İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/389 E. 2020/328 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/389
Karar No
2020/328
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/389 Esas KARAR NO : 2020/328 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/09/2019 KARAR TARİHİ : 17/09/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı icra dosyası ile cari hesap alacağına dayalı icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun borca itiraz etmesi nedeniyle icra takibi durdurulduğunu, davacı, davalı yana cari hesaba işli faturalarda yazılı hizmetleri verdiğini, karşılığında faturaları düzenleyerek davalıya verdiğini, davalının ise fatura ve içeriklerine yasal süresi içinde herhangi bir itirazı olmadığını, davalının cari hesap borcunu ödememesi üzerine davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, faturalara konu hizmetleri aldığı ve faturaları defterlerine işlediği halde davalı haksız olarak borca itiraz ettiğini, davacının davalı borçludan takibe konu rakam kadar alacağı bulunduğunu belirterek davalı tarafın haksız, kötüniyetli ve alacağın semeresiz bırakılmasını sağlamaya yönelik itirazının iptali edilerek, davalının dava konusu edilen alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA Davalı ... Malz. ... Şti. içinde dosyaya cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER İzmir ... İcra Müdürlüğü ...sayılı icra takip dosyası, BA-BS formları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Davacı vekili müvekkili şirketin elektrik malzemeleri satışı, trafo üretimi ve montajı ile elektrik danışmanlığı işlerini yaptığı, davalı şirket ile müvekkili arasında bu kapsamda ticari ilişki ve bu ilişkiye dayalı cari hesap ilişkisi olduğunu, bu kapsamda müvekkili tarafından düzenlenen faturalara konu alacağın davalı tarafça ödenmemesi üzerine davalı aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü... sayılı icra takip dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe davalı tarafça itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu iddia ederek davalı itirazının iptali ile müvekkili yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, cari hesap ve fatura alacağına dayanan alacağın tahsiline matuf başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile alacağın %20'sinden az olmayacak şekilde icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Tüm dosya kapsamından, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafça düzenlenen faturaların davalı tarafça ödenmemesi üzerine davalı aleyhine İzmir... İcra Müdürlüğü ... sayılı icra takip dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine bu itirazın iptali amacıyla eldeki davanın açılmış olduğu anlaşılmaktadır. Mahkememizce dosya mali müşavir ve şirketler hukuku bilirkişilerine tevdi edilerek rapor aldırılmıştır. 10/07/2020 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirkete ait ticari defterlerin, 6102 sayılı TTK'nun 64/3.maddesi ve V.U.K 182,220,221 maddesi uyarınca yapılması gereken noter açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, usulüne uygun tutulan ticari defterlerin sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu, davalı şirket tarafından ticari defter ve belgelerinin bulunduğu adres bildirilmemiş olduğundan dolayı istenilen incelemenin yapılamadığı, davacı şirket ticari defterlerinde icra takip tarihi itibariyle davalı şirketin 9.293,45 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, davacı şirket tarafından düzenlenen ve ticari defterlerinde kayıtlı olan faturaların ait olduğu dönemlerde belirlenen hadleri aşmamış olmasından dolayı Vergi Dairesine BA-BS formları ile beyan edilmediği, davacı şirketin takip talebinde, takip tarihine kadar işlemiş faiz isteminde bulunmadığı, taleple bağlılık ilkesi gereğince takip tarihi öncesi dönem için faiz hesabı yapılmadığı, takip tarihinde itibaren asıl alacak için reeskont avans faizi ile birlikte tahsili talebinde bulunduğu, davalı tacirin borcunun dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nun 19/1. Maddesi uyarınca ticari nitelik gösterdiği, bu davanın aynı kanunun 4/1.maddesi hükmü uyarınca nispi ticari dava olduğu, tacirler arası bu sözleşmenin aynı kanunun 3.maddesi uyarınca ticari iş niteliğinin de bulunduğu dolayısıyla ticari işlerde 3095 sayılı yasanın değişik 2/2.maddesi gereğince avans faizi oranı üzerinden faiz istenebileceğine dair görüş ve kanaatlerini içeren raporun oluşa, dosya içeriğine ve bilimsel verilere uygun bulunan rapor mahkememizce benimsenmiş ve hükme esas alınabilir kabul edilmiştir. 2004 sayılı İcra Ve İflas Kanunun 67. vd. maddelerinde, takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği, bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse alacaklı yararına, alacaklının kötü niyetle ve haksız bir şekilde takipte bulunduğu anlaşılırsa borçlu yararına, red veya hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata hükmedileceği düzenlemesi bulunmaktadır. 6102 sayılı TTK'nun 21. maddesinde bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer tarafın, kendisine fatura vermesini ve ödenen bir bedel var ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebileceği, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı hususunda düzenlemeler bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 64. vd. maddelerinde ticari defterlere ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır. Söz konusu bu düzenlemeler ve Vergi Usulu Kanunu 181.,220.,221. maddeleri çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, davacı tarafça düzenlenen faturaların davalı tarafça itiraz edilmeksizin alındığı, söz konusu faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davacı taraf ticari defterlerinin noter açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunduğu, bunların süresinde yapılmış olduğu ve bu itibarla usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil teşkil edebilecek mahiyette olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıdaki yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde itirazın iptali davasında alacağın varlığını ispat yükü üzerinde bulunan davacının, icra takibine itiraz edildikten sonraki bir yıl içinde mahkememize iş bu davayı açarak alacağın varlığını ve miktarını ticari defterleri ve faturalar ile ispat ettiği hususunda mahkememizde vicdani kanı oluşmuştur. Bu ispat yapıldıktan sonra davalı tarafça borcun ödendiği yahut herhangi bir sebeple ortadan kalktığına ilişkin herhangi bir iddia ve ispat ileri sürülmemiştir. Bu itibarla davanın kabulüne karar vermek gerektiği takdir ve sonucuna ulaşılmıştır. Diğer yandan icra takibine ve davaya konu alacak tutarı faturaya dayandığından ve davanın taraflarının tacir olup basiretli hareket etme yükümlülüğü altında bulunduğu anlaşıldığından alacağın likit olduğu ve itirazında haksız çıkan davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması gerektiği mahkememizce kabul edilmiştir. Mezkur nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere Davanın kabulü ile, Davalının İzmir ... İcra müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptaline, Takibin Takip talebindeki kayıt ve şartlarla devamına, Alacak likit bulunduğundan alacağın %20'si oranında 1858.69 TL icra inkar tazminatının itirazında haksız çıkan davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 3.400 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Harçlar yasası gereğince alınması gereken 634,83- TL harç olmak üzere 158,71-TL harçtan mahsubuna, 476,12- TL eksik harç ile 7155 Sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14 maddesi gereğince ilerde haksız çıkacak taraftan tahsil edilmek üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320.00 TL zorunlu Arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davacı tarafından yapılan 34,11- TL posta masrafı, 38,00-TL tebligat, 22,00-TL elektronik tebligat, 0,50-TL KEP masrafı, 112,24-TL peşin harç, 44,40 TL başvurma harcı ve 1000,00- TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplamda 1.251,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/09/2020

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2019/389, K. 2020/328, T. 17.09.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-389-e-2020-328-k-382c1e04d3ce