İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/388 E. 2020/511 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/388
- Karar No
- 2020/511
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/388 Esas KARAR NO : 2020/511
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/08/2019 KARAR TARİHİ : 20/10/2020
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İSTEM: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı ...'dan ... ... ... olan ... şasi nolu ...Marka ... ... model ... plaka nolu aracı sıfır kilometre olarak ... tarihinde ...-TL bedelle satın aldığını, müvekkilinin dava konusu aracı satın aldıktan sonra tüm bakımlarının yapılması için ... la götürdüğünü, müvekkili şirketin yetkilisinin ... günü ... ilinden ... ilçesinde ilerlemekte iken aracın hiç bir sorun yokken stop ettiğini tekrar çalışmadığını, ... tarihinde ... nun tamirhanesine çekildiğini, iş emri düzenlendiğini, aracın arızalandığında ... km olduğunu, davalı ... tarafından aracın krank yataklarındaki problemlerden dolayı komple motor değişimi yapıldığını ve akabinde yapılan denemede turbo hortumunun da değiştirilmesi gerektiği anlaşıldığından bu işleminde yapıldığını, motor değişimi ve tüm tamirat işlemleri nin garanti kapsamında yapıldığını, aracın ... tarihinde iade edildiğini, müvekkili aracın üzerinde yapılan tamirat bedeli toplam ...-TL olduğunu, araçta meydana gelen hasarın üretin kaynaklı olduğunu, aracın en önemli parçası olan motor ve diğer bir çok parçalarının değiştiğini, araçta önemli derecede değer kaybının olduğunu, alacaklarının tahsili amacıyla arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ... tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte ...-Tl nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir, YANIT: Davalı ... Vekili cevap dilekçesinde; dava konusu araçta müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilen motor değişim işleminde müvekkil şirketin herhangi bir kusurunun olduğunu kabul ettiğimiz anlamına gelmemek kaydıyla; davacı yan ayıp ihbar ve zamanaşımı sürelerine riayet etmediğini, davalının öngörülen yasal süre içinde ayıp ihbarında bulunmadığını, Dava konusu aracın ... tarihinde satın alındığını, Davacı ise iş bu dava ile aracın üretimden kaynaklı ayıbının olduğunu iddia ettiğini, Davaya konu aracın davacı alıcısı ve davalı satıcısı da tacir olduğunu, aralarında yapılan bu satım işlemi ticari bir ilişki olduğunu, ticari bir ilişki kapsamındaki bu satış işleminden kaynaklanan ayıp sorumluluğu Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlendiğini, T.T.K.’ nun 23. maddesinin 3.fıkrasında ; ‘’ malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değil ise alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını koruma için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.’’ Buna göre alıcı tacirin 8 günlük süre içerisinde aldığı mala ilişkin kontrolleri ve muayeneleri yaptırma külfeti vardır. Kanunumuzun bu kapsamda asıl amaçladığı, alıcı tacirin de özenli davranmasıdır. Bunu da T.T.K.’nun 18. maddesinin 2. fıkrasında ; ‘’Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır.’’ diyerek belirtmiştir. Davaya konu ihtilafa ilişkin dava zamanaşımı süresi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 231. maddesi gereği dolduğunu, davanın esasına girişilmeden evvel usulden reddi gerektiğini, dava konusu araçta davacının iddia ettiğinin aksine üretim hatasından kaynaklı herhangi bir ayıp bulunmadığını, Davaya konu araç motor arızası şikayeti ile müvekkil şirket servisine getirilmiş ve yapılan teknik incelemelerde motorun krank yataklarında ki problemden dolayı kilitlenerek dönmediğinden komple motor değişimi gerektiği görüldüğünü, bu doğrultuda motor müşteri memnuniyeti kapsamında ücretsiz olarak garanti kapsamında değiştirildiğini, dava konusu aracın şikayetlerinin giderilmesi için yapılan servis işlemleri nedeniyle aracın sürüş güvenliğini azaltacak ve değerini düşürecek bir durum söz konusu olmadığını, işlemler nedeniyle aracın ayıplı sayılması gerektiğine ilişkin iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, aracın ayıplı olmadığını, Davanın, davacı tarafın hak düşürücü süre içinde ayıp ihbarında bulunmamış olması nedeniyle reddine, davanın esasına girilmesi durumunda esas yönünden haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Cevap dilekçesinde; davanın haksız ve nesnetsiz açıldığını, davacı tarafın ayıp iddialarını kabul etmediklerini, davacı tarafın 6102 sayılı türk ticaret kanunu'nun 23. maddesinde öngörülen ayıp ihbar yükümlülüğüne ve süresine uymadığını dava ve talep haklarını kaybettiğini dava konusu araçta üretim hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, davacının “ayıp” olarak nitelendirdiği hususlar kullanım hatasına ve/veya müşteri memnuniyetsizliğine dayandığını, Dava konusu araçta üretimden kaynaklı ayıplı olmadığını, ayıptan sorumluluk" hususu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 219. Maddesinde ele alınmıştır:; araç üzerinde gerekli incelemeler yapılarak araç onarıldığını, . aracın satım ve teslim tarihi itibariyle herhangi bir ayıp ihtiva ettiğine dair bir davacı delili veya tespiti de mevcut olmadığını, bu bağlamda bakılacak olursa, davacının, dava konusu araçtan yararlanmasını engelleyen veya güçleştiren üretimden herhangi bir kusur veya ayıp söz konusu olmadığını, dava konusu araç satın alındığı tarihten itibaren davacı tarafça bilfiil kullanılmakta ve araçtan kesintisiz yarar sağlandığını, Ayrıca müvekkil firma ürettiği ve piyasaya sürdüğü araçların satışını yapmadan önce, araçların kontrolünü ve incelemesini yapmakta, herhangi bir sorun olması halinde de araçların satış işlemini gerçekleştirmediğini, bu sebeple üretimden kaynaklı ayıp ve kusur iddiası haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı taraf, henüz yargısal sürecin başında olunmasına ve hükmün verilmemiş olmasına rağmen aracın üretimden kaynaklı ayıplı olduğu iddiasının peşinen mahkemeler tarafından kabul edildiğini ifade ettiğini, bu iddianın son derece mesnetsiz olduğunu, dava konusu araçta iddia edildiği gibi herhangi bir değer kaybı meydana gelmediğini, Davacının dava konusu araçta değer kaybı yaşandığına ilişkin iddiası bir varsayımdan ibaret olduğunu, Davacı iddiasını destekleyecek herhangi bir piyasa araştırmasını, veriyi veya delili mahkemeye sunamadığını, onarım gören bir aracın doğrudan değerinin düşeceği önkabulüne dayandığını, Dava konusunda yaşandığı öne sürülen hasarların onarımı yetkili serviste yapıldığını ve sökülen parçaların yerine orijinal parçalar takıldığını, dava konusu araç onarım sonrasında kullanım ve tahsis amacı bakımından kendisinden beklenen faydayı tam verimle sağlayabildiğini ve sorunsuz şekilde kullanılabilir nitelikte olduğunu, bu nedenle herhangi bir değer kaybının olmadığını, aksine değişen parçalar sebebiyle aracın kullanım ömrü dahi uzattığını, davacı taraf, onarım hakkını kullanmış olup; davacının ilk tercih ettiği seçimlik hakkını değiştirip başka bir seçimlik hakkını kullanması usul ve yasaya aykırı olduğunu, değer kaybı karşılığı olarak talep edilen bedel ve faiz haksız ve hukuka aykırı olup davacının sebepsiz olarak zenginleşmesi olduğunu, davanın reddini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından satın alınan araçta satıştan sonra meydana gelen ayıplar nedeniyle değer kaybının bulunup bulunmadığının tespiti, varsa değer kaybı bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizce davaya konu aracın servis kayıtları, bakım kayıtları ile sigorta kayıtları celp edilmiş, taraf delilleri toplanarak dosya içerisine alınmıştır. Somut olayda davacı tarafın iddiası; davalı ...'dan satın aldığı ... plakalı ... marka sıfır aracın yaşadığı arıza nedeniyle tamir ve motor değişimi işlemleri yapıldığı, yapılan tüm tamiratın toplam bedelinin ... TL olduğu, araçta meydana gelen hasarın üretim hatasından kaynaklanması nedeniyle gizli bir ayıp olduğu ve yaşanan ağır tamiratlar nedeniyle aracın değer kaybettiği hususlarına dayanmaktadır. Tacirler arası satış sözleşmelerinde 6102 sayılı TTK’nun 23. maddesi ile, bu madde yollamasıyla 6098 sayılı TBK’nun satış sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Dava konusu araçta açık ayıp veya olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılabilecek bir ayıp değil, gizli ayıp yani kullanımla ortaya çıkan bir ayıp söz konusu olduğundan ayıp ihbar süreleri bakımından TTK’nun 23.maddesi hükmü değil, yine TBK’nun 223. ve 225.madderi hükümleri dikkate alınacaktır. 6098 sayılı TBK’nun 223/2.maddesi “Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.” şeklinde düzenlenmiştir. Öte yandan, TBK’nun 227.maddesi “(1)Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.(2) Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.(3) Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. (4)Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. (5)Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir. “ hükmüne haizdir. Mahkememiz dosyası Makine Mühendisi bilirkişisine tevdii edilmiş Makine mühendisi tarafından düzenlenen kök bilirkişi raporunda özetle; dava konusu arçta meydana gelen arızanın kullanıcı hatası veya bakım hatasından kaynaklanmadığı, üretim hatasından kaynaklandığı, söz konusu arızanın kullanım sonucu ortaya çıktığını, gizli ayıp niteliğinde olduğunu, yapılan inceleme sonucunda, araçtaki motor ayıbı sebebiyle motor değişikliğinin yapıldığı, söz konusu aracın motor değişikliğinin teknik olarak aracın mekaniğinde olumsuz bir etkisi olmamasına rağmen, aracın teknik belgelerinde motor numarasının değiştirilmiş olmasının, üst segmentte ve yüksek değerdeki bu tip araçlarda değişken piyasa şartlarında aracın değerinde düşüşe sebep olacağı, aracın model ve km durumu da dikkate alındığında Nispi Metot Yöntemi ile yapılan hesaplamaya göre ayıp sebebiyle indirim bedelinin ayıbın tespit edildiği ... tarihi itibariyle ... TL. Olacağı sonuç ve kanaatine varmıştır Tarafların itirazı üzerine dosya ek rapor için yeniden makine mühendisi bilirkişisine tevdii edilmiş, bilirkişi ek raporunda sonuç olarak; kök raporumdaki kanaatimde herhangi bir değişiklik olmadığını beyan etmiştir. Davacı vekilinin ... tarihli dilekçesi ile belirsiz alacak davası olarak ikame ettiği davasında değer arttırım talebinde bulunduğu ve dava değerini ... TL olarak belirlediği ve eksik harcı ikmal ettiği görülmüştür. Mahkememizce alınan kök rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Tarafların iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı tarafından davalı ...'nden ... ... model aracın satın alındığı, aracın distribütör firmasının diğer davalı ... olduğu, satın alınan aracın garanti süresi içerisinde arıza vermesi nedeniyle servis tarafından arızanın giderilerek motor değişiminin yapıldığı hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı görülmektedir. Alınan bilirkişi raporuyla da sabit olduğu üzere; araçtaki motor arızası kullanıcı hatasından değil, üretim hatasından kaynaklanmaktadır. Üretim hatasından kaynaklanan ve satın alımdan itibaren yaklaşık 2 yıl süreyle kullanılan araçta ortaya çıkan motor arızasının ilk bakışta görülemeyen, genel kontroller ortaya çıkarılabilecek nitelikte olmadığından gizli ayıp olduğunun kabulü gerekmektedir. Buna göre davacı tarafın aracın değeri de nazara alındığında üretim hatasından kaynaklanan motor değişikliğinin aracın piyasa şartlarında satışında düşüşe neden olacağı, aracın üretim hatasından kaynaklanan gizli ayıp nedeniyle değer kaybına uğrayacağı bu nedenle davacı tarafın satış bedelinin indirilmesi yönündeki talebinin yerinde olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. Alınan bilirkişi raporuyla nispi metot yöntemine göre hesap edilen ... TL'nin araç satıcısı ve distribütörü olan davalılardan talep edilebileceği kanaatine varıldığından davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABÜLÜ İLE; -Sabit olan ...-TL değer kaybı bedelinin ... tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından davacıdan peşin harç ve tamamlama harcı olarak tahsil edilen ... TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin harç ve tamamlama harcı olarak yatırılan toplam ... TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat ve posta gideri, ... TL başvurma harcı, ... TL vekalet harcı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yatırılan gider avansı kullanılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen nispi ...-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının ilgili tarafa iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 20/10/2020
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır