İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/304 E. 2026/22 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/304
- Karar No
- 2026/22
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/304 Esas KARAR NO : 2026/22
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 20/06/2013 KARAR TARİHİ : 13/01/2026 YAZIM TARİHİ : 04/02/2026
... E. sırasına kayden açılan bilahare asliye ticaret mahkemelerinin yeniden toplu hale getirilmesiyle birlikte Mahkememizin tevzi edilen ve yukarıdaki numarasına kaydı yapılan dosya ile .... Sayılı birleştirme kararına bağlı olarak yollanan dosyaların birlikte yapılan incelenmesi sonucunda:
DAVA: Asıl davada: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... ile imzalanan 30/12/2004 tarihli sözleşme ile “... (... Faz 3) Projesi Yapı İşi”ni aldığını; projenin, 31/07/2007 tarihinde geçici kabulünün yapıldığını; geçici kabulden sonra ...'ın doğalgaz hattını işletmeye açtığını; yüklenilen işin kesin hakediş raporlarının 15/02/2008 tarihinde davalı idareye sunulduğunu; sözleşmeye göre projenin kesin kabulü tarihinin 31/07/2009 ve süresinin 480 gün olduğunu; davacının, ihaleye teklif verirken bu süreyi dikkate alarak maliyet analizi yaptığını; personel, makine ve ekipman hazırlıklarını buna göre planladığını; projenin süresinin 462 gün uzayarak 942 gün olduğunu; sürenin uzamasına neden olan olayların ... tarafından boruların geç teslim edilmesi, kamulaştırma ve arazi problemleri, sel felaketi ve yer teslimindeki gecikmeler olarak tarif edildiğini; personel gideri için şimdilik 50.000,00 USD, makine, ekipman ve araç giderleri için şimdilik 50.000,00 USD olmak üzere 100.000,00 USD temerrüt tarihinden itibaren faiziyle tahsilini istediklerini; söz.m.33.17'de; “teklif mektubu eki birim fiyat cetvelindeki '... 900 idareye sağlanacak hizmetler' iş kalemine ait bedel, işin tamamlanma süresi olan 16 aya bölünmek suretiyle aylık bazda hazırlanacak olan hakedişlere istinaden ödenecektir” denildiğini; bedelin her ... için 600.000,00 USD olup sözleşmeye göre 16 aya (480 güne) bölündüğünde günlük 1.250,00 USD olacağını; projenin 462 gün uzaması nedeniyle sözleşmeye göre bu süre zarfında ... 900 idareye sağlanacak hizmetler karşılığı 577.500,00 USD olacağını; davacının toplam 942 gün idareye sözleşme gereğince hizmet sağladığını ve idarenin bu hizmetin 462 günlük bölümünü ödemek zorunda olduğunu; ödenmeyen imalat bedelleri toplamının 193.093,40 USD olduğunu; bu meblağın kesin hesap tarihi olan 15/02/2008 tarihinden itibaren faiziyle tahsilini istediklerini; kesin hakediş raporlarının 15/02/2008 tarihinde idareye sunulduğunu ve ...ne aykırı olarak onaylandığını ve onay beklediğini; sözleşme hükümleri gereğince hak edişlerden kesilmiş olup davacıya iade edilmeyen 163.685,78 USD nakdî teminat ile 609.074,00 USD nakdî teminat mektupları bulunduğunu ve bunların; ... bank (eski ... Bank) 16.06.2005 tarih ve ... nolu 15.000,00 USD, ... bank (eski ... Bank) 28.07.2005 tarih ve ... nolu 29.130,00 USD, ... 14.10.2005 tarih ve ... nolu 72.310,00 USD, ... 26.12.2005 tarih ve ... nolu 64.825,02 USD, ... 15.05.2006 tarih ve ... nolu 123.077,00 USD, ... 27.07.2006 tarih ve ... nolu 151.958,00 USD, ... 12.10.2006 tarih ve ... nolu 152.774,00 USD, Olduklarını; Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin m.41/4.bent'te: “Kabul komisyonunun oluşturulması ve işyerine gönderilebilmesi için, yapılan işin kusurlu ve eksik kısımlarının bedelleri toplamı işin sözleşme bedelinin yüzde beşinden fazla olmamasına bağlıdır.” denildiğini; boru hattının davalı ... tarafından 31/07/2007 tarihinde geçici kabulünün yapıldığını ve alt yapı teslim alınarak işletmeye alındığını, gaz satışına başlandığını; bu durumun hattın kesin kabulüne engel eksikliklerin bulunmadığını da gösterdiğini; idarenin geçici kabul işlemlerini tamamlayıp, kabul tutanağını hazırlarken yapım işleri genel şartnamesi gereği eksiklik olarak belirttiği işlerin giderim bedellerini göstermek zorunda olduğunu; oysa, kabul tutanağı incelendiğinde böylesi bir hesaplama olmadığının görüleceğini; zira, bu bedeller gösterilmiş olması durumunda kesin kabule engel teşkil etmeyen eksikliklerin miktarının da belli olacağını, sonuç olarak: İşin kesin kabulünün 31/07/2009 tarihi olduğunun tespitine, ...'ın 28/12/2004 tarih, ... nolu 493.165,00 USD miktarlı kesin teminat mektubunun iadesine, 24/04/2006-31/12/2007 tarihleri arasındaki personel giderleri için şimdilik 50.000,00 USD; makine/ekipman giderleri için şimdilik 50.000,00 USD; idareye verilen hizmet giderleri için şimdilik 200.000,00 USD; kesilen nakdi teminat miktarı için şimdilik 163.685,78 USD olmak üzere toplam 463.685,78 USD'nin Devlet bankalarının ABD Doları üzerinden bir yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, ... bank (eski ... Bank) 16/06/2005 tarih ve ... nolu 15.000,00 USD, ... bank (eski ... Bank) 28/07/2005 tarih ve ... nolu 29.130,00 USD, ... 14/10/2005 tarih ve ... nolu 72.310,00 USD, ... 26/12/2005 tarih ve ... nolu 64.825,02 USD, ... 15/05/2006 tarih ve ... nolu 123.077,00 USD, ... 27/07/2006 tarih ve ... nolu 151.958,00 USD, ... 12/10/2006 tarih ve ... nolu 152.774,00 USD, Nakdî teminat mektuplarının iadesine, Karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, cevaba cevap dilekçesinde ise Zeyilname-1'de yapılan değişiklikle, davalı idarenin işin ihalesi aşamasında boru temininde gecikme yaşanabileceği hususunu öngördüğünü ve gecikmelerden kaynaklanan tüm sorumluluğu yükleniciye yüklediğini; ...'nin sözleşmenin 33.21 maddesini yanlış yorumladığını; Zeyilname-1 ile sözleşmeye ilave edilen 33.21. maddede yer alan ifadenin, söz konusu boruların ana stok sahasına ulaşımında, diğer bir deyişle ana stok sahasına nakliyesinde meydana gelebilecek gecikmeleri kast ettiğini, halbuki somut olayda boruların nakliyesinde sıkıntı yaşanmadığını, sorunun İdarenin yükümlülüğünde olan boruların programlandığı şekilde tedarik edilmemesi olduğunu; geçici kabul tutanağında belirtilmeyen hususların cevap dilekçesinde eksiklik oyarak yazılmasının kötü niyetli olduğunu, belirterek davanın kabulünü istemiştir. Birleşen davada: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki işin kesin kabulünün ve kesin hesabının hükmen yapılmasına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. CEVAP: Asıl davada: Davalı vekili, cevap dilekçesinde kısaca; sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olan zeyilname-1'in 2. maddesi ile söz.m.33. maddesine “... tarafından teslim edilecek hat boruları” başlıklı 33.21 maddesinin ilave edildiğini ve söz konusu 2. madde ile 33.21 ... tarafından teslim edilecek hat borularının; “Proje kapsamında kullanılacak hat boruları, ihale dokümanı içerisinde yer alan termin programına uygun olarak ... tarafından imal ettirilirek, boru hattı güzergahı üzerinde yüklenici tarafından sağlanacak bir adet ana stok sahasına anaç üzerinde yükleniciye teslim edilecektir. Boruların indirme ve istif işlemi yüklenici tarafından karşılanmak üzere yüklenicinin sorumluluğundadır. ... tarafından temin edilecek hat borularının ana stok sahasına ulaşımında termin programına göre gecikme olması halinde yüklenici bu gecikme nedeni ile bir ilave ücret talebinde bulunmayacak, ancak gecikilen süre ile ilgili süre uzatımı talep edebilecektir.” düzenlemesi getirildiğini ve bu nedenle maliyete ilişkin istemlerin reddeldiğini ve süre uzatım verildiğini; davacının sunduğu kesin hesabın incelenerek eksikliklerin bildirildiğini, eksikliklerin tamamlanması ya da namı hesaba yapılmasından sonra kesin kabul ve kesin hesabın çıkartılacağını ileri sürerek, davanın reddini istemiştir. Birleşen davada: Davalı vekili, cevap dilekçesinde öz olarak; asıl davadaki yanıtlar tekrarlanarak davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DELİLLER : 1-Taraflar arasındaki 30/12/2004 tarihli ... Faz Projesi ile ilgili sözleşme ve eki evrak, 2-Zeyilnameler, 3-...E. sayılı dosyası, 4-Bilirkişilerin kök ve ek raporlardaki görüşleri, 5-Tüm dosya münderecatı, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKÎ NİTELENDİRME : Asıl dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında; uzayan süre nedeniyle personel, araç, makine ve ekipman giderlerinin tahsiline ilişkin alacak, kesin kabulün tespiti ile kesin teminatların, nakdî teminatların ve nakdî teminat mektuplarının iadesi ve komisyon bedellerinin tahsili istemine; birleşen dava ise, kesin hesabın hükmen yapılması istemlerine ilişkindir. Davacı vekili, 18/04/2012 tarihli dilekçesinde; 609.074,00 USD bedelli nakdi teminat mektupları ile 199.646,00 USD nakdi teminattan, 163.685,78 USD nakdî teminatın iadesi için dava açıldığını; dava devam ederken davalı nezdinde bulunan 199.646,00 USD nakdî teminatın, aynı tutardaki teminat mektubu karşılığında müvekkiline ödendiğini ve dolayısıyla ödenen bu miktardan dava konusu edilen 163.685,78 USD nakdî teminat açısından davanın konusuz kaldığını; 609,074,00 USD teminat mektuplarını karşılayan tek teminat mektubu olarak 05/08/2011 tarihinde ...'nın 03/08/2011 tarih ve 60419 numaralı 808.730,00 USD tutarlı teminat mektubunun, dava dilekçesinde belirtilen ... ve ... nakdî teminat mektupları ile değiştirildiğini, ifade etmiştir. Taraflar arasında, 30/12/2004 tarihli "...(Faz-III)" sözleşmesinin imzalandığı konusunda çekişme bulunmamaktadır. Birim fiyatlı sözleşmenin 10.11 maddesine göre işin 480 gün içerisinde bitirilmesi gerekmektedir. Sözleşmenin 11.1.1 maddesine göre 532.370,00 USD tutarlı kesin teminat idareye verilmiştir. Söz.m.11.4.1 uyarınca "Taahhüdün, sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesinden ve varsa işe ait eksik ve kusurların giderilerek geçici kabul tutanağının onaylanmasından ve yüklenicinin bu işten dolayı herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra, alınmış olan kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların yarısı, Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan ilişiksizlik belgesi getirilmesi ve kesin kabul tutanağının onaylanmasından sonra kalanı, yükleniciye iade edilir" hükmü bulunduğunu; eksik belgelerin sunulması gerektiğini, bildirmişlerdir. Dosyada bulunan Zeyilname-I'in, {... (Faz III) İşi”ne ilişkin olduğu ve zeyilnamenin 2.maddesinde: "Sözleşme tasarısının "diğer hususlar" başlıklı 33 ncü maddesine aşağıdaki madde metni ilave edilmiştir. 33.21. ... Tarafından Teslim Edilecek Hat Boruları Proje kapsamında kullanılacak hat boruları, ihale dokümanı içerisinde yeralan termin Programına uygun olarak, ... tarafından imal ettirilerek, boru hattı güzergahı üzerinde yüklenici tarafından sağlanacak bir adet ana stok sahasına araç (kamyon/vagon) üzerinde yükleniciye teslim edilecektir. Boruların indirme ve istif işlemi bedeli yüklenici tarafından karşılanmak üzere yüklenicinin sorumluluğundadır. ... tarafından temin edilecek hat borularının, ana stok sahasına ulaşımında termin Programına göre gecikme olması halinde yüklenici bu gecikme nedeni ile herhangi bir ilave ücret talebinde bulunmayacak, ancak gecikilen süre ile ilgili süre uzatımı talep edebilecektir} hükmü getirildiği, görülmüştür. Davacı, asıl davada, sözleşme nedeniyle, kesin kabulün tespiti ile alacak istemini ileri sürmüş ve teminatların iadesini istemiş; birleşen davada ise kesin hesabın hükmen yapılmasını talep etmiş; davalı, asıl ve birleşen davada davanın reddini, savunmuştur. Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen 30/12/2004 tarihli sözleşmeden dolayı, kesin kabul ve kesin hesabın hükmen yapılması koşullarının bulunup bulunmadığı; yüklenicinin talep edebileceği alacak olup olmadığı ve teminatların iadesi koşullarının oluşup oluşmadığı, hususundadır. Taraf vekillerinin iradeleri zabıtlara yansıtılmış, tüm deliller toplanılmış ve teknik inceleme gerektirdiğinden bilirkişi görüşü alınmıştır. Bilirkişiler ...'nün 26/12/2012 tarihli raporlarında; dava konusu işin geçici kabulünün 31/07/2007 tarihinde yapıldığını; kesin kabul için yüklenicinin yazılı müracaatı üzerine kabul yapılacağını, sürekli bakım niteliğindeki işlerin sözleşme uyarınca yapılıp yapılmadığının kontrol edileceğini; teminat süresi içerisinde yüklenicinin bütün yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğu ve kendisine yüklenecek kusur ve eksiklik bulunmaması gerektiğini, idarenin eksiklikler yönünden 02/01/2008 tarih 56 sayılı; 19/03/2010 tarih 9076 sayılı, 04/06/2009 tarih ... sayılı, 24/06/2010 tarih ... sayılı yazılar yazmış olduğunu; teminat süresince bakım sorumluluğunun bulunduğunu; teminat süresi dışındaki 19/03/2010 ve 24/06/2010 tarihli yazılarda davalı istemi yerinde olmamakla beraber 04/06/2009 tarih ve ... sayılı yazıda "... branşmanı Kp:84+000 ve Kp:95+800'de bölgedeki yağışlar sonucu boru ve ...'nin üzerinin açılması" hususunun bildirilmesine karşın bakım yükümlülüğünün yerine gelip gelmediğinin araştırılması gerektiğini; kesin kabulün hükmen yapılması için talep bulunmadığını; kesin teminatın yarısının geçici kabulden sonra serbest bırakıldığını, dava konusu edilenin diğer yarısına ilişkin olduğunu; sözleşmenin 11.4.1 gereğince teminat mektubunun iadesi için ilişiksizlik belgesinin idareye sunulması ve kesin kabulün yapılması gerektiğini; alacak kalemi yönünden belgelerin sunulmadığını; belirtmişlerdir. Bu rapordan sonra davacı tarafından davalı ... aleyhine .... sayılı dosyasıyla kesin kabulün ve kesin hesabın hükmen yapılması istemiyle açtığı dava birleştirme kararı verilerek eldeki dava ile birleştirilmiş ve yargılama birlikte yürütülmüştür. Bilirkişiler kurulunun 21/01/2014 tarihli raporunda, işin uzamasındaki gecikme sebeplerinin davalı idarenin risk alanından kaynaklanan gecikmeler olduğunu ve davanın bu gecikmelere katlanması gerektiğinin kabulüne bağlı olarak davacının talep edebileceği tutarlar konusunda hesaplama yapmış; kesin kabulün mahallinde inşaat mühendisi ilavesiyle yapılması gerektiğini; geçici kabulün yapılmış olması sebebiyle iadesi talep edilen 493.165,00 USD teminat mektubunun yarısı olan 246.582,50 USD'lik kesin teminat mektubunun iadesi gerektiğini, kesin hakediş ve kesin kabulün yapılmamış olması sebebiyle diğer yarısının iadesinin mümkün olmadığını; diğer talepler yönünden açıklama yapılmasının gerektiğini, belirtmişlerdir. Dosyaya sunulan revize geçici kabul tutanağına göre, revize geçici kabul itibar tarihinin 31/08/2012 olarak saptandığı ve davacı yüklenicinin ihtirazı kayıtla tutanağı imzaladığı, görülmüştür. Davalı ... vekili 02/03/2014 tarihli dilekçesinde itirazlarını yenileyerek, davacı yüklenicinin tekliflerini (1) nolu zeyilname çerçevesinde sunduğunu; söz konusu zeyilname ile projede kullanılacak boruların Ocak 2005-Aralık 2005 tarihli teslimlerinin Şubat 2005-Ocak 2006 olarak ötelendiğini; bu ötelemenin süre uzatımı olamayacağını; süre uzatımının yapım aşamasına geçtikten sonra olabileceğini; Zeyilname (1)'in 33.21 maddesine göre, "... tarafından temin edilecek hat borularının ana stok sahasına ulaşımında termin programına göre gecikme olması halinde bu gecikme nedeniyle herhangi bir ilave ücret talebinde bulunmayacak, ancak gecikilen süre ile ilgili süre uzatımı talep edilebilecektir" hükmü çerçevesinde (178+223+3) olmak üzere toplam(404) gün süre uzatımı verildiğini ve maliyet artışı taleplerinin sözleşme olanak vermediğinden reddedildiğini, savunmuştur. Bilirkişiler kurulunun 28/11/2014 tarihli II.Ek Raporunda, zeyilname konusundaki itiraz hakkında 21/01/2014 tarihli ek raporuna atıf yaparak, zeyilname ile bir aylık süre ile ötelendiğini ve bir aylık süre için ilave ücret istenemeyeceğini belirterek eski düşüncesinde ısrar etmiş, ek dava açılmasından önce davalı idarenin kesin kabulün yapılması konusunda temerrütünün bulunduğundan söz edilemeyeceğini; personel giderlerinden 509.354,41 USD, makine, araç ve ekipman giderlerinden 1.335.954,80 USD, hizmet giderlerinden 467.500,00 USD talep edilebileceğini; 246.582,50 USD tutarlı kesin teminat mektubunun iadesinin gerektiğini; 163.685,78 USD'lik teminat mektubunun iadesi nedeniyle talebin konusuz kaldığını; davalının uhdesinde bulanan toplam 609.074,00 USD'lik 7 adet teminat mektubunun (dava devam ederken değiştirilen 808.730,00 USD) talebinin yerinde olmadığını; komisyon giderlerinden 15.933,40 TL talepte haklı olunduğunu; hükmen tespitinin mahallinde incelemeyle yapılması gerektiğini, ilişiksizlik belgesinin sunulmadığı, yazmışlardır. Bu ek raporda itiraza uğramıştır. Davalı ... vekili, yüklenici namı hesabına yaptırılma bedeli olan 19.858,00 TL'nin projeye ait nakdî teminatlardan kesildiğini; ... bedeli olan 48.435,51 TL'nin yüklenici tarafından ödendiğinin raporda yer aldığını ancak, 48.435,51 TL'nin yalnızca temizlik piginin tedarik bedeli olduğunu ve bedelin .../03/2012 tarihinde yatırıldığını; söz konusu bedelin yatırılmış olmasının davaya konu hattın yapım sürecinde yeterince kurutulmadığını ve buzlanmanın sorumluluğunun kendilerinde olduğunun ikrarı olduğunu; kurutma bedelinin yalnızca ... bedelinden ibaret olmadığını; personel, kurutma ve havaya atılacak gaz bedelini de içerdiğini; eksikliklerin tamamlanıp ortaya çıktığı tarihin 14/08/2012 olduğunu ve kesin kabul tarihinin 14/08/2014 olacağını; yüklenici tarafından giderilmeyen geçici kabul eksikliklerinin müvekkilince namı hesabına giderildiğini ve eksikliklerin 31/08/2012 tarihinde tamamlandığını; ...nin 24.maddesi uyarınca 24 aylık garanti süresinin ilavesiyle kesin kabul tarihinin 31/08/2014 olduğunu ve bu sebeple yeni bir heyetten rapor alınmasını istemiş, emsal karar örneği sunmuştur. Davacı yüklenici vekili de 24/12/2014 tarihli dilekçesiyle ek rapora karşı beyan ve kesin hesaba ilişkin kısma ise itirazlarını bildirmiştir. Asıl dava dosyasında davacı taleplerinin irdelenebilmesi için davalı idarenin, Zeyilname (1)'in 33.21 maddesine göre, "... tarafından temin edilecek hat borularının ana stok sahasına ulaşımında termin programına göre gecikme olması halinde bu gecikme nedeniyle herhangi bir ilave ücret talebinde bulunmayacak, ancak gecikilen süre ile ilgili süre uzatımı talep edilebilecektir" hükmü çerçevesinde ilave ücret istenemeyeceğine ilişkin savunmasının karşılanması gerekir. Raporlara itirazlar nedeniyle yeni bir bilirkişiler heyetinden görüş alınması gerektiği kanısına varılmıştır. Bilirkişiler ...'ın 20/07/2015 tarihli raporlarında; Zeyilname-1'in 33.21 maddesinin boru teslimatlarının 1 ay süre için ötelendiğini, işin gecikme sebebinin iş sahibinin yükümlülüklerinden kaynaklandığını; davaya konu olan; işin gecikmesi, işin uzaması ve bu uzayan sürede davalı idareye verilen hizmetler, bu süre zarfında çalıştırılan personel, araç makine ve ekipman giderleri ile ilgili olarak teminatların iadesi ve nakdi teminatların iadesi, kesin teminatın iadesi, çözülebilmesi için kesin hesabın yapılması gerekeceğinden aynı zamanda açılan davada kesin kabulün hükmen yapılması talebinin bulunduğunu ve kesin hesabın yapılabilmesi için mahallinde inceleme yetkisi verilmesi gerektiği, beyan edilmiştir. Davalı vekili bu rapora karşı itiraz dilekçesinde, kesin hesap ve kesin kabulün onaylandığını da belirterek itiraz etmiştir. Bilirkişilerin 17/07/2017 tarihli ek raporlarında, taraflar arasında birim fiyatlı sözleşmenin bulunduğunu; ifa ile sona eren sözleşmede yüklenicinin talep edebileceği edim tutarının iş bedeli ile koşulu oluşmuş ise sözleşmenin 15.2 maddesindeki düzenleme itibariyle idarenin kusuru sonucu işin uzaması halinde ödenmesi öngörülen fiyat farkı olduğunu; bunun dışında fazladan süreyle personel ve araç çalıştırma, hizmet sunma adı altında bedel talep imkanının bulunmadığını, zeyilname ile eklenen 33.21 maddesinin bu durumu öngördüğünü, kök raporda hatalı değerlendirme bulunduğunu, ek raporda mütalaa olarak belirtmişlerdir. Yapılan yargılama sonucunda toplanan tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde: Taraflar arasında eser sözleşmesi bulunmaktadır. Asıl ve birleşen davada, davacı yüklenici; asıl ve birleşen davada, davalı ise iş sahibidir. Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi; iş sahibinin de bir bedel ödemeyi üstlendiği, iki taraflı işgörme sözleşmesidir. Asıl ve birleşen davada davacı, yüklenici; asıl ve birleşen davada davalı ise, iş sahibidir.
BK m.470 ve diğer maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinde Yasa'nın 471.maddesi uyarınca yüklenicinin üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini de gözeterek sadakat ve özenle ifa etmek zorunluluğu vardır. İş sahibinin ise aynı kanunun 479.maddesi uyarınca bedel ödeme borcu bulunmaktadır. BK m.97 uyarınca, karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir. Yanlar arasındaki sözleşme hükümleri taraflar açısından yasa gücünde olup, bağlayıcı olacaktır. Sözleşmenin 19.4.maddesindeki "İdarenin, bu sözleşmede ve ...nde sözleşmenin ifasına ilişkin yükümlülüklerini öngörülen sürede yerine getirmemesi (yer teslimi, projelerin onaylanması, ödenek yetersizliği) gibi ve bu sebeple sorumluluğu yükleniciye ait olmayan gecikmelerin meydana gelmesi, bu durumun taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması. Yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemesi hallerinde, durum idarece incelenerek işi engelleyici sebeplere ve yapılacak işin niteliğine göre işin bir kısmına veya tamamına ait süre uzatılır ancak bu durumda yüklenicinin yirmi gün içinde idareye yazılı olarak bildirimde bulunması şartı aranmaz" hükmü gereğince idarenin sebebiyet verdiği haller nedeniyle gecikmeden dolayı süre uzatımının yapılacağının düzenlenmesine rağmen genel giderlerin ödeneceğinin düzenlenmediği, görülmüştür. Sözleşmenin 33.maddesine ek olarak Zeyilname-I ile konulan 33.21 bendinde de gecikmeden dolayı yüklenicinin herhangi bir ilave ücret talep etmeyeceği, süre uzatımını talep edeceği düzenlenmiştir. Bu sebeple davacının kendisinden kaynaklanmayan nedenlerle işin uzaması halinde süre talep etmek dışında ücret talep etmesi sözleşme hükümlerine göre mümkün değildir. İlk iki bilirkişiler kurulu aksi mahiyette görüş bildirmesine karşın, üçüncü bilirkişiler kurulu ek raporda bu mahiyette düşünce bildirmişlerdir. Dosya arasında bulunan emsal mahiyetteki FAZ II. işine ilişkin aynı taraflar arasında aynı sebeplere dayalı olarak ... Mahkemesi'nde görülen davada, "...sözleşmenin 33.maddesine ek olarak zeyilname-1 ile konulan 33-21 bendinde de gecikmeden dolayı yüklenicinin herhangi bir ilave ücret talep etmeyeceği, süre uzatımını talep edeceğinin düzenlendiği..." gerekçesiyle verilen davanın reddi kararı, ...'nin 18/06/2015 tarih ve .... sayılı ilâmı ile onanmış ve karar düzeltme istemi de reddedilerek, karar kesinleşmiştir. Aynı taraflar arasındaki bu karar, eldeki FAZ III işi için kuvvetli delil mahiyetinde olup bağlayıcıdır. Bu sebeple, yanlar arasındaki sözleşme kapsamında verilen Zeyilname (1)'in 33.21 maddesine göre, "... tarafından temin edilecek hat borularının ana stok sahasına ulaşımında termin programına göre gecikme olması halinde bu gecikme nedeniyle herhangi bir ilave ücret talebinde bulunmayacak, ancak gecikilen süre ile ilgili süre uzatımı talep edilebilecektir" hükmü çerçevesinde yalnızca süre uzatımı verilebileceği ve maliyet artışı taleplerinin zeyilname gereğince talep edilemeyeceği, kanaatine varılmış, bu istemin reddi gerekmiştir. Davacı yüklenici tarafından sunulan uzman görüşü, yukarıdaki açıklama ve kabul karşısında yerinde görülmemiştir. Bilirkişilerin raporlarında teferruatlı olarak saptandığı gibi yapılan işlerde eksiklikler bulunmakta olup, yapılan iş dava tarihi itibariyle kesin kabule hazır bulunmamaktadır. Geçici kabul tutanağında tespit edilemeyen eksikliklerden ve kusurlardan yüklenicinin sorumlu olduğu ...nin 45.maddesinde düzenlenmiştir. Aynı şartnamenin 41.maddesine göre kesin kabul yapılmadan kesin hakediş yapılamayacağı düzenlenmiştir. Yargılama süreci içinde 08/09/2015 tarihli onaya dayalı olarak kesin kabul tutanağı düzenlenmiştir. Kesin kabul tutanağına göre, işin geçici kabul itibar tarihi 31/08/2012 (revize) olarak saptanmış, kesin kabul teminat süresi (2) yıl olarak yazılmıştır. Buna göre kesin kabul tarihi 31/08/2014 olacaktır. Yargılama sırasında 199.646,00 USD nakdî teminatın aynı tutardaki teminat mektubu karşılığında ödendiği ve bu sebeple dava konusu edilen 163.685,78 USD nakdî teminat açısından davanın konusuz kaldığı davacı vekilince beyan edilip anlaşıldığından, bu tutar yönünden konusu kalmayan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmelidir. Dosyadaki delil, belgeler ve kabule göre dava tarihi itibariyle davacı yüklenici yönünden haklılık bulunmadığı anlaşıldığından, yargılama giderleri ile yükümlü tutulmalıdır. Asıl davada dava tarihi itibariyle geçici kabul itibar tarihi ve kesin kabul tarihi henüz gelmediğinden, dava konusu edilen teminatlara ilişkin diğer talepler yönünden zamansız taleplerin reddine karar verilmelidir. Birleşen dava, kesin kabulün hükmen yapılmasını ilişkin olup, yargılama sırasında, kesin kabul tutanağı düzenlenmiştir. Kesin kabul tutanağı düzenlenmiş olmakla, birleşen dava yönünden konusu kalmayan davada karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmelidir. Kesin kabul tutanağına göre, işin geçici kabul itibar tarihi 31/08/2012 (revize) olarak saptanmış, kesin kabul teminat süresi (2) yıl olarak yazılmıştır. Buna göre kesin kabul tarihi 31/08/2014 olacaktır. Bu tespite göre birleşen dava tarihi itibariyle kesin kabul şartları olmadığından, davacı yüklenici yargılama giderleri ile yükümlü tutulmalıdır. Yukarıda açıklanan yasal ve hukuksal olgu göz önüne alınarak, 22/05/2018 tarihinde asıl davada, davanın reddi ile dava konusu edilen 163.685,78 USD nakdî teminatın yargılama sırasında iade edildiği davacı vekilince beyan edilip anlaşıldığından, bu tutar yönünden konusu kalmayan davada karar verilmesine yer olmadığına, Birleşen davada, yargılama sırasında, kesin kabul tutanağı düzenlediği belirlendiğinden, konusu kalmayan davada karar verilmesine yer olmadığına, Şeklinde verilen kararın, esas ve birleşen davada davacı şirket vekilince istinaf kanun yoluna götürülmesi üzerine, ... ., sayılı 02/03/2021 tarihli ilamında; Dava, taraflar arasında imzalanan 30/12/2004 tarihli ... Sözleşmesi sebebiyle işin yapım süresinin davalı idareden kaynaklı sebeplerle uzadığı iddiasıyla yapılan personel giderleri, makine ekipman giderleri, ... İdareye Sağlanacak Hizmet Bedeli karşılığı alacakların tahsili ve davalı nezdindeki nakdi teminat mektuplarının iadesi, işin kesin kabulünün 31/07/2009 tarihi olması gerektiğinin tespiti, Birleşen dava ise yine aynı taraflar arasında imzalanan aynı tarihli sözleşme sebebiyle işin kesin kabulünün ve kesin hesabın hükmen yapılması istemlerine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Mahkemece yapılan yargılama ile 26/12/2012 tarihli bilirkişi kurulundan rapor alındığı, bu rapora itirazlar üzerine farklı bir bilirkişi kurulundan 21/01/2014 tarihli 1. ek rapor ile 28/11/2014 tarihli 2. Ek raporlar alındığı ve tarafların son ek rapora itirazları doğrultusunda yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınmasına karar verildiği, 5 kişilik bilirkişi kurulunun 20/07/2015 tarihli kök raporuna tarafların itirazı üzerine aynı heyetten 17/07/2017 tarihli ek rapor alınarak bu son ek rapordaki belirlemeler doğrultusunda, yanlar arasındaki sözleşme hükümlerinin taraflar açısından yasa gücünde olup bağlayıcı olacağı, sözleşmenin 19.4. Maddesinde, idarenin sebebiyet vermiş olduğu hallerde gecikmeden dolayı süre uzatımının yapılacağının düzenlendiği, ancak bu sebeple oluşacak genel giderlerin ödeneceğinin düzenlenmediği, sözleşmenin 33. Maddesine ek olarak Zeyilname 1 ile konulan 33.21. Maddesinde, gecikmeden dolayı yüklenicinin herhangi bir ilave ücret talep etmeyeceği ancak gecikilen süre kadar süre uzatımını talep edeceği, bu sebeple davacının idareden kaynaklanan nedenlerle işin uzaması halinde süre talep etmek dışında ücret talep etmesinin mümkün bulunmadığı, 3. bilirkişi kurulunun ek raporunun da bu mahiyette düşünce bildirdiği, yine aynı taraflar arasında Faz 2 işine ilişkin aynı sebeplere dayalı olarak ... Mahkemesi'nde görülen davada '' sözleşmenin 33. Maddesine ek olarak Zeyilname 1 ile konulan 33-21. Bendinde de gecikmeden dolayı yüklenicinin herhangi bir ilave ücret talep etmeyeceği, süre uzatımını talep edeceğinin düzenlendiği '' gerekçesiyle verilen davanın reddi kararının, ... Dairesi'nin 18/06/2015 tarihli ... sayılı ilamı ile onandığı ve karar düzeltme talebinin de reddedilerek kararın kesinleştiği, aynı taraflar arasındaki bu kararın eldeki Faz 3 işi için kuvvetli delil mahiyetinde olup bağlayıcı olduğu, bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak saptandığı gibi yapılan işlerdeki eksiklikler sebebiyle dava tarihi itibariyle işin kesin kabule hazır bulunmadığı, ...nin 45. Maddesine göre geçici kabul tutanağında tespit edilemeyen eksiklikler ve kusurlardan dolayı yüklenicinin sorumluluğunun devam ettiği, yargılama süreci içinde 08/09/2015 tarihli onaya dayalı olarak kesin kabul tutanağı düzenlendiği, kesin kabul tutanağına göre işin geçici kabul tarihinin revize edilerek 31/08/2012 tarihi olarak saptandığı, kesin kabul teminat süresinin 2 yıl olarak kararlaştırıldığı, buna göre kesin kabul tarihinin 31/08/2014 tarihi olacağı, yargılama sırasında davacı yüklenici tarafından davalı idareye ödenen 199.646,00 USD nakdi teminatın aynı tutardaki teminat mektubu karşılığında ödendiği ve bu sebeple dava konusu edilen 163.685,78 USD nakdi teminatın iadesi talebi açısından davanın konusuz kaldığı, bu tutar yönünden konusu kalmayan dava sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, asıl dava tarihi itibariyle geçici kabul tarihi ve kesin kabul tarihi henüz gelmediğinden dava konusu edilen diğer teminatların iadesine ilişkin talepler yönünden zamansız taleplerin reddine, birleşen davanın ise kesin kabulün yapılmasına ilişkin olup yargılama sırasında kesin kabul tutanağının düzenlendiği, kesin kabul tutanağı düzenlenmiş olmakla da birleşen dava yönünden konusu kalmayan davada karar verilmesine yer olmadığına ve dava ve birleşen dava tarihi itibariyle davacı yüklenicinin dava ve birleşen davaları açmakta haklı olmadığı kabul edilerek yargılama giderlerinin dava ve birleşen davada davacı yükleniciye yüklenmesine dair karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekilince yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dosya kapsamından işin geçici kabulü amacıyla davacı yüklenici tarafından 31/07/2007 tarihinde davalı idareye sunulduğu, ve işin geçici kabulünün yapılmasının istendiği, bu tarihte işin geçici kabulünün yapıldığı, ancak dava tarihine kadar geçen süreçte işin ... tarafından kesin kabulünün yapılmamış olması sebebiyle asıl davada süre uzatımı sebebiyle davacının uğradığı söylenen zararlar talep edildiği gibi, işin kesin kabulünün 31/07/2009 tarihinde yapılmış olması gerektiğinin tespiti ve bu sebeple davalı idareye verilen nakdi teminatların ve teminat mektuplarının iadesi de talep edilmiş, birleşen davada ise işin kesin kabulünün birleşen dava tarihine kadar yapılmamış olması sebebiyle işin kesin kabulünün yapılması ve kesin hesabın mahkemece çıkarılması talep edilmiş, yargılama aşamasında davalı idarece 08/09/2015 tarihli onaya dayalı olarak kesin kabul tutanağının düzenlendiği anlaşılmıştır. Mahkemece asıl davada, asıl dava tarihi itibariyle işin geçici ve kesin kabul aşamasına henüz gelmiş olmadığı kabul edilerek davalı ... tarafından davacı yükleniciye ödenen 163.685,78 USD'lik nakdi teminat dışındaki teminat mektupları iadesi taleplerinin, davacı yüklenicinin diğer alacak istemleriyle birlikte reddine karar verilmiş ise de; davacı yüklenici açtığı ve bu dosyayla birleşen davasında henüz kesin kabulü yapılmayan işin kesin hesabının mahkemece hükmen yapılmasını talep etmiş olduğundan uyuşmazlık mahkemeye intikal ettirildiğine göre kesin hesabın mahkeme tarafından çıkarılması gerekir. Nitekim yargılamanın devamı sırasında da işin kesin hesabının 08/09/2015 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple sözleşme ve eki şartnameler hükümleri çerçevesinde ve işin yapılan kesin hesabına ilişkin davalı idaredeki tüm belgeler getirtilerek davacı yüklenici tarafından çıkartılan kesin hesaba itiraz edilmemişse usulüne uygun itiraz vaki olmadığı sürece çıkarılan kesin hesaplar ve düzenlenen kesin hak ediş yüklenici bakımından bağlayıcı olduğundan, uyuşulan kesin hesap sonuçlarına göre ve tarafların daha önce aldırılan bilirkişi kurulu raporlarına yaptıkları itirazlar da değerlendirilerek gerekirse yeni bir bilirkişi kurulu oluşturularak davacının teminatın iadesi istemlerinin değerlendirilmesi, davalı iş sahibi tarafından çıkarılan kesin hesaba davalı yüklenici tarafından itiraz edilmişse tasfiye kesin hesabının mahkemece çıkarılması gerektiğinden tarafların itirazları da göz önünde tutulmak suretiyle tasfiye kesin hesabı konusunda uzman bilirkişi kurulundan denetime elverişli ve gerekçeli rapor alınması ve sonucuna göre asıl davada davacı yüklenicinin teminatın iadesi istemleri yönünden karar verilmesi gerekirken (..., ...sayılı kararı) mahkemece asıl dava tarihi itibariyle işin geçici ve kesin kabul şartlarının oluşmadığı ve kesin kabulünün henüz yapılmamış olduğu gerekçeleriyle ve yargılama aşamasında işin kesin kabulünün de yapılmış olduğu anlaşılmasına rağmen taraflar arasında işin tasfiyesi sağlanmadan asıl davadaki davacı yüklenicinin teminat mektuplarının iadesi isteminin reddine karar verilmiş olması sebebiyle davacı vekilinin istinaf başvurusu dairemizce haklı görülmüştür. Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece eksik incelemeye ve araştırmaya dayalı olarak asıl ve birleşen davada, davanın reddine ve dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararlar usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğundan davacı vekilinin asıl ve birleşen dava yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi uyarınca esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak asıl ve birleşen davada esasa ilişkin olarak yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği, Gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılmış, dosyanın intikali sonrası yeniden taraf teşkili yapılarak yargılamaya devam edilmiştir. ...., sayılı 02/03/2021 tarihli ilamında öngörüldüğü şekilde sözleşme ve eki şartname hükümleri çerçevesinde ve işin yapılan kesin hesabına ilişkin davalı ... nezdinde bulunan tüm belgeler yazılan müzekkere ile temin edildikten sonra, Mahkememizce nitelikli hesap uzmanı, inşaat uzmanı, elektrik mühendisi, makine mühendisi, yeminli mali müşavirden oluşturulan bilirkişi kurulundan 16/01/2023 tarihli kök rapor, tarafların itirazlarını karşılar şekilde 16/02/2024 tarihli birinci ek rapor ve sonrasında yine itirazları karşılar şekilde 29/10/2024 tarihli ikinci ek rapor aldırılmıştır. Bilirkişi kurulunca verilen yetki kapsamında davalı ...'a ait kayıtlar da yerinde incelenmek suretiyle kesin hesaba ilişkin belgeler incelenip örneği dosyaya kazandırılmıştır. Yapılan incelemede, son hakediş olan 29/09/2015 tarihli (...) nolu hakedişin üzerinde kesin hesap niteliğinde olduğuna ilişkin ibare bulunmasa da kesin hesap niteliğinde olduğu, nitekim davacı yüklenicinin (...) nolu hakedişe istinaden düzenlediği 05/11/2015 tarihli ... nolu faturanın "...'nin Faz-III Yapım İşi Kesin Hakediş Bedeli" açıklamasıyla düzenlendiği belirlenip bu yönde görüş belirtilerek söz konusu fatura örneği de dosyaya kazandırılmıştır. Gerek kök raporun içeriği gerekse itirazlar birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında düzenlenen 29/09/2015 tarihli son hakedişin itiraz olunmaksızın kesinleştiği, taraflar arasında bu şekilde kesin hesabın yapıldığı ve bağlayıcı olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında yukarıda açıklandığı şekilde uyuşulan kesin hesap sonuçlarına göre davacının asıl davadaki teminatın iadesi istemiyle ilgili yapılan yargılamada, Taraflar arasındaki sözleşmenin 11.4.1 maddesinde: "Taahhüdün sözleşme ve ihale dokumanı hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesinden ve varsa işe ait eksik ve kusurların giderilerek geçici kabul tutanağının onaylanmasından ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra alınmış olan kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların yarısı, sosyal sigortalar kurumundan ilişiksizlik belgesi getirilmesi ve kesin kabul tutanağının onaylanmasından sonra kalanı, yükleniciye iade edilir." düzenlemesi mevcut olup, Taraflar arasındaki kesin kabul tutanağı 18/06/2015 tarihinde, kesin hesap ise 29/09/2015 tarihinde onaylanmıştır. ...'nün 22/02/2023 tarihli yazı örneğinden davacı şirketin dava konusu sözleşme kapsamında sosyal güvenlik kurumuna borcunun bulunmadığı, dolayısıyla sosyal sigortalar kurumu ile ilgili ilişiksiz belgesi koşulunun oluştuğu anlaşılmaktadır. 07/04/2014 tarihli ve ... sayılı yazısından davalı işveren ... nezdinde bulunan teminatların davacı yüklenici şirkete iadesinde bir sakınca olmadığı hususunun davalı işveren şirkete bildirildiği anlaşılmaktadır. Bu ve dosya içeriğinden taraflar arasındaki sözleşmenin 11.4.1 maddesinde teminatın iadesi koşulları arasında yer alan, sosyal sigortalar kurumundan ilişiksiz belgesi getirme koşulunun gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 11.4.1 maddesinde iadenin koşulu için yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığının tespiti zorunluluğu mevcuttur. Dosya içeriğinde yer alan ve bilirkişi kurulunun 16/02/2024 tarihli raporunda da yer verildiği üzere, Davalı yanın dilekçe ekinde sunmuş olduğu ... E. Sayılı dosyasıyla verilen kararın incelenmesinde; Davacı ... A.Ş.'nin "... idarenin 2008 ve 2009 yıllarında hattın buzlandığı ve buzlanmaya neden olan durumun ise hatların müvekkili şirket tarafından kurutulmadığı hidrostatik testlerinin yapılmadığından bahisle bu işlemlerin yapılması sırasında vent edilen gaz bedeli ve yapılan masrafların müvekkilinden tahsil cihetine gitmek istediğini, bu testlerin yapılmamış ve/veya sonuçlar olumsuz olsa hatta gazın alınmasının mümkün olmayacağını, kurutma işlemlerinin yapılmamış olmasının geçici kabul eksiği olarak gösterilmediğini, ... nezdinde her iki proje için toplam 2.706.845,00 $ (Amerikan doları) teminat mektubu bulunduğunu beyanla; dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, uygun görülecek teminat karşılığında karar kesinleşinceye kadar 794.075,97-TL'nin tahsiline ilişkin iş ve işlemlerin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ... ... 'nın 08.01.2013 tarih ve ... sayılı yazısı ile bildirilen 2008-2009 yıllarında yapılan 915.321 Sm3 ventine ilişkin 784.382,36-TL (OTV KDV Dahil) vent edilen gaz bedeli ve 2008-2009 yıllarında yapılan 915.321 Sm3 gaz ventine ilişkin personel, konaklama giderleri için 9.639,61-TL olmak üzere toplam 794.075,97-TL borçlu olmadıklarının tespitine, muarazanın önlenmesi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini..." talep ettiği, Birleşen ... E. Sayılı dosyasıyla ".... davalı ... tarafından 241.689,41-TL'nin ödenmesi talebiyle 20.09.2013 tarihli yazının müvekkiline gönderildiğini, davalı ... tarafından 17.04.2013 ve 11.05.2013 tarihlerinde yapılan ... operasyonu sırasında havaya atılan gaz bedeli dahil oluşan işçilik, ulaşım, konaklama vb. masraflara ilişkin toplam 241.689,41-TL talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla; ... 'nın 20.09.2013 tarih ve ... sayılı yazısı ile ... Faz 2 ve Faz 3 projeleri ile ilgili olarak ... hattında donma / tıkanma sorunları nedeni ile 17.04.2013 ve 11.05.2013 tarihlerinde yapılan ... operasyonları sırasında havaya atılan gaz bedeli dahil oluşan işçilik, ulaşım, konaklama vb.masraflara ilişkin talep edilen 241.689,41-TL (KDV Hariç) borçlu olmadıklarının tespitine, muarazanın önlenmesine, kötü niyet tazminatına karar verilmesini..." talep ettiği, Mahkemece verilen 28.04.2022 tarihli, asıl ve birleşen davaların reddine dair kararın ... Sayılı kararıyla ONANMASINA karar verildiği, Görülmüştür. Davacı ... A.Ş. tarafından .... Sayılı dosyasıyla (İlk Derece Mahkemesi esas: ....) açmış olduğu davada; "Davalının işletme döneminde, hattaki suyun tıkanmalara neden olduğu gerekçesiyle, tıkanmanın açılması için vent edilen gaz bedelini müvekkilinden kestiğini, proje şartnamesinde kurutma işleminden sadece bir defa müvekkilinin sorumlu olacağının belirtildiğini, bu işlemin de yapıldığını, müvekkilinin artık boru hattını kurutma işlemleri için dışarıya vent edilen gazdan sorumlu olmadığını, kabul etmemelerine rağmen davalı idarenin her yıl bir kaç kez ... atma ( Boru boyunca ilerleyen malzeme ile boru hattının kurutulması) işlemi yaptığını, bu işlemden dolayı 2011 yılında 253.000,00 USD, 2012 yılında 170.000,00 USD, 2013 yılında 145.000,00 USD’nin müvekkilinin alacaklarından ve teminat mektuplarından haksız olarak tahsil edildiğini, projede kurutma bedelinin 20.000,00 - 30.000,00 USD olarak belirlenmesine rağmen sadece 3 yıl içinde müvekkilinden bu sebeple 1.168.000,00 USD kesinti yapıldığını ve bunun müvekkilinin teminat mektubu ile alacaklarından kesildiğini, davalının kesin kabul yapmayarak bakım süresini uzattığını, müvekkili ile ilgilisi bulunmayan nedenlerle müvekkili namına haksız işlemler yaparak müvekkilinin mağdur olmasına ve ticari itibarının zedelenmesine neden olduğunu, davalı ...'ın ... 17/06/2014 tarih ve ... sayılı yazısı ile bakım döneminde olduğu bildirilen ... Faz 3 projesinde ... branşmanında buzlanma nedeniyle tıkanıklıklarının açılması için yapılan ... atma nedeniyle 20/12/2013 tarihindeki vent bedeli olarak 389.333,14 USD bedelin 26/06/2014 tarihine kadar ödenmesini, ödenmemesi halinde bahse konu bedelin nakdi teminatlar ve kesin teminatlardan kesileceğini bildirdiğini,... müvekkilinin davalı tarafından vent edilen gaz ve masraf bedeli olan 389.333,14 USD borçlu olmadığının tespitini, davalı aleyhine kötü niyet tazminatı takdirini ve muarazanın giderilmesini" talep ettiği, .... tarafından davanın reddine karar verildiği, Yine davacı yüklenici şirketin temyizi sonrasında ...., sayılı ilamı ile söz konusu hükmün onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşılmıştır. Davalı işveren ... vekilince dosyaya sunulan 21/11/2025 tarihli dilekçede dava konusu teminat mektuplarının 2013, 2014 ve 2015 yıllarında, davacı yüklenicinin açtığı Menfi Tespit davalarına konu sözleşmeden kaynaklı borçları nedeniyle nakde çevrilerek tahsil edildiğini belirtmiş, Davacı yüklenici şirket vekilince dosyaya sunulan 24/11/2025 tarihli dilekçe de ise davalı şirketin yukarıda açıklanan dilekçesinde atıfta bulunarak, teminat mektuplarının iadesine yönelik olarak müvekkili şirketin borcu ödediğine dair davalı şirketinde ikrarı bulunduğunu, bilirkişi kurulunun 2. Ek raporunun sonuç ve kanaat kısmındaki 3. Başlığa bakıldığında, şayet davacı tarafından ... esas birleşen ... esas ve ... esas sayılı dosyaları ile borçlu olduğu kesinleşen borcun ödendiğine ilişkin belge sunulması halinde teminatın iadesi isteminin haklı olacağı şeklinde değerlendirilme yapıldığını, teminat mektuplarının nakde çevrilmesi yoluyla borçta ödenmiş olmakla esas davanın kabulü gerektiğini ifade etmiştir. Esas dava ile ilgili yapılan değerlendirmede, mahkememizce 22/05/2018 tarihinde verilen kararında yer alan gerekçeye dayalı olarak ve ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin 11.4.1 maddesinde öngörülen "Taahhüdün sözleşme ve ihale dokumanı hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesinden ve varsa işe ait eksik ve kusurların giderilerek geçici kabul tutanağının onaylanmasında ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra..." teminatın iadesinin gerekliliği koşulu, davacı yüklenicinin edimine gereği gibi ifa etmemesi nedeniyle kesinleşen mahkeme kararları içeriğinden de anlaşılacağı üzere davacı yüklenici şirketin borcu, verilen teminat mektuplarının nakde çevrilmesi suretiyle tahsil edilmiş olup, davacı yüklenicinin bu nedenle davalı iş sahibinden teminat mektuplarının nakde çevrilmesinden ötürü istirdatı gereken bir alacağı (özellikle teminat mektupları borcuna karşılık nakde çevrilmiş olmakla) bulunmamakla esas davanın reddi cihetine gidilmiştir. Birleşen dava ile ilgili yapılan yargılamada, mahkememizin 22/05/2018 tarihinde verilen kararında yer alan gerekçeye dayalı olarak ve ayrıca yine ...., sayılı 02/03/2021 tarihli ilamında öngörülen şekilde oluşturulan bilirkişi kurulu raporuyla belirlendiği ve dosya kapsamıyla da sabit olduğu üzere yargılama sırasında, taraflar arasında çekişmesiz olarak düzenlenen son hakedişin 29/09/2015 tarihli olduğu ve yine dosya içeriğinden söz konusu hakedişin kesin hakediş bedeline ilişkin olup dolayısıyla kesin hesap niteliğinde olduğu, birleşen davanın konusu kalmadığı anlaşılmış olmakla konusuz kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı şeklinde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Esas davada; Davanın reddine, A-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, Alınması gereken 732,00 TL harcın, peşin alınan 35.113,60 TL harcın mahsubu ile artan 34.381,60 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davacıya iadesine, B-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, C-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 349.037,20 TL nispî vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, D-Davalı tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, E-HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 2-Birleşen davada; Konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, A-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, Alınması gereken 732,00 TL harcın, peşin alınan 24,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 707,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, B-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, C-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 45.000,00 TL maktû vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, D-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, E-HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, Esas ve birleşen davada davacı vekili Av. ..., esas ve birleşen davada davalı vekili Av. ...(e-duruşma) yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/01/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır. Üye ... ¸e-imzalıdır. Üye ... ¸e-imzalıdır. Katip ... ¸e-imzalıdır.