İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/787 E. 2026/546 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/787
- Karar No
- 2026/546
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/787 Esas KARAR NO : 2026/546
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 18/12/2024 KARAR TARİHİ : 11/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili banka arasında imzalanan ...gereği davalıya 594.000.-TL ödeme yapıldığını, iş bu sözleşme gereği adı geçen davalı firmanın personeline ait maaş ve diğer ödemelerin 01.11.2022 tarihinden başlamak üzere 3 yıl süre ile müvekkili banka tarafından aracılık edilmesi kapsamında edimini yerine getirmediğini, özel sektör maaş ödeme protokolüne aykırı davranan davalı firmaya ... Banka Alacakları İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe davalı firmaca haksız şekilde itiraz edilerek takibin durduğunu, öte yandan davalı firmanın ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasından açılan konkordato davasını da gerekçe olarak öne sürmüş olup, söz konusu davada 27.06.2024 tarihli celsesinde davanın reddi yönünde karar verildiğini, ayrıca dava şartı davalı firma ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını belirtmekle Mahkemenizce re’sen dikkate alınacak sair nedenler karşısında; davalının ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasındaki haksız itirazının iptaliyle takibin devamına, alacaklarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini, ihtiyati haciz taleplerinin kabulü yönünde karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesinin davalı şirkete usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı şirketçe dosyaya cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü. DELİLLER Davaya konu arabuluculuk son oturum tutanağı, 1 adet Özel Sektör Maaş Ödeme Protokolü Sureti, 1 adet Ödeme Dekontu Sureti ve ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından düzenlenen gerekçeli karar evrakının davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğu görüldü. Davaya konu 1 adet Özel Sektör Maaş Ödeme Protokolü aslı ve 1 adet Ödeme Dekontu aslının davacı vekili tarafından dosyaya sunulduğu görüldü. Bilirkişi kök ve ek raporlarının dosyaya sunulduğu görüldü. Bilirkişi 30/01/2025 tarihli kök raporunda; ''Davacı Alacaklının, protokol kapsamında, burçluya 594.000 TL ifa etmiş, Davacı ... bankasının “promosyon” açıklaması ile Davalı Borçlu şirkete kestiği dekont ile ifa etmiş. Borçlu, 3 yıllık ödemeyi Davacı banka üzerinden yapmayarak, sözleşmeye aykırı davrandığı, Davacı alacaklı bankanın da buna dayanarak ödediği 594.000 TL tazminat olarak ödenmesini istediği anlaşılmıştır. Davanın tarafları her ikisi de tacir olduğundan basiretli davranmak zorundadır. Bu itibarla, takibin kaldırılmasında hukuki bir engel görülmediği ”20 inkar tazminatının yüce mahkemenin takdirinde olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK 'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, rapor kanaatimizi arz ederiz.'' şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Bilirkişi 15/07/2026 tarihli ek raporunda; ''Kök rapordaki Sonuç kısmında sehven yazılan “Bu itibarla, takibin kaldırılmasında hukuki bir engel görülmediği % 20 inkar tazminatının yüce mahkemenin takdirinde olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır.” İfadesinin yeni hali aşağıdaki şekilde düzeltilmiştir. Bu itibarla, itirazın iptalinde ve takibin devamında hukuki bir engel görülmediği % 20 inkâr tazminatının yüce mahkemenin takdirinde olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK ’nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, rapor kanaatimizi arz ederiz.'' DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE Dava, davacı banka ile davalı şirket arasında imzalanan Özel Sektör Maaş Ödeme Protokolü kapsamında davacı bankanın davalıya ödediği bedelin, davalının çalışanlarının maaş ödemelerini taahhüt edilen süre boyunca davacı banka üzerinden yapmayarak protokole aykırı davranması nedeniyle tazmini amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkâr tazminatı istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davası, alacaklıya itiraz ile duran takibin devamını sağlamak amacıyla tanınmış, icra hukukuna özgü ve maddi hukuk ilişkisinin esasına ilişkin bir eda davasıdır. Bu davada mahkemece, takip tarihi itibarıyla alacağın varlığı ve miktarı genel hükümler çerçevesinde incelenir ve alacağın varlığını ispat yükü davacı alacaklıya aittir. Dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin bir arada değerlendirilmesi sonucu; maaş promosyon protokolü" olarak da adlandırılan maaş ödeme protokolleri; işverenin, çalışanlarının maaş ve diğer ödemelerini belirli bir süre boyunca münhasıran ilgili banka aracılığıyla yapmayı taahhüt ettiği, bankanın ise bu taahhüt karşılığında elde edeceği müşteri portföyü ve bankacılık işlem hacmini gözeterek işverene veya çalışanlara promosyon adı altında bir bedel ödemeyi üstlendiği, kanunda düzenlenmemiş (atipik) ve karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmedir. Bankanın ödediği bedel, işverenin taahhüt ettiği sürenin tamamı boyunca maaş ödemelerini banka üzerinden yapacağı varsayımına dayandığından, işverenin bu edimi, protokolün temel edimini ve bankanın karşı edimi ödemesinin sebebini oluşturur. TBK'nın 112. maddesi uyarınca borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Bu itibarla işverenin, protokolde taahhüt ettiği süre boyunca maaş ödemelerini banka üzerinden yapmaması, sözleşmeye aykırılık teşkil eder ve bankanın bu taahhüde dayanarak yaptığı ödemenin, protokol hükümleri çerçevesinde işverenden tazminini isteme hakkını doğurur. Somut olayda dosyaya sunulan Özel Sektör Maaş Ödeme Protokolünden; davalı borçlunun temel ediminin, 01/11/2022 tarihinden başlamak üzere üç yıl süreyle çalışanlarının maaş ve diğer ödemelerini davacı banka üzerinden yapma taahhüdü olduğu anlaşılmaktadır. Davacı banka, bu taahhüde dayanarak protokol kapsamında davalıya 594.000,00 TL ödeme yapmıştır. Bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; davalı borçlunun üç yıllık süre boyunca çalışanlarının maaş ödemelerini davacı banka üzerinden yapmayarak protokole aykırı davrandığı, davacı alacaklı bankanın da bu aykırılığa dayanarak ödediği 594.000,00 TL'nin tazminat olarak ödenmesini istediği, her iki tarafın da tacir olması nedeniyle basiretli davranmak zorunda olduğu, bu itibarla takibin devamında bir engel bulunmadığı tespit edilmiştir. Davalı şirket, tacir sıfatıyla, üç yıllık süreli bir taahhüt altına girmenin ve bu taahhüt karşılığında davacı bankadan ödeme almanın hukuki ve ekonomik sonuçlarını öngörebilecek ve buna göre hareket edebilecek durumdadır. Davalının, sözleşmeye aykırı davranışta bulunduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamında davalı tarafından, protokole aykırılığın kendisine yüklenemeyecek bir sebepten kaynaklandığına veya davacı bankanın protokolden doğan yükümlülüklerini ihlal ettiğine ilişkin ispatlanmış herhangi bir vakıa ileri sürülmemiştir. Bilirkişi raporu, taraflar arasındaki protokol hükümleri, banka kayıtları ve takip dosyası esas alınarak düzenlenmiş olup denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınmıştır. Bilirkişi raporu doğrultusunda takip talebindeki kalemlerin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalının itirazının iptali ile takibin 594.000,00 TL asıl alacak, 95.287,50 TL işlemiş faiz ve işlemiş faiz üzerinden %5 oranında hesaplanan 4.764,38 TL BSMV olmak üzere toplam 694.051,88 TL üzerinden, takip talebindeki koşullarla devamına karar verilmiş, alacak likid olduğundan davacının icra inkâr tazminatı talebinin kabulü ile 594.000,00 TL asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 118.800,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasına, davalının itirazının iptali ile takibin 594.000,00 TL asıl alacak, 95.287,50 TL işlemiş faiz ve 4.764,38 TL BSMV olmak üzere toplam 694.051,88-TL üzerinden aynı koşullarla devamına, 2-Asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 118.800 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 47.410,68 TL nispi karar harcının peşin alınan 8.382,42-TL harçtan mahsubu ile geri kalan 39.028,26-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 8.870,82-TL( 427,60-TL BVH, 60,80-TL VSH, 8.382,42-TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 110.107,78-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 6.638,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/09/2026
Katip E-imza
Hakim E-imza