İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2016/1257 E. 2018/444 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2016/1257
- Karar No
- 2018/444
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/1257 Esas
KARAR NO : 2018/444
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 24/10/2016
KARAR TARİHİ: 17/04/2018
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen 24/10/2016 tarihli dilekçe ile, davacı banka ile dava dışı ... arasında Genel Nakdi Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığını ve krediler kullandırıldığını, davalının da iş bu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığını, müteselsil kefilin kefalet limiti itibari ile Taksitli Ticari Kredi ve Ticari Kredili Mevduat borçlarının tamamından sorumlu olduğunu, kredilerin vadesinde ödenmediğini ve sözleşme hükümleri gereğince bakiye tüm borcun muaccel hale geldiğini, asıl borçluya ve müteselsil kefil olan davalıya Edremit ... Noterliği'nin 04/08/2016 tarihli ... yevmiye no'lu ihtarnamesinin keşide edildiğini ancak yine de borcun ödenmediğini, davacı bankanın alacağını tahsil amacıyla İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyasından alınan ihtiyati haciz kararı ile İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafından yetkiye, faiz oranına ve borca itiraz edildiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafından imzalanan sözleşmelerde İzmir icra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, açıklanan nedenlerle İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında yürütülen icra takibinde ... hakkında belirtilen toplam 66.503,95-TL tutarlı alacağın şimdilik Taksitli Ticari Krediden kaynaklanan 38.500,00-TL anapara ve ticari kredili mevduat hesabından kaynaklanan 4.900,00-TL ana para olmak üzere toplam 43.400,00-TL tutarlı anapara kısmına olan itirazın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile iptaline ve takibin şimdilik 43.400,00-TL anapara ve takip tarihinden itibaren faiz ve diğer ferileri ile birlikte devamına, itirazın iptali istenen alacağın en az %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş, davalı kendisini vekille temsil ettirmiş, davalı vekili tarafından verilen dilekçe ile, davalı kefilin ve asıl borçlunun ikamet adreslerinin Balıkesir ili Edremit İlçesi olduğunu, bu nedenle yetkili icra dairesinin ve Mahkemesinin Edremit İcra Daireleri ve Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle reddinin istendiği, davanın esasına girilmesi halinde, davalının herhangi bir sorumluluğunun ve davacı tarafa borcunun bulunmadığını, söz konusu sözleşmede davalının kefil sıfatında olduğunu, müteselsil kefil olduğunu gösterir hiçbir yazısı ya da beyanının bulunmadığını, Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi'nin Kefalet Beyanları ve Gerçek kişi kefillerinin eş rızalarını düzenleyen 15. Maddesinin bulunduğu 29. Sayfa incelediğinde kefalet türünün davalı tarafından el yazısı ile yazılmadığını, eş rızası olan kısımda da davalının eşi ...'a sadece imza attırıldığını ve hiçbir açıklamanın yapılmadığını, davalının eşinin imzası haricindeki diğer yazılarında eşine ya da davalının kendine ait olmadığını, bu nedenle eşinin alınmış rızası olmadığı için alınan kefilliğin de geçerliliğinin olmadığını, davacı taraf ile asıl borçlu arasında imzalanan sözleşmede 100.000,00-TL limitli kredi açılması için anlaşmaya varıldığını, davalının sadece 100.000,00-TL kredisi için imza attığını, ancak davacı ile ... arasında davalının yokluğunda ve haberi olmadan sözleşme liminin artırılması için anlaşma yapıldığını, artılan limitin 105.000,00-TL olduğunu ve toplam 205.000,00-TL limit olarak anlaşıldığını, limitinin artırılması hussunda davalının bilgisinin olmadığını, davacı tarafından icra takibnde davalıya gönderilen ilamsız takipte ödeme emri incelendiğinde faiz oranlarının %54, %30,24, ve %30,24 oranlarında uygulandığını, bunun hukuka aykırı olduğunu, çok yüksek oranlarda işletilen faizlerin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle davalı hakkında açılan iş bu davanın yetkisizlik nedeni ile reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesinin istendiği görülmüştür.
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası celp edilerek dosyamız içine alınmış, yapılan incelemesinde alacaklının dosyamız davacısı banka olduğu, borçluların dosyamız davalısı ile dava dışı ... olduğu, alacaklı tarafından borçlular aleyhine genel haciz yolu ile başlatılan icra takibine dosyamız davalısı tarafından itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce davalı tarafından bulunulan yetki itirazının, dava dilekçesine ekli sözleşmede yapılan incelemeye göre tarafların muhtemel uyuşmazlıklarda İzmir Mahkemelerinin ve icra dairelerinin yetkili olacağını kabul ettikleri görülmekle HMK Md. 17 hükmü uyarınca yetki itirazının reddine karar verildiği görülmüştür.
Davacı vekiline dayanılan Genel Kredi Sözleşmesinin bütün sayfalarını içerir şekilde bir sureti dosyaya sunması için süre verilmiş verilen süre içinde sözleşme dosyaya sunulmuş, yine İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyasının celp edilerek dosyamız içine alındığı görülmüştür.
Tüm kayıtlar toplandıktan sonra dosya, davacı tarafından iddia edilen ve icra takibine konu edilen alacağın doğup doğmadığı, doğmuş ise miktarı, Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca yapılan ödemeler ve kefalet yönünden sorumluluk hususlarında inceleme yapmak üzere bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 07/07/2017 havale tarihli rapor dosyaya sunulmuş, yapılan incelemesinde; davacı bankanın Müteselsil kefil olarak belirttiği davalı ... tarafından, kendi el yazısı ile yazılması gereken Kefalet türü karşısındaki boşluğa tutar yazıldığı, kefalet türü karşılığına davacı bankanın belirttiği gibi müteselsil kefalet ibaresinin yazılmadığı, bu ibarenign yazılı olmamasından kaynaklı sözleşme eksikliğinden dolayı TBK Md. 583 hükmüne aykırı davranıldığını, ilgili sözleşmenin 30. Sayfasında Kefalet tutarında artış başlığı altındaki bilgilerin, kefilin kendi el yazısıyla doldurulmuş olmasının beklenmesine rağmen boş bırakılmasından kaynaklı sözleşme eksikliğinden dolayı, genel bankacılık teamüllerine ve TBK Md. 582. ve 583. hükümlerine aykırı davranıldığını, eş rızası beyanı kısmında lehine kefalet verilen borçlunun adının ve soyadının yazılmamasından kaynaklı sözleşme eksikliğinden dolayı davalının müteselsil kefilliğinin geçersiz olduğu bu nedenle davalının asıl borçlu gibi sorumlu tutulamayacağı ve hakkında icra takibi başlatılmayacağı yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür.
Rapor taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından rapora karşı itiraz edilmesi üzerine dosya yeni bir bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 22/01/2018 tarihli rapor dosyaya sunulmuş, davalının "...'nın davacı bankadan kullandığı kredilerden doğmuş ve doğacak borçlarına, mevcut ve gelecekteki diğer kefillerden bağımsız olarak aşağıdaki tutar ile sınırlı olmak üzere anılan borçlu ile beraber müteselsil kefil olduğumu kabul, beyan ve taahhüt ederim." beyanını imzaladığını ve kefalet miktarının 100.000,00-TL, kefalet tarihinin 02/04/2016 olarak belirtildiğini, ayrıca 20/04/2014 tarihinde dava dışı borçluya kullandırılan 100.000,00-TL bedelli kredinin ödeme planında da davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğunu, eş rızası beyanında ise mevcut ve gelecekteki kefillerden bağımsız olarak aşağıda belirtilen tutar ile sınırlı olmak üzere anılan borçlu ile beraber müteselsil kefil olmasına rızam olduğunu kabul ve beyan ederim şeklinde açıklandığını ve davalının eşi ...'ın eş rızası beyanını 100.000,00-TL kefalet limiti yazılarak 02/04/2014 tarihinde imzaladığını, davacı bankanın takip tarihinden itibaren 38.500,00-TL asıl alacağına yıllık %54, 4.900,00-TL asıl alacağına 5464 sayılı yasanın 26.3 maddesi gereğince TCMB tebliğleri ile belirlenen yıllık %30,24 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisini uygulama ve talep yetkisinin bulunduğu yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür.
Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı banka ile dava dışı ... arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinde davalının müteselsil kefil sıfatı ile imzasının olduğu, bu sözleşmeden kaynaklı borcun ödenmediği iddiası ile davalı kefil ile asıl borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptali istemi ile iş bu davanın açıldığı, davalı tarafça her ne kadar kefalet yönünden itiraz edilmiş ise de, yapılan incelemede davalının kefaletinin yasal açıdan geçerli ve sorumluluk doğurucu nitelikte olduğu, yine 22/012018 tarihli bilirkişi raporunda, davacı banka tarafından davalıdan istenebilecek bedelin hesaplanarak tespit edildiği ve düzenlenen raporun dosyadaki verilere uygun, denetlenebilir ve hükme esas alınabilir nitelikte olduğu, bu nedenle düzenlenen ikinci rapora itibar edilebileceği, buna göre davalı ...'ın takip tarihi itibariyle ... kredi no'lu kredi gereğince, 38.500,00-TL Taksitli Ticari asıl alacak, 4.900,00-TL Ticari Kredili Mevduat hesabı asıl alacağı olmak üzere toplam 43.400,00-TL bedel yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile müteselsil kefil sıfatı ile sorumlu olduğu, bu bedellerden 38.500,00-TL asıl alacağa yıllık %54, 4.900,00-TL asıl alacağa ise yıllık %30,24-TL oranında temerrüt faizi uygulanabileceği, bu faizin de %5 gider vergisinin tahsilinin istenebileceği, davalının tespit edilen bu bedeller üzerinden itirazının iptaline karar verilmesi gerektiği, alacağın niteliği itibariyle sözleşmeye dayalı ve hesaplanabilir olması dikkate alınarak likit olduğunun kabulü gerektiği ve inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği, anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KABULÜNE,
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davalı ...'ın itirazının iptaline,
Takibin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 38.500,00-TL taksitli ticari asıl alacağı (... kredi no'lu kredi) 4.900,00-TL ticari kredili mevduat hesabı asıl alacağı olmak üzere toplam 43.400,00-TL alacak üzerinden müteselsil kefil sıfatı ile sorumluluğunun bulunduğu dikkate alınarak devamına,
38.500,00-TL asıl alacağa yıllık %54, 4.900,00-TL asıl alacağa yıllık %30,24 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisinin icra müdürlüğü tarafından hesaplanarak uygulanmasına,
İcra inkar tazminatı isteminin kabulü ile hükmolunan alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Kabul edilen bedel üzerinden hesaplanan 2.964,65 TL harçtan, peşin alınan 709,36 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.255,29-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekilin harcadığı emek ve mesaiye karşılık yürürlükte bulunan AAÜT ne göre 5.124,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan 742,86 TL başvuru harcı, 900,00 TL Bilirkişi ücreti, 108,00 TL tebligat ve yazışma gideri olmak üzere toplam 1.750,86 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar kesinleştiğinde artan gider avansının taraflara ödenmesine,
Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/04/2018
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı