İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/328 E. 2020/514 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/328
Karar No
2020/514
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/328 Esas KARAR NO : 2020/514 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Rekabetten Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 25/09/2019 KARAR TARİHİ : 06/11/2020 Görevsizlik kararı sonrasında mahkememize tevzi edilen dava İtirazın İptali (Haksız Rekabetten Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, ticari işi kapsamında kullanmak üzere davalının yetkilisi olduğu... San ve Tic. Ltd. Şti'den kesici uç satın aldığını, o dönemde müvekkili şirkette depo sorumlusu olarak çalışan ... teslim edilerek depoya konulduğunu,...le davalı ve müvekkili şirkette o dönemde... sorumlusu olarak çalışan ... bu malları gizlice depodan çıkarıp davalının şirketi veya şirketinin ayarladığı başkaca 3. Kişilere satarak kendilerine haksız kazanç sağladıklarını, olayın ortaya çıkmasından sonra şüphelilerin tamamının suçu kazanç sağlamak amacıyla birlikte yaptıklarını itiraf ettiklerini, haklarında kamu davası açılması için Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduklarını, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... Soruşturma numaralı dosyasında yapılan inceleme sonucunda salt davalının 246.520,00 TL kendisine haksız çıkar sağladığının bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, soruşturma sonrasında ilgililerin cezalandırılmaları için Karşıyaka... Asliye Ceza Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyasında açılan davada yapılan yargılama sonunda davalının suç eşyasını bilerek satın alma ve kabul etme suçundan ve bu suçu teselsülen işlemesi nedeniyle 12 ay hapis ve 120 gün cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğini, davalının haksız ve hukuka aykırı eylemleri nedeni ile müvekkili şirketi zarara uğrattığını, bu zararın tazmini için yapılan icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ettiğini bildirmiş, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağa zarar tarihinden itibaren yasal oranda faiz işletilmesine ve davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Ceza Mahkemesinde verilen kararın ve ceza dosyasının hükme esas alınmamasını talep ettiklerini, ceza dosyasında... de cezalandırılmasına rağmen yalnız müvekkili hakkında takip yapılmasının davacının kötü niyetli yaklaşımını gözler önüne serdiğini, icra takibine konulmuş alacağın gerçeği yansıtmadığını bildirmiş davanın ve tazminat talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, TTK'nun 54 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hükümleri kapsamında 55(1)/b-2 maddesi uyarınca açılmış üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine haketmedikleri ve onların işlerin ifasında aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalıştığı iddiası ile davalının somut olayda davacının çalışanlarına haketmedikleri yarar sağlayarak davacı firmaya sattığı ticari emtiayı tekrar düşük bedelle davacının çalışanlarından satın almak suretiyle davacının uğradığını iddia ettiği zararın tahsili için yapılan icra takibinde borca ve ferilerine ilişkin yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından davaya konu uyuşmazlığın TTK'nun 55(1)/b-2 maddesinden kaynaklanan mutlak ticari dava olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı sonucu dosya mahkememize tevzi edilmiştir. Görevsizlik kararı usul ve yasaya uygun olup, mahkememiz davaya bakmakla görevlidir. Davanın dayandığı hukuki gerekçenin TTK'nun haksız rekabeti düzenleyen 54 ve devamı maddeleri içinde 55(1)/b-2 maddesinden kaynaklanması nedeniyle TTK'nun 4. maddesinde tanımlanan mutlak ticari dava niteliğinde olup davanın ve icra takibinin konusu davalının haksız rekabetten kaynaklanan eylemi sonucu davacının uğradığını iddia ettiği maddi zararı olup bu zararın karşılığı bir miktar para alacağıdır. 6102 s. TTK.nın 5/A maddesine göre; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." 6235 sayılı hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk kanununun üçüncü maddesinin birinci fıkrasında davacının arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağı aslını veya onaylanmış örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, eklenmemesi halinde verilecek bir haftalık kesin süre içerisinde sunulması gerektiği, aksi taktirde dava dilekçesi tebliğ edilmeksizin ve arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Dava dosyası ve dava dilekçesi içeriğinden davanın açılmasından önce arabuluculuk yoluna gidilmediğinin anlaşıldığı gibi dosyanın görevsizlik kararından sonra mahkememize tevzi edilmesinden kararın verildiği tarihe kadar davacı tarafça arabuluculuk yoluna gidildiğine dair bir bildirimde bulunulmaması yanında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağı örneği ya da başvuruda bulunulduğuna dair belge örneğinin sunulmaması nedeniyle arabuluculuk yoluna gidilmediği anlaşılmakla usul ekonomisi ve dosyanın sürüncemede kalmaması açısından, mahkememizce davacı tarafa 6325 s. Kanunun 18A/2 fıkrası uyarınca arabuluculuk son tutanağını sunması konusunda 1 haftalık kesin süre verilmesi yoluna gidilmemiştir. Davanın bir miktar para alacağına ilişkin itirazın iptali istemli olup, yukarıda açıklanan nedenlerle arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olmasına rağmen davacı tarafın arabuluculuk başvurusu yapmadan doğrudan dava açmış olması, görevsiz mahkemeye dava açılmış olsa dahi arabuluculuğa başvurunun yasal düzenleme gereği zorunlu olduğu, davanın açılmasından kararın verilmesine kadar geçen süre içinde dahi davacı tarafça başvurunun yapılmadığı ve yapıldığına dair bir bildirimde dahi bulunulmadığı, bu nedenle zorunlu arabuluculuk yoluna gidilmeden dava açılmış olması nedeniyle TTK'nun 5/A 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 ve HMK'nun 114 (2 ) ve 115 (2) maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle; 1-7155 Sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesi ve 7155 Sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanununa eklenen 18/A-2 maddesi uyarınca arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması nedeniyle , TTK'nın 5/A 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2 ve HMK'nın 114 (2 ) ve 115 (2) maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine , 2-Harçlar Kanunun gereğince alınması gereken 54,40-TL harcın peşin alınan 3.900,90-TL harçtan indirilmesiyle geriye kalan 3.846,50-TL harcın isteği halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davalı yararına A.A.Ü.T'nin 7 (1) maddesi uyarınca takdir edilen 3.400,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından arta kalanın HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 06/11/2020

Başkan ... E imza Üye ... eimza Üye ... eimza Katip ... eimza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2020/328, K. 2020/514, T. 06.11.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-328-e-2020-514-k-6ee7324789ab