği, anlaşılmıştır. Davacı Lettra Teknoloji A.Ş. tarafından, davalı ...Savunma Teknolojileri A.Ş,ye gönderilen, ... 57. Noterliği'nin 24/11/2021 tarih ve 33100 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle; taraflar arasında 11.08.2016 tarihli İşbirliği Sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşme kapsamında İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü (kurum) tarafından yapılacak olan 2016/276575 ihale kayıt nolu T.C Kimlik Kartı ve Sarf Malzemeleri ile İlave Donanım Alımı ihalesinin muhatap üzerinde kalması durumunda ihale kapsamında gerçekleştirilecek işlere dair muhatap (davalı) şirketle işbirliği yapılması öngörülerek tarafların yükümlülükleri belirlendiği, ihalenin muhatap üzerinde kalması ve Kurum ile sözleşme imzalanması halinde TC kimlik kartı işi kapsamında devam eden alımlar, ihaleler, ilave işler, doğrudan ve dolaylı siparişler, doğrudan temin ve artırım yöntemleri dahil olmak üzere gerçekleştirilecek tüm alımlarda tarafların iş bu sözleşme ile kurduğu işbirliğinin devam edeceği hüküm altına alındığı 2016/276575 İKN’lu ihale kapsamında muhatapla 02.09.2016 tarihli Mal ve Hizmet tedarik sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşme kapsamında tüm yükümlülüklerin eksiksiz ifa edildiği ancak devam eden iş ve ihaleler için kurum ve muhatap şirket arasında akdedilmiş olmasına rağmen başlangıçta ihale konusu bir kısım işler için keşideci ile işbirliği yapıldığı halde devam eden ihaleler kapsamında sözleşmeye aykırı hareket edildiği, bu nedenle ticari kazançtan mahrum kaldıkları, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 10.000.000 $ tutarındaki zararın ihtarın tebliğinden itibaren 7 takvim günü içerisinde ödenmesi, aksi halde yasal yollara başvurulacağının ...ye ihtar edildiği ve söz konusu ihtarnamenin 29.11.2011 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Davada uyuşmazlık; taraflar arasında imzalanan 11.08.2016 tarihli iş birliği sözleşmesinde, davalı adına atılan imzanın davalıyı temsile yeterli olup olmadığı ve kendisini bağlayıp bağlamadığı, Bağlaması halinde iş bu işbirliği sözleşmesinin sadece dava dışı idarenin 2016/276575 nolu ihalesini kapsayıp kapsamadığı, davalının, sözleşmenin 2.9.maddesi hükümüne aykırı davranarak 2016/ 276575 nolu ihalenin devamı yada parçası niteliğinde ki başka ihaleleri aldığı halde, davacı ile iş birliği sözleşmesini devam ettirmemesi nedeniyle sözlemeye aykırı davranıp davranmadığı, davalının bu konuda kusurlu olup olmadığı, davalının iş birliği sözleşmesini haksız olarak ihlal etmesi durumunda davacı ile işbirliğinin devam ettirilmediği ihale vs işler nedeniyle kar mahrumiyeti zararı oluşup oluşmadığı, oluşması halinde miktarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Öncelikle TTK nun 5/A maddesi hükümünce davadan önce zorunlu arabuluculuğa başvurulduğu ve anlaşamamaya dair son tutanağın sunulduğu, zorunlu dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Yine davalı vekilinin davanın zamanaşımına uğradığı itirazının; taraflar arasındaki anlaşmazlığın sözlemeden kaynaklandığı ve bu nedenle TBK nun 146. Maddesi kapsamında alacak ve tazminat istemlerinin 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, iş bu sözleşmenin bitim tarihi olan 11.08.2019 ile dava ve ıslah tarihleri nazara alındığında bu sürenin dolmadığı, anlaşılmıştır. Ayrıca davalı vekilinin; işbirliği sözlemesi ve mal tedarik sözleşmesini imzalayan Genel Müdür ve Teknoloji Genel Müdür yardımcısının imza yetkisinin KDV hariç 10.000.000TL ya kadar olan sözleşmeleri imzalamaya yetkili olduğu, dava konusu ihalelerin her birinin 140.000.000 TL ve üzerinde olduğu ve kendilerini bağlamadığı yönündeki itirazın, ilk sözleşmenin uygulandığı ve karşılıklı edimlerin yerine getirildiği nazara alındığında, artık bu aşamada yetkisiz temsilin benimsendiği gözetilerek, TMK nun 2. Maddesi hükümünce, imza ve temsile itirazın iyiniyet kuralına aykırı olduğu nazara alınarak, bu itirazı incelenmemiştir. Mahkememizce taraf delilleri toplandıktan sonra, dosya kapsamı ile tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaplarak rapor hazılanması için nitelikli hesap uzmanı Gülbahar Yalçın ve Mali Müşavir Hidayet Korkmaz'a dosya tevdi edilerek alınan 17.04.2023 tarihli raporda; Tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil olma vasfı taşıdığı, Taraflar arasındaki ticari ilişkinin, davalı şirket tarafından davacı şirkete yapılmış olan 05.09.2016 tarihindeki ilk ödemeyle başladığı, davacı şirket ile davalı şirket arasında herhangi bir borç/alacak bakiyesi bulunmadığı, davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre, davacı şirketin TCKK projesi kapsamında toplamda 4.426.593,76.-TL tutarında %3,528 oranında kar ettiğinin hesap edildiği. Davacı şirketin proje dönemi olan 2016 yılında yapmış olduğu satışlar ve elde etmiş olduğu kardan sonra, 2017, 2018 ve 2019 yıllarında satışlarının büyük ölçüde azaldığı ve zarar ettiği, 2020 ve 2021 yıllarında satışlarında artış ve kar olduğu. Yine davalı şirketin ticari defterlerinde, dava dışı ... A.Ş. firması ile 10.10.2017- 23.05. 2022 tarihleri arasında ticari ilişki bulunduğu ve dava dışı ... A.Ş. firması tarafından 10.10.2017-23.05.2022 tarihleri arasında düzenlenmiş olan toplam 834.778.546,40TL (KDV Hariç) tutarında 183 adet elektronik alış fatura kayıtlı olduğunu, bu tutara davalı şirketle, dava dışı ... A.Ş. firması arasındaki tüm projelerin dâhil olduğunu. Lettra Teknoloji Bilişim Dan. ve Eğt. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti. ve ...Savunma Teknolojileri Mühendislik Ve Ticaret Anonim Şirketi arasında 02.09.2016 tarihinde imzalanan Mal Tedarik Sözleşmesi’nde tarafların yükümlülüklerini ifa ettikleri ve bu sözleşmenin ifa ile sona erdiği, Tarafların bu sözleşme ile ilgili bakiye borç ve alacaklarının bulunmadığını. Mahkeme tarafından, 11.08.2016 tarihli iş birliği sözleşmesinin Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartları Mal Alımı işine ilişkin İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nün sonraki tarihli ihalelerini de kapsadığının kabulü halinde; davalı şirketin sözleşme süresi içinde yer alan işlerde başka alt yüklenici işle çalışması ve davacı ile çalışmaması nedeniyle 11.08.2016 tarihli işbirliği sözleşmesine aykırı davrandığının kabulü halinde davacının zararlarını tazmin etmesi gerektiği ve bu kapsamda davacının müspet zarar kapsamında yer alan yoksun kalınan kar talebinde Bulunabileceğini ve bu kapsamda 2017/389598, 2018/573302, 2018/65590, 2019/82133 nolu bu 4 ihalede KDV hariç 521.107.967, 65 TL gelir elde edildiği ve %3,53 kar oranı nazara alınarak 18.384.689,10TL kar mahrumiyeti zararı oluştuğu hesap edilmiştir. İş bu rapora itirazlar üzerine aynı heyete

E. Sayıştay Uzman Denetçisi Kazım ÖZKAN katılımı sağlanarak alınan 30.10.2023 tarihli Ek Raporda ise; “…Davacı şirketin 2017/ 389598, 2018/573302, 2018/65590, 2019/82133 ihaleleri ile ilgili toplam 18.384.689,10TL yoksun kalınan karı olabileceği, İşbirliği sözleşmesinde davacının sözleşme bedelini döviz üzerinden alacağına ilişkin düzenleme bulunmadığı, ilk sözleşme kapsamında sözleşme bedelinin döviz üzerinden belirlenmiş olmasının, sonraki sözleşmelerdeki sözleşme bedelinin döviz olarak belirleneceği anlamına gelmediğini, hesaplamada sözleşme bedeli olarak dikkate alınan dava dışı ... A.Ş. kayıtlarına göre 2017/389598, 2018/573302, 2018/65590, 2019/82133 ihaleleri ile ilgili alt yüklenicilik sözleşmelerinin döviz üzerinden yapılmadığı, Türk Lirası üzerinden yapıldığını. Emsal veri olmaksızın sözleşme bedelinin döviz üzerinden hesaplanmasının hatalı olacağını, ayrıca dava dilekçesinde alacağın döviz üzerinde talep edilmediğini belirterek; hesaplamaların döviz üzerinden yapılamayacağını, tarafların itirazlarının kök raporda belirtilen, 2017/389598, 2018/573302, 2018/65590, 2019/82133 nolu bu 4 ihalede KDV hariç 521.107.967,65 TL gelir elde edildiği ve %3,53 kar oranı nazara alınarak 18.384. 689,10TLkar mahrumiyeti zararı oluştuğu yönündeki tespit ve hesaplamalarda değişiklik yapılmasını gerektirecek bir durum olmadığı, belirtilmiştir. İş bu heyet raporuna itirazlar nazara alınarak, SPK Emekli Daire Başkanı ve Sermaye Piyasası Başdenetçisi Dr. Cemal KÜÇÜKSÖZEN, Borçlar Hukuku Nitelikli Hesap Uzmanı Av. Nevra BAŞKAL ve Hesap Uzmanı-Y.M.M. Muzaffer KÖKVER den oluşturulan heyete dosyanın tevdiyle alınan 27.08.2024 tarihli raporda; Taraflar arasında imzalanan 11.08.2016 tarihli “İşbirliği Sözleşmesi" nin, davalının, dava dışı İdareden aldığı 2016/276575 numaralı ihale dışında 2017/389598, 2018/573302, 2018/65590, 2019/82133 ihale kayıt numaralı ihalelerin de İşbirliği sözleşmesi kapsamında olduğu ve dolayısıyla söz konusu ihaleler kapsamındaki işleri davacı LETTRA A.Ş.’ye vermeyen, davalı ...A.Ş.’nin İşbirliği sözleşmesine aykırı davrandığını. LETTRA A.Ş.’nin, davalının İşbirliği Sözleşmesine uymaması nedeniyle, mahrum kaldığı kar tutarı ile katlanmak durumunda kaldığı zarar tutarının hesaplanmasında 2016 yılında gerçekleştirdiği işlerden sağladığı kar oranının esas alınmasının daha uygun olacağını, davacı firmanın 2016 yılı gider hesabında tek düzen hesap planına göre 740- Hizmet Üretim Maliyeti hesabının alt hesabında yer alan 740.16.001.50 numaralı Mal ve Hizmet Alımları isimli hesabına; proje gideri olarak kaydedilmemesi gereken ve sehven kaydedildiği iddia edilen; 19.628.638,38 TL 6736 sayılı Kanun Stok affı bedeli ile 169.800,00 TL başka firmaya ait maliyet olmak üzere toplam 19.798.438,38 TL'nin gider hesabından mahsubunun hatalı olduğunu, bunun mahsup edilmemesi halinde, davacının ilk işte ki kar oranını %21.12 olacağı ve dolayısıyla davacıya verilmeyen dava dışı üçüncü kişi ... A.Ş. Ye verilen 4 ihale bedeli toplamı olan 521.107. 967, 65 TL üzerinde bu kar oranı nazara alınarak, yapılan hesaplamada ( 521.107.967,65 x 0,2112 =) 110.058.002,63 TL karın olacağı ve hazırda bekletile personel ücretleri..vs nedeniyle uğradığı zararın 2017 yılında 913.291,29 TL olduğu ve mahsubu gerektiği belirtilmiştir. Ancak heyette bulunan Borçlar Hukuku Nitelikli Hesap Uzmanı Av. Nevra BAŞKAL Tarafından düzenlenen 03.09.2024 tarihli ayrık görüş raporunda ise; davalının, davacı şirketin mali güçlük içerisinde olduğu, bankalarla müteselsil kefil ve hesap rehni sözleşmesi imzalamak zorunda kaldıklarını ifade etmekte ise de; davalı yan basiretli bir tacir olarak, davacının bu çaptaki bir sözleşmeyi ifa edecek mali güçte olup olmadığını araştırması gerektiği 2 ay sonra ortaya çıkan mali güçlükleri ileri sürmesinin yerinde olmadığı, İçişleri Bakanlığının 29.11.2016 tarihli yazısı ile davacı çalışanlarından Saygun Can'ın ilgili Valilik personellerinden V.H.K.İ Mehmet Çankaya adına olan mernis bilgisayarından mernis kayıt silme modülüne girdiği Altındağ ilçe nüfus müdürlüğünde 27.11.2014 tarihli.....Tescil nolu Beribal Çiçek Can adlı tanıma yaptığı kızını....... Vukuat kayıt silme formu ile elektronik ortamda gerçek dışı olarak silmiş olduğunun tespit edilmiş olduğu, bu durumda dava konusu ihalenin ülkenin güvenliği, güvenilirliği, adalet sisteminin işlerliği vs... Pekçok alana etki edebileceği ve alt yüklenici olan davacının güvenlik tedbirleri konusunda personeline üst düzey bir eğitim vermesi ve denetlemesi gerektiği, bu nedenlerle davacının kusurlu olduğu ve müspet zarar talep edemeyeceği yönünde görüşünü, belirtilmiştir. İş bu ikinci heyette görüş aykırılığı bulunması, yine dosyaya sunula uzman görüşleri ve ilk raporun yetersizliği nazara alınarak, E. Sayıştay Uzman Denetçisi Bilirkişi Veysel Tepe, SMM- Bağımsız Denetçi Bilirkişi Hüseyin Sedef ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı Bilirkişi Semra Kanalp Erdem'den oluşturulan heyette dosya tevdi edilerek, alınan 24/03/2025 tarihli raporda ise; Davacı LETTRA Teknoloji A.Ş. ile davalı ...Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Tic. A.Ş. arasında imzalanan 11.08.2016 tarihli İşbirliği Sözleşmesinin 2.9. maddesinde, sözleşme konusu ihalenin davalı ...Savunma Teknolojileri A.Ş. üzerinde kalması, kurum ile ihale kapsamında bir sözleşmenin imzalanması halinde, Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı işi kapsamında devam eden alımlar, ihaleler, ilave işler, doğrudan ve dolaylı siparişler, doğrudan temin ve artırım yöntemleri de dahil olmak üzere, gerçekleştirilecek tüm alımlar da, tarafların bu sözleşme ile kurduğu işbirliğinin devam edeceğinin taahhüt edildiğini ve bu İşbirliği Sözleşmesinin 11.08.2016- 11.08.2019 tarihleri arası 3 (üç) yıllık dönemi kapsadığını, ancak 11.08.2016-11.08.2019 tarihleri arası dönemde yapılan 2017/389598, 2018/65590, 2018/573302 ve 2019/82133 İKN'lu toplam 4 (dört) ihalenin, davalı ...Savunma Teknolojileri A.Ş.'nin uhdesinde kaldığı halde, dava dışı ... Bilişim Sistemleri ve Tic. A.Ş. firması ile anlaşma yaptığını, bu durumda davalının sözlemeye aykırı davrandığı ve davalı şirket tarafından İşbirliği Sözleşmesine aykırı olarak dava dışı ... A.Ş.’ye verilen 2017/389598, 2018/573302, 2018/65590, 2019/82133 İKN’lu toplam 4 (dört) ihale nedeniyle mahrum kalınan kar tutarın hesaplanması gerektiği belirtilerek; öncelikle ilk sözleme para cinsi nazara alınarak ve % 21,12 kar oranı üzerinden hesabı ile verilen avans sebebiyle katlanılmayan faiz giderinin mahsup sonrasında; 20.720.305,21 EUR, 3.664. 307,86 TL ve 121.418,81 USD olacağı, ayrıca ilk sözleşme nedeniyle elde edilen karda sehvende olsa kayıtlı toplam 19.798.438,38 TL nin gider olarak kabul edilerek, tespit edilen % 4,68 kar oranı üzerinde yapılan hesaplamada ise; 4.591431,27 EUR, 811.977,31TL ve 26.905,30 USD olduğu hesap edilmiştir. Ayrıca dava dışı ... A.Ş.’ye verilen ihalelerin TL üzerinde yapıldığı nazara alınarak, mahrum kalınan kar’ın Türk Lirası (TL) üzerinden hesaplanması gerektiğine kanaat getirilmesi halinde ise; ... AŞ ye verilen ihale bedelleri toplamı 521.703.821,81 TL üzerinde ve % 21,12 kar oranında yapılan hesaplamada; 110.183.848,43 TL olduğu ve bundan önceki davacı ihalesinde alınan avans için ödenen faiz gideri (her bir ihale için %0.004 oranı üzerinde hesap edilerek) toplamda 440.735.39 TL nin mahsubu neticesinde 109.743.113,04 TL kar mahrumiyeti, yine aynı yöntemle ve % 4,68 kar oranı üzerinden yapıldığında ise, 24.318.076,18TL olarak hesap edilmiştir. Ayrıca davacı firmanın ticari defter ve kayıtlarına göre personel giderleri sebebiyle 2017 yılında 913.291,29 TL ödeme yapıldığının tespit edildiğini, ancak söz konusu personellere yapılan ödemelerin taraflar arasında imzalanan 02.09.2016 tarihli Mal ve Hizmet Sözleşmesi kapsamında davacı firmanın davalı şirkete sözleşme süresi boyunca garanti hizmeti sunma yükümlülüğü nedeniyle zaten personel istihdam etme zorunluluğu bulunduğundan, söz konusu personeller için ödenen tutarın menfi zarar olarak kabul edilemeyeceğini. Yine davacının İşbirliği Sözleşmesinin geçerli olduğu dönemde dava dışı ... A.Ş.'ye verilen ihaleler nedeniyle uğranıldığı iddia edilen menfi zararına ilişkin davacı firmanın defter ve kayıtları üzerinde somut bir tespit yapılamadığından, davacı firmanın menfi zarara ilişkin herhangi bir alacağının bulunmadığı belirtilmiştir. Nitelikli Hesaplama Uzmanı ...'in muhalif görüşünde ise; davacının yoksun kaldığı kar hesabında idarece yapılan 2017/389598, 2018/573302, 2018/ 65590, 2019/82133 nolu ihalelerdeki sözleşmeler, TL cinsinden olduğundan mahrum kalınan kar hesabının da TL cinsinden olması gerektiğini. Davacının, bu 4 ihale konusu işten dolayı kar kaybına yönelik yapılan hesaplamada Yargıtayın 6. (kapatılan 15.) Hukuk dairesinin süreklik arzeden içtihatlarında, yoksun kalınan kar hesabının kesinti yöntemi uygulanmak suretiyle yapılacağını, ancak davacının bu iş için yada bu dönemde yapmadığı gider vs ile başka işte elde ettiği yada elde etmeyi ihmal ettiği karın mahsubu gerektiği halde, iş bu dosyada buna ilişkin bir bilgi ve belgenin yer almadığı ve Yargıtayın bu duruma ilişkin süreklilik arz eden içtihatlarında, Mahkemeye kar üzerine takdiri indirim hakkı tanındığı ve bunun %50 si oranına kadar olduğu, bu oranın uygulanması halinde gider vede yeni iş alınmasında kaçınılmasından kaynaklı kar gelir mahrumiyeti yönünde %50 oranında kardan indirimi yapılması gerekeceğinden hesap edilen 109.743.113,04 TL kar mahrumiyetinde %50 si olan 55.371.556,52 TL ni mahsubu neticesinde, mahrum kalınan karın 55.371.556,52TL olacağı hesap edilmiştir. Aynı heyetten taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmesi için alınan 16/09/2025 tarihli ek raporda, kök raporlarındaki görüş ve kanaatlerinin değişmediği bildirilmiştir. Bilahare aynı heyette, dava konusu 4 adet ihale konusu işin işbirliği sözleşmesi kapsamında devam eden ihaleler olup olmadığı yönünde inceleme yapması için Elektrik Elektronik- Yazılım Mühendisi (IT) bilirkişi ...' nin katılımı da sağlanarak, dava konusu 4 adet ihalenin, iş birliği sözleşmesinde belirtilen şekilde 2016/276575 İKN’li Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı işi kapsamında devam eden alımlar, ihaleler, ilave işler, doğrudan ve dolaylı işler olup olmadığı hususunun belirlenmesi ve tarafların rapora itirazlarının değerlendirilmesi için alınan 06/04/2026 tarihli ek raporda ise; taraflar arasındaki 11.08.2016 tarihli İşbirliği Sözleşmesi’nin 1. ve 2. maddeleri ile özellikle 2.9. maddesi birlikte değerlendirildiğinde; 2016/276575 İKN’li ana ihale kapsamında kurulan Türkiye cumhuriyeti Kimlik Kartı Sistemine ilişkin mal ve hizmetlerin, yalnız ilk yatırım ve ilk kurulum kalemleri ile sınırlı kalmadığını, sistemin işletilmesi, güvenliğinin sağlanması, üretim zincirinin devamı, kapasite artışı, bakım-idame ve saha operasyonlarının sürdürülebilmesi için sonraki dönemlerde yapılacak alımların da aynı proje bütünlüğü içinde değerlendirilmesi gerektiğini, bu kapsamda incelenen 2017/389598, 2018/65590, 2018/573302 ve 2019/82133 İKN’li ihalelerin, ayrı ihale kayıt numarası ve ayrı sözleşme bedeli içeren müstakil ihaleler olmakla birlikte; aynı idare tarafından, aynı T.C. Kimlik Kartı projesi kapsamında, ana ihale sonrasında ve sözleşmenin yürürlük süresi içinde gerçekleştirildiği ve bu ihalelerde yer alan kalemlerin önemli bölümünün ana ihaledeki 49 kalem ile aynı veya benzer nitelikte olduğu, birebir aynı adla yer almayan kalemlerin önemli bir kısmının ise veri güvenliği, sunucu kapasitesi, kart kişiselleştirme, kart sayımı, imha, taşıma, yazıcı bakım-sarf ve benzeri teknik işletim ihtiyaçlarına yönelik tamamlayıcı unsurlar olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca söz konusu alımların; 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu 3/b istisnası kapsamında yapılmış olması ve ilk ihaleye göre farklı ihale yöntemiyle gerçekleştirilmiş olmasının, bu işlerin teknik ve fonksiyonel olarak ana projeden bağımsız olduğu anlamını taşımadığını, Teknik incelemelere göre; bu alımlar, yeni bir sistem kurulmasına değil, mevcut sistemin işletilmesi, kapasitesinin artırılması ve sürekliliğinin sağlanmasına yönelik olduğunu ve bu nedenle, ihale usulündeki farklılık, sözleşmenin kapsamını daraltan değil, yalnızca idarenin uyguladığı temin yöntemine ilişkin bir durum olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu dört ihalenin teknik bakımdan ana sistemden bağımsız, tamamen yeni ve ayrı bir iş niteliğinde olmadığını, 2016/276575 İKN’li ana ihale ile kurulan sistemin devam eden işletim, idame, kapasite ve güvenlik ihtiyaçlarına ilişkin devam niteliğinde ihaleler ve ilave alımlar kapsamında olduğu belirtilmiştir. Ayrıca incelenen mal ve hizmet kalemlerinin teknik yapısı ve tedarik özellikleri birlikte değerlendirildiğinde; özellikle ana ihale ile ortak ve aynı teknik ürün grubuna giren kalemler yönünden maliyet yapısının döviz ağırlıklı olduğu, bu nedenle bu kalemlerin değerlendirilmesinde döviz bazlı yaklaşımın teknik olarak doğru olduğu kanaatine de varıldığını belirtilerek ve takdiri mahkemeye bırakılarak terditli olarak; davacının müspet zarar kapsamındaki kazanç (kâr) kaybının parasal miktarlarının tespitinde davalının itirazlarında yer aldığı şekilde Yargıtay içtihatlarındaki “kesinti yöntemi” esas alınarak hesaplama yapılacak olursa; davacı yüklenicinin yapılmayan sözleşme konusu işlerden ötürü mahrum kaldığı kârın hesaplanmasında, yapılmayan işin sözleşmesinin feshi tarihindeki bedeli saptandıktan sonra, bu bedelden yüklenicinin işi tamamlamaması nedeniyle tasarruf ettiği malzeme ve işçilik bedelleri ile genel giderleri, bu süre içinde başka bir işten elde ettiği kâr, veya başka bir iş bulmaktan kasten kaçınmışsa elde etmekten kaçındığı kâr tespit edilip, yapılmayan iş bedelinden çıkarmak suretiyle hesaplanması gerektiği nazara alınarak; davacı şirketin ticari defter kayıtları ve kurumlar vergisi beyannamelerine göre, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait kar/zarar durumu incelendiğinde, davacı şirketin proje dönemi olan 2016 yılında yapmış olduğu satışlar ve elde etmiş olduğu kardan sonraki 2017, 2018 ve 2019 yıllarında satışlarının büyük ölçüde azaldığı ve zarar ettiğini, 2020 ve 2021 yıllarında ise satışlarında artış olduğu ve kar elde ettiğini. Davacı şirketin mali tablolarında, davalı firmanın dava dışı ... A.Ş. ile sözleşme imzaladığı 2017- 2019 yılları arası dönemde, işi tamamlamaması nedeniyle tasarruf ettiği malzeme ve işçilik bedelleri ile genel giderlerin bulunmadığı, ayrıca yukarıda yer alan mali verilerden davacı şirketin bu süre içinde başka bir işten elde ettiği kârın da olmadığı göz önünde bulundurulduğunda “kesinti yöntemi” ile davacı yüklenicinin mahrum kalınan kar bedelinden mahsup edilecek herhangi bir tutar bulunmadığından; davalı şirket tarafından İşbirliği Sözleşmesine aykırı olarak dava dışı ... A.Ş.’ye verilen 2017/389598, 2018/573302, 2018/65590, 2019/82133 İKN’lu toplam 4 (dört) ihale sebebiyle ilgili ilk sözleme para cinsinden yapılan hesaplamaya göre ve verilen avans sebebiyle katlanılmayan faiz gideri mahsup edildikten sonra, mahrum kalınan kar tutarının % 21,12 kar oranı üzerinden 20.720.305,21 EUR, 3.664.307,86 TL ve 121.418,81 USD olduğu, yine % 4,68 kar oranı üzerinden 4.591431,27 EUR, 811.977,31TL ve 26.905,30 USD olduğu belirtilmiştir. Ayrıca Mahkemece davacı firmanın İşbirliği Sözleşmesinin geçerli olduğu dönemde dava dışı ... A.Ş.’ye verilen ihaleler nedeniyle mahrum kalınan kar’ın Türk Lirası (TL) üzerinden hesaplanması gerektiğine kanaat getirilmesi halinde ise; davacının mahrum kalınan kar tutarı sebebiyle müspet zararının % 21,12 kar oranı üzerinden 109.743.113,04 TL, % 4,68 kar oranı üzerinden ise 24.318.076,18TL olduğu tespit ve hesap edilmiştir. Ancak, heyete yer alan Nitelikli Hesaplama Uzmanı ...'in muhalif görüşünde; Kar kaybı talebine konu 4 ihalenin ... AŞ firmasına verilmiş olduğu ve yapılan sözleşmelerin hepsinin TL cinsinden yapıldığı nazara alınarak, kar kaybı hesabının bu 4 sözleşmedeki para birimi olan TL cinsinden yapılması gerektiğini, yine taraflar arasındaki işbirliği sözleşmesinde üç ayrı para biriminin tarafların tüm sözleşmelerinde uygulanacağına dair bir belirleme yapılmamış olduğu gibi, kar kaybı talebine konu 4 ihaleye ilişkin sözleşmelerin para birimi TL iken davacıya döviz cinsinden bir kar kaybı hesabı yapılmasının makul olmadığını, ayrıca bu 4 ihale dava dışı firma ile değil de davacı ile yapılmış olsa TL cinsinden bir kar sağlayacağını, sözleşme tarafının dahi sağlamadığı bir kar kaybının davacının talebine yönelik hesaplanmasının yerinde olmadığının, yine kar kaybı hesabında kesinti yönteminin uygulanması hususunda, çoğunluk görüşte, kesinti yönteminin uygulanmasında 2017 yılından itibaren davacı firmanın kar /zarar oranı nazara alındığı, ancak bu yöntemin uygulanmasında ... AŞ firmasının almış olduğu 4 ihaleden dolayı kar kaybı hesabı yapılması( ki bu hesap çoğunluk bilirkişilerce yapılmıştır) belirlenen kar kaybından, Yargıtay kararları gereğince bu 4 ihale nedeniyle tasarruf ettiği malzeme ve işçilik bedelleri ile genel giderleri, bu süre içinde başka bir işten elde ettiği kâr, veya başka bir iş bulmaktan kasten kaçınmaktan dolayı elde etmekten kaçındığı kârın mahsubu gerektiğini, yıllardır yaptıkları uygulamalarda bu kalemlerin tek tek hesaplanmasının çok zor olduğunu, tespitlerin tek tek yapılmasının mümkün olmadığının anlaşıldığı ve 4 ihale ile ilgili bu bedellere ilişkin genel ve makul bir bedel düşülmesi gerektiği vede bu oranın %50 olarak yıllardır raporlarda uygulandığı belirterek, bu hesap yöntemi bakımdan çoğunluk görüşe katılmadığını, ve kar geliri mahrumiyeti için %50 oranında indirimi yapılması halinde 55.371.556,52TL mahrum kalınan karın olduğu tespit ve hesap edilmiştir. Ayrıca taraflarca dosyaya sunulan UZMAN GÖRÜŞLERİNDE; Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen 13.04.2021 tarihli Uzman Görüşünde, ...ve Lettra arasında İşbirliği Sözleşmesi'nin sözleşmelerin geçerlilik koşulları kapsamında geçerli bir sözleşme olduğu, Taraflardan herhangi biri tarafından da İşbirliği Sözleşmesi'nin feshedilmemiş olması karşısında sözleşmenin 11.08.2016 tarihi ile 11.08.2019 tarihleri arasında tarafları bağlayıcı bir şekilde geçerli olduğu, İş birliği Sözleşmesi'nin 2.2 ve 2.9. maddelerine göre, Sözleşme konusu İhalenin STM üzerinde kalması, Kurum ile İhale kapsamında bir sözleşmenin imzalanması halinde, Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı isi kapsamında devam eden alımlar, ihaleler, ilave işler, doğrudan ve dolaylı siparişler, doğrudan temin ve artırım yöntemleri de dahil olmak üzere, gerçekleştirilecek tüm alımlarda, Tarafların işbu Sözleşme ile kurduğu işbirliğinin devam edeceği, STM'nin sözleşmeye aykırı davranışı ve bu sebeple Lettra'nın gördüğü zararın ispatında İşbirliği Sözleşmesi'ni 10. maddesinde düzenlenen kesin delil sözleşmesinin kullanılması gereği, STM'nin İş birliği Sözleşmesinin bu hükmüne aykırı olarak bahse konu İş kapsamında başka yüklenicilerle iş birliğine girmesi halinde Lettra'nın maddi zararlarının tazminini talep edebileceği, belirtilmiştir.

İşletme-Muhasebe Finansman Öğretim Üyesi Prof. Dr. ...tarafından hazırlanan 03.09.2024 tarihli Uzman Görüşünde “…Davacı şirketçe tazmini talep edilen “mahrum kalınan kâr” koşullarının, hukuki boyutları itibarıyla oluştuğunun Mahkemece benimsenmesi halinde, talep edilebilecek “muhtemel mahrum kalınan kâr” tutarının, İş birliği Sözleşmesi kapsamında gerçekleşen ilk ihale konusu ürünler için ayrı ayrı ve Türk Lirası, Euro ile Amerikan Doları para birimlerinden, olmak üzere belirlenmiş fiyatları üzerinden hesaplanmıştır. Diğer ayrıntıları da rapor içerisinde açıklanan tespit analiz ve değerlendirmelerden hareketle dava konusu ihaleler kapsamındaki ürünler itibariyle hesaplanan mahrum kalınan muhtemel kâr tutarlarının, Euro bazında fiyatlanan ürünler için toplam 36.436.166,58 €, Amerikan Doları bazında fiyatlanan ürünler için toplam 381.777,93 $ Türk Lirası bazında fiyatlanan ürünler için hesaplanan toplam 1.428.224,91 TL tutarındaki Brüt Satış Kârının, Diğer (Genel) Hizmet Üretim Maliyetleri TL bazında oluştuğundan ve muhtemel brüt satış kârından düşülmesi makul miktar olarak hesaplanan tutar nedeniyle karşılığı ise, (-) 5.337.225,08 TL. Davacı şirketçe tazmini, talep edilen “menfi zarar kapsamında ise, ayrıca talep edilebilecek kalemler için net olarak belirlenmesi olanağı bulunmadığı, Faaliyetlerinin temel yapısı proje tabanlı olan Davacı Şirketin teknoloji odaklı ve odaklı bir yaklaşımla sürdürülmeye devam edildiği, ancak dava konusu sözleşme kapsamındaki proje büyüklüğünde bir faaliyet hacmine 2017-2020 yılları dahil 4 yıllık zaman aralığında ulaşılamadığı, bildirilmiştir.

TED Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şebnem AKİPEK ÖCAL tarafından hazırlanan 22.11.2024 tarihli Hukuki Mütalada; davacı ve davalı taraf arasında 11.08.2016 tarihli “İşbirliği Sözleşmesi’nin akdedildiği, bu sözleşmenin çerçeve nitelikte bir ön sözleşme olduğu, 4734 sayılı ihale Kanunu gereğince Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı Projesi kapsamındaki alım ihalelerinde birlikte işbirliği yapma vaadini içerdiği, belli bir edim yükümlülüğünün olmadığı, bir an için olduğu düşünülse bile, davacının kanıtladığı bir zararının bulunmadığını, bu halde istenebilecek zararın ancak menfi zarar olup, davacının bir menfi zarara uğramadığı, iddia edildiği gibi bir zararın olması halinde üç yıldan uzun süre iş yapmak için beklenmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kaldı ki davalı kusurlu olmadığı halde, davacının 2016/276575 İhale Kayıt Numaralı işin yapıldığı esnada kusurlu hareket ettiği, tüm bu sebeplerle sözleşmeye aykırılık ve tazminat talebinin dayanağının bulunmadığı, görüş ve kanaat belirtilmiştir.

Kamu İhale Kurumunda emekli Kamu İhale Uzmanı Av. Volkan SIRABAŞI tarafından hazırlanan 01.11.2024 tarihli Uzman Görüşünde; İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılan 2016/276575 İhale Kayıt Numaralı “Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı ve Sarf Malzemeleri İle İlave Donanım” mal alımı ihalesinin, İşbirliği Sözleşmesi kapsamında olduğu, Söz konusu ihaleden sonra 09.08.2017 tarihinde yapılan 2017/389598 ihale kayıt numaralı “Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı ve Sarf Malzemeleri İle Donanım Alım” işi, 22.02.2018 tarihinde yapılan 2018/65590 ihale kayıt numaralı “Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı Mal Alımı” işi, 13.11.2018 tarihinde yapılan 2018/573302 ihale kayıt numaralı “Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartları Mal Alımı” işi, 28.02.2019 tarihinde yapılan 2019/ ihale kayıt numaralı “Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartları Mal Alımı” için yapılan 4 adet sözleşmelerin ve işlerinin, İşbirliği Sözleşmesi kapsamında olmadığı, yönünde görüş bildirilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde borcun ifa edilmemesi halinde borçlunun sorumluluğunu düzenleye 112. Maddesi gereğince; "borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse, borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.", yine borçlu temerrüdü sonuçlarını düzenleyen 125. Maddesi hükmünce; sözleşmelerde; borçlunun temerrüdü sonucu borç yerine getirilmemişse alacaklıya üç yetki tanımıştır: Bunlar; her zaman için ifa ve gecikme tazminatı isteğinde bulunma, derhal ifadan vazgeçip müspet zararının tazminini isteme ya da ifadan vazgeçip sözleşmeden dönerek, menfi zararını istemek olarak, belirtilmiştir. Dava konusu edilen sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle talep edilecek Müspet zararın (olumlu zararın); sözleşme tam olarak ifa edilmiş olsa idi alacaklının mal varlığının oluşacağı durum ile sözleşmenin eksik olarak ifa edilmemiş olması nedeniyle mevcut durum arasındaki fark olup, bu durumda kusursuz olan yüklenici davacının, kusurlu olan iş sahibi davalıdan talep edeceği olumlu zararın, yerleşik içtihat ve uygulamalarında kâr kaybının TBK'nın 438. maddesinin ikinci cümlesine kıyasen kesinti yöntemine göre hesaplanacağı kabul edilmektedir. ( Yargıtay 15. HD. 11. 04.2007 T. 2006/4955 E. 2007/2372 K. ve Yargıtay 15. HD. 09.05.2013 T. 2012/7521 E. 2013/3029 K. ile Yargıtay 15. HD. 20.07.2011 T. 2011/864 E. 2011/4787 K. ). Ayrıca müspet zarar, sözleşmenin ifası halinde elde edilecek kazanç olduğundan içerisinde kısmen menfi zararı da barındırmaktadır. ( Yargıtay 15.HD nin 2018/ 3513E 2019/3182K,6 HD nin; 04.03.2026 tarih ve 2026/269 E, 2026/810K sayılı, 04.12.2024 tarih ve 2023/3206E, 2024/4563K.sayılı ilamlarında belirtildiği gibi). Müspet zarar olan kâr kaybının, borçlunu edimini yerine getirmemesi nedeniyle, alacaklının kâr elde edememekten ötürü malvarlığındaki gerçek eksilme esas alınarak belirleneceği. Gerçek eksilmenin belirlenmesi konusunda hizmet sözleşmeleriyle ilgili olarak TBK'da düzenlenen 408 ve 438. maddelerdeki kesinti yönteminin esas alınacağı, sözleşmenin sona ermesi yüzünden tasarruf edilen miktar ile başka bir işten elde edilen veya bilerek elde etmekten kaçınılan gelirin indirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu TBK'daki kesinti yöntemi hizmet sözleşmelerine ilişkin olmasına rağmen, diğer iki taraflı sözleşmelerin haksız feshi halinde de kıyasen uygulanması gerektiği Hukuk Genel Kurulu'nun 12.05. 2010 tarih, 2010/14-244 Esas, 2010/260 Karar sayılı ilâmın belirtilmiştir. Kesinti yöntemine göre, yüklenicinin karşı tarafın sözleşmeye aykırı eylemi nedeniyle yapamadığı sözleşme konusu işlerin geri kalan kısmından dolayı mahrum kaldığı kâr kaybının, öncelikle yapılmayan işin sözleşmenin feshi tarihindeki bedelinin (eser tamamlanmış, borç ifa edilmiş olsaydı yüklenicinin eline geçecek bedel ile sözleşmesine göre yapılan imalât sebebiyle yükleniciye ödenen ya da ödenecek bedel farkı) tespit edilmesi, bulunacak bu bedelden, yüklenicinin işi tamamlamaması sebebiyle sağladığı tasarruf (malzeme, işçilik, sigorta, vergi vs. masraflar) ile bu süre içinde başka bir iş yapıp çalışmışsa ya da başka bir iş yapmaktan kaçınmışsa, kazanabileceği miktarlar belirlenip, bulunacak bu miktarların ilk olarak bulunan yapılmayan iş bedelinden çıkartılarak hesaplanması gerektiği belirtilmiştir. Ancak bu mahsup edilecek kalemlerin belirlenmesi için yeteli delil bulunmadığın halde ise Yargıtay içtihatlarında ve TBK nun 438. Maddesi son bendine kıyasla mahkemece , belirlenecek kardan , yapılması muhtemel giderler ile başka bir iş yapmaktan kaçınılması nedeniyle muhtemel kar getirisi için belli bir oran üzerinde kar kaybından takdiri indirim yapılabileceği, belirtilmektedir. Tüm bu açıklamalar, dosya kapsamı deliller, dava, cevap, taraflar arısındaki işbirliği sözleşmesi ve mal tedariki sözlemesi, üçüncü kişi ile yapılan 4 adet sözleşme, hüküm kurmaya elverişli son heyetin elektrik- elektronik mühendisi birikişininde katılımı ile hazırladığı 06/04/2026 tarihli ek rapor ve kısmen muhalif görüş birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında 11.08.2016 tarihli İşbirliği Sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşme kapsamında, davalının kurumun yaptığı 2016/ 276575 İKN' ihaleye katılarak aldığı ve sonrasında taraflar arasında 02.09.2016 tarihli "Mal Tedarik Sözleşmesi" imzalandığı. Bu sözleşme kapsamında, davacı tarafından 2016/276575 İKN' lu ihale kapsamı işler için, davalıya satılan 49 (kırkdokuz) kalem mal ve hizmet karşılığında 19.10.2016- 22.12.2016 tarihleri arasında toplam (KDVdahil) 32.617.648,23 EUR, 5.044.287,62 USD ve 6.005. 885,64 TL bedelli 14 (ondört) adet faturayı düzenlendiği ve davalı şirketin bu fatura bedellerini davacı firmaya ödendiği, söz konusu dönemde teslim edilen bu mallara ilişkin davalı firmaca düzenlenen herhangi bir iade faturası tespit edilemediği, sözleşme konusu malların sözleşme ve eki şartname hükümlerine göre teslim edildiği hususunun davalı şirketin de kabulünde olduğu, bu kapsamda davacı firmanın 2016/276575 İKN'lu ihaleye konu mal tedarikinde sözleşmeye uygun şekilde eksiksiz olarak taahhütlerini yerine getirdiği ve sözleşme konusu işin tamamlandığı, sözleşmenin yerine getirilmesinde davacıya herhangi bir kusur yüklenmediği, sözleşme sürecinde yaşanan bir kaç olumsuzluğun davacı tarafından giderilmiş olduğu ve her hangi bir nedenle fesih edilmediği, anlaşılmıştır. Ancak davalının, bu işbirliği sözlemesinin 2.9.maddesi hükmünde belirtilen; " 2016/ 276575 İKN'lu ihalenin davalı ...Savunma Teknolojileri A.Ş. üzerinde kalması, kurum ile ihale kapsamında bir sözleşmenin imzalanması halinde, Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı işi kapsamında devam eden alımlar, ihaleler, ilave işler, doğrudan ve dolaylı siparişler, doğrudan temin ve artırım yöntemleri de dahil olmak üzere, gerçekleştirilecek tüm alımlar da, tarafların bu sözleşme ile kurduğu işbirliğinin devam edeceğini taahhüt etmesine rağmen, idare tarafından, İşbirliği Sözleşmesinin yürürlükte olduğu 11.08.2016- 11.08. 2019 tarihleri arası dönemde yapılan, 2017/389598, 2018/65590, 2018/573302 ve 2019/82133 İKN'lu toplam 4 (dört) ihalenin, davalı ...Savunma Teknolojileri A.Ş.'nin uhdesinde kaldığı halde, davalı tarafından bu 4 (dört) ihale konusu işin alt yüklenici olarak davacıya verilmediği, dava dışı ... Bilişim Sistemleri ve Tic. A.Ş. verildiği görülmüştür. Son heyetin teknik bilirkişi katılımı ile hazırladığı ek raporunda, bu 4 ihalenin de, 2016/276575 İKN'lu ihaleye konu Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı işi kapsamında devam eden "alımlar, ihaleler, ilave işler, doğrudan ve dolaylı siparişler, doğrudan temin ve artırım yöntemleri de dahil olmak üzere" işlere ilişkin, alımlar olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, davalının taraflar arasındaki iş birliği sözleşmesinin 2.9. Maddesine aykırı davrandığı ve yukarıda yazılı TBK'nın 112. maddesi vede TBK’nın 125/2. maddesi gereğince borçlunun temerrütü nedeniyle, alacaklının aynen ifadan vazgeçerek müspet zararı isteyebileceğinden, davacının müsbet zararı/ kar kaybı zararın hesap edilmesi gerekmiştir. Bu kapsamda, mahkememizce alınan son heyet raporunda, davacının iş birliği sözlemesi kapsamında davalı ile imza ve ifa ettiği 02.09.2016 tarihli "Mal Tedarik Sözleşmesi" gereğince elde ettiği karın, davacı defterlerinde şeklen yer alan ancak bu ihale yönünde gider kabul edilmeyecek 19.628.638,38 TL 6736 sayılı Kanun Stok affı bedeli ile 169.800,00 TL başka firmaya ait maliyet olmak üzere toplam 19.798.438,38 TL'nin mahsubu yapılmadan hesap edilen kar oran %21.12 ve iş birliği sözlemesi sürecinde sözleşmeye aykırı olarak davalının kurumda aldığı bağlı 4 adet ihaleye için üçüncü kişi ... Bilişim Sistemleri ve Tic. A.Ş. İle yaptığı sözleşmeler kapsamında düzenlenen ve üçüncü kişiye ödene (üçüncü kişi sözlemelerinin TL üzerinde yapıldığı, sözleşmelerin icra edildiği ve davalı defterlerine göre üçüncü kişiye ödenen) toplam bedel 521.107.967,65 TL nin, %21.12 üzerinde hesap edilen 110.058.002,63 TL kar mahrumiyetinden davacının ilk ihalede aldığı avans için ödediği faiz gideri nazara alınarak %0.004 oranında üzerinde hesaplanan faiz gideri toplamı 440.735,39TL'nin düşümü ile 109.743.113,04TL olacağı hesap edilmiştir. Yine son heyetin kar hesaplamasının ilk sözleme ye konu 49 kalem malın büyük kısmının yabancı para ile alındığı belirtilerek üçüncü kişi ile yapılan 4 adet sözlemede bu kalemlere ilişkin bedeller tespit edilerek bunların ilk sözleme para cinsinden yapılan hesaplamasına göre ve verilen avans sebebiyle katlanılmayan faiz gideri mahsup edildikten sonra, mahrum kalınan kar tutarı sebebiyle % 21,12 kar oranı üzerinden 20.720.305,21 EUR, 3.664.307,86 TL ve 121.418,81USD olduğu hesap edilmiş ise de; anılan heyette yar alan muhalif görüşte de belirtildiği gibi, Kar kaybı talebine konu 4 ihalenin sözleşmelerinin TL para biriminin üzerinde yapıldığı gibi taraflar arasındaki işbirliği sözleşmesinde üç ayrı para biriminin tarafların tüm sözleşmelerinde uygulanacağına dair açık bir hükmün yer almadığı vede kar kaybı talebine konu 4 ihaleye ilişkin sözleşmelerin para birimi TL iken davacıya döviz cinsinden bir kar kaybı hesabı yapılmasını hakkaniyete uygunda olmayacağı, ayrıca bu 4 ihale dava dışı firma ile değil de davacı ile yapılmış olsa idi TL cinsinden bir kar sağlayacağı, sözleşme tarafının dahi sağlamadığı bir kar kaybının davacının talebine yönelik hesaplanması kabul edelemeyeceği nazara alınarak, TL üzerinde yapılan kar kaybı hesabının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Ayırca iş bu dava dosyası ile birleşip (... 7. Ticaret Mahkemesinin 2024/170 esas sayılı dosyası) ara karar uyarınca tefrik olunan ve mahkememizin 2024/307 esas sayılı sırasına kaydedilen dava dosyasında; davacı vekilince aynı sözleşmelere dayalı olarak davalıdan TL cinsinden zararının tahsili için mahkememizin 2022/483 esas sayılı dosyası üzerinden talepte bulunduklarını, eldeki davada ise 02.09.2016 tarihli sözleşmenin 6.2. maddesi uyarınca bahse konu davada istenilmeyen döviz cinsinden zararlarının tahsilini talep ettiklerini bildirmiş, mahkememizce yapılan yargılama sonucunda davacının yenilik doğrucu nitelikte olan bu hakkını TL cinsinden kullanmasıyla birlikte artık bu kararından geri dönemeyeceği ve döviz cinsinden olduğu bildirilen zararını talep edemeyeceği, davacının aynı konuda açmış olduğu mahkememizin 2022/483 esas sayılı iş bu dava dosyasının derdest olması nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ı ve 115. maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığından usulden davanın reddine karar verilmiştir. Bu hukuki gerekçe doğrultusunda eldeki davada yoksun kalınan kar yönünden davacı vekilinin yabancı para cinsinden hesaplama yapılması talebi yerinde görülmemiştir. Yargıtay'ın istikrar bulmuş kararları gereğince, yukarıda yazılı TBK nun 408. Ve438. Maddelerindeki düzenlemenin kıyasla, davacının kar mahrumiyeti zararının hesabında uygulanacağı ve bu kapsamda uygulamada kesinti hesabı olarak adlandırılan yönteme göre; davacının kar edemediği 4 ihale nedeniyle tasarruf ettiği malzeme ve işçilik bedelleri ile genel giderleri, bu süre içinde başka bir işten elde ettiği kâr, veya başka bir iş bulmaktan kasten kaçınmaktan dolayı elde etmekten kaçındığı kârın mahsubunun gerektiği, ancak dosyamızda mevcut bilgi ve belgelerden mahsubu gerekli bu hususların tek tek hesabının yapılmasının mümkün olmadığı bilirkişilerce tespit edildiğinden, yukarıda değinilen Yargıtayı içtihatları ve kıyasla uygulanacak yasa hüküm gereğince, hakime kar dan bir miktar indirim yönünde takdir hakkı tanındığından, Mahkememizce, taraflar arasındaki sözleşme süresinin 2019 da bittiği halde, davacının bu tarihten önce davalıya müracaat etmediği gibi bir başka iş almayarak kardan kaçındığı hususlarıda nazara alınarak, her iki taraf menfaat dengeside gözetilerek, kar miktarında % 50 i oranında indirim yapılması kanaatine varılarak, davacının kar mahrumiyeti zararının muhalif görüşteki bilirkişice hesap edildiği gibi 109.743.113,04 TL den %50 oranında indirilerek davacının mahrum kaldığı karının 55.371.556,52T olduğu kabul edilmiştir. Açıklanan nedenler, dosya kapsamı ile yukarıda yazılı yasal düzenleme vede içtihatlar nazara alındığında, dosyamızdaki davada, davacı vekili; davalının sözleşmeye aykırı hareket ettiğini ileri sürülerek davacının yoksun kaldığı kardan kaynaklı oluşan müspet zararının davalıdan tahsilinin istendiği, alınan bilirkişi heyetleri raporları gereğince, davalının iş birliği sözlemenin 2.9. Maddesine aykırı hareket ettiği ve kusurlu olarak ediminin yerine getirmediği, davacının bu sözleşme kapsamında davalının kurumda aldığı ihale kapsamında iş ve mal temini için yapılan 02.09.2016 tarihli mal tedariki sözlemesini yerine getirdiği, düzenlenen faturalar bedelinin ödendiği ve verilen teminatları iade edildiği halde, daha sonra bu kapsamda yani sözleşme süresi olan 3 yıl içinde 2016-2019 yılları arasında kurumada aldığı ihalelerle ilgili sözleşmeleri üçüncü kişi ile yaptığı, davalının bu şekilde iş birliği sözleşmesi hükümünü, haksız ve kusurlu davranışıyla ihlal ettiği, davacının sözlemenin tam olarak ifa edilmemesinden kaynaklı olarak kar mahrumiyeti zararı oluştuğu ve bunu talep ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda, davacını kar mahrumiyeti zararının ilk sözlemede ihale konusu mal kalemlerinin bir kısmının yabancı para cinsinde olsa dahi haksız olarak davacı ile yapılmayan, üçüncü kişiyle yapılan 4 adet sözleşmenin TL üzerinde yapıldığı gözetilerek, verilmeyen ihalelerdeki kar kaybının TL üzerinde hesaplanması gerektiği kabul edilerek, son bilirkişi heyetinin TL üzerinde yaptığı kar mahrumiyeti zararı 109.743.113,04 TL den, kesinti yöntemi gereğince yapılması gereken giderler ile kaçınılan kar getirisi için Mahkememizce takdiren %50 oranında indirim yapılarak, davacının kar mahrumiyeti zararını 55.371.556,52TL olduğu hesapla, bu miktarın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Ayrıca davacının kar mahrumiyeti zararı tespitinde kesinti yöntemi gereğince yapacağı giderlerin vede kaçındığı kar mahrumiyeti miktarının tespiti mümkün olmadığından Mahkememizce dosya kapsamın gereğince takdiren bu kar kaybından %50 oranında yapılan masraf vs kesintisi yapıldığından, indirim konusu 55.371.556,52TLyönünden davacı aleyhinde yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiş, ancak ıslah ile arttırılan miktarı 371.104.077 TL dan bu indirim miktarı düşülerek ( 371.104.077,00TL- 55.371.556,52 TL )=315.732.520,48‬TL kalan kısım ile kabul edilen 55.371.556,52 TL ve reddedilen 260.360.963,96 TL yönünde tarafların leh ve aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmiştir. Yine davalının dava öncesi noter ihtarnamesi ve verilen mehil sonucu tarafların tacir olduğu dan nazara alınarak, kabul edilen miktara temerrüt tarihi olan 07/12/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanacağı, fazlaya ilişkin istemin reddi gerektiği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi yönünde aşağıdaki şeklide hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacının davasının kısmen kabul ve kısmen reddi ile; 55.371.556,52 TL'nin temerrüt tarihi olan 07/12/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

2-Fazlaya ilişkin istemin reddine,

3-Kabul edilen 55.371.556,52 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 3.782.431,03 TL karar ve ilam harcının, 341,55 TL peşin harç, 6.338.000,00 TL ıslah harcı toplamı olan 6.338.341,55 TL harçtan düşümü ile artan 2.555.910,52 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 341,55 TL peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, 6.338.000,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 6.338.433,75 TL harçtan, davacıya geri verilmesine karar verilen 2.555.910,52 TL harcın düşümü ile kalan 3.782.523,23 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının karşıladığı 577,00 TL yazışma gideri, 124.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 125.077,00 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 21.935,37 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 103.141,63 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalının karşıladığı 60,00 TL yazışma giderinden ibaret yargılama giderinin, red / talep oranına göre hesaplanan 49,48 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, geri kalan 10,52 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 55.371.556,52 TL üzerinden takdir edilen 1.609.715,57 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 260.360.963,96 TL üzerinden takdir edilen 3.659.609,64 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı oy birliği ile verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/06/2026

"Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/483, K. 2026/582, T. 19.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-483-e-2026-582-k-396cf33e8859