İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/711 E. 2026/758 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/711
Karar No
2026/758
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2022/711 KARAR NO : 2026/758

DAVA : TAZMİNAT (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10.10.2022 KARAR TARİHİ : 21.09.2026

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı firmadan 17/01/2017 tarihinde imzalanan sözleşme ile dijital baskı makineleri alındığını, söz konusu makinelerin ödemesinin 06/2017 tarihinden itibaren başladığını, ödeme yönteminin aylık 29.000 TL olmak üzere 18 aylık bir dönemi kapsadığını, sözleşmede makinelerin yaptığı kopya başına bir anlaşma bedeli konduğunu, makinelerin davalı şirketin ana sistemine bağlı olarak çalışan ve her yapılan baskı hakkında davalı şirketi doğrudan bilgilendirebilen sistemleri bulunduğunu, makinelerin aylık baskı sayısını merkezden takip edebilen davalı şirketin ay sonunda yapılan baskı sayısına göre belirlenen fiyat üzerinden bir bedel fatura ederek bunu müvekkilinden talep etiğini, makinelerin servis bakımı ve baskı için kullanılan boyaların davalı şirket dışında bir şirketten temininin mümkün olmadığını, davalı firmayla yaşanan bir anlaşmazlık halinde müvekkilinin söz konusu firmanın istek ve taleplerini kabul etmek zorunda bırakıldığını, başka bir firmadan ve hatta yurt dışından söz konusu makinelerin çalışabilmesi ve işlem yapabilmesi için gerekli olan malzemelerin temin edilmesinin önüne davalı şirket tarafından geçilerek, müvekkilinin davalı şirketle anlaşmaya zorlandığını, yapılan anlaşma neticesinde davalı şirktin açık kabulü üzerine aylık yapılan ödemelerin bazılarının müşteri çekleri ile ödendiğini, çeklerden iki tanesinin vadesi geldiğinde karşılıksız çıktığını, bu çeklerin iade edilmesi halinde çek bedellerinin davalı şirkete ödeneceğinin açıkça beyan edilmiş olmasına rağmen servis ve baskı malzemesi hizmetinin durdurulduğunu, makinelerin kullanılamaz duruma geldiğini, son yapılan anlaşmanın geçerli olduğu 03/08/2018 ile 01/05/2021 tarihleri arasında dönem dönem davalı firmaca müvekkili şirkete servis bakım ve baskı malzemesi hizmeti verilmesinin durdurulması ve iş yapmasının engellenmesi nedeniyle zarara uğradığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya dair tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL maddi zararlarının dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacının zarar talebinin nedenini açıklaması istenmiş, 03.04.2023 tarihli beyan dilekçesi ile davalı şirket ile 17.01.2017 tarihinde karşılıklı imzalanan sözleşme neticesinde dört adet dijital baskı makineleri alınmıştır. Dijital baskı makinelerinin sözleşmede yazdığı üzere 06/2017 tarihinden itibaren 18 ay boyunca her ay için 29.000TL.(KDV dahil) olarak bedeli ödenmeye başlanmış, çeklerin bazılarında karşılık çıkmayınca sorunlar oluştuğunu, makinelerin aylık baskı sayısını merkezden takip edebilen davalı şirketin, ay sonunda yapılan baskı sayısına göre belirlenen fiyat üzerinden bir bedel fatura ederek bunu talep ettiğini, yetkili servis anlaşmasının 01.02.2017 tarihinde 60 ay süreli olarak karşılıklı imzalandığını, sözleşmenin 16. Maddesinde, Ödeme Vade ve Şekilleri açıklandığını, ödemede istenmeyen, elde olmayan nedenlerle yaşanacak gecikmelerde ve ortaya çıkabilecek olumsuzluklarda verilen hizmetin durdurulacağına dair bir açıklama bulunmadığını, şirketin sözleşmenin aksine kendi dayatmaları ile hizmeti durdurduğunu, ödemelerin bir kısmının müşteri çekleri ile ödendiğini, iki tanesinin vadesi geldiğinde karşılıksız çıktığını, çeklerin iade edilmesi halinde ödeme yapılacağının açıkça beyan edilmiş olmasına rağmen bir tanesinin elden teslim alındığını, karşılığının ödendiğini, diğer çekin yaklaşık üç yıl sonra iade edildiğini, üç yıl sonra çekin tahsil edilmesinin de değersiz kağıda dönüştüğü için mümkün olmadığını, karşılıksız çekler bahane edilerek, servis ve baskı malzemesi hizmetinin durdurulduğunu, 13.07.2020 tarihli e-posta yazışmalarının sunulduğunu, kalan 360.000 TL lik borç senetleri için 11.12.2018 tarihinde ... 13. İcra Dairesi...sayılı dosya ile icra takibi başlatan davalı şirketin, borcu yapılandırarak ve yeni ödeme günlerinin belli olmasıyla birlikte bakım servis ve baskı malzemeleri hizmetinden faydalanabileceklerini beyan ettiğini, davalı şirkete senetler düzenlenmiş ve ödemeler yapılmış, bugüne kadar herhangi bir borç kalmadığını, icra takibinin hala devam ettiğini, şirket yetkilisi olarak kendisi, eşi ... üzerine tescilli olan ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 23651 Ada 1 parsel 1 nolu bağımsız bölümdeki taşınmaz davalı şirkete ipotek yaptırıldığını, son ödemenin yapıldığını ancak hala ipoteğin kaldırılmadığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, 500.000TL maddi zararlarının bulunduğunu, davalı şirketin, karşılıklı güven sorunu oluşması ve işbirliği halinde çalışmaların artık devam ettirilemeyeceğinin açıkça ortaya çıkması nedeniyle, bütün makinelerini başkasına devir etme imkanı da olmadığı için, bugünkü değeri ile geri almasını talep ettiklerini beyan etmiştir. Davacının zarar talebinin nedenini açıklaması istenmiş, 18.04.2023 tarihli beyan dilekçesi ile 10.000,00,-TL'lik maddi zararının 5.000,00.-TL'sninin müspet zarar/kar kaybı talebine ilişkin olduğunu, diğer 5.000,00.-TL'lik kısmın ise sözleşmeye aykırılık nedeni ile müvekkil şirket almış olduğu makinaları hem çalıştıramadığından hem de söz konusu makinaların tamiri gerektiğinden zarara uğramış olduğu gibi, davalı yan müvekkilden almış olduğu 56.000,00-TL'lik müşteri çekinin karşılıksız kalması sonucu bu çek hakkında gerekli yasal işlemleri yapmadığı gibi, çeki de müvekkil şirkete iade etmediğinden çek zamanaşımına uğramış, müvekkil şirket bu çeke dayalı olarak işlem yapamadığından bu sebeple de zarara düçar olduğunu, tüm bu sebeplerle hem sözleşmeye aykırılık hem de yasal yükümlüğün yerine getirilmemesi sebebi ile uğranılan bu zararlara ilişkin olduğunu söylemiştir. CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; 03/08/2018 ile 01/05/2021 tarihleri arasında dönem dönem davalı firmaca davacı şirkete servis bakım ve baskı malzemesi hizmeti verilmesinin durdurulması ve iş yapmasının engellenmesi sebebiyle uğranılan zararın, yani sözleşmeye aykırılık nedeniyle mahrum kalınan kârın tahsili istemine ilişkindir. Davalı davaya cevap vermediğinden, taraflar arasında uzlaşılan bir nokta bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken sorun, davalının, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığı, davranmış ise davacının zarara (mahrum kalınan kâr kaybı) uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; İcra Takibi; Davalının ... 13. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile 11.12.2018 tarihinde, davacı şirket ile dava dışı ... aleyhine, 10.10.2018 vadeli 28.05.2018 tanzim tarihli 7.500,00 TL bedelli, 31.10.2018 vadeli 28.05.2018 tanzim tarihli 7.500,00 TL bedelli, 31.10.2018 vadeli 10.09.2018 tanzim tarihli 14.000,00 TL bedelli 3 adet senede dayanarak, 29.000,00.-TL asıl alacak, 351,93.-TL işlemiş faiz, 87,00.-TL komisyon, 438,63.-TL protesto masrafı olmak üzere toplam 29.877,56.-TL üzerinden kambiyo senetlerine (çek, poliçe ve emre muharrer senet) özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığı, davalı alacaklı vekilinin 06.01.2025 tarihli "alacağın haricen tahsil edilmesi nedeniyle dosyanın kapatılarak hacizlerin kaldırılması" talepli dilekçesi üzerine aynı tarihli "Karar Tensip Tutanağı" ile dosyanın haricen tahsil nedeniyle kapatıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce talimat yoluyla alınan 29.01.2024 tarihli teknik bilirkişi raporunda; dava konusu makineler üzerinde yerinde inceleme yapılarak, ... Makinesinin arızasının olmadığı ama servis hizmetleri alamadığı, ... Makinesinin arızalarının olduğu ve servis hizmetlerinin alamadığı, ...Makinesinin arızalarının olduğu ve servis hizmetlerinin alamadığı, üretici veya ithalatçıların, ürettikleri veya ithal ettikleri mallar için bakanlıkça belirlenen kullanım ömrü süresince, satış sonrası bakım ve onarım hizmetlerini sağlamak zorunda oldukları, herhangi bir üretici veya ithalatçıya bağlı olmaksızın faaliyette bulunan servis istasyonları da verdikleri hizmetten dolayı tüketiciye karşı sorumlu oldukları, ... firması makinelerin arızaları için hizmet vermediklerinden dolayı kullanıcı ürünleri kullanamadığını, tüm makinelere servis hizmetleri, yedek parça ve kartuş hizmetlerinin alınamadığının sistem üzerinden tespit edildiğini, kullanıcının, ... firmasından hizmet alamadığı için bu makinelerin bakımı ve yedek parça hizmetlerini de başka firmadan alamadıklarından dolayı ürünler arızalı ve 2 tanesininde gayri faal olduğunun görüldüğünü, ... hizmet vermediği için 2 makinenin arızalı 1 makineninde yukarıda yazılan tonerlerinin kalmadığının tespitini yapmıştır. Mahkememizce talimat yoluyla alınan 12.08.2024 tarihli SMM bilirkişi raporunda; Mahkemenin ... Esas dosyasına ilişkin kendisine vermiş olduğu bilirkişilik görevi doğrultusunda davacı şirket ... San. Ltd. Şti.ile yapılan görüşmelerde yazılı ve sözlü bilgiler talep edilmiş, Şirket yetkililerince iletileceği belirtilen belgelerin kendisine ulaştırılmadığından davacı şirket yasal defterleri üzerinde gerekli inceleme sağlanamadığı yönünde rapor verilmiştir. Bunun üzerine davacı vekilinin 30.08.2024 tarihli dilekçesiyle; talimat dosyasında atanan bilirkişinin müvekkiline ulaştığını, bilirkişiye defterlerin kendisine teslim edileceğini, ancak muhasebe birimi tarafından defterlerin toparlandığı ve düzenli şekilde teslim edileceği bilgisinin verildiğini, buna rağmen bilirkişi tarafından ilgili defterlerin kendisine teslim edilmesi beklenmeksizin rapor tanzim edildiğini, ek rapor alınmasına karar verilmesini talep etmesi üzerine verilen 20.09.2024 tarihli ara karar ile mahkememizce yapılan incelemede talimatımıza rağmen bilirkişinin davacının işyerine giderek yerinde inceleme yapmadığı, bir takım belgelerin getirilmesini istediği, evrak belgelerin sunulmaması gerekçe gösterilerek defter ve belge incelemesi yapılmadan, en azından durumun mahkemeye bildirilerek mahkemece gerekli ihtarın yapılmasını sağlamadan dosyanın iade edilmesi hukuki dinlenilme ve delillerin toplanmasını isteme hakkının ihlaline yol açabileceği düşünüldüğünden ... 13.Asliye Ticaret Mahkemesine yeniden talimat yazılmasına, 15/02/2024 tarihli talimatımıza uygun şekilde, bilirkişinin davacının defterlerinin bulunduğu adrese giderek yerinde inceleme yapmasına, yerinde inceleme gününün bilirkişi ve taraflarca kararlaştırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce talimat yoluyla alınan 10.02.2025 tarihli SMM bilirkişi raporunda; Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2016 - 2017 - 2021 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, 2019 ve 2020 yılı defterlerin açılış tasdiklerinin yapıldığı, kapanış tasdiklerinin yasal sürelerinde yapılmadığı bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Davalı şirkete ait işlemlerin ...Alt hesap kodunda takip edildiği, 31.12.2021 tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten toplam 179.000,00 TL Alacaklı olduğu, davacı şirketin tarafıma beyan etmiş olduğu verilere göre "Sözleşmenin Yerine Getirilmemesi Nedeniyle Mahrum Kalınan Kâr" kaybının 834.540,00.-TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce aldırılan 09.04.2026 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Davalı tarafça incelemeye yalnızca sınırlı nitelikte kayıt ve belgelerin ibraz edildiği, yasal defterlerin tamamının ibraz edilmediği, bu nedenle davalı defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yapılıp yapılmadığı hususlarında kesin bir değerlendirme yapılamadığı, davacı defterlerinin talimatla görevlendirilen bilirkişi tarafından incelendiği ve anılan bilirkişi raporunda yer verilen tespitlere göre; 2016, 2017, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait yasal defterlerin açılış tasdiklerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca yasal süresinde yaptırıldığı, kapanış tasdikine tabi olan 2016, 2017 ve 2021 yıllarına ait yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, buna karşılık 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin defterlerin kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırılmadığının tespit edildiği, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, ancak tarafların cari hesap kayıtlarının birbirini teyit etmediği, 31.12.2021 tarihi itibarıyla davacı kayıtlarında 179.000,00 TL borç bakiyesi, davalı kayıtlarında ise 21.900,58 TL alacak bakiyesi bulunduğu ve taraf kayıtları arasında 157.099,42 TL fark bulunduğunun görüldüğü, davacı tarafça cari hesap bakiyesine dayalı bir alacak talebinde bulunulmadığı, talebin sözleşmeye aykırılık iddiasına dayalı zarar kalemlerine ilişkin olduğu, davacı tarafından talep edilen kar kaybının, talimatla alınan bilirkişi (...) raporunda davacı tarafından sunulan veriler esas alınarak 834.540,00 TL olarak hesaplandığı, tarafımızca davacı defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmadığı dikkate alındığında, söz konusu hesaplamaya ilişkin mali değerlendirmenin anılan bilirkişi raporu kapsamında olduğunun değerlendirildiği, ancak teknik yönden yapılan değerlendirmeler neticesinde; hukuki takdiri mahkemeye ait olmak üzere, “Sözleşmenin Yerine Getirilmemesi Nedeniyle Mahrum Kalınan Kâr kaybının 834.540,00.-TL olduğu” şeklindeki değerlendirme ile 834.500,00.-TL'lik kar mahrumiyetinin makul ve mantıklı olduğu, kadr-i maruf kabul edilebileceği, makine tamir giderine ilişkin olarak teknik tespit bulunmakla birlikte, bu giderlere ilişkin mali belge ve kayıtlar tarafımca incelenemediğinden tutar bazında bir değerlendirme yapılamadığı, karşılıksız çek nedeniyle talep edilen zarar bakımından, çekin taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamındaki mahiyeti mali verilerle net olarak belirlenememiş olup, ayrıca davacı kayıtlarında davacının davalıya borçlu göründüğü dikkate alındığında, bu kalem yönünden mali açıdan kesin bir zarar tespiti yapılamadığı, taraflar arasında mahkemece bağlayıcı nitelikte olduğu kabul edildiği takdirde, satış sözleşmesi ile servis bakım sözleşmesinin bileşik sözleşme niteliğinde olduğu, öğretiye göre TBK m.97 hükmünün bu sözleşmelerin tümü bakımından kıyasen uygulanabileceği, ancak her iki sözleşmede asli edimler arasında mübadele ilişkisi kurulmuş olması gerekirse de taraflar satış sözleşmesinde bedeli satılan makinelerin karşılığı olarak; servis sözleşmesinde ise bedeli bakım vs. karşılığı olarak kararlaştırıldığından edimler arasında mübadele ilişkisi olmadığı sonucuna varılabileceği, takdirin mahkemede olduğu, TBK m.97 hükmünün kıyasen uygulanamayacağına kanaat getirilmesi ihtimalinde davacının, davalının sözleşmeye aykırı davranması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini TBK m.112 çerçevesinde talep edebileceği, tazminat sorumluluğunun doğması açısından davalının sözleşmeye aykırı davranması, zararın doğması, kusur karinesinin çürütülememesi, zarar ile sözleşmeye aykırı davranış arasında uygun illiyet bağının bulunması gerektiği, bu hususların varlığı ve ispatı hakkındaki görüşlerin bilirkişi üyelerimiz tarafından yukarıda açıklandığı, davacının, davalı şirketin, karşılıklı güven sorunu oluşması ve işbirliği halinde çalışmanın devam edememesi nedeniyle, 17.01.2017 tarihli sözleşme ile alınan bütün makinelerini başkasına devir etme imkanı da olmadığı için, bugünkü değeri ile geri alınmasına karar verilmesi talebinin sözleşmeden dönme olarak nitelendirilebileceği, ancak sözleşmeden dönme hakkının hangi yasal ve/veya sözleşmesel hükme dayandığının dosyadan anlaşılamadığı, hakkı doğuran vakıalar gerçekleşmeden sözleşmeden dönme hakkı kullanıldığında haksız dönme beyanı niteliği olacağı yönünde görüş bildirilmiştir. Islah; Davacı vekili 26.06.2026 tarihli ıslah dilekçesi ile 5.000,00 TL Müspet Zarar (Kâr Kaybı) Alacağı taleplerini 829.540,00 TL daha ıslahen artırarak 834.540,00 TL olarak ıslah ettiklerini belirtmiş ve harcını yatırmıştır. Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Davacının davalı firmadan 17/01/2017 tarihinde dijital baskı makineleri satın aldığı ancak arada yazılı bir sözleşme olmadığı ancak makinelerin satışı ile birlikte davalının servis ve bakım hizmetini de üstlendiği, bu hizmetin yazılı ama imzasız sözleşmeye dayandığı açıktır. Davalı taraf davaya cevap vermese de ilerleyen aşamalarda verdikleri beyan dilekçelerinde bu ticari ilişkiyi zaten inkar etmemekte, davacıya verilen servis bakım ve hizmetin durdurulmasının nedeninin borçların ödenmemesi olduğunu söylemektedir. Davacı ise borç olsa bile sözleşmede hizmetin durdurulacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığından servis hizmeti verilmesine devam edilmesi gerektiğini, devam edilmediğinden zarar oluştuğunu söylemektedir. Oluşan zararlar: 1-Makineler çalıştırılamadığından meydana gelen Kâr Kaybı (Müspet Zarar), 2-Makinaların çalıştırılamamasından ve tamiri gerektiğinden uğranılan zarar 3-Davalının müvekkilinden almış olduğu 56.000,00-TL'lik müşteri çekinin karşılıksız kalması sonucu bu çek hakkında gerekli yasal işlemleri yapılamadığından, iade edilmediğinden, zamanaşımına uğramış çek nedeniyle işlem yapılamadığından uğranılan zarar. 4-Davalı şirketin, karşılıklı güven sorunu oluşması ve işbirliği halinde çalışmaların artık devam ettirilemeyeceğinin açıkça ortaya çıkması nedeniyle, bütün makinelerini başkasına devir etme imkanı da olmadığı için, bugünkü değeri ile geri alınması talebi. Kâr Kaybı (Müspet Zarar) Yönünden; Bilindiği ve Yargıtay kararlarında da açıklandığı üzere "Müspet zarar (olumlu zarar) sözleşme tam olarak ifa edilmiş olsa idi alacaklının mal varlığının oluşacağı durum ile sözleşmeden dönülmüş olması nedeniyle mevcut durum arasındaki fark." olarak tanımlanmaktadır. Yoksun kalınan kar veya kâr kaybı müspet zarar kapsamında değerlendirilmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmelerin fesh edildiğine ilişkin herhangi bir iddia olmadığı gibi ihtarname de sunulmamıştır. Tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde karşılıklı cari hesabın 2026 yılında bile işlediği, tarafların hak ve borçların doğmaya devam ettiği, diğer bir anlatımla sözleşmenin halen ayakta olduğu ve hükümlerini doğurmaya devam ettiği anlaşılmaktadır. Fesh edilmemiş ve halen hükümlerini doğurmakta olan sözleşme nedeniyle Kâr Kaybı (Müspet Zarar) istenemez. Bu nedenle davacının bu yöndeki talebinin reddi gerekmiştir. Makinaların çalıştırılamamasından ve tamiri nedeniyle uğranılan zarar yönünden; Davacı taraf sözlü satış sözleşmesi ile davalıdan baskı makineleri satın alınmıştır. Makinelerin ayıplı olduğuna dair bir iddia yoktur. Makineler sağlam ve ayıpsız olarak teslim edilmiş, bedeli ödenmiştir. O halde karşılıklı edimlerin yerine getirilmesi ile satış sözleşmesi sağlıklı olarak hükümlerini doğurmuştur. Davacı taraf dava dilekçesinde makinelerin servis bakımı ve baskı için kullanılan boyaların davalı şirket dışında bir şirketten temininin mümkün olmadığını, servis ve bakım hizmetinin davalı tarafından verilmesinin zorunlu olduğunu söylemektedir. Davacıda bulunan makineler teknik bilirkişi tarafından incelenmiş, makinelerin kartuş ve toner olmaması nedeniyle çalışmadığı tespit edilmiştir, Davacı tarafından makinelerin dava konusu hizmetin verilmemesi nedeniyle hasara uğradığı ve başka bir firma tarafından tamirinin yaptırılmak zorunda kalındığına dair dosyaya sunulan herhangi bir belge yoktur. Bu zarar ispatlanamamış durumdadır. Bu nedenle talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalıya verilen müşteri çekinin karşılıksız kalması sonucu uğranılan zarar yönünden; Davacı taraf, davalının kendisinde almış olduğu 56.000,00-TL'lik müşteri çekinin karşılıksız kalması sonucu bu çek hakkında gerekli yasal işlemleri yapılamadığından, kendilerine bu nedenle çek iade edilmediğinden, zamanaşımına uğramış çek nedeniyle işlem yapılamadığından zarara uğradığını iddia etmektedir. Kendisine ciro yoluyla çek verilen alacaklının bu çekin karşılıksız çıkması halinde hamilin kendisinden önceki cirantaya çeki iade etmek zorunda değildir. Kendisinden önceki cirantalara, keşideciye veya aval verenlere karşı icra takibi başlatabilir. Bu nedenle davacının bu yöndeki zarar iddiasının kabulü mümkün değildir. Dava konusu davalıdan alınan makinelerin bugünkü değeri ile geri alınması talebi yönünden; Davacı vekilinin 03.04.2023 tarihli beyan dilekçesinde bahsettiği karşılıklı güven sorunu oluşması ve işbirliği halinde çalışmaların artık devam ettirilemeyeceğinin açıkça ortaya çıkması nedeniyle, bütün makinelerini başkasına devir etme imkanı da olmadığı için, bugünkü değeri ile geri almasına yönelik talebi de kabul edilebilir değildir. Zira yukarıda da açıklandığı üzere satış sözleşmesi sağlıklı olarak sonuçlarını doğurarak tamamlanmış, sırf birleşik sözleşmeden doğan edimlerin ifasında sorun yaşanması davcıya bu hakkı vermemektedir. Zira sözleşme taraflarca fesh edilmediği gibi hükümlerini doğurmaya devam etmektedir. Makinelerin kullanıldığı taraflar arasında bu güne kadar cari hesabın karşılıklı olarak işletildiği SMM bilirkişinin tespitlerinden anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere taraflar arasındaki ticari ilişkinin halen devam ettiği, servis hizmetinin alındığı, ödemelerin düzenli yapıldığı, makinelerin kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın REDDİNE, 1-Alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 170,78-TL ve 14.400,00-TL ıslah harcı toplamı olan 14.570,78-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 13.838,78-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE, 2-Davalı vekille temsil olunduğundan yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 131.181,00-TL vekalet ücretinin DAVACIDAN TAHSİLİ İLE DAVALIYA VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 4-Davalı tarafın sarf ettiği yargılama gideri bulunmadığından BU HUSUSTA DEĞERLENDİRMEYE YER OLMADIĞINA, 5-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davacıdan alınarak 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İLGİLİ TARAFA İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 21/09/2026

KATİP - HAKİM - ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/711, K. 2026/758, T. 21.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-711-e-2026-758-k-4630e56a8d3d