İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/375 E. 2020/514 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/375
- Karar No
- 2020/514
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/375 Esas KARAR NO : 2020/514 DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/11/2017 KARAR TARİHİ : 19/10/2020
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Dosya içerisine; Müvekkilinin ... tarihinde davalı ... A.Ş ... Bayisinden ... marka ... ... ... model ... motor nolu aracı .... .-TL bedelle satın aldığını ve satın aldığını ve satın aldığı aracını ... plaka sayıl ile trafik kaydına tescil ettirdiğini, aracın ithalatçısının diğer davalı ... A.Ş olduğunu, aracın alındıktan sonra tüm bakımlarının yetkili servislerinde yaptırıldığını, müvekkilinin araçtan anormal ses duyması nedeniyle aracı satın aldığı davalıya müracaat ettiğini, araçta inceleme yapılacağı gerekçesi ile aracı davalının teslim aldığını, devamında aracın üretiminde kaynakla şanzıman sorunu olduğunun söylendiğini, müvekkilinin üretim hatası nedeniyle ağır kusuru bulunan aracın aynısı ile değişimini talep ettiğini, davalının üretim hatası sebebiyle araçta ağır kusur bulunduğunu kabul ettiğini aynı ile değişiminden kaçtığını müvekkilinin dava konusu aracının hala davalının servisinde bulunduğunu, aracın kusurlu olması sebebiyle kullanılmasının da mümkün olmadığını, beyan etmekle; ayıplı aracın yenisi ile değiştirilmesine, aracın teslim tarihinden itibaren işletilecek faizin davalılardan müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ...... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili olan şirketin ... ve Ticaret A.Ş 'nin dava konusu aracın ithalatçısı ya da satıcısı olmadığını, araca servis hizmeti de vermediğini, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, ayıp iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın, yasanın öngördüğü ayıp ve ihbar yükümlülüğüne uygun davranmadığını, bu nedenle dava hakkının ortadan kalktığını, dava konusu araçta iddia edildiği gibi üretimden kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, araç arızası olarak bildirilen sorunun kullanım hatasından kaynaklanmasının muhtemel olduğunu, her ne kadar davanın reddine karar verilmesi gerekse de mahkemenin aksi kanaatte olması nedeniyle davacının, araç kullanımından elde ettiği faydaları ve hasarlar nedeniyle meydana gelen değer kaybını iade etmesi gerektiğini, araçtaki boyanın ayıplı olması aracın yenisi ile değiştirilmesini gerektirmediğini, beyan etmekle davanın reddini, yargılama giderleri il yasal avukatlık ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının ayıp ve ihbar yükümlülüğüne uymadığını, aracın ... tarihinde satın alındığını ve huzurdaki iş bu davanın da ... tarihinde açıldığını, davaya konu aracın onarım için müvekkil şirkete getirildiğini, araçtaki arıza tespiti yapıldığını, şanzıman arızası nedeniyle şanzımanın onarılması veya değiştirilmesinin gerektiğinin belirtildiğini, ve davacıya ikame araç teslim edildiğini, ancak davacının yazılı olarak onay vermemesi üzerine araçta onarıma başlanmadığını, araçtaki arızanın kullanım hatası ile meydana geldiğini, davacının araç kullanımdan elde ettiği faydaları ve hasarları nedeniyle meydana gelen değer kayıplarını da iade etmesi gerektiğini, davaya konu araç üzerinde bir takdiyat var ise davacının dava açma hakkının bulunmadığını beyan etmekle; yasal dayanağı bulunmayan usul ve yasaya aykırı davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRİLMESİ: dosya içerisine; araç teslim formu, iş emri ve servis kayıtları, fatura, garanti belgesi, takyidatlı trafik kayıt belgesi sunulmuş olup, bilirkişi heyetinden ayrıntılı rapor aldırılmıştır. Dava; satım akdine konu edilen aracın ayıplı olduğu iddiasıyla aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi istemine ilişkin dava niteliğindedir. Davacı ile davalılardan ... ... AŞ arasında araç alım satımına ilişkin akdi ilişkinin bulunduğu, ... tarihinde davaya konu edilen aracın ... .-TL bedelle davacı tarafından satın alınıp bedelinin de ödendiği hususları ihtilafsızdır. Uyuşmazlık; davacının aktif dava ehliyetinin, davalılardan ... .. AŞ'nin pasif taraf ehliyetinin bulunup bulunmadığı, satıma konu araçtaki arızanın üretim hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, aracın ayıplı olup olmadığı, ayıp varsa gizli ayıp mı açık ayıp mı olduğu, ayıp ve ihbar yükümlülüklerine davacı tarafça uyulup uyulmadığı hususlarına ilişkindir. Davalı ... .. AŞ vekili her ne kadar husumet itirazında bulunarak kendisine husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürmüşse de, dosyaya sunulan garanti belgesinin incelenmesinde 2 yıllık garanti süresinin bulunduğu ve davalı ... .. AŞ'nin söz konusu garanti belgesinde imzasının olması nedeniyle her ne kadar sözleşmenin tarafı olmasa da ithalatçı firma olarak garanti veren sıfatıyla sorumluluğunun olabileceğinden, adı geçen davalının bu yöndeki husumet itirazına itibar edilmemiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen .... tarihli rapora göre; uyuşmazlık konusu aracın ... tarihinde 0 km olarak satın alınmasından yaklaşık 2,5 ay sonra davalı ... ... Yetkili Servisine götürüldüğü, yetkili servis tarafından yapılan inceleme sonucunda aracın şanzımanında sorun olduğunun belirlendiği, keşif tarihindeki yapılan incelemeler ve test sürüşünde aracın şanzımanından arıza emaresi olarak metal sürtme sesi saptandığı, bu hususun kullanım hatasından kaynaklanmadığı, arızanın otomatik vites kutusunda bulunan tork konvektörü ve şanzıman bilyeleri ile planet dişli sistemlerinden kaynaklanabileceği, arıza tespiti için şanzımanın sökülmesi gerektiği, mevcut şanzıman ile aracın üretim hatasına bağlı olarak gizli ayıplı olduğunun mütalaa edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce bilirkişi raporunun denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli oluşu sebebiyle tarafların itirazlarına itibar edilmeyerek rapora itibar edilmiştir. Dava konusu olayda uygulanması gereken kanun hükümleri 6098 sayılı TBK hükümleri olup, davacı alıcı TBK'nın 227.maddesi uyarınca ayıp nedeniyle seçimlik haklarını aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini isteme şeklinde kullanmıştır. Sonuç olarak araçta ayıp bulunduğu, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu bilirkişi raporu ile belirlenmiş olup, davacı taraf söz konusu ayıbı süresi içerisinde davalı şirket yetkili servisine bildirmiş, ancak bir sonuç elde edememiştir. Ayıbın niteliği gereği alıcının araçtan yararlanamamasını sürekli kılabilecek nitelikte olduğu değerlendirilmiştir. Kural olarak ayıplı mal satışı ve hatalı üretim nedenlerine dayalı olarak açılan davalarda ithalatçı firmanın ayıba karşı tekeffül sorumluluğu olmadığından sorumluluğundan söz edilemez ise de, dosyaya sunulan garanti belgesinde ithalatçı firma davalı ... ... AŞ'nin imzası bulunduğundan, diğer davalı satıcı firma ile birlikte adı geçen ithalatçı davalı firmanın da sorumlu olacağı açıktır. Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre; davacının davalılardan ... ... Firmasından almış olduğu aracın gizli ayıplı olduğu, ayıbın üretim hatasından kaynaklı olduğu, davacı tarafça süresi içerisinde ayıbın davalı şirket yetkili servisine bildirildiği ancak bundan bir sonuç elde edemediği göz önüne alındığında, davalı satıcının olayda ağır kusurlu olduğu, TBK'nın 225.maddesi uyarınca ağır kusurlu olan satıcının ayıbın kendisine süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamayacağına göre davacının ayıplı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebinde haklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla, birlikte ifa kuralı da gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiş, (Uyuşmazlık konusu araçta celp edilen trafik kayıt belgesine göre ... ... ... 'nın rehini bulunmakta olup, dava açılırken rehin alacaklısının davaya açık ve şartsız muvafakatinin gerektiği, ancak bu hususun gerekçeli karar yazılırken fark edilmesi sebebiyle söz konusu eksikliğin giderilmesi mümkün olmamıştır.) verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine davaya bakan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... . Hukuk Dairesinin ... tarih ve ... /... Esas - ... /... Karar sayılı ilamı ile " Bilirkişi heyetince araç kullanılmak suretiyle ve arızalı parça açılmaksızın düzenlenen raporda aracın ... tarihinde trafiğe tescil edilerek çıktığı ... tarihinde 21.436 km'de ... ve ... A.Ş. ... A.Ş'ye geri giderken ses geldiği şikayetiyle teslim edildiği, o tarih itibariyle 21.436 km'de olduğu şanzımanda duyulan sesin kullanım hatasından oluşmadığı, servisin komple şanzıman değişimi ifadesiyle aracın ayıplı olduğunu doğruladığı, keşifteki test sürüşünde de şanzıman da arıza emaresi metal sürtme sesi saptandığı, bu hususun kullanım hatasından kaynaklanmadığı, arızanın otomotik vites kutusunda bulunan tork konvertörü, şanzıman bilyaları ile planet dişli sistemlerinden kaynaklanabileceği, arıza tespiti için şanzımanın sökülmesi gerektiği, mevcut şanzıman ile üretim hatasına bağlı olarak gizli ayıplı olduğu görüşü bildirilmiştir. Bilirkişi raporunda arızanın tespiti için şanzımanın sökülmesi gerektiği belirtildiği halde bu işlemin yapılmaksızın sadece test sürüşü ile aracın gizli ayıplı olarak kabulü eksik incelemeye dayanmaktadır. Garanti belgesinde ithalatçı firma olarak ... ... A.Ş gösterilmiş olup, eldeki dava bu davalı yerine ... ve Tic. A.Ş aleyhine açılmış olduğu anlaşıldığından HMK'nın 124.maddesince doğru davalıya husumet yönlendirmesi için süre verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmamıştır. Araç üzerinde rehin hakkı bulunan ... ... A.Ş'nın yargılama sırasında davaya muvafakati alınmaksızın yargılamanın sonuçlandırılması da doğru değildir. Davacı vekili, ... ... A.Ş. Nin muvafakat yazınısının fotokopisini sunmuş ise de yazının aslı dava sonuçlanmadan evvel dosya içerisinde bulunmamaktadır. Bu durumda, mahkemece yetersiz bilirkişi incelemesi ve raporuna dayalı olarak hüküm kurulduğu, davalı ... Tic. A.Ş yönünden HMK'nın 124.maddesince doğru davalıya husumet yönlendirilmeden davanın sonuçlandırıldığı, ve rehin hakkı sahibi ... ... A.Ş den davaya muvafakat edilip edilmediği sorularak bu yönde yazılı muvafakatının alınmadan davanın sonuçlandırıldığı anlaşıldığından bu eksiklerin giderilerek bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle kararın bozulması üzerine dosya mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizce bozma karar ilamı doğrultusunda, HMK.124. Maddesi uyarınca husumetin ... .... A.Ş'ye yöneltilmesi için davacı vekiline süre verilmiş, araç üzerinde rehin hakkı bulunan ... ... ... A.Ş.'nin açılan davaya muvafakatının olduğuna ilişkin ... tarihli belge aslı dosyamız arasına konulmuş, mahallinde keşif yapılmış, bilirkişi heyetinden rapor aldırılmıştır. Davacı vekili tarafından sunulan dilekçe davalı ... ... A.Ş'ye tebliğ edilmiştir. Davalı ... ... A.Ş. vekili ... tarihli cevap dilekçesinde özetle; iki yılı aşkın süredir müvekkili şirketin taraf olmadan davanın ilerlemesi ve bu kapsamda dava dosyasında pek çok işlemin yapılması sebebiyle husumetin müvekkiline yöneltilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, davanın yetkisiz mahkeme olan Antalya mahkemeleri nezdinde açıldığını, menkul mallara ilişkin satım sözleşmelerinde alıcı yönünden, malı muayene ve ihbar yükümlülüğünün öngörüldüğünü ve anılan yükümlülüğe uyulmaması durumunda, satılan malın olduğu gibi kabul edildiğini ve dava hakkının ortadan kalkacağının kabul edildiğini davacının, yasanın öngördüğü ayıp ihbar ve muayene yükümlülüklerine uygun davranmadığını ve bu nedenle ayıp iddiasına dayalı dava hakkını kaybettiğini, dava konusu araçta iddia edildiği gibi üretimden kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, davacı tarafın iddialarının aksine dava konusu aracın satın alındığı tarihten itibaren arızalanmadığını, aracın şanzımanının arızalı olması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacının servise gelerek belirttiği şikayetler üzerine araç üzerinde servis tarafından gerekli inceleme ve bakımların yapıldığını, ancak bu gerekli inceleme ve bakımlara ilişkin onarımların davacı tarafın yazılı muvafakat vermemesi nedeniyle yapılamadığını ayrıca aracın davacı kullanım ve uhdesinde iken hasarlanmış olacağı ihtimalinin de değerlendirilmesi gerektiğini, Trafik Sigortaları hasar merkezinden ve kaskodan aracın geçmiş hasarlarının sorulmasını, aracın maruz kalmış olabileceği başkaca hasarların mevcut olup olmadığı ve anılan tüm hasarlar nedeniyle meydana gelen değer kaybının da araştırılması ve saptanması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini mahkememizin aksi kanaatte olması halinde, araçta meydana gelen hasar veya hasarlara dayalı değer kaybının hesaplanarak araç bedelinden mahsubu veya iadesi gerektiğini beyan etmiştir. Araç üzerinde rehin hakkı bulunan ... .... A.Ş ... tarihli yazısı ile açılan davaya muvafakatlarının olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce ... tarihinde aracın bulunduğu ... ve Ticaret A.Ş'de keşif yapılmış, keşif sırasında davalı ... ve Ticaret A.Ş. Servis müdürü, şanzımanın çıkarılıp ayrılmasına muvafakatlarının olmadığını beyan etmesi üzerine aracın şanzımanı sökülmemiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ... tarihli raporda; davaya konu ... Plakalı araçta, geri vites konumunda seyir halindeyken mekanik bir sesin bulunduğu, bu sesin normal bir ses olmadığı, şanzımandaki bir arızanın varlığını gösterdiği, bu arızanın boyutunun ancak şanzımanın sökülüp dağıtılması sonucu yapılacak inceleme ile tespitinin mümkün olduğunu, yapılan keşifte davalı taraf yetkilisi tarafından şanzımanın sökülüp dağıtılmasına muafakat edilmemesi sebebiyle şanzımanın sökülemediği, söz konusu arızanın aracın 21.436 km kullanımı sonucu ortaya çıktığı, şanzımanın yapısı itibariyle meydana gelen mekanik ses arızasının kullanım hatasından kaynaklanmasının mümkün olmayacağı, söz konusu şanzıman arızasının kullanıcınını basit bir kontrolle tespit edemeyeceği, ancak kullanım sonucu ortaya çıkan bir arıza olduğu, kullanım hatasından kaynaklanmadığı ve üretimden kaynaklı olduğu anlaşılan bu ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Keşfe katlanma zorunluluğu başlığı altında düzenlenen HMK 291/2. maddesinde, "...Keşif yapılmasına taraflardan birinin karşı koyması hâlinde, o kimse ispat yükü kendisine düşen taraf ise bu delilden vazgeçmiş; diğer taraf ise iddia edilen vakıayı kabul etmiş sayılır. Şu kadar ki, hâkim duruma ve karşı koyma sebebine göre bu hükmü uygulamayabilir." hükmü düzenlenmiştir. Satış sözleşmesi TBK'nın 207. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Satış sözleşmelerindeki ayıba ilişkin hukuki düzenleme ise TBK'nın 219. maddesinde yer almaktadır. Düzenlemede “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur." denilmektedir. 6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesinde satılan malın ayıplı olduğu açıkça belli değil ise, alıcının malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içerisinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğu, diğer durumlarda TBK'nın 223/2. maddesinin uygulanacağı düzenlenmiş, TBK'nın 223. maddesinde de alıcının, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse bunu uygun süre içerisinde satıcıya bildirmek zorunda olduğu, alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılacağı, ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği, bildirilmezse satılanın bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Alıcı ihbar külfetini yerine getirmiş ise zamanaşımı süresi içinde TBK'nın 227. maddesinde kendisine tanınan hakları dava yoluyla talep edebileceği gibi zamanaşımı süresi dolsa bile kendisine karşı açılan davada ayıptan doğan defi hakkını ve seçimlik haklarını ileri sürebilir. Bu halde artık alıcının ayıpları bildiği ya da bilmesi gerektiği konusunda ispat yükü satıcıya aittir. Zira bu suretle satıcı yasal olarak kendisine düşen bir sorumluluğu reddetmektedir. TBK'nın 227. Maddesine göre; Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Ayrıca aynı maddenin 3. Fıkrasına göre; alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalılardan ... ... ... A.Ş. dava konusu ... marka aracın ithalatçısı, diğer davalı ... ve Tic. AŞ ise Antalya yetkili satıcısı olduğu, dolayısıyla davalı ... .... A.Ş.'nin pasif husumetinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Davaya konu ... plakalı araç davacı şirket tarafından davalı ... ... tarihli faturaya istinaden ... .-TL bedel mukabilinde satın alınmış, garanti belgesinin ... tarihli olduğu ve aracın bu tarihte davacıya teslim edildiği anlaşılmıştır. Araç teslim alındıktan sonra aracın bakım ve servis hizmetleri davacı tarafından yetkili serviste yaptırılmıştır. Mahkememizce gerekçeli, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli ... tarihli bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapora göre, araçta meydana gelen şanzıman arızasının kullanım hatasından kaynaklanmayan üretim hatasından kaynaklı arıza olduğu, ilk bakışta anlaşılması mümkün olmayan kullanım sonucu ortaya çıkan gizli ayıp niteliğinde olduğu, davalı taraf önceki itirazlarında şanzımanın sökülmesi gerektiğini bellirtmesine rağmen keşif esnasında şanzımanın çıkarılıp ayrılmasına muvafakat etmediğinden HMK 291/2 maddesi uyarınca bu delilden vazgeçmiş sayılacağı, garanti süresi içerisinde aracın henüz 21.436km' de iken böyle bir arıza ile karşılaşılması karşısında aracın satış bedeli ve lüks sayılan üst segment bir araç olması, garanti belgesi garanti şartları gereğince dava konusu aracın tüm servis ve bakımlarının yetkili serviste yapılmış olması karşısında böylesine önemli nitelikteki şanzımanda meydana gelen arızaya alıcının katlanmasını beklemenin hakkaniyete uygun olmayacağı, aracın tüm servis, bakım ve tamirlerinin davacı tarafça süresinde ve yetkili serviste yaptırıldığı, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olması da göz önüne alınarak davacının üzerine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini de yerine getirmiş olduğu, bu nedenle davacının misli ile değişimi talebinin kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmakla, davalı ... ... A.Ş. aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davaya konu aracın her türlü takyidatlardan ari şekilde davalılara iadesi şartıyla ayıpsız misli ile değiştirilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... ... Ticaret A.Ş. aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, 2-Davalılar ... ... Ticaret A.Ş. ve ... ... A.Ş. Aleyhine açılan davanın KABULÜ ile; Davacıya ait; ... plakalı ... tipi, ... motor nolu, ... şase nolu, ... Model, ... marka aracın her türlü takyidatlardan ari şekilde davalılara iadesi şartıyla ayıpsız misli ile DEĞİŞTİRİLMESİNE;
Bunun mümkün olmaması halinde; İİK' nın 24. Maddesi uyarınca işlem yapılmasına, 3-Alınması gerekli ... .-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan ... .-TL harcın mahsubu ile bakiye ... .-TL harcın davalılar ... ... A.Ş. ve ... ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen TAHSİLİNE, hazineye gelir KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan (davetiye, müzekkere, keşif ve bilirkişi gideri ile harç olmak üzere) toplam ... .-TL yargılama giderinin davalılar ... ve Ticaret A.Ş. ve ... ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 5-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunana AAÜT uyarınca hesaplanan ... .-TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve Ticaret A.Ş. ve ... . A.Ş. 'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 6-Davalı ... A.Ş vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... .-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya ÖDENMESİNE, 7-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı ve davalılara İADESİNE, Dair, davacı vekili, davalı ... ve Tic. A.Ş vekili ve ... ve Tic. A.Ş vekillerinin yüzlerine karşı, diğer davalının yokluğunda HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 19/10/2020
Katip ... ¸(e-imzalı)
Hakim ... ¸(e-imzalı)
.