İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/145 E. 2024/153 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/145
- Karar No
- 2024/153
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/145 Esas - 2024/153 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/145 Esas KARAR NO : 2024/153 Karar
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLLERİ : ... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : ... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : ... DAVALI : 3- ... DAVA : Alacak (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/02/2021 KARAR TARİHİ : 27/02/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Adana 4.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/... Esas ve 2020/... Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilen dosyada yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Adana 4.Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderdiği dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili 04.07.2016 havale tarihli dava dilekçesi ile müvekkili şirket ile davalı şirket arasında uzun süreli araç kira sözleşmesi akdedildiğini, davalı şahsın da bu sözleşmeye kefil olduğunu, bu sözleşme gereğince ..., ... ve ... plakalı motorlu araçların kiralandığını, davalının ödeme planına uymadığını, bunun üzerine Beyoğlu 24. Noterliği’nin 16.05.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile temerrüt faizi ve protesto masrafları hariç 7.359,84TL’ nin ödenmesinin ve araçların teslim edilmesinin istendiğini, süre dolmasına karşın davalı tarafın araçları teslim etmediği gibi ödeme de yapmadığını belirterek ödenmemiş kira bedellerinin tahsiline, araçların aynen teslimine araçların aynen iade ve tesliminde fiili imkansızlık bulunduğu takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla İ.İ.K madde 24'e göre bedellerinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili Adana 4.Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderdiği cevap dilekçesinde özetle; Müflis şirket hakkında Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.11.2016 tarih ve 2015/... esas 2016/... karar sayılı kararı ile iflas kararı verilmiş olup iflas tasfiye işlemleri Adana ... İcra ve... Müdürlüğünün 2016/... İflas sayılı dosyasından yürütülmekte olduğunu, İflas kararı verilen Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararı henüz kesinleşmediğinden İflas işlemlerinin takip edildiği Adana ... Müdürlüğünün 2016/... İflas sayılı dosyasında da 2. Alacaklılar toplantısı yapılamadığını, bu nedenle İİK 194. Maddesi uyarınca “ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına” kadar davanın tatili gerekmekte olduğunu, öncelikle İİK 194. Maddesi gereğince davanın 2. Alacaklılar toplantısına kadar tatil edilmesini, devamla davanın reddi ile yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/... Esas ve 2019/... Karar sayılı 07/02/2019 tarihli kararı ile; mahkemenin yetkisizliğine ve yetkili mahkemenin İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir. Görevsizlik kararı sonrası dosya İstanbul 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/... esasına kaydedildiği, mahkeme tarafından 2019/... esas ve 2019/... karar sayılı 01/10/2019 tarihli karar ile karşı yetkisizlik kararı verildiği, iki mahkeme arasında olumsuz yetki uyuşmazlığı çıktığından dosyanın merci tayini için Yargıtay'a gönderildiği, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2020/... Esas ve 2020/.... karar sayılı 12/02/2020 tarihli ilamına göre Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlendiği, merci tayini sonrası dosyanın Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/... esasına kaydedildiği, mahkeme tarafından 2020/... esas ve 2020/... karar sayılı 08/12/2020 tarihli karar ile görevsizlik kararı ile görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğuna karar verildiği, görevsizlik kararı sonrası dosyanın mahkememizin 2021/... Esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. DELİLLER; Adana ... İflas Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında; ikinci alacaklılar toplantısının 07.03.2022 tarihinde yapıldığı ve yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır. Türkiye Noterler Birliğinden gelen yazı cevabında dava konusu araçların mülkiyetlerinin dava dışı şahıslarda olduğu, Gaziosmanpaşa 4. Noterliği'ne, İstanbul Şile Noterliği'ne ve Manisa Akhisar 2.Noterliği'ne yazılan müzekkerelere cevap verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, taşınır kira sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve kira konusu araçların iadesi, mümkün olmadığı takdirde araçların bedellerinin iadesi istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 4/I-a maddesinde ise kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilâmsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara, konuları ve değerlerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemelerinde bakılacağı hükmüne yer verilmiştir. 6361 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'nun tanımlar başlıklı 3/1.ç maddesine göre; "ç) Finansal kiralama: Bir finansal kiralama sözleşmesine dayalı olmak koşuluyla, bu Kanun veya ilgili mevzuatı uyarınca yetkilendirilen kiralayan tarafından finansman sağlamaya yönelik olarak bir malın mülkiyetinin kira süresi sonunda kiracıya devredilmesi; kiracıya kira süresi sonunda malın rayiç bedelinden düşük bir bedelle satın alma hakkı tanınması; kiralama süresinin malın ekonomik ömrünün yüzde sekseninden daha büyük bir bölümünü kapsaması veya finansal kiralama sözleşmesine göre yapılacak kira ödemelerinin bugünkü değerlerinin toplamının malın rayiç bedelinin yüzde doksanından daha büyük bir değeri oluşturması hâllerinden herhangi birini sağlayan kiralama işlemini... İfade eder." şeklindedir.
04.06.1958 gün 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da vurgulandığı gibi; bir davada dayanılan maddi vakıaları açıklamak tarafların, bu olguları hukuken nitelendirmek, uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak yorumlayıp uygulamak da hâkimin görevidir. Diğer bir deyişle; bir davada maddi olayı anlatmak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak hakime aittir. (HMK. madde 33). Anılan yasal düzenlemeye göre davayı aydınlatma görevinin mahkeme hâkimine ait olmasına göre uyuşmazlığın çözümüne ilişkin hukuki nitelendirme yapılmalıdır. Yargıtay 20. H.D.'nin 2016/7340 Esas 2016/10400 Karar sayılı yargı yeri belirleme kararında; ".....Bu durumda; davanın, araç kiralama sözleşmesinden kaynaklandığı ve uyuşmazlığın çözümünde araç kira sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağı anlaşıldığından, sulh hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." şeklinde değerlendirme yapılarak görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğu tespit edilmiştir. (Benzer nitelikte Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. H.D. 2023/461 Esas ve 2023/572 Karar sayılı, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. H.D. 2020/1520 Esas ve 2021/1101 Karar sayılı ilamları, ayrıca finansal kiralama sözleşmesinin unsurlarının belirtildiği Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. H.D. 2021/1182 ve 2021/844 Karar sayılı ilamı.) Mahkememizce toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı itibarıyla değerlendirildiğinde; Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/... esas ve 2020/... karar sayılı ilamında her ne kadar uyuşmazlığın taraflar arasında 28/04/2015 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesinden kaynaklandığı 6102 sayılı TTK’nın 4. maddesinin 1. fıkrasının f bendinde finansal kurumlara ilişkin işlerin ticari iş sayılacağı ve bundan doğan davaların ticari dava olacağının belirtilmiş ise de taraflar arasında imzalanan 28/04/2015 tarihinde imzalanan ve taraflarca kabul edilen "Uzun Süreli Araç Kiralama Sözleşmesi" başlıklı ve ... sözleşme numaralı sözleşmenin içeriğinde kiralayanın davacı, kiracının davalı olduğu, kiralanan şeyin sözleşmeye ekli kontrattaki araçlar olduğu, araçların teslimi başlıklı 4. maddede araçların kiracıya araç teslim tutanağı ile teslim edileceği, araçların mülkiyeti ve devir yasağı başlıklı 6. maddesinde araçların mülkiyetinin kiralayana ait olup, kiracının mülkiyet iddiasında bulunamayacağı, kiracının yükümlülükleri başlıklı 8.2. Maddesinde kiracının kullanımına tahsis edilen araçları hiçbir şekil ve surette, kendi bünyesindeki personeli dışında bir başka gerçek veya tüzel kişiye kullandıramayacağı ve kiraya veremeyeceği, araçların iadesi başlıklı 20. Maddesinde kiralamaya konu araçların, kira Ek-2 Kontrat'larının sona erdiği tarihte teslim edilen tüm belge ve aksesuarlarla birlikte kiralayanın bildireceği adrese iade edileceği, delil sözleşmesi başlıklı 24. Maddesinde aradaki ihtilaf durumunda kiralayanın muhasebe ve defterlerinin kesin delil olacağını kararlaştırdıkları, sözleşme maddeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde taraflar arasındaki sözleşmenin TBK m.299 kapsamında tipik kira sözleşmesi olduğu, 6361 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'nun 3/1.ç maddesinde düzenlenen finansal kiralama sözleşmesi olmadığı gibi sözleşmenin başlığının ve içeriğinin araç kiralamasına ilişkin olduğu, kira sözleşmesinin asıl unsuru olan kira süresinin sonunda kiralanan araçların kiralayan davacıya teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, finansal kiralamanın asıl unsuru olan kira süresi sonunda malın kiracıya devredileceğine ilişkin herhangi bir anlaşma olmadığı, 27/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu sözleşmenin finansal kiralama sözleşmesi olduğuna dair tespitlerine hukuki nitelendirmenin hakime ait olması sebebiyle itibar edilmediği, davacının finansal kiralama şirketi olmasının sözleşmeyi tek başına finansal kiralama sözleşmesi yapmayacağı anlaşıldığından açıklanan nedenlerle somut uyuşmazlığın mahkememizin görevi dahilinde kaldığının söylenemeyeceği, HMK'nun 4. Maddesinde sulh hukuk mahkemesinin görev alanına giren işlerin tahdidi bir şekilde sayılmış olduğu, bu düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle yorum yolu ile değiştirilemeyeceği, işbu davanın taraflar arasındaki araç kiralama sözleşmesinden kaynaklandığı, bu nedenle davanın sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği, davanın açılış tarihi itibari ile TTK’nın 4. ve 5. maddelerinde belirtilen düzenlemeler dikkate alınarak, mahkememiz ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve mahkemece re’sen dikkate alınması gerektiği, izah edilen nedenlerle mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğundan HMK 114/c ve 115/2 maddesi gereğince usulden reddine mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna, kararın kesinleşmesi halinde re'sen dosyanın merci tayini hususunda karar verilmek üzere Adana Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi daha sonra açıklanacağı üzere, 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan HMK 114/c ve 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA, 3-Karar kesinleştiğinde Adana 4.Sulh Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasında görev uyuşmazlığı doğacağından, uyuşmazlığın giderilmesi için merci tayini amacı ile dosyanın Adana Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Harç ve vekalet ücretlerinin merci tayininden sonra karar altına ALINMASINA, Dair, davacı vekili ve davalı ... A.Ş iflas idaresi vekilinin yüzüne karşı, davalı ... vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/02/2024
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır