İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/341 E. 2020/512 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/341
Karar No
2020/512
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/341 Esas KARAR NO : 2020/512 DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/11/2019 KARAR TARİHİ : 05/11/2020 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...'ne bağlı 2324 Sayılı... Kredi Kooperatifi'nin yıllardan beri... numaralı ortağı olduğunu, halen çiftçilik yaptığını, üyesi olduğu bu kooperatiften yıllardan beri gübre, ilaç, tohum bazen de nakit olarak kredi çektiğini, ancak kendisine 10/05/2019 tarih... sayılı ihtarname ile 31/01/2019 vade tarihli 8 adet senet karşılığı toplam 20.724.00-TL tutarında borcu olduğu bu borcunda en kısa sürede ödenmesi gerektiği aksi halde hakkında icra takibi başlatılacağına dair ihtar ve ihbar içeren bir belge tebliğ edildiğini, müvekkilinin borcu kabul etmediğini, borçlu olduğuna dair iddia edilen senetleri imzalamadığını, en son 29 Kasım 2018 tarihinde 9.000.-TL tutarlı ödemeyi... isimli şahsın yanında yaptığını, kendisine şuan kasa kapalı daha sonra uğrayın alındı belgesi verelim dediklerini, zaten yıllardar bu şekilde uygulama yapıldığını, karşılıklı güven ortamı oluşturulduğunu ve müvekkilinin de bu nedenle belge almakta ısrarcı olmadığını, tahminlerine göre 2018 yılında davalı kooperatifte yolsuzluk yapılması nedeniyle o tarihlerde başkanlık yapan ... isimli şahsın zimmetine para geçirdikten sonra ortadan kaybolduğunu, bu kişi hakkında Menderes Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, anladıkları kadarıyla davalı kooperatifin bu usulsüzlükler sonucu ortaya çıkan zararın ortaklardan tahsil etme çabası içerisine girdiğini, bu borcu kabul etmelerinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davalı kooperatife borcu olmadığının tespitine, haciz, icra tehdit ve baskısı sonucu davalı borcu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı miktarların faizi ile birlikte iadesine, haksız ve kötü niyetli davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kuruluşun, Türk çiftçisinin kısa ve orta vadeli kredi ihtiyaçlarını karşıladığını, ürünlerini değerlendirdiğini, üreticilerin; üretim ve zaruri tüketim maddeleri ile üretim araçlarını sağladığını, 1. Bölge Birliklerine bağlı 2324 sayılı ... Kooperatifi'nin... numaralı ortağı olan ... hakkında vadesi geçen borcunun bildirimi için 10.05.2019 tarihinde PTT APS Kurye aracılığı ile borç bildirim mektubunu gönderdiğini, davacı tarafından dava dilekçesinde 29.11/2018 tarihinde 9.000,00-TL ödeme yapıldığının iddia edildiğini, 29.11.2018 tarihinde 9.000,00-TL ödeme yaptığını ve ödemeye ilişkin "çıktının elinde olduğunu" belirttiğini, buna rağmen 07.11.2019 tarihli dava dilekçesinde, "29.11.2018 tarihinde 9.000,00-TL ödeme yaptığını, şuanda kasanın kapalı olduğunu, daha sonra uğradığınızda alındı belgesini verelim, dediğini, bu nedenle belge almakta ısrarcı olmadan ödeme yaptığını" davacının sunduğu iki resmi evrakın birisinin noterden keşide edilen ihtarname, diğerinin ise dava dilekçesi olduğunu, bu kadar açık bir şekilde çelişki ve tutarsızlık olmasının davacının iddialarının asılsız ve kötüniyetli olduğunun göstergesi olduğunu, davanın öncelikle usulden reddine, aksi kanaatte ise davanın esastan reddi ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 1-Davalı...Kooperatifleri İzmir Bölge Birliği tarafından davacıya gönderilen 10/05/2019 tarihli bakiye borç ihtarnamesi, 2-Menderes ... Noterliği'nin 26/06/2019 tarih ve...yevmiye numaralı ihtarnamesi, 3-Türkiye Cumhuriyeti ... Anonim Şirketi Menderes Şubesi tarafından tanzim edilen 06/11/2019 işlem tarihli ödeme dekontu, 4-Menderes ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin...Karar sayılı kararı, 5-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, 6-Sair deliller. DAVA KONUSU: Açılan dava, davalı... Kooperatifleri İzmir Bölge Birliği'ne bağlı... Kredi Kooperatifi'nin ... numaralı ortağı olan davacının,... İzmir Bölge Birliği tarafından adına gönderile... sayılı ihtarname kapsamında ihtarname içeriğinde yer alan borç bedeli olduğu iddia edilen miktarı haciz ve icra baskısı altından kurtulabilmek maksadıyla... İzmir Bölge Birliği hesabına ödemesi sonucunda, davacının davalı... İzmir Bölge Birliği'ne borçlu olmadığının tespiti ile icra ve haciz baskısı altında borcu olmadığı miktardan fazla olarak ödemek zorunda kaldığı iddia edilen miktarın yasal faizi ile birlikte davalı... İzmir Bölge Birliği'nden tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Menfi tespit ve istirdat davalarına ilişkin hususlar 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesinde; ''Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. (Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.'' şeklinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesinde; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü düzenlenmiş, arabulucuya başvuru dava şartı olarak nitelendirilmiştir. 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3/1. maddesinde ise; ''Taraflar, arabulucuya başvurmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak veya bu süreçten vazgeçmek konusunda serbesttirler. (Ek cümle:6/12/2018-7155/22 md.) Şu kadar ki dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin 18/A maddesi hükmü saklıdır.'' hükmüne yer verilmiş, bu madde kapsamında dava şartı olan arabuluculuğa ilişkin hükümleri düzenleyen aynı Kanun'un 18/A. maddesine atıf yapılmıştır. 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. maddesinde de; ''Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' şeklindeki hükümler ile arabulucuğa başvurma dava şartının içeriği düzenlenmiştir. Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (kesin hüküm gibi). Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan da denir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür. Esasa ilişkin nihai karar ile taraflar arasındaki uyuşmazlık (esastan) sona erer ve hüküm kesinleşince (kesin hüküm ortaya çıkınca), artık o uyuşmazlık (dava konusu) hakkında, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamaz; açılırsa, kesin hükümden dolayı reddedilir (HMK m.303) (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s.3005). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. maddesinde; ''Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.'' hükmüne yer verilmiş olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesinde düzenlenen arabulucuya başvuru dava şartı bu madde kapsamına girmektedir. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesinde ise; ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' hükmü yer almaktadır. Mahkememizin 27/07/2020 tarihli tensip tutanağının 3 numaralı ara kararı ile davacı vekiline arabuluculuk son anlaşamama tutanağı aslını ya da arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini Mahkememize sunmak üzere bir haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde arabuluculuk son anlaşamama tutanağı aslının ya da arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin Mahkememize sunulmaması durumunda dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtar edildiği, davacı vekili adına çıkartılan tensip tutanağını içerir ön inceleme duruşma gününü bildirir e-tebligatın 09/08/2020 tarihi itibariyle usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği görülmektedir. Her ne kadar davacılar vekilince 15/10/2020 havale tarihli beyan dilekçesi ekinde İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı mahkememize sunulmuş ise de, Menderes... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin...Karar sayılı dosyasında verilen görevsizlik kararından sonra zorunlu arabuluculuk dava şartı yoluna başvurulduğu, ilgili evrakın davacı vekiline verilen kesin süre geçtikten sonra Mahkememize sunulduğu anlaşılmakta olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi hükmü gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna dava açılmadan önce başvurulması gerektiği ve arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilecek dava şartlarından olmadığı izahtan varestedir. Arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilecek dava şartlarından olmadığı yönündeki düzenlemeye, 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. maddesinde yer verilmiş olup, ilgili maddede davacının, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderileceği, ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verileceği, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davalı... İzmir Bölge Birliği tarafından davacıya gönderilen 10/05/2019 tarihli bakiye borç ihtarnamesi, Menderes ... Noterliği'nin 26/06/2019 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi, Türkiye Cumhuriyeti... Anonim Şirketi Menderes Şubesi tarafından tanzim edilen 06/11/2019 işlem tarihli ödeme dekontu, Menderes... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Karar sayılı kararı, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu uyuşmazlığın davalı... İzmir Bölge Birliği'ne bağlı...Kooperatifi'nin... numaralı ortağı olan davacının, ... Kooperatifleri İzmir Bölge Birliği tarafından adına gönderilen... sayılı ihtarname kapsamında ihtarname içeriğinde yer alan borç bedeli olduğu iddia edilen miktarı haciz ve icra baskısı altından kurtulabilmek maksadıyla... İzmir Bölge Birliği hesabına ödemesi sonucunda, davacının davalı... İzmir Bölge Birliği'ne borçlu olmadığının tespiti ile icra ve haciz baskısı altında borcu olmadığı miktardan fazla olarak ödemek zorunda kaldığı iddia edilen miktarın yasal faizi ile birlikte davalı... İzmir Bölge Birliği'nden tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, iş bu davanın kooperatif ortağı ile kooperatif arasındaki ilişki kapsamında menfi tespit ve istirdat davası olması ve kooperatiflerin Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmesi sebebiyle ticari dava niteliğinde olduğu, yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları kapsamında menfi tespit davası arabulucuk şartına tabi değil ise de istirdat talebinin arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, dava şartlarının bulunup bulunmadığı mahkemece re'sen gözetileceği, dava şartı noksanlığını belirleyen hakimin davayı usulden reddetmekle yükümlü olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi ile 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3/1. ve 18/A. maddeleri gereğince dava tarihi itibariyle zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulması dava şartı olmasına rağmen davacı tarafça arabuluculuk başvurusu yapılmaksızın görevsiz mahkemede doğrudan dava açılmış olduğu, arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilecek dava şartlarından olmadığı göz önünde bulundurulduğunda, açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A. maddesi ve 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23. maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanunu'na eklenen 18/A-2. maddesi uyarınca arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2. maddeleri atfıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. ve 115/2. maddeleri uyarınca açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 54,40-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak alınan 44,40-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 10,00-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 3.400,00-TL nispi vekalet ücretinin davacı...dan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça yapılmış yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/11/2020

Katip ... E imza

Hakim ... eimza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2020/341, K. 2020/512, T. 05.11.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-341-e-2020-512-k-4c5e3fc3f45a