Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/2816 E. 2026/4115 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2816
Karar No
2026/4115
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1991 E., 2025/2638 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/588 E., 2024/151 K.

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir. Davacılar; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 45... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinden önce murisleri ... ...’in zilyetliğinde bulunduğunu, murisin ölümü veya cezaevinde bulunduğu dönemde bilgisi dışında ... adına tespit yapıldığını, sonrasında bu kişinin taşınmazları ... ’a, onun da davacıların murisi ... ...’e devrettiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.

Davalılar vekili; davacıların iddialarının somut delillere dayanmadığını, taşınmazların kadastro tespiti sırasında davalıların murisi adına tescil edildiğini, süresi içinde itiraz edilmediğini ve 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu, Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 45... . parsellerde kayıtlı taşınmazların 28.08.1965 yılında davalıların murisi ... ... adına tespit gördüğü ve 1967 yılında itiraz edilmeksizin kesinleştiği, ... ...'in vefatı sonrasıda mirasçıları davalılara intikal ettiği, dava konusu taşınmazlara ilişkin kadastro tespitinin kesinleştiği tarih olan 1967 yılı ile davanın açıldığı 10.02.2023 tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde ön görülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R - Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/2816, K. 2026/4115, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-2816-e-2026-4115-k-7bde7f2b0c3a