İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/923 E. 2026/758 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/923
- Karar No
- 2026/758
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/923 Esas KARAR NO : 2026/758 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/04/2025 KARAR TARİHİ : 15/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın davalı firmaya kendi bünyesinde ürettiği forma, şort, eşofman takımı vb. türevlerde satmış olduğu ürünlerin alacaklarını tahsil edemediğini, kısmi de olsa tahsilat bulunsa da müvekkilinin yaklaşık 1 yılı aşkın süredir ödeme alamadığını, dava dilekçesi ekinde yer alan cari hesap ekstresinden anlaşılacağı üzere davalı tarafından yalnızca üç defa edeme yapıldığını ve bunlardan ilkinin 21/03/2023 tarihinde 58.785,88-Euro olacak şekilde, ikincisi 21/06/2023 tarihinde 25.067,76-Euro olacak şekilde ve üçüncüsü ise 12/09/2023 tarihinde 100.000,00-Euro olacak şekilde yapıldığını, davacı müvekkilinin 169.239,79-Euro bakiye alacağının kaldığını, müvekkili firmaya yapılacak olan ödemenin sürekli ötelendiğini ve müvekkili firmanın tüm iyi niyetiyle davalının bu söylemlerine güvenerek bugüne kadar beklediğini fakat iş bu durumun 1 yılı aşkın süredir devam etmesinin artık müvekkili için çekilemez bir hal aldığını ve kendi ödemelerini yapamaz hale geldiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır. Dava, ticari ilişkiden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 30/06/2026 Tarih ve 1420 Sayılı Kararı ile bildirilen; Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun 18.02.2026 tarihli ve 282 sayılı kararı gereğince, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresinin İstanbul ilinin mülki sınırları olarak belirlenmesi nedeniyle; Bakırköy, İstanbul Anadolu ve Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemelerinin 10.07.2026 tarihi itibarıyla esas, değişik iş ve diğer talepler yönünden tevziye kapatılmalarına, 10.07.2026 tarihinden itibaren asliye ticaret mahkemelerine açılacak dava, değişik iş ve diğer taleplerin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmesine, (...) .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.07.2026 tarihi itibarıyla faaliyetinin durdurulmasına, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devrine," ilişkin karar ve İstanbul Adalet Komisyonu Başkanlığı'nın 03/07/2026 tarih 2026/... Karar 2026/... Muhabere sayılı kararı ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2026 tarihi itibarıyla faaliyetinin durdurulmasına, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devrine karar verilmiş olması nedeni ile; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/349 Esas sayılı dosyasının 10/07/2026 tarihinde mahkememize tevzi edilerek Mahkememizin 2026/923 Esasına kaydedildiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nun 313.maddesi gereğince sulh görülmekte olan bir davada tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşme olduğu, aynı yasanın 313/4. maddesine göre sulhun şarta bağlı olarak da yapılabileceği düzenlenmiştir. Yine 6100 sayılı HMK'nun 315/1.maddesi “Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.” şeklinde düzenlenmiştir. HMK 331. maddesi uyarınca davanın konusuz kalması halinde hakim davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumlarına göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği belirtilmiştir. Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu 22. maddesinde, davadan feragat ya da davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınacaktır. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, Mahkememizce yargılamaya devam edildiği sırada, taraf vekilleri tarafından e-imzalı olarak sulh olduklarını belirtir beyan dilekçeleri göndermiş olup tarafların vekaletnamelerinde bu yönde özel yetkilerinin bulunduğu görülmüş olup, taraf vekillerinin vekaletnamelerindeki yetki durumu incelendiğinde sulh olmaya yetkili oldukları, davacı vekilinin 18/09/2026 tarihli dilekçesinde vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunduğu, taraflar arasında sulhun mahkememizin ilk celsesinden sonra gerçekleştiği, davanın niteliği itibariyle serbestçe tasarruf edilebilecek davalardan olup sulhe uygun olduğu görülmekle sulh nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; 1-Sulh nedeni ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Alınması gereken 488,00-TL harcın (ilam harcının 2/3), peşin alınan 615,40-TL peşin harç+124.356,52-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 124.971,92-TL'den mahsubu ile bakiye 124.483,92-TL'nin davacı tarafa talep halinde iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç, 124.356,52-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 125.587,32-TL harçtan, davacıya geri verilmesine karar verilen 124.239,92-TL harcın düşümü ile kalan 1.347,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 2.500,00-TL yargılama gideri davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/09/2026
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır