İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/625 E. 2026/459 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/625
Karar No
2026/459
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/625 Esas - 2026/459 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/625 Esas KARAR NO : 2026/459

.... DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/10/2021 KARAR TARİHİ : 20/05/2026 KA.YAZ. TARİHİ : 21/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekilinin dilekçesi ile "Davaya konu hizmet alım sözleşmesinin (EK-1) "Diğer Hususlar" başlıklı 36. Maddesi 6.a bendine atfen müvekkili kurumun Çankırı Silah Fabrikasının 10.02.2016 tarih ve 52 sayılı iadeli taahhütlü yazısı ile davalı .... referanslı teminat mektubunun, vade uzatım yazısına istinaden vadesi uzatılan 37.258,56.TL'lik teminat mektubunun nakde çevrilmesinin talep edildiğini, ancak davalı bankanın teminat mektubunu nakde çevrilmesi talebini yerine getirmediğini, davalı bankanın,.... Esas numaralı ihtiyati tedbir kararı ile mektubun ödenmemesine karar verildiğinden tazminat taleplerinin yerine getirilemeyeceğini yazılı ve şifahi olarak belirtmiş olsa da söz konusu.... Esas numaralı kararının ihtiyati tedbir olmayıp diğer davalı ....nin açmış olduğu menfi tespit davasınına müvekkili olduğu kurum tarafından yetki itirazında bulunulması üzerine mahkemece hükme bağlanan " yetkisizlik kararı" olduğunun gerek yazılı gerekse şifahen bir çok kereler davalı bankaya bildirildiğini, davalı bankanın teminat mektubunu çevirmediğini, nihai olarak da ..... Sayılı kararının gerekçesinde, davanın reddi yönünde hüküm kurulduğunu, iş bu uyuşmazlığın, müvekkili olunan kurum ile .... arasında temizlik, lokal ve misafirhane hizmeti teminine ilişkin imzalanan sözleşmeden kaynaklandığını, sözleşme bitiminde firmanın akdi yükümlülüğünü yerine yerine getirmediğini ve müvekkili kurumun zarara uğramasına sebep olunduğunu, hizmet Alım Sözleşmesi uyarınca firmanın edimini taahhüt vasfı taşıyan ve alınan teminat mektubunun paraya çevrilmesi işlemleri ise diğer taraf olan .... Ticari Şubesi'nce yerine getirilmediğini, teminat mektubunun nakte çevrilerek müvekkili kuruma ödenememesi nedeniyle doğan zararın tazmininin zaruri hale geldiğini, yukarıda açıklanan sebeplerle, fazlaya dair dava ve talep haklarının saklı kalma kaydıyla, şmdilik 39.105,86.TL'lik zararlarının, ödeme tarihinden işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini " talep ve dava ettiği görülmüştür. SAVUNMA: Davalı .... vekilinin cevap dilekçesi ile''Davacı kurumun talebinde haksız olduğunu, davanın reddedilmesinin gerektiği kanaatinde olduklarını, davacı kurumca teminat mektubunun paraya çevrilmesinin istenildiği ancak davacı kurumun talebinden evvel ..... Esas sayılı dosyasından davaya konu teminat mektubunun nakde çevrilmesinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verildiğini, teminat mektubunun nakde çevrilmesini durduran ihtiyati kararının kaldırıldığına veya mahkeme kararının kesinleştiğine ilişkin mahkeme kararı olmadan davacının talebinin karşılanmasının mümkün olmadığını, yukarıda açıklanan sebeplerle davacı tarafça açılan haksız davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini '' talep ettiği görülmüştür. Davalı .... dava dilekçesi ve tensip zaptının usulüne uygun olarak tebliğine rağmen davalı tarafça savunmada bulunulmadığı görülmüştür . DELİLLER: Davacı ile davalı .... arasında imzalanılan 19.12.2013 tarihli hizmet alımı sözleşmesinin tetkikinde Sözleşme tarihinin 19.12.2013 olduğu, sözleşme konusunun Teknik Şartnamesine uygun 01 Ocak 2014- 31 Aralık 2015 tarihleri arası 17 eleman ile ....olduğu, İşin başlama tarihinin 01.01.2014 ,sözleşme bedelinin 620.976,00.TLı olduğu , Teminata ilişki Madde 11'de Madde 11.1.1 "Yüklenici bu işe ilişkin olarak 37.259,00.TL kesin teminat vermiştir." Madde 11.1.2 "Kesin Teminat Mektubu süresini 31.03.2016 tarihine kadardır." Madde 11.4.1 "Taahhüdün, sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra,... Kurumundan alınan ilişiksiz belgesinin idareye verilmesinin ardından kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlarının tamamı, yükleniciye iade edilecektir." Madde 11.4.2 "Yüklenicinin bu iş nedeniyle idareye ve .... olan borçları ile ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılan kanuni vergi kesintilerinin hizmetin kabul tarihine kadar ödenmemesi durumunda protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın kesin ve ek teminat paraya çevrilerek borçlarına karşılık mahsup edilir, varsa kalanı yükleniciye iade edilir." Madde 11.4.3 "Yukarıdaki hükümlere göre mahsup işlemi yapılmasına gerek bulunmayan hallerde, kesin hesap ve kabul tutanağının onaylanmasından itibaren iki yıl içinde idarenin yazılı uyarısına rağmen talep edilmemesi nedeniyle iade edilemeyen kesin teminat mektupları hükümsüz kalır ve düzenleyen bankaya iade edilir. Teminat mektubu dışındaki teminatlar süresinin bitiminde Hazineye gelir kaydedilir." düzenlemelerinin - Ödeme yeri ve şartlarının Madde 12.'de Madde 12.1.2 " İdarece onaylanmış programa uygun olarak hizmetin gerçekleştirildiği ay için hak ediş düzenleme tarihi ayın son günüdür. Yüklenici işçilerin bir önceki aya ait; puantaj, ücret bordrosu, işsizlik sigortası primi kesintisi,... primi, emekli işçi çalışıyorsa Sosyal Güvenlik Destekleme Primi ödemelerinin tam olarak yapılıp, yapılmadığı ve bunlara ait....'ya verilen bildirge ve bordrolar, primlerin ödendiğini gösteren makbuz ve fatura kontrolü yapıldıktan sonra, yükleniciden yapılan kesintiler de dikkate alınarak hak ediş belgesi, onayı müteakip sonraki ay içerisinde mali işler müdürlüğünce, 19.07.2008 tarih 26941 sayılı Ressmi Gazetede yayınlanan seri .... nolu tahsilat genel tebliği 1. Madde hükmü ile 22 Eylül 2008 tarih ve 2008/14174 sayılı bakanlar kurulu kararı ile kararlaştırılan .... prim ve idari para cezası hak edişlerin mahsubu, ödenmesi ve ilişiksiz belgesi aranması hakkındaki yönetmelik hükümlerine göre istene belgeler geldikten sonra ödenecektir." düzenlemesini içerdiği Madde 16.2 de " yukarıda belirtilen cezalar ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın yükleniciye yapılacak ödemelerden kesilir. Cezanın ödemelerden karşılanmaması halinde ceza tutarı yükleniciden ayrıca tahsil edilir." Madde 16.3 de" İhtarda belirtilen sürenin bitmesine rağmen aynı durumun devam etmesi halinde, ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminat gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir." düzenlemelerinin Madde 36.6.a 2 bentte "Yüklenici tarafından ihaleye ait sözleşmenin bitiminde, o sözleşme kapsamında çalışan işçilerin iş mevzuatına göre hak ettikleri; kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı ve benzeri mali ve sosyal hakların yasal süresi içerisinde ödenerek, ödendiğine ve işçinin herhangi bir hakkının kalmadığına ilişkin ibraname ve bu ödemeleri gösteren banka dekontu, ödemelerin işçilerin ödeme bordrosunu, sözleşmeni bitim tarihini izleyen 15 gün içerisinde ibraz etmedikçe kesin teminatı iade edilmez. Bu sürein sonunda söz konusu ödemelere ilişkin belgelerin idaremize sunulmaması halinde; yüklenici işçilerin yıllık ücretli izin alacağı, ihbar ve kıdem tazminatı ve sair işçilik haklarına ait hesaplamalar idaremiz tarafından yapılır ve yüklenicinin kesin teminatından karşılanmak suretiyle işçilere ödenir. Teminatının karşılamadığı tutar için idaremizin yükleniciye rücu hakkı saklıdır." düzenlemelerinin bulunduğu görülmüştür. 17.12.2013 TARİH, .... ref no'lu teminat mektubunun tetkikinde davalı ...., 4735 sayılı Kanun ile İhale Dokümanı ve sözleşme hükümlerini yerine getirmek üzere vermek zorunda olduğu kesin teminat tutarı olan 37.258,56.TL'yi .....nin garanti ettiği, Teminat Mektubunun 31.12.2015 tarine kadar geçerli olduğu, 13.03.2015 tarih, .... sayılı,.... ref no'lu teminat mektubu vade uzatım yazısının tetkikinde, .... lehine düzenlenen 17.12.2013 tarih, .... no'lu 37.258,56.TL tutarındaki Teminat Mektubu'nun vadesinin 31.05.2016 tarihine kadar uzatıldığı görülmüştür. Davacı tarafça ibraz edilen 10.02.2016 tarihli, ....ye hitaben 10.02.2016 tarih.... Sayılı yazı ile, 01.01.2014-31.12.2015 tarihleri arasında.... hizmeti teminine ilişkin, firma ile imzalanan sözleşmenin, diğer hususlar başlıklı 36. Maddesinin 6a bendinin ikinci fıkrası gereği çalışanlarına ödemesi gereken kıdem tazminatlarının ödenmemesinden dolayı,....referanslı teminat mektubu vade uzatım yazısı ile 31.05.2016 tarihine kadar uzatılan, 37.258,56.TL'lik Kesin Teminat Mektubunun nakde çevrilerek, fabrikanın ilgili hesabına havale edilmesinin rica edildiği, 11.08.2020 tarihli, .... sayılı, teminat mektubunun nakde çevrilmesi talepli yazısının tetkikinde.... ile yapılan sözleşmenin 36. Maddesi 6a bendi hükümlerini yerine getirmediğinden dolayı, Sözleşme kapsamında şirketin Kati Teminat olarak verdiği mektubun, 13.03.2015 tarih 2015-15 sayılı.... referans nolu ile vadesinin uzatılan, 37.258,56.TL'lik teminat mektubunun firma çalışanlarına ödeme yapılabilmesi için nakde çevrilmesi hususuyla ilgili .... sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiğini, İlgili karara istinaden sözü edilen teminat mektubunun fabrikanın bildirilen hesabına havale edilmesinin " 20.01.2016 tarihli, teminat mektubu iadesi talepli yazısının tetkikinde " ....hi itibarı ile hitam olduğu, Söz konusu hizmet işi ile ilgili verilen,.... nolu 37.258,56.TL bedelli teminat mektubunun iadesi için başvurulduğunda, şifahen mektubun hizmet işi kapsamında çalışan ve halen kurumlarında çalışmaya devam eden işçilerin kıdem tazminatlarının ödenmesinde kullanılacağının ifade edildiği, bu durumun hukuka aykırı olduğu ve düzeltilmesi gerektiğinin bildirilerek, gerekçeleri ile belirtildiği,... nolu 37.258,56.TLbedelli kesin teminat mektubunun hukuka aykırı oluşu ve mağduriyetlerinde nazara alınarak ivedilikle taraflarına iadesinin talep edildiği" görülmüştür. ....K sayılı dosyasının tetkikinde davacısının .... ait teminat mektubu üzerine tahsilin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararının verilmesinin istenildiği, mahkemenin tensip zaptının ....nolu 37.258,56 TL bedelinin % 15'i oranında teminat yatırıldığında teminat mektubunun ödenmemesi için ihtiyati tedbir konulmasına, (hmk 394 ncü maddesi uyarınca tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, mahkememizde itiraz yolu açık olmak üzere ) '' karar verildiği, teminatın ödenmesi üzerine bankaya 22/12/2016 tarihli tedbir uygulanması için müzekkere yazıldığı, mahkemenin 22/11/2016 tarihli kararı ile''...Tüm dosya kapsamından, HMK'nun 17. Maddesi uyarınca tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında doğmuş yahut doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemede açılır. Dosyamızda taraflar arasında akdedilen hizmet alımı işine ait sözleşmenin 37. Maddesi uyarınca sözleşme hükümlerinin tatbikinde doğabilecek her türlü uyuşmazlığın çözümünde ....yetkili olacağı hüküm altına alınmıştır. HMK 19. Madde uyarınca yetkinin kesin olmadığı uyuşmazlıklarda davalının cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunabileceği hükme bağlanmıştır. Dava dosyasında davalıya 29/02/2016 tarihinde dava dilekçesinin tebliğ olunduğu, davalının 04/03/2016 tarihinde verdiği dilekçe ile savunma için ek süre istediği, mahkememizce verilen 09/03/2016 tarihli ara kararla davalıya cevap süresinin bitimi tarihi olan 15/03/2016 tarihinden başlanmak üzere 30 gün ek cevap süresi tesis edildiği anlaşılmakla, davalının usulüne uygun bir yetki itirazı ileri sürdüğü tespit edilmiştir. Davalı.... uyarınca tacir konumunda bulunduğundan uyuşmazlığımızda taraflar tacir sıfatına haiz oldukları ve TTK'nun 4. Maddesi uyarınca davanın nispi ticari dava olduğu gözetilerek, tarafların yetki sözleşmesi yapmaya haiz oldukları, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca münhasıran yetkili kılına Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğu gözetilerek, davalının yetki itirazının kabulüne,...1-Davalı vekilinin yetki itirazının kabulü ile mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, Açılan davanın yetki yönünden REDDİNE,'' karar verildiği mahkemesine yazılan müzekkereye verilen 29/01/2026 tarihli verilen cevapta yetkisizlik kararı için talepte bulunulmadığından dosyanın gönderilmediği ve kesinleşmediğinin bildirildiği görülmüştür. ..... sayılı dosyası ile icra takibine yapılan itirazın iptali olduğu, mahkemenin 15/11/2019 tarihli kararı ile "...Bilirkişi Kurulunun 27.09.2019 tarihli 2.Ek Raporunda özetle; "Kök raporda yer alan görüş ve tespitlerde bir değişiklik olmadığı, davacı vekili tarafından teminat mektubunun nakde dönüştürülmediği beyan edildiğinden, kök raporda yer alan "Şayet davacının teminat mektubu nakde dönüştürülmemişse, kesin teminat mektubu tutarı olan 37.258,TL'nın 42.878,96 TL tutarındaki kıdem tazminatını karşılamaya yetmeyeceğinden, davacının takip tarihi itibariyle alacağının bulunmadığını" bildirmişlerdir. Dava konusu olayda da, İş Kanununun 2/6 madde hükmü uyarınca davacı ile davalı arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davalı asıl(üst) işveren, davacı (alt) işveren, işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle müteselsilen sorumludurlar. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. Nitekim, TBK'nın 167. maddesinde “Aksi karşılaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Yani, müteselsil sorumlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. Müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. (.... sayılı ilamları) Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinin 36.6.a). maddesine göre "...Hangi nedenle olursa olsun gerek ücret, fazla mesai, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı ve benzeri sebeplerle Kurum yüklenici işçilerine ve 3. kişilere herhangi bir ödeme yapmak durumunda kalırsa, Yüklenici firma bu ödemeleri rücuen kuruma derhal ödemekle yükümlüdür. Aksi halde yüklenicinin hak edişi yetmediği takdirde teminatından defaten tahsil edilecektir. Yükleniciler tarafından ihaleye ait sözleşmenin bitiminde (aynı veya farklı yüklenicinin, aynı veya farklı işçilerle hizmete devam etmesi halleri dahil) o sözleşme kapsamında çalışan işçilerin, iş mevzuatına göre hak ettikleri mali ve sosyal hakların yasal süresi içinde ödenerek ödendiğine ve işçinin herhangi bir hakkının kalmadığına dair ibranameler ile ödeme tutarlarım gösterir bankaca onaylı dekontların, sözleşmenin bitim tarihini izleyen 15 gün içerisinde ibraz etmedikçe kesin teminat serbest bırakılamaz. Bu sürenin sonunda ödemelere ilişkin belgelerin ibraz edilmemesi halinde, yüklenici işçilerinin yıllık ücretli izin alacağı, ihbar ve kıdem tazminatı vesair işçilik haklarına ait hesaplamalar İdare tarafından yapılır ve yüklenicinin kesin teminatından karşılanır. Teminatının karşılamadığı tutar için İdarenin yükleniciye rücu hakkı saklıdır.” şeklindedir. Sözleşmenin 11. maddesinde ise işe ilişkin kesin teminat tutarının 37.259,00-TL olduğu belirtilmiş, 11.4. maddesinde kesin teminatın ve ek kesin teminatın geri verilmesi şartları düzenlenmiştir. Sözleşmeye göre, sözleşme bedelinde artış meydana gelmesi halinde artış tutarının %6'sı kadar ek kesin teminat tutarının hakedişlerden kesinti yoluyla temin edileceği düzenlenmekte, sözleşmesinin 11.4.1 maddesinde de ek kesin teminat tutarının yükleniciye iade koşulları düzenlenmektedir. Ek kesin teminatın iadesi için taahhüdün sözleşme ve ihale dökümanı hükümlerine göre yerine getirilmiş olması, ayrıca yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun bulunmaması gerekmektedir. Sözleşmenin 36.6.a. maddesi, işçilere kıdem tazminatı ve sair ödemelerin idare tarafından yapılması halinde ödemlerin ek kesin teminattan mahsup edilmesine cevaz vermektedir. Somut olayda, bilirkişi tarafından tespit edilen dava dışı işçilerin hak kazandığı 42.878,96TL tutarındaki işçi alacağını davacının teminat mektubunun karşılamaya yetmediği ve teminat mektubunun henüz nakde çevrilmediği anlaşılmaktadır. Sözleşme metni, taraf vekillerinin beyan ve itirazları, icra takibi ve tespit olunan hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının kayden işçileri olduğu anlaşılan dava dışı işçilerin, işçilik hak ve alacakları nedeniyle davacı yüklenicinin sorumlu olacağı yönünde açıkça düzenleme içeren, sözleşmenin yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, kurum tarafından yapılan işlemde bir hukuka aykırılık gözükmediği, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın yerinde olduğu, koşulları oluşmadığından davacı aleyhine kötüniyet tazminatı verilmesi talebinin reddi gerektiği anlaşıldığından ...Davanın REDDİNE," karar verildiği, kararın davacı tarafça istinafı üzerine .... K sayılı ilamı ile; "davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" dair verilen kesin kararı neticesinde hükmün 04/12/2025 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış alınan rapor ve ek raporda "...Davacı ....arasında, 19.12.2013 tarihinde, (01.01.2014-31.12.2015) dönemi için hizmet alımında bulunmak üzere sözleşme düzenlediği, Düzenlenen sözleşmenin 11. Maddesinde Teminata ilişkin hükümler yer almakta olup, 11.1.1- Maddesinde "Yüklenici bu işe ilişkin olarak 37.259,00.TL kesin teminat vermiştir." denilmekte ve 11.1.2 maddesinde ise Kesin teminat mektubu süresinin 31.03.2016 olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Söz konusu sözleşme gereği davacı Fabrikaya verilmiş olan ve sözleşmede de adı geçen, 17.12.2013 tarih, .... tarafından yerine getirileceğinin taahhüt edildiği, .....nin garanti edildiği, 13.03.2015 tarih 2015-47-15 sayılı yazı ile dava konusu Teminat mektubunun aynı tutarla 31.05.2016 tarihine kadar süresinin uzatıldığı tespit edilmektedir. Söz konusu sözleşmenin süresinin dolması üzerine davacı fabrika, hizmet alımı yapılan davalı şirkette çalışanların kıdem tazminatlarının ödenmediği gerekçesi ile, sözleşmenin 36. Maddesinin 6-a fıkrası ikinci bendine istinaden, teminat olarak verilen, 17.12.2013 tarih, 047-vt-1063108 no'lu, .... ref no'lu teminat mektubunu 10.02.2016 tarihinde ve 11.08.2020 tarihlerinde tazmin talebinde bulunmuştur. Davalılar arasında yer alan ve dava konusu olan Teminat mektubunu veren ... tarafından ise her iki tazmin talebini de gerekçelerini sunarak yerine getirmemiş ve talebi ret edilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin, 36.6.a birinci bendinde "Hangi nedenlerle olursa olsun gerek ücret, fazla mesai, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı ve benzeri mali ve sosyal haklar ve bunlarla ilgili olarak prim, vergi ve fon gibi konularda ve keza iş kazası meslek hastalığı gibi sebeplerle İdare yüklenici işçilerine ve üçüncü kişilere herhangi bir ödeme yapmak dnrumunda kalırsa, yüklenici firma bu ödemeleri rücuen İdareye derhal ödemekle yükümlüdür. Aksi halde yüklenicinin hak edişinden, hak edişi yetmediği takdirde teminatından defaten tahsil edilecektir. Yine, Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin, 36.6.a ikinci bendinde "Yüklenici tarafından ihaleye ait sözleşmenin bitiminde, o sözleşme kapsamında çalışan işçilerin iş mevzuatına göre hak ettikleri; kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı ve benzeri mali ve sosyal hakların yasal süresi içerisinde ödenerek, ödendiğine ve işçinin herhangi bir hakkının kalmadığına ilişkin ibraname ve bu ödemeleri gösteren banka dekontu, ödemelerin işçilerin ödeme bordrosunu, sözleşmenin bitim tarihini izleyen 15 gün içerisinde ibraz etmedikçe kesin teminatı iade edilmez. Bu sürenin sonunda söz konusu ödemelere ilişkin belgelerin idaremize sunulmaması halinde; yüklenici işçilerin yıllık ücretli izin alacağı, ihbar ve kıdem tazminatı ve sair işçilik haklarına ait hesaplamalar idaremiz tarafından yapılır ve yüklenicinin kesin teminatından karşılanmak suretiyle işçilere ödenir. Teminatının karşılamadığı tutar için idaremizin yükleniciye rücu hakkı saklıdır. " düzenlemesi yapılmıştır. Davalı Firma tarafından, davacı Fabrikaya sunulan teminat mektubunda ise ""Yüklenicinin, taahhüdünü anılan Kanunlar ile İhale dokümanı ve Sözleşme hükümlerine göre kısmen veya tamamen yerine getirmediği taktirde, Protesto çekmeye, hüküm ve adı geçenin iznini almaya gerek kalmaksızın ve ..... İle İdare arasında ortaya çıkacak herhangi bir uyuşmazlık ve bunun akıbet ve kanuni sonuçları dikkate alınmaksızın, yukarıda yazılı tutarı ilk yazılı talep üzerine derhal ve gecikmeksizin idareye nakden ve tamamen, talep tarihinden ödeme tarihine kadar geçen günlere ait kanuni faiziyle birlikte ödeyeceğini .... adına taahhüt ve beyan ederiz" açıklamasının yer aldığı tespit edilmektedir.Muhatabın yapacağı ödeme talebi sonrasında banka tarafından ödemenin “derhal” yapılması gerektiği bilinmektedir. Nitekim, davalı Banka tarafından, 22.02.2021 tarih 6 Sayılı cevabı yazı ile, söz konusu teminat mektubunun, ..... Tensip ara kararı ile ihtiyati tedbir kararı verildiği, ancak Mahkemece verilen gerekçeli karar ile İhtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ya da devamına dair bir karar bulunmadığı, ayrıca dosyada yetkisizlik kararı verildiği; ancak sonrasında karara karşı taraflarca herhangi bir itiraz başvurusunda bulunulmadığı gibi dosyanın yetkili Mahkemeye gönderilmesi yönünde de talepte bulunulmadığı anlaşılmaktadır. Yine, davalı şirket ile ilgili olarak; ..... sayılı dosyası ile icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu; Mahkemece yapılan yargılama neticesi; "...bilirkişi tarafından tespit edilen dava dışı işçilerin hak kazandığı 42.878,96TL tutarındaki işçi alacağını davacının teminat mektubunun karşılamaya yetmediği ve teminat mektubunun henüz nakde çevrilmediği, sözleşme metni, taraf vekillerinin beyan ve itirazları, icra takibi ve tespit olunan hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının kayden işçileri olduğu anlaşılan dava dışı işçilerin, işçilik hak ve alacakları nedeniyle davacı yüklenicinin sorumlu olacağı yönünde açıkça düzenleme içeren, sözleşmenin yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, kurum tarafından yapılan işlemde bir hukuka aykırılık gözükmediği, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın yerinde olduğu, koşulları oluşmadığından davacı aleyhine kötüniyet tazminatı verilmesi talebinin reddi gerektiği anlaşıldığından açılan davanın reddine karar verilmiş olduğu; Anılı kararın davacı tarafın kararı istinafı üzerine dosyanın ..... K sayılı ilamı ile; "davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" dair verilen kesin kararı neticesinde hükmün, kesin ilam tarihi olan 04/12/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Söz konusu kesinleşen karardan da anlaşılacağı üzere; .... Müdürlüğünün teminat bedelinden fazla işçilik alacakları ile ilgili ödeme yapıldığı, ... tarafından açılan davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. İşçilik alacaklarına ilişkin yapılan ödemeleri gösterir tablodan da anlaşılacağı üzere Kurum tarafından toplamda 42.878,96 TL ödeme yapıldığı hesap edilmiştir. Bu husus dava dilekçesi ekinde sunulu listeden anlaşıldığı gibi .... yapılan bilirkişi incelemesi ile de tespit edilmiştir. Zira, kesinleşen Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporuna göre de; ("...bilirkişi tarafından tespit edilen dava dışı işçilerin hak kazandığı 42.878,96TL tutarındaki işçi alacağını) davacı kurum tarafından işçilik alacaklarına ödenen meblağın teminat mektubu bedelinden fazla olduğu görülmekle, davacı kurumun zararı / teminat bedelini istemekte haklı olduğu değerlendirilmekle birlikte nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait bulunmaktadır. Ayrıca, yapılan incelemeler ve dosyaların tetkikinde; İşçilerin kıdem tazminatı hesaplamasının tamamının, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince 01.01.2014 - 31.12.2015 tarihleri arasında gerçekleşen çalışmalar üzerinden hesaplandığı, işçilik alacakları ödemesinin 42.878,96-TL olduğu, kesin teminat tutarının 37.258,56-TL olduğu, ancak iş bu davadaki talebin 39.105,86 TL olduğu anlaşılmakla bu hususta nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait bulunmaktadır. " denildiği görülmüştür. DEĞERLENDİRME: Davacı tarafça davacının davalı şirketten rücuen alacağının bulunduğu, alacağın banka teminat mektubu ile teminat altına alındığı belirtilerek alacağın davalılardan tahsili, davalı bankaca, teminat mektubu üzerine ....ihtiyati tedbir konulduğu, karın henüz kesinleşşmediği bu sebeple ödeme yapılamadığı belirtilerek davanın reddi talep edilmiş,diğer davalının savunmada bulunmaması davanın inkarı olarak değerlendirilmiş olup; Davacı ile davalı .... sayılı dosyasında davacımıza karşı teminat mektubu nediniyle 37.258,56-TL lik borcu olmadığının tespiti için dava açıldığı, dosyanın tensip 10 numaralı ara kararı ile teminat mektubu üzerine ödenmemesi için ihtiyati tedbir konulduğu, dosyada yetkisizlik kararı verildiği, dosyamız dava tarihi itibariyle taraflarca müracaat edilmemesi üzerine kararın kesinleştirilmediği gibi ,yetkili mahkemesine gönderilmesinin de istenilmediği, dava tarihimiz ile tedbir kararının HMK 397/2 m gereği yürürlükte olduğu, davalımız .... tarafından ..... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali davası açıldığı, davalı .... K sayılı ilamı ile red edildiği ve kesinleştiği, bu kapsamda davacının davalı .... sayılı dosyası müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı ile anlaşılmakla mahkememiz kısa kararında davacının hak kazandığı rücuen alacak tutarının 39.105,86. TL olmasına rağmen kısa kararda sehven 37.258,56-TL olarak yazıldığı anlaşılmakla HMK 304 m gereği maddi hata düzeltilerek aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere; Davacının davalı .... ye yönelik davasının kabulüne, 39.105,86 TL nın 10/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.545,13-TL harçtan, dava açılışında alınan 667,84-TL peşin harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 1.877,29-TL harcın davalı .... alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 531,50-TL tebligat ücreti ve 11.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.531,50-TL yargılama gideri ile 667,84-TL peşin harç,59,30-TL başvurma harcı olmak üzere 12.258,64-TL nin davalı .... davacıya verilmesine, Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 39.105,86-TL vekalet ücretinin davalı.... alınarak davacıya verilmesine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.300,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı ....'den alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ..... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/05/2026

.....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2021/625, K. 2026/459, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-625-e-2026-459-k-7653d9362cbe