İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/769 E. 2019/637 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/769
- Karar No
- 2019/637
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/769
KARAR NO : 2019/637
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 05/07/2017
KARAR TARİHİ : 11/06/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesiyle ; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen fatura bedelinin davalı tarafça ödenmediği iddiasıyla davalının icra takibine vaki itirazının iptaliyle icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle ; Davacının davaya konu ettiği alacağının dayanağını taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine dayandırdığı, ancak davacının taraflar arasındaki sözleşme kapsamındaki hizmeti davalının talep ettiği şekilde yerine getirmediği bu nedenle taraflar arasındaki şifai olarak yapılan sözleşme gereğince taraflarca kararlaştırılan hizmet bedelinde indirime gidildiği ve belirlenen yeni bedelin davacıya ödendiği buna rağmen davacının kötü niyetli olarak takip ve davaya konu faturayı takibe konu ettiği iddiasıyla açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
1-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davaya dayanak İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası getirtilmiş olup, dosyanın incelenmesinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 14/04/2017 tarihinde 3.119,45 TL asıl alacak, 1.502,36 TL işlemiş faiz olarak 4.621,81 TL üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığını, davalı borçlunun süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu anlaşılmıştır.
2-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilebilmesi açısından her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, mali müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen 07/05/2018 tarihli raporda;Taraflar arasında 21/07/2007 tarihinden başlayan ve 31/12/2014 tarihinde sona eren ve cari hesap şeklinde yürütüldüğü anlaşılan mal ve nakliye hizmeti tesliminden oluşan ticari ilişkinin olduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davacı defterlerine göre takip tarihine kadar davacı tarafça davalı adına 28 adet ve toplam 434.998,10 TL'lik fatura düzenlendiği ve bu fatura bakiyelerinden kaynaklanan 3.119,45 TL cari hesap alacağının gözüktüğü ve icra takibine konu edilen 120.01.005 nolu 3.119,45 TL bakiye alacak tutarı olup bu hesapta görülen cari hesap borç bakiyesinden davalının davacıya düzenlediği 31/08/2012 tarih ve 7.882,52 TL bedelli fiyat farkı faturasının davalının borcundan düşülmediği, bu faturanın davacı defterlerinde 320.01.002 nolu ayrı bir ikinci cari hesaba önce davalının alacağı olarak kaydedildiği, sonra da belgeye dayanmayan ödeme kaydı girilmek suretiyle davalının alacağının sıfırlandığı, oysaki davalının davacıya düzenlediği 31/08/2012 tarihli 7.882,52 TL bedelli fiyat farkı fatura bedelinin davalının 3.119,45 TL'lik cari hesap borcundan düşülmesi gerektiği ve bu bedel düşüldüğünde davalının davacıya icra takibe konu 3.119,45 TL'lik borcunun olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında aynı bilirkişiden davacı vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi açısından ek rapor alınmış olup, davacı tarafın incelenen ticari defterlerine göre kök rapordaki kanaatin değişmediğinin bildirildiği görülmüştür.
Yine mahkememizce yapılan yargılama sırasında oluşturulan 06/11/2018 tarihli duruşmanın "..." nolu bendi gereğince davacı vekili tarafından sunulan dilekçe ve yine davalı şirkete ait ticari defterlerde incelenmek suretiyle davacı vekilinin rapora itiraz dilekçesinde belirtmiş olduğu 7.882,52 TL'lik davalı fiyat farkı faturasının 2012 yılı cari hesabından mahsup edildiği yönündeki itirazı da değerlendirilmek suretiyle varsa davacı alacağının hesaplanması açısından yeniden ikinci kez ek rapor düzenlenmesi istenilmiş olup, mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 27/08/2018 tarihli ikinci ek raporda daha önce düzenlenen kök ve birinci ek raporda sadece davacı şirket kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde davalının davacıya düzenlediği 30/08/2012 tarihli 7.882,52 TL bedelli fiyat farkı faturasına ilişkin davacı defterlerinde görünen 31/12/2012 kayıt tarihli "..." açıklamalı 7.882,52 TL'lik ödeme kaydına ilişkin belge olmadığı yönündeki tespite ulaşıldığı, ancak bu defa ikinci ek raporda davalı şirkete ait ticari defterler incelendiğinde 31/08/2012 tarih ve 7.882,52 TL'lik fiyat farkı faturası bedelinin 2012 ve devamı yıllarındaki cari hesap işlemleri kapsamında borç alacak hesabına dahil edildiği, dolayısıyla bu fiyat farkı faturası dahil davalı kayıtlarında icra takibine konu 3.119,45 TL alacak tutarının 2012 yılından itibaren 09/04/2017 tarihine kadar devrettiği ve davalı yanca düzenlenen 10/04/2017 tarih ve 3.119,48 TL bedelli aynı miktarlı fiyat farkı faturasıyla bu alacak tutarının 10/04/2017 tarihinde sıfırlandığının ve bu faturanın davacı tarafa tebliğ edildiğine dair dosyada herhangi bir belge bulunmadığı gibi davacı defterlerinde de kayıtlı olmadığı, bu faturanın kabul edilmesi halinde davacının davalıdan bir alacağının bulunmadığı, aksi halde davacının davalıdan 3.119,45 TL tutarında asıl alacağının bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, KABUL:
Dava; İİK 67.maddesi kapsamında açılmış itirazın iptali davası olup, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesiyle taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında takip ve davaya konu edilen faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağının davalı tarafça ödenmediği iddiasıyla bu alacağın tahsili için davacı tarafça davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki davalının itirazının iptaliyle icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ise sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle davacı alacağının taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında hizmet sözleşmesine dayandırıldığı, ancak davacı tarafça verilen hizmetin davalı tarafça talep edildiği şekilde yerine getirilmediği, bu nedenle taraflar arasında şifai olarak yapılan anlaşma gereğince hizmet bedelinde indirime gidildiği ve indirilmiş hizmet bedelinin de davalı tarafça davacıya ödendiği, bu kapsamda davalının davacıya bir borcunun bulunmadığından açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Taraflar arasında yazılı bir anlaşmaya dayanmayan sözlü sözleşme kapsamında ticari bir ilişkinin bulunduğu tarafların kabulünde olup, taraflar arasındaki ihtilaf takip tarihi itibariyle davacının davalıdan takibe konu edilen miktar kadar cari hesaptan bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, davalının taraflar arasında şifai olarak yapılan sözleşme kapsamında hizmet bedelinde indirime gidilip gidilmediği, davalının ödemeye ilişkin savunmasının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında her iki tarafın iddia ve savunmalarının değerlendirilebilmesi açısından mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve tarafların delilleri toplanmıştır.
Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen kök ve birinci ve ikinci ek raporların birlikte değerlendirilmesi neticesinde davalı tarafça davacı adına düzenlenen 31/08/2012 tarih ve 7.882,52 TL'lik fiyat farkı faturası bedeli de 2012 ve devamı yıllarındaki cari hesap işlemleri kapsamında borç alacak hesabına dahil edilmek suretiyle takibe konu edilen 3.119,45 TL'lik cari hesap alacağının davacı şirkete ait ticari defterlerde takip tarihi itibariyle davalıdan alacak olarak kayıtlı olduğu, davalı tarafa ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme neticesinde ise yine davalı tarafça davacı adına düzenlenen 31/08/2012 tarih ve 7.882,52 TL'lik fiyat farkı faturası da dahil olmak üzere icra takibine konu 3.119,45 TL'lik alacak tutarının 2012 yılından itibaren 09/04/2017 tarihine kadar devam ettiği, ancak davalı tarafça 10/04/2017 tarih ve 3.119,45 TL'lik fiyat farkı faturası düzenlenerek aynı tarihte davacı alacağının sıfırlandığı görülmüştür.
Alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere de sonuç olarak her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlara göre takip tarihi itibarıyla davacının takibe konu etmiş olduğu 3.119,45 Tl'lik alacağın her iki tarafa ait ticari defterlerde davacı alacağı olarak kayıtlı olduğu ancak, davacı tarafça davalı adına düzenlenen 10/04/2017 tarih ve 3.119,45 TL'lik fiyat farkı faturasının davalı defterlerine 10/04/2017 tarihi itibarıyla kaydedilmesi neticesinde davacı alacağı sıfırlanmış ise de davalı tarafça 10/04/2017 tarih ve 3.119,45 TL'lik fiyat farkı faturasının davacıya tebliğ edildiğine dair herhangi bir belgenin dosyada bulunmadığı gibi davacı alacağının sıfırlanmasına neden olan bu fiyat farkı faturasının dayanağı belgelerinde davalı tarafça dosyaya sunulmadığı, yine her ne kadar cevap dilekçesinde taraflar arasındaki şifai sözleşme kapsamında hizmet bedelinde indirime gidildiği yönünde savunma dile getirilmiş ise de bu savunmayı doğrulayacak bir delilinde dosya kapsamında bulunmadığı, davalı tarafça delil listesi içerisinde açıkça yemin deliline de dayanılmadığı anlaşılmakla davalı tarafça düzenlenen ve davacı alacağının ticari defterlerinde sıfırlanmasına dayanak olarak gösterilen 10/04/2017 tarih ve 3.119,45 TL'lik fiyat farkı faturasının yerinde olmadığı mahkememizce kabul edilerek sonuca gidilmiş olup, davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun İzmir .... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaliyle 3.119,45 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren davacı talebini aşmamak üzere her iki tarafın tacir olması nedeniyle yerinde görülen davacı talebi gereğince değişen oranlarda avans faizi işletilerek takibin devamına, takipten evvel davalının temerrüde düşürüldüğüne dair bir temerrüt ihtarnamesi dosyada mevcut bulunmadığından ve yine dava konusu alacağın taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında önceki yıllardan itibaren devreden cari hesap alacağı olduğu ve tam olarak hangi faturadan kaynaklandığı tespit edilemediğinden TTK 1530/4. maddesinin de uygulanma olanağı bulunmadığı düşünülmekle davacı vekilinin işlemiş faize ilişkin talebinin yerinde görülmediğinden reddine karar verme gereği doğmuştur.
Yine dava konusu alacak likit bir alacak olduğundan kabul edilen kısım üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verme gereği doğmuştur.
HÜKÜM
Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE, davalı borçlunun İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip icra takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile 3.119,45 TL asıl alacak üzerinden, takip tarihinden itibaren davacı talebini aşmamak üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanarak takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin yerinde görülmediğinden reddine,
Kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 623,89 TL % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 213,08 TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan 78,93-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 134,15 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından başlangıçta yatırılan toplam 114,93 TL harç ile, tebligat gideri 177,00 TL ve bilirkişi ücreti 850,00 TL olmak üzere toplam 1.027,00 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmına tekabül eden 688,09 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 2.725,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 13.maddesi gereğince hesaplanan 1.502,36 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan bulunması halinde karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/06/2019
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı