İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/714 E. 2026/765 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/714
Karar No
2026/765
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/714 Esas KARAR NO : 2026/765

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/11/2025 KARAR TARİHİ : 23/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 23/08/2024 tarihinden beri catering hizmeti verdiğini, davalı şirket ile aralarında sözlü bir catering sözleşmesi kurulduğunu, hizmet bedelinin kişi başı 150_TL olarak belirlendiğini ve her ayın 15'inde ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalının 06/01/2025 tarihinden temmuz ayına kadar ödemeleri yaptığını, ancak müvekkili şirket tarafından düzenlenen 28/07/2025, 31/07/2025, 07/08/2025, 14/08/2025, 21/08/2025, 28/08/2025, 29/08/2025, 07/09/2025, 14/09/2025, 21/09/2025, 28/09/2025, 30/09/2025, 07/10/2025, 14/10/2025, 17/10/2025 tarihli faturaların bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini, alacakların tahsili amacıyla başlatılan 2025/174992 numaralı arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, ... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosya üzerinden başlatılan icra takibine davalı tarafın 22/10/2025 tarihinde haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz ettiğini, bu itirazın kötü niyetli olduğunu, davalının borcunu ödemekten imtina ettiğini, bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, ayrıca yargılama süresince mal kaçırma ihtimaline karşı davalı şirketin malvarlığı üzerine ihtiyadi tedbir konulmasını, mahkemece gerekli görülmesi halinde teminat karşılığında bu tedbirin uygulanmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin kumaş yıkama ve apre işi yaptığını, davalıdan katering hizmeti alındığını ve bedelinin ödendiğini, yapılacak bilirkişi incelemesi ile davalının davacıya borcu olmadığının tespit edileceğini, davacının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi yaptığını belirterek, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, dava konusu edilen alacağın yüzde 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödenmesine, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, Davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine fatura alacağına ilişkin olarak yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir Dava konusu ... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı icra dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmıştır. Ticaret sicil müdürlüğü , vergi dairelerine yazılan müzekkerelere cevap verildiği anlaşılmıştır. Davalı tarafça, verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları Mahkememize sunulmamış, defter ve kayıtların nerede olduklarına dair beyanda bulunulmamıştır. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 10/04/2026 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacıya ait 2025 yılı ticari defterlerinin Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun tutulduğu, davacıya ait 2025 yılı karşılaştırmalı alış-satış analiz raporunun sunulması halinde incelenebileceği, davalı vekili tarafından 28/01/2026 tarihli dilekçede defter ve belgelerin dijital ortamda ibraz edileceğinin belirtildiği, davalı vekilinin eren3455@gmail. com adresine 01/04/2026 tarihinde gönderilen e-postaya cevap verilmediği, talep edilen 2025 yılı yevmiye ve kebir e-defter beratlarının sunulmadığı, envanter defteri Noter açılış tasdik sayfalarının dosyaya girmediği, davacı cari hesap ekstresinin temin edilemediği, davalının bakiye borcunu ödediğini belgelendiremediği, bu durumda davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 695.307,96 TL alacaklı olduğu, tarafların diğer taleplerinin mahkemenin takdirine bırakıldığı kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.

Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 21/05/2026 Tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davalı firmanın ihtara rağmen ticari defterleri sunmadığını, davacı yana ait cari hesap ekstresinin incelenerek rapora eklendiğini, davalının bakiye borcu ödediğini belgelendirememesi durumunda davacının takip tarihi itibarıyla 695.307,96 Türk Lirası alacaklı olabileceğini, diğer taleplerin ise mahkemenin takdirine bırakıldığını belirttiğini, tüm bu hususların değerlendirilmesi neticesinde davacının anılan tutarda alacaklı bulunduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. "Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, ... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı takip dosyası, 10/04/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturadan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda; davacının 2025 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 695.307,96 TL alacağının bulunduğu, davalı yanın dosyaya mübrez karşılaştırmalı alış satış analiz raporları üzerinde yapılan incelemede davacı yanın takip dayanağı yapmış olduğu faturanın davalı yana ait analiz raporları uyumlu olduğu, davalı tarafından sunulan cevap dilekçesi ile fatura konusu hizmetin verildiğinin kabul edildiği, ödemenin yapıldığının bildirilmiş olduğu nazara alındığında davalının artık fatura konusu malları teslim almış olduğunun kabulü gerektiği, fatura konusu malların davalıya tesliminin kanıtlandığı, faturadaki bedelin ödendiği hususunda ispat yükü üzerinde olan davalının fatura bedelinin ödendiğini ileri sürmediği gibi bu yönde delil de sunmadığı ve bu nedenle borcu ödediğini ispatlayamadığı, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı , davalının ticari defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğu anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları ve karşılaştırmalı alış satış analiz raporları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, faturadan kaynaklı borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürdüğünü ispat edemediği gibi, taraflar arasında ödeme günü kararlaştırıldığı da ileri sürülmediğinden davacı alacaklının icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizi talebinde bulunamayacağı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle 139.061,59 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenler ile Davacı tarafından açılan davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyasında takibe yapılan itirazın 695.307,96 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin takip talebindeki aynı koşullar altında devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Asıl alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle 139.061,59 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 47.496,48-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 8.650,36-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 38.846,12-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 110.296,19-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 20.929,51-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL başvuru harcı, 8.650,36-TL peşin/nisbi harcı, olmak üzere toplam 9.265,76 harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, , 7-Davacı tarafça yapılan 17.570,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 17.056,57 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafça yapılan bir yargılama masrafın bulunmadığından bu hususta ara karar tesisine yer olmamasına, 9-Devletçe karşılanan 4.600,00 TL nin arabuluculuk ücretinin 4.465,58 TL'sinin davalıdan tahsiline, bakiye 134,42 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 10- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair verilen karar; taraf vekillerinin yüzüne karşı, taraflardan herhangi birisinin mahkememize başvurusu üzerine gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içerisinde, mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başkaca denk bir mahkemeye verilecek dilekçe ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı

Katip ... E-İMZA

Hakim ... E-İMZA

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/714, K. 2026/765, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-714-e-2026-765-k-81a6d2c05d04