Diğer ·
2025/151 E. 2026/244 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2025/151
- Karar No
- 2026/244
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/151 Esas KARAR NO : 2026/244
DAVA : Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli) DAVA TARİHİ : 18/08/2025 KARAR TARİHİ : 14/10/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı dahil olduğu ... şirketler grubu bugün dünya devi olarak nitelendirilen sayılı şirket grupları arasında olduğunu, dünyanın çeşitli bölgelerinde en az 20 şirket bulunmakta ve ... yıldır, temizlik ürünleri de dahil olmak üzere tüketim malzemeleri, kumaş ve ev bakımı ve temizliği, bebek bakımı, kişisel bakım ürünleri, havlular, kağıt mendiller, yiyecek ve içecekler gibi pek çok sahada faaliyet göstermekte olduğunu, ... markaları, ev ve temizlik ürünlerinin ana ürün yelpazesine dahil olduğu davacı çok meşhur markalarından olduğunu, Bu bağlamda, davacı, çok tanınmış ... markalı ürünlerini çok uzun yıllardır dünya çapında üretmekte ve pazarlamakta olduğunu, Davacı ... markası tüm dünyada bilinen ve görüldüğü ve işitildiği yerde davacı şirket ve onun dünyaca tanınmış ... markalı ev ve kumaş bakım ürünleri ile özdeşleştirilen marka olma özelliği taşımaktadır. ... markası ve markanın kullanım yaygınlığı ile ilgili daha fazlalığıye ... adreslerinden, ... adresli sosyal medya hesaplarından ulaşılabilmeğte olduğunu, Davacı ... markaları sayısız dünya ülkesinde tescilli bulunmakta ve fiilen tüketiciye sunulmakta olduğunu, Davacı, ... markaları için dünya çapında olduğu gibi Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde de birçok tescile sahip olduğunu, Davacı, TPMK nezdinde, ... ve ... sayılı ... ibareli tescilleri de dahil olmak üzere; ... şekli olarak bilinen şekil unsurundan oluşan ve söz konusu şekil unsurunu ihtiva eden ... sayılı, ...sayılı... sayılı, ... sayılı,... sayılı, ... sayılı, ... sayılı, ...sayılı,... sayılı,...sayılı ve... sayılı marka tescillerinin sahibi olduğunu,Ayrıca, ... ibaresini ihtiva eden ... sayılı ..., ... sayılı ..., ... sayılı ...., ... sayılı ..., ... sayılı ..., ..., ...sayılı ,, ... sayılı ..., ...., ...sayılı ..., ... , ..., ... sayılı , ve... sayılı, tescillerin sahibi olduğunu, Davacı ... markalı ürünleri üzerinde kullandığı ... sayılı ,... markası da ... sayı ile tescilli olduğunu,... ve ... ibarelerini havi tesciller de dahil .. aile grubu markaları .... sınıfları kapsamakta olduğunu, davacı ... ve markalarının Türkiye’deki tanınmışlığı kabul edilmiş olduğunu, Davacı gerek tek başına gerekse tanınmış ... markası ile birlikte tescil ettirdiği ve kullandığı ...markaları yaygın, yoğun ve kesintisiz kullanım, reklam ve promosyon faaliyetleri neticesinde toplumda tanınmış, ayırt edicilik kazanmış, davacı ve tanınmış ... markası ile ve davacı ürün ve hizmetleri ile özdeşleşmiş olduğunu, Dava konusu ... sayılı ve ... sayılı, markalar, davacının markaları ile tüketici nezdinde iltibasa yol açacak derecede benzer olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmakta olduğunu, Öte yandan, davalıların kullandığı markaların oluşturulmuş şekli davacı markası ile birebir aynı olduğunu, Davalıların kullanımında kelime ve şekil unsurlarının renk tercihi, konumlandırılma şekli bile daracinkiyle birebir aynı olduğunu, Nitekim, davacı şirket markalarında ... ibaresi ... şekli ile beraber, kırmızı renkte, kalın ve stilize büyük harfler ile oluşturulmuşken, davalı şirketin hükümsüzlüğe konu markasında da ... şekli ile beraber ... ibaresi, kırmızı renkte, kalın ve stilize harfler ile konumlandırılmıştır. Yine davalı şahsa ait ... markası da ... şekli ile beraber, kırmızı renkte, kalın ve stilize harfler ile konumlandırılmış olduğunu, davacı şirket, davalılar tarafından, davacı ... ve ...havi markaları ve bu havi markaları ve bu markaları taşır ürünlere ait ticari takdim şeklini taklit ederek; ... ve ... ibareli ağırtma ve temizlik ürünleri üretmekte, pazarlamakta ve satmakta olunduğundan haberdar olmasını takiben, ... 1. Fikri ve Sinaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ... D. İş sayılı dosyası kapsamında delil tespiti gerçekleştirilmiş olduğunu, Dosya kapsamında tanzim olunan bilirkişi raporu neticesinde, davalıların haksız kullanımları sübut bularak, tespit edilen emtiaların, davacı şirket markalarının tescilleri kapsamında aynen yer aldığı da tespit olunmuş olduğunu beyanla ..., ... ibareli (diğer herhangi bir ibareli olanlar da dahil) temizlik ürünlerinin ve benzerlerinin her tür ambalaj, etiket ve ürünlerinin üretim, satış, pazarlama, reklam, tanıtım, Internet üzerinden kullanım, dağıtım, depolama, ithalat/ihracat ve ticari maksatla elde bulundurulmasının ÖNLENMESİNİ, Davalılara ait dava dilekçesinde bildirilen internet ve sosyal medya hesapları ile diğer mecralara erişim engeli getirilmesini, buradaki ürünlerin toplatılmasını ve imha edilmesini, ..., ...ve ...markalarını aynen ve/veya cüz’i değişiklikler ile de olsa ihtiva eden her tür ürün, tabela, etiket, kutu, koli, ambalaj, katalog, broşür, basılı evrak, yazı velhasıl her türlü tanıtım vasıtasının, davalılara ait işyer(ler)inden ve bulundukları her yerden (gümrük sahaları da dahil) toplanarak yeddiemine teslimini mümkün kılacak şekilde gerekli görülürse teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yazılan gerekçeli kararın tirajı en yüksek gazetenin tüm Türkiye’de yayımlanan nüshalarında ilanına, ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ...D. İş sayılı dosyasında yapılanlar dahil yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesi özetle; Dava dilekçesi incelendiğinde, iddiaların büyük ölçüde davalı şirket... Şirketi'ne yönelik olduğunu, müvekkilinin şahsi fiilleri ve sorumluluğu bakımından somut ve yeterli açıklamalar içermediğini, müvekkili ...'nın şahsen hangi eylemleri gerçekleştirdiği, şirket organı sıfatıyla mı yoksa şahsi ticari faaliyeti çerçevesinde mi hareket ettiği belirsiz olduğunu, davacı, müvekkilimin ...şirketinin ortağı veya yöneticisi olduğu iddiasında bulunmadığını, Müvekkili bakımından, kendi adına tescilli markasının kullanımı dışında, şirketin ürünleri üzerindeki kullanımlardan doğrudan sorumlu tutulması hukuki bir temelden yoksun olduğunu, davanın Müvekkili yönünden husumet eksikliği sebebiyle usulden reddedilmesini, Müvekkili ... adına ... sayı ile tescilli marka, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tüm incelemelerden geçirilerek hukuka uygun şekilde tescil edildiğini, müvekkilinin ... sayılı markası incelendiğinde, markanın kendine özgü ayırt edici unsurları bulunduğunu, davacı, markalarda kullanılan "... şekli"nin kendilerine ait olduğunu ve bu şeklin kullanımının tecavüz teşkil ettiğini iddia ettiğini ancak bunların arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin markasında yer alan "..." ibaresi, davacının "..." ibaresinden tamamen farklı olduğunu, Davacı, her iki markada da "...", "..." ve "..." harflerinin bulunmasını karıştırılma ihtimali yaratacak bir unsur olarak göstermediğini, davacı, müvekkilinin markasının kullanımının tecavüz olduğunu iddia ederken, tescil konusundaki itirazlarını tekrar ettiğini, oysa tecavüz davası ile hükümsüzlük davası farklı hukuki sebeplere ve şartlara tabi olduğunu, Müvekkilinin tescilli markasını kullanması, SMK kapsamında meşru bir haktır ve bu hakkın kullanımı tecavüz olarak nitelendirilemediğini, müvekkilinin, kendi tescilli markasını kullanmakta olup, bu kullanım hukuka uygun olduğunu, Mavi, beyaz, yeşil gibi renklerin kullanımı, temizlik ve hijyeni çağrıştırdığı için bu sektörde yaygın olduğunu, ... veya ... görselleri, bilimsel formülasyon ve teknoloji mesajı vermek için tercih edildiğini, Bu tür unsurların kullanımı, tek başına haksız rekabet teşkil edilemeyeceğini, bilirkişi raporlarına itiraz ettiklerini, ihtiyati tedbir şartları oluşması için gerekli şartların sağlanmadığını, İhtiyati tedbir kararı verilmesi, taraflar arasındaki menfaat dengesini bozacak ve müvekkilimin haklı ticari faaliyetini engelleyeceğini beyanla ihtiyati tedbirin reddini, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. İlgili yerlere müzekkereler yazılmış, cevabi yazılar dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi kök ve ek raporu alınmış, taraflara tebliğ edilmiş beyan ve itiraz dilekçeleri dosya arasına alınmıştır. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, biri davalı şirket(... numaralı... ibareli ) diğeri davalı şahıs( ... numaralı ... ibareli marka) adına kayıtlı olan markaların hükümsüzlüğü, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile bağlı istemlere ilişkindir. Marka hükümsüzlüğü istemi; biri davalı şirket( ... numaralı ... ibareli ) diğeri davalı şahıs( ... numaralı ... ibareli marka) adına kayıtlı olan markalara ilişkin olduğu, tecavüz ve haksız rekabete dayalı davalı yan eylemlerinin de hükümsüzlüğü istenen markaların esas unsurları aynen korunmak suretiyle yapılan kullanımlara ilişkin olduğu, kullanımları ilişkin bilirkişi marifetiyle yapılan incelemede eylemlerin davalı şirket adına kayıtlı hesaplarda yapıldığı, şirketin yetkilisi olan diğer şahsın kendisine ait linkedin hesabında mütecaviz paylaşımların yer aldığı site bilgilerine yer verildiği ve binaenaleyh marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği iddia olunan eylemlerin davalı şirket ve davalı şirket yetkilisi olan diğer davalı şahıs tarafından birlikte gerçekleştirilmesi hasebiyle davalılara husumet tevcihinde hata olmadığı anlaşılmakla husumet itirazları yerinde bulunmamıştır. İhlale konu eylemlerin aynı zamanda internet mecrasında yayınlanması hasebiyle ihlalin etkisinin her yerde görüldüğü, mahkememizin de yetkili olduğu anlaşılmakla yetki itirazı yerinde bulunmamıştır. Dosya kapsamı itibari ile yapılan incelemede, mahkememizce içinde sektör bilirkişisinin de bulunduğu heyetten son derece ayrıntılı rapor alındığı, alınan raporun kapsamlı olduğu ve davalı yanın tüm kullanımlarını tek tek incelediği ve yine hükümsüzlük, tecavüz ve haksız rekabet iddialarının da ayrıntısı ile ele alındığı, benzerlik incelemesinde kelime, şekil unsurları ayrı ayrı değerlendirildiği gibi ticari takdim şekli itibari ile bütünsel yönden de gerekli incelemelerin ayrıntısı ile yapıldığı, bilirkişi kök ve ek raporunun denetime elverişli olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir. Davacı vekili her ne kadar emsal olması adına aşamalarda sunduğu beyan dilekçelerine farklı mahkemelerden alınmış bilirkişi raporları ile mahkeme kararlarını dercetmek suretiyle beyanlarında değinmiş ise de farklı dava dosyalarında alınan raporlar ve kararların iş bu davaya konu olan markalar ile aynı olmadığı, davaya konu olan davalı yan markaları ile fiili kullanımlarının ilgili davalara ilişkin davaya konu olan davalı markaları ile aynı olmadığı, davacının emsal gösterdiği dava dosyalarında davacı markaları aynı ise de karşılaştırmaların yapıldığı davalı markaları aynı değildir. Dolayısı ile farklı dava dosyasında alınan raporların ve verilen kararların iş bu dava için referans olamayacağı her davanın kendi içinde ayrı değerlendirilmesi gerektiği nitekim alınan bilirkişi kök ve ek rapor ile de davanın sübuta ermesi için gerekli değerlendirmeler yapılmış, mahkememizce de denetime elverişli bulunmuştur. Davacı vekili her ne kadar dava konusuna ilişkin olarak ... 1. FSHHM .. değişik iş dosyasında alınan bilirkişi raporuna atıf yapmış ise de, ilgili dosyada alınan bilirkişi raporunda sadece davalı yanın fiili kullanımları tespit edilmiş ve kullanım örneklerinin görüntüleri rapora dercedilmiştir. Raporda davacı ve davalı markalarının karşılaştırması yapılmak, kelime, şekil ve ticari takdim biçimi değerlendirilmek suretiyle yapılan inceleme olmadığı gibi raporda marka hakkına tecavüzün oluşup oluşmadığı yönünde de tespit yapılmamıştır. Raporda sadece birkaç yerde maktu şekilde, tespiti yapılan emtiaların davacı markalarında olan emtialar ile aynı ve benzer olduğunu yönelik tespit var olup ancak marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin oluşup oluşmadığına ilişkin gerekli mukayeselerin yapıldığı bir rapor mevcut değildir. Dolayısı ile ilgili tespit dosyası ile iş bu dosyadaki rapor arasında çelişki bulunmamaktadır. Somut olayda, bilirkişi raporlarında da tespit edildiği ve yine raporlarda da yer verildiği üzere, markalar kelime unsurları bakımından karşılaştırıldığında, davacı markaları “...” iken, davalı markaları “...” ve “...” kelime unsurlarından oluşmaktadır. Bu şekilde markaların kelime unsurları arasında bir benzerlik görülmemiştir. Bu hususta davacı taraf, davalıların ana marka olarak konumlandırıp kullandığı ... ibaresinin davacının ... markasını andırdığını, davacı markasında olduğu gibi “...”, “...”, “...” harflerini barındırmak suretiyle tüketici nezdinde yanılsama yarattığını belirtmektedir. Bu hususla ilgili olarak belirtmek gerekir ki, davalılar markası“...” olmayıp bir bütün halinde “...” ibaresidir. Bunun yanında “...” ve “...” ibareleri ortak harf unsurları içermekte ise de aynı veya benzer harf dizilimini içermemekte olduğundan farklı harf kombinasyonları ile oluşturulmuş markalar olduğundan bu hususların benzerlik oluşturmadığı değerlendirilmiştir. Davacı vekili, dava konusunun kelime benzerliği olmadığını, ihtilafın şekil ve ticari takdim benzerliğinden kaynaklandığını beyan etmektedir. markalarındaki şekil unsurunun davacının şekil markasından farklı olduğu tespit edilmiştir. Davacı vekili, davaya konu markaların esas unsurunu oluşturan şeklin, müvekkiline ait .... ile neredeyse birebir aynı, bir merkez etrafında konumlanmış ve birbiriyle kesişen oval halkalardan oluştuğunu; raporda bu şeklin "bulut" şekline benzetilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmektedir. Bir şekil unsurunun ayırt ediciliği ve markalar arasındaki benzerliğe etkisi, şeklin bütün içindeki konumu, boyutu, renk kompozisyonu ve tüketici zihninde bıraktığı genel izlenim birlikte değerlendirilerek belirlenir. Davacının ..., bir merkez etrafında dönen/birbiriyle kesişen oval halkalardan oluşmakta ve ... markaları ile birlikte uzun yıllardır kullanılmaktadır. Davalılar markalarındaki şekil unsuru da iç içe/birbirine yakın eğrisel formlardan meydana gelmektedir. Kök raporda davalılar markalarındaki şekil unsurunun "... şekline benzediği" yönündeki nitelendirme, şeklin tüketici nezdinde bıraktığı genel izlenime ilişkin bir tespittir. Davacı vekilinin itirazı, söz konusu şeklin iç içe geçmiş halkalardan oluştuğu ve ... şeklini taklit ettiği yönündedir. İki şekil unsuru arasındaki benzerlik derecesinin; renk kombinasyonları (davacının ... şekli için yeşil, sarı, mavi, kırmızı versiyonları ile davalı kullanımındaki mavi-beyaz/yeşil-beyaz kombinasyonları dâhil), şekillerin geometrik kurgusu ve markaların bütünündeki konumlandırılması birlikte gözetildiğinde, birbirleri ile karıştırma yaratacak bir benzerlik görülmemektedir. Davacı vekili, SMK m.6/1 kapsamında markaların aynı/benzer mal ve hizmet sınıflarında tescilli olup olmadığı yönünde bir karşılaştırma yapılmadığını ileri sürmektedir. İtirazı karşılamak üzere, taraf markalarının tescil kapsamları ek rapor ile karşılaştırılmıştır yapılan isabetli tespitler ile Davalılara ait dava konusu hükümsüzlüğü istenen markalar: ... sayılı marka ... sınıflarda;... sayılı marka ... sınıfta tescillidir. Davacıya ait dayanak markalar ise içinde tanınmış markalar ile çok sayıda ... ve ... tescili markaların ağırlıklı olarak...sınıf (temizlik/ağartma/deterjan ürünleri) ile kısmen ... sınıflarda tescillidir. Buna göre, dava konusu markaların tescilli olduğu ... sınıf (ve ... yönünden ... sınıf) mallar ile davacının dayanak markalarının tescil kapsamındaki ... sınıf malların aynı/aynı tür mallar olduğu görülmektedir. Mal benzerliği, karıştırma ihtimali değerlendirmesinin yalnızca bir ayağı olup; SMK m.6/1 şartlarının gerçekleşmesi için mal benzerliğinin yanı sıra işaretler arasında da ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırma ihtimaline yol açacak düzeyde benzerlik bulunması zorunludur. Davacı vekili, taraf markalarının temizlik/deterjan sektöründe geniş bir tüketici kitlesine hitap ettiğini, ortalama dikkat seviyesine sahip tüketicilerin söz konusu olduğunu ve dikkat düzeyi azaldıkça karıştırılma ihtimalinin arttığını ileri sürmektedir. Dava konusu ürünlerin (deterjan ve temizlik ürünleri) günlük tüketime konu, geniş bir tüketici kitlesine hitap eden, görece düşük bedelli ürünler olduğu; bu tür ürünlerde ortalama dikkat seviyesine sahip tüketicinin esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Ortalama tüketicinin, markaları çoğunlukla aynı anda yan yana karşılaştırma imkânı bulunmaksızın, zihininde kalan tam olmayan (eksik) izlenime dayanarak hareket ettiği de gözetilmelidir. Ancak somut olayda, taraf markaları bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davacı markalarında “...” kelime unsuru ve ... şekli ayrı ayrı kullanıldıkları gibi birlikte kullanıldıklarında ... şeklinin ... markasının üst tarafında konumlandırılmış olduğu; buna karşın davalılar markalarında bulut şeklini ve/veya iç içe/birbirine yakın eğrisel formlardan meydana gelen bir şeklin içerisinde markaların kelime unsurlarının konumlandırılmış olduğu görülmektedir. Bu bakımdan, markaların gerek kelime unsurlarının farklı olması, gerek şekil unsurlarının farklı olması ve marka tasarımlarının farklı olması karşısında davaya konu markalarının davacı markaları ile benzerlik teşkil etmediği sonucuna varılmaktadır. Davalılar markalarındaki kelime unsurunun davacı markalarında olduğu gibi kırmızı renkte yazılmış olmasının markalar arasında benzerlik yaratabilecek nitelikte olmadığı değerlendirilmiştir. Dolayısı ile, SMK m.61/1 şartlarının somut olayda gerçekleşmemiş olduğu kanaatine varılmaktadır. Davacı vekili, müvekkilinin ... ve ...markalarının TÜRKPATENT nezdinde ... ve... sayıları ile tanınmış marka statüsünde olduğunu; SMK m.6/5 hükmünün m.6/1'den bağımsız olarak değerlendirilebileceğini; tanınmış markanın itibarından haksız yarar sağlanması, itibarının zarar görmesi veya ayırt edici karakterinin zedelenmesi (sulandırma) hâllerinden birinin varlığının yeterli olduğunu ileri sürmektedir. SMK m.6/5 kapsamındaki korumadan yararlanabilmek için taraf işaretleri arasında, tüketicinin iki marka arasında bir bağlantı (irtibat) kurmasına yol açacak düzeyde bir benzerliğin bulunması ön şart niteliğindedir. Yukarıda da ayrıntılı bahsedildiği üzere işaretler arasında benzerlik bulunmadığı kanaatine varıldığından m.6/5 şartlarının da gerçekleşmediği sonucuna ulaşılmıştır. Davacı vekili, davalıların müvekkilinin birden çok markasını sistematik ve ısrarlı şekilde taklit ettiğini, dava konusu tescillerin kötü niyetle elde edildiğini ileri sürmektedir. SMK m.6/9 uyarınca kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir; marka tescil başvurusu sırasında başvuranın kötü niyetli olup olmadığının tespitinde önemli olan, tescil ile dürüstlük kuralının ihlal edilip edilmediğidir. Dosyaya sunulan, davalılar aleyhine açılmış diğer dava ve delil tespit dosyaları incelenmiş olup; dava konusu tescillerin dürüstlük kuralına aykırı şekilde gerçekleştirildiğini ve dava konusu markaların kötüniyet ile kullanıldığını ispata matuf delil bulunmamaktadır. Zira dava konusu markalar davacı yanın markalarından gerek kelime gerek şekil gerek ticari takdim şekli itibari ile farklı olup, kötüniyet dosya kapsamında saptanamamıştır. Tecavüzün varlığı; davalı kullanımları ile davacının önceki tarihli markaları arasında m.7/2 anlamında ayniyet/benzerlik ve karıştırma ihtimali veya sulandırma hallerinden birinin bulunup bulunmadığına göre belirlenecektir.davalı tarafın tescilli "..." ve "..." markaları davacı markaları ile benzer olmadığından davalıların anılan markaları kullanması davacı markaları ile iltibas yaratmamaktadır. Bunun yanında davalı tarafın fiili kullanımlarının tescilli markaların ayırt edici niteliği değiştirilmeden farklı renklerde olduğu görülmekte davacı markaları ile iltibas yaratacak bir benzerlikte olmadığı görülmektedir. Davacı vekili, davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüzün yanı sıra haksız rekabet de teşkil ettiğini ileri sürmektedir. Haksız rekabet, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerde aykırı davranışlar ile ticari uygulamalardır. TTK m.55/1-a-4 uyarınca, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak haksız rekabet teşkil eder. İltibas; piyasada tutunan ve tanınan bir işletmenin isminden, unvanından, markasından veya üretilen malın şeklinden, ambalajının renk ve kompozisyonundan yararlanılarak, bunun aynısının veya benzerinin kullanılması suretiyle başkasının emeğinden haksız olarak yararlanma şeklinde ortaya çıkar. İltibas (karıştırılma) kavramı yanıltmayı, kandırmayı ve yanlış algılatmayı da kapsar. Bu itibarla iltibas, öncelikle mal ya da iş ürünlerinin dış görünüşleri (tanıtım, takdim ve görsellik) itibariyle yanıltmayı ifade eder; marka veya tasarım olarak tescil edilmemiş ürün ambalajları arasında oluşan iltibas tipik bir haksız rekabet hâlidir. Dolayısıyla iltibas sadece ad, unvan ve markalarda değil, piyasaya sürülen malların ambalaj kompozisyonunda da oluşabilir; ambalaj benzerliği tüketicilerin ürünlerin kökeni yönünden yanılmasına yol açar. Somut olayda davacı, davalıların yalnızca ... ve ... markaları ile değil; ürünlerin genel ticari takdim şekli (ambalaj rengi, kompozisyonu, ...ve ürünün genel görünümü) itibariyle de müvekkilinin ürünleri ile iltibas yarattığını ileri sürmektedir. Taraf ürünleri karşılaştırıldığında, her iki tarafın da markasının (...) kırmızı renkte, kalın ve büyük harflerle yazması, ambalajlarda mavi, beyaz ve yeşil vs. renk tonlarına yer vermesi ve ambalajların merkezinde stilize bir grafik unsur (davacıda ... şekli, davalıda bulut/oval form) kullanılması yönünden birtakım ortak özellikler bulunduğu görülmektedir. Ancak deterjan ve temizlik ürünleri sektöründe; kırmızı, mavi, beyaz, yeşil vs. renklerin temizlik, hijyen ve etkinlik kavramlarını çağrıştırması sebebiyle yaygın biçimde kullanıldığı, markanın ürün ambalajında ön planda ve kalın harflerle yazılmasının ise sektörün genel bir uygulaması olduğu dikkate alınmalıdır. Bununla birlikte, davacının ... markalı toz deterjan ürünleri, zemini yeşil ve renkli (renkliler için gökkuşağı tonlu) ambalaj içinde sunulurken; davalının ... markalı toz ürünleri baskın beyaz zeminli, üst kısmında üç daire bulunan renkli bir bant taşıyan bir ambalaj tasarımındadır. Davalının sıvı ürünü beyaz şişe ve sarı kapak ile, bulaşık süngeri ise ayrı bir ambalaj kurgusu ile sunulmuş olup, ambalajların form, zemin ve genel kompozisyonu bu yönüyle birbirinden ayrışmaktadır. Ambalajların merkezinde yer alan grafik unsur bakımından da, davacı ürünlerinde, arkasında ışınsal bir parlama (....) bulunan, iç içe geçmiş oval halkalardan oluşan ..ön planda iken; davalı ürünlerinde merkezde iç içe/birbirine yakın eğrisel formlardan oluşan ve bulut formunu andıran bir şekil içerisinde....ibaresi konumlandırılmıştır. Davalının bu ürün ambalajlarında, davacının ... ve ışınsal ... unsuruna karşılık gelen belirgin bir grafik unsura rastlanmamıştır. Davacı itirazında, davalıların müvekkiline ait ... markasını da ürünlerin ticari takdim şeklinde kullandığını ileri sürmektedir. Bu kapsamda davalının fiili kullanımlarına ilişkin dosyaya sunulan ve bilirkişi raporunda yer verilen görseller incelendiğinde; davalının ürün ambalajlarında merkezi unsur olarak iç içe/birbirine yakın eğrisel formlardan oluşan ve bulut formunu andıran bir şekil bulunmakla birlikte, özellikle yeşil ve mavi renkli ... versiyonlarında markanın arkasında ve çevresinde ışıltılı bir ışık hüzmesi (parlama) etkisine de yer verildiği görülmektedir. Bu yönüyle, davalının söz konusu fiili kullanımlarında davacının “...” olarak adlandırdığı ışınsal ışık unsurunu çağrıştırır nitelikte bir efektin bulunduğu tespit edilmektedir. Bununla birlikte; temizlik gücü, parlaklık ve beyazlık çağrışımı veren ışık, ışıltı ve parlama efektleri, deterjan ve temizlik ürünleri sektöründe kullanılan, tasviri-cağrıştırıcı nitelikte ve ayırt edici gücü görece zayıf unsurlardır. Somut olayda, davalının kullanımındaki ışıltı/parlama efektinin davacının ...şekil markasının birebir aynısı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzeri niteliğinde olmadığı görülmektedir. Bu itibarla, davalının ambalajlarında yer alan ışıltı/parlama efekti, marka (...), merkezi şekil unsuru (... şekli – iç içe/birbirine yakın eğrisel formlardan oluşan bulut formunu andıran şekil) ve genel kompozisyon farklılıkları ile birlikte bütünsel olarak değerlendirildiğinde, ortalama dikkat seviyesindeki tüketici nezdinde karıştırmaya yol açacak düzeyde bir benzerlik oluşturmadığı değerlendirilmiştir. Yukarıda da ayrıntısı ile ele alındığı üzere, alınan bilirkişi kök ve ek raporları ile benzerlik incelemesinin her yönü ile ayrıntısı ile ele alındığı ve gerekli değerlendirmelerin yapıldığı, alınan bilirkişi kök ve ek rapor ile de usul ve yasaya uygun tespit edildiği üzere, hükümsüzlüğü istenen davalı markaları ile davacı markaları arasında benzerlik olmadığı, ortalama tüketici nezdinde karıştırmaya yol açacak düzeyde benzerlik olmadığı, davalıların fiili kullanımlarının da gerek kelime gerek şekil gerek ticari takdim şekilleri itibari ile davacı markaları ile benzerlik taşımadığı, davalının ambalajlarında yer alan ışıltı/parlama efekti, marka (...), merkezi şekil unsuru (... şekli – iç içe/birbirine yakın eğrisel formlardan oluşan ... formunu andıran şekil) ve genel kompozisyon farklılıkları ile birlikte bütünsel olarak değerlendirildiğinde, ortalama dikkat seviyesindeki tüketici nezdinde karıştırmaya yol açacak düzeyde bir benzerlik oluşturmadığı, davacı markasının tanınmış olmasının somut olaya etkisi olmadığı zira davalı yanın markaları ile fiili markasal kullanımlarının davacı markalarına benzemediği, davalı yanın davaya konu edilen tescilli markaları ile bu markaları esas unsur olarak kullandığı fiili markasal kullanımlar yönünden kötüniyet unsuruna rastlanılmadığı anlaşılmakla hükümsüzlük, tecavüz ve haksız rekabete ve buna bağlı istemlere dayalı açılan davanın reddine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir. HÜKÜM: 1-Açılan davanın Reddine, 2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 116,60 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Marka hükümsüzlüğü davası yönünden, hükümsüzlüğe konu iki markanın biri şirkete biri davalı ... adına kayıtlı olması hasebiyle, iş bu dava yönünden her biri yönünden ayrı ayrı vekalet ücret takdiri ile; Maktu 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı şirkete ödenmesine, Maktu 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'a ödenmesine, 5-Marka hakkına tecavüz davası yönünden; 55.000,00 TL tek vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara yarı yarıya( 27.500,00'er TL) ödenmesine( iş bu davanın davalıların müşterek ve müteselsil sorumluluk iddiasına dayanarak açılması, tecavüz teşkil ettiği iddia olunan eylemlerin davalılarca müştereken ve müteselsilen gerçekleşmesi sebebi ile tek vekalet ücreti takdir edilmiştir) 6-Haksız rekabet davası yönünden; 55.000,00 TL tek vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara yarı yarıya( 27.500,00'er TL) ödenmesine( iş bu davanın davalıların müşterek ve müteselsil sorumluluk iddiasına dayanarak açılması, haksız rekabet teşkil ettiği iddia olunan eylemlerin davalılarca müştereken ve müteselsilen gerçekleşmesi sebebi ile tek vekalet ücreti takdir edilmiştir) 7-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine, Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 14/10/2026
Katip ¸
Hakim ¸