İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/541 E. 2020/719 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/541
Karar No
2020/719
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/541

KARAR NO : 2020/719

DAVA : Tapu İptali ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)

DAVA TARİHİ: 20/07/2020

KARAR TARİHİ: 25/12/2020

Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;

İDDİA ;

Davacı vekili 15/10/2020 tarihli dilekçesi ile özetle; müvekkili şirket ile davalı banka arasında imzalanan vefa sözleşmesinin geçerlilik şartlarını taşımadığını, zira; resmi makamlar önünde yapılmadığını ve tapuda şerh edilmediğini, sözleşmenin hukuken geçerli olduğu kabul edilse dahi sözleşme süresinin covid 19 dönemine denk gelmesi nedeniyle mevcut şartlar doğrultusunda revize edilmesi gerektiğini, salgın hastalıkların mücbir sebep olarak kabul edilmesi gerektiğini, sözleşmenin iptali ile tapu tescil işlemlerinin gerçekleştirilmesi istemiyle ihtiyati tedbir istekli olarak Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açtıklarını, İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında 23/07/2020 tarihli ara karar ile taşınmazın tapu kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiğini, istenen teminat bedelinin oldukça yüksek bir tutar olduğunu, Covid 19 süreci de göz önünde bulundurulduğunda hesaplanan bedelin ayarlanabilmesinin mevcut şartlar nedeniyle uzadığını ve mümkün olmadığını, tedbir kararının ardından İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 03/09/2020 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı görevsizlik kararının verildiğini, dava konusu sözleşme ile belirli bir süre sonunda taşınmazın 3. kişilere satışının yapılabileceğinin düzenlendiğini, amacın müvekkili nezdinde doğacak maddi ve manevi zararların giderilmesi olduğunu, bu doğrultuda dava konusu taşınmazın yargılama süresi içinde 3. kişilere satışı halinde müvekkilinin dava konusu hakkı elde etmesinin tamamen imkansız hale geleceğini, sözleşmenin niteliği gereği müvekkiline ait olan e söz konusu sözleşme ile teminat amaçlı olarak davalı bankaya tapuda devri gerçekleştirilen taşınmazın 3. kişilere satılması halinde dava konusu hakkın elde edilmesinin oldukça zorlaşacağını belirterek, vefa hakkının butlanı nedeniyle davalı banka adına gerçekleştirilen tapu tescil işlemlerinin iptaline, bu mümkün değilse sözleşmenin revize edilerek Covid 19 kapsamında geçirilen sürenin sözleşme süresine eklenmesine, yargılama süreci boyunca taşınmazın 3. kişilere satışının önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

CEVAP ;

Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; dava konusu vefa hakkı sözleşmesinin davacının 04/12/2013 ve 01/06/2015 tarihli kredi sözleşmeleri çerçevesinde kullandırılan kredilerin ödenmemesi nedeniyle borçlarına mahsuben devralınan taşınmaza ilişkin olduğunu, her iki tarafın da tacir olması sebebiyle uyuşmazlığın ticaret mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, dava konusu sözleşmelerin taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmelerinin eki ve ayrılmaz bir parçası olduğunu, dava konusu sözleşme tarihinde dava konusu taşınmazın zaten müvekkili banka lehine ipotekli olduğunu, davacı şirketin 08/01/2019 tarihli yazılı isteği üzerine vefa hakkına ilişkin sürecin başlatıldığını, davacının müvekkiline karşı olan borcunu ödeyemediğini, ipotekli taşınmazının paraya çevrilmesi yoluyla takip sonucu satılmasını önlemek için müvekkiline 08/01/2019 tarihli yazı ile bankaya ipotekli taşınmazlarını nakit kredilerinin ve gecikmelerinin tamamının kapatılması koşuluyla vefa hakkı yoluyla devretmek istediğini bildirdiğini, taşınmazın müvekkili bankaya devrinin ve vefa hakkı isteğinin doğrudan davacı şirketten geldiğini, davacıya çeşitli kredilerin kullandırıldığını, teminatı olarak dava konusu taşınmaz üzerine müvekkili lehine ipoteğin konduğunu, müvekkili tarafından zaten ipotekli taşınmaz devralınarak yine müşterinin isteği ile borçlarının tasfiyesi amacıyla adi yazılı şekilde bir protokol düzenlendiğini, davacının noter masrafı ödememek için protokolün adi şekilde yapıldığını, protokolle birlikte “davacının dava konusu taşınmazı müvekkiline devredeceği, müvekkilinin de 1 yıl süreyle kredi borcunun ödenmesini bekleyeceği, bu sürede faiz de ödenirse vefa hakkı süresinin 6 ay kadar daha uzayacağı” hususlarının kararlaştırıldığını, davacının taşınmazı sözleşme uyarınca tapu sicil müdürlüğünde resmi şekilde yapılan satış sözleşmesiyle müvekkiline devrettiğini, müvekkilinin sözleşmeye uyarak taşınmazı 12 ay boyunca satmadığını, bu süre dolduktan sonra davacı tarafça herhangi bir ödeme yapılmaksızın sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürüldüğünü, bu hususun iyi niyetle bağdaşmadığını, davacı tarafın coronavirüs salgınını bahane gösterdiğini, sözleşmenin sona erme tarihinin 04/02/2020 olduğunu, ülkemizde ilk coronavirüs vakasının 11/03/2020 tarihinde görüldüğünü, dava konusu sözleşmenin sona erme tarihinin pandemiden önce olması sebebiyle davacının hiçbir şekilde etkilenmediğini, vefa hakkı kurulması için genel kurul kararının gerekmediğini belirterek görevsizlik kararı verilmesini ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE ;

Dava; taraflar arasında imzalanan vefa hakkı (geri alma) sözleşmesinin geçersiz olduğunun ileri sürülerek butlanı ve dava konusu taşınmazın tapu iptali ile tescili istemine ilişkindir.

Dava dosyası İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 29/09/2020 tarihinde kesinleşen 03/09/2020 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderilmiştir.

Taraflar arasında davaya konu taşınmaza ilişkin vefa hakkı sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı vekili "adi yazılı şekilde yapılan bu sözleşmenin geçersiz olduğunu" ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptaline ve müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

“Taşınmazın aynından doğan davalarda yetki” başlıklı 6100 sayılı HMK'nın 12. maddesinin 1.fıkrasında "Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir" düzenlemesine yer verilmiştir.

Tapu iptal ve tescil istemine konu taşınmaz, tapu kaydından da anlaşılacağı üzere İzmir ili, Çeşme ilçesindedir.

26/03/2014 tarihli 141 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurul Kararı gereğince İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi İzmir Merkez, Kemalpaşa, Menderes, Seferihisar, Selçuk, Torbalı ve Urla ilçelerindeki görev alanına giren işlere ve davalara bakmakla görevlidir. Bu kapsama Çeşme ilçesi dahil değildir.

6100 sayılı HMK’nın 12/1 maddesindeki yetki kesin yetki olup, taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemece resne gözetilmesi gerektiğinden ve anılan düzenleme ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 26/03/2014 tarihli 141 sayılı genel kurul kararı gereğince davaya Çeşme Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemeleri tarafından bakılması gerektiğinden, mahkememizin yetkisizliğine ilişkin aşağıdaki karar verilmiştir.

HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;

1-Davada Çeşme Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinin yetkili olması, mahkememizin yetkisiz olması nedeniyle davanın 6100 sayılı HMK’nın 116. maddesi çerçevesinde USULDEN REDDİNE,

2-6100 sayılı HMK’nın 20. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize başvurulup istemde bulunulduğu takdirde dava dosyasının yetkili Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi'ne (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) GÖNDERİLMESİNE,

3-Harç ve yargılama giderlerinin 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, taraflardan birinin iki hafta içerisinde gönderme isteğinde bulunmaması halinde, taraflardan birisinin isteği üzerine mahkememizce "davanın açılmamış sayılmasına" karar verilerek, aynı karar ile yargılama giderlerinin 6100 sayılı HMK'nnn 331. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca karara bağlanmasına,

Dair; davacı vekillerinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/12/2020

Başkan ...

e-imzalı

Üye ...

e-imzalı

Üye ...

e-imzalı

Katip ...

e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2020/541, K. 2020/719, T. 25.12.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-541-e-2020-719-k-af4d3830e400