Diğer ·

2026/704 E. 2026/1529 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2026/704
Karar No
2026/1529
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO:2026/704

KARAR NO:2026/1529

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:(KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:20/11/2025

NUMARASI:2025/411 Esas - 2025/885 Karar

DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ:01/10/2026

İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07.05.2021 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı çekici ile sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki ... A.Ş şirketine ait davalı ... Şirketi nezdinde sigortalı ...plaka sayılı çekici ve çekiciye bağlı olan ... plaka sayılı beton mikserinin, müteveffa sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin ön kısımlarıyla çarpışması neticesinde ...'ın ölümüyle sonuçlanan trafik kazası meydana geldiğini, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu belirterek, müteveffanın annesi ... için 17.000-TL, kardeşleri ... için 8.000-TL, ... için 8.000-TL, ... için 8.000-TL, ... için 8.000-TL maddi tazminatın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müteveffanın naaşı konsolosluk vasıtasıyla ülkesi olan Afganistan'a gönderildiğinden, burada yapılan ve ülkesinde yapılan cenaze, yemek ve defin masrafları için de şimdilik 1.000-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; davacılar vekili 26/09/2024 tarihli dilekçesi ile davacı ... yönünden maddi tazminat taleplerini 543.232,41-TL'ye artırmıştır. Davalılar davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde "... meydana gelen trafik kazasıda yüzdeli kusur durumunun tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas dairesine sevk edildiği, yüzdeli kusur raporunda davacıların murisi müteveffanın kazanın meydana gelişinde %40 oranında kusurlu olduğu, davalı şoför ...'nin ise %60 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, kaza tespit tutanağı incelendiğinde müteveffanın kaskının takılı olduğu görülmekle mahkememizce başkaca herhangi bir tenzilat yapılmaksızın bu kusur oranı üzerinden yargılamanın neticelendirildiği, kusur oranı sarahiyete kavuşmakla bu kez davacıların talep edebilecekleri maddi tazminatın belirlenebilmesi için dosyanın aktüer bilirkişiye tevdii edildiği, bu doğrultuda dosyada mevcut bulunan ATK Trafik İhtisas Dairesinin kusur ve 15/07/2024 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun bulunmakla mahkememizce hükme esas alındığı, aktüer bilirkişi raporunun yerleşik güncel Yargıtay içtihatları doğrultusunda TRH_2010 yaşam tablosuna göre hazırlandığı, davacı annenin müteveffanın ölümü neticesinde talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı miktarının 543.232,41-TL olacağı, bu doğrultuda davacılardan sadece anne olan ...'nin destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği, zira diğer davacılar olan müteveffanın kardeşlerinin Türk Hukukuna göre yetişkin ve reşit oldukları, davacı kardeşlerin yetişkin ve reşit olmamış olsa dahi, davacı annelerinin sağ olup, müteveffanın kardeşlerin infak ve iaşeleri ile bakım ve yetiştirme giderlerinin, müteveffa kardeşleri tarafından değil, halen sağ olan anne tarafından karşılanması gerektiği, her ne kadar davacı vekili Afganistan ülkesindeki yerel, sosyal ve ekonomik gerekçelerle müteveffanın davacı kardeşlerinin de desteği olduğunu beyan ederek itirazda bulunmuş ise mahkememizce yargılamanın Türk hukukuna göre yapıldığı, davacıların tabiyetinde oldukları Afganistan ülkesinin ekonomik ve sosyal durumu ve yerel adetlerinin mahkememizce değerlendirmeye alınamayacağı, pay sahiplerinin Türk hukuku kapsamında yerleşik Yargıtay içtihatları ile belirleneceği mahkememizce kabul edilerek benimsenmiş, bu sebeplerle davacı anne bakımından 543.232,41-TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmiş, davacı kardeşler bakımından ise destekten yoksun kalma sebebiyle maddi tazminat hesabı yapılmamasının doğru olmakla bu davacılar yönünden açılan dava reddedilmiş, davacı vekili her ne kadar dava dilekçesinde, müteveffa bakımından yapılan cenaze ve defin gideri sebebiyle de maddi zarar talebinde bulunmuş ise de dosya kapsamında müteveffa ... bakımından yapılan cenaze ve defin giderlerine ilişkin herhangi bir makbuz ve gider belgesine rastlanılmadığını, bu hususta müteveffanın cenazesinin ülkesine gönderildiğinin bile kuşkulu olduğu, eğer gönderilmiş ise bu hususta mutlaka tevsik edici bir belgenin bulunması gerekeceği (Afganistan ülkesinin uzaklığı göz önüne alındığında havayolu taşıma belgesi vb.), oysa böyle bir belgenin davacı vekilince dosyaya sunulmadığı gibi bu hususta Afganistan 'ın İstanbul Konsolosluğuna yazılan müzekkerelere de cevap verilmediği anlaşılmakla davacılar vekilinin bu yöndeki maddi zarar talebi reddedilmiş, meydana gelen zarardan davacı Ali'nin haksız fiilin faili olmakla, diğer davalı ... A.Ş'nin işleten sıfatı ile , diğer davalı sigorta şirketinin ise sigortalısının kusuru oranında poliçe limiti ile düzenlemiş olduğu ... poliçesi sebebi ile müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davalı sigortanın temerrüdünün 26/01/2022 tarihinde diğer davalıların temerrüdünün ise kaza tarihi itibari ile gerçekleşeceği, zarar veren sigortalı araç ticari olmakla faizin nevisinin avans faizi olacağı anlaşılmış ve davalı sigorta şirketi poliçe limiti olan 430.000,00-TL ye kadar sorumlu olmak kaydıyla aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." gerekçesiyle;

1-Açılan davanın kısmen kabulü ile,2-543.232,41 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... A.Ş. için 26/01/2022 tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ve ... Şirketi için 07/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte (davalı ... A.Ş. için poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davacılar vekili, davalı ... Şirketi vekili ve davalılar ... ve ... ... Şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacılar vekilinin istinaf nedenleri; mahkemece, müteveffanın kardeşlerinin reşit olması ve annelerinin hayatta olması nedeniyle bakım yükümlülüğünün annede olması gerekçe gösterilerek hesaplama yapılmamış olmasının hatalı olduğu, somut olayda, müvekkillerin Afganistan vatandaşı olduğu ve müteveffanın aile reisi olarak ve reşit olması nedeniyle hesaplama yapılmayan müvekkillere bakmak için Türkiye'ye çalışmaya geldiğinin dikkate alınmadığı, karara dayanak olan bilirkişi raporunda müteveffanın evlenme ihtimaline göre annesine vereceği desteğin ilerde azalacağı varsayımıyla hesap yapmasının doğru olmadığı,her harükarda cenaze giderleri ve masrafları yapılacağından mahkemece cenaze giderlerine hükmedilmesi gerektiğine yöneliktir. Davalı ... Şirketi vekilinin istinaf nedenleri; müvekkil şirketin poliçe tarihi itibari ile 430.000,00 TL'den sorumlu olduğu, mahkemece aleyhe hükmedilen miktarın hatalı olduğu, aktüerya bilirkişisi tarafından TRH 2010 ve %1,8 teknik faiz oranı baz alınarak hesaplama yapılması gerektiği, 10.07.2023 tarihli aktüer bilirkişi raporu ile 15.07.2024 tarihli aktüer bilirkişi raporu arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiği, hesaplanan 86.917,19 TL tutarlı vekalet ücreti, harç ve yargılama giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmiş olup poliçe limitinin gözetilmediği, ceza mahkemesi kararının kesinleşip kesinleşmediği belli olmadan kusura ilişkin değerlendirme yapıldığı, yerleşik yargıtay içtihatları doğrultusunda %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, faizin başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiği, dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartını yerine getirilmediği, dava içerisinde arabuluculuk yapıldığına yöneliktir.Davalılar ... ve ... Şirketi vekilinin istinaf nedenleri; Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu, aktüer bilirkişi tarafından TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak PMF 1931 yaşam tablosu dikkate alınmaksızın hesaplama yapılmış olmasının doğru olmadığı, KTK'nın 86. maddesi uyarınca kazanın zarar görenin ağır kusuru sonucunda meydana geldiği, müvekkili şirket ve eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kazaya sebebiyet vermediği, araçta teknik bir arızanın bulunmadığı, şirketin işletme kusurunun bulunmadığı, bilirkişilerce ek rapor ile kök raporun tanziminden sonra 01.01.2024 tarihinde asgari ücretlerin yeniden belirlendiği ve bu sebeple güncel asgari ücret üzerinden kazanç hesabı yapılmasının hatalı olduğu,dava tarihindeki destekten yoksun kalma tazminatlarının hesabının yapılması gerekmekte olup güncel asgari ücret tarifelerinin her ek raporda dikkate alınmasının doğru olmadığı, kusura ilişkin alınan Adli Tıp Kurumu raporunun hatalı olduğu gibi sigorta poliçe limiti aşılarak hesaplama yapıldığı, müteveffanın çalıştığı belirtilen şirkette hangi işi yaptığı, işveren tarafından işin gereklerine ilişkin olarak gerekli eğitimin verilip verilmediği, ehliyetinin bulunup bulunmadığı, kazaya karışan ... plakalı motorun ruhsatının bulunup bulunmadığı hususlarında araştırma yapılmadığına yöneliktir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen ölüme dayanılarak açılmış maddi tazminat isteğine ilişkindir.

(1)Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesi ile birlikte istinaf başvuru sebepleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde, dosyadaki bilgi ve belgelere göre ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde (-aşağıda 2 ve 3 no lu bentlerde açıklanacak hususlar hariç olmak üzere-) usul ve yasaya aykırılık olmamasına, İlk derece mahkemesince, oluşa ve dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetlenebilir nitelikteki 08/05/2023 tarihli ATK raporunun hükme esas alınarak trafik kazasının oluşumunda, davalı araç sürücüsünün (asli) %60 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesinde bir hata olmamasına,

2918 sayılı Kanun'un 97.maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olup, davacı tarafça dava açılmadan önce tazminat istemi ile sigorta şirketine başvurulmuş olması karşısında, görülmekte olan davada ayrıca arabuluculuk dava koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin bir öneminin bulunmamasına (-bkz. Yargıtay 4 HD' nin 27.02.2024 gün, 2022/2982 Esas, 2024/2110 Karar sayılı ilamı-) Hükme esas alınan 15/07/2024 tarihli aktüer bilirkişi raporunun Dairemizin de kabul ettiği şekilde Yargıtay'ın güncel içtihatlarına uygun olarak TRH yaşam tablosu ve prograsif rant uygulaması kullanılarak hazırlanmış olmasına, destekten yoksun kalma tazminatı hesabında bilinen en son asgari ücretin nazara alınmasında ve destek süresi ile pay dağılımı ile pay ayrılmasında hata yapılmamış olmasına, teknik faiz uygulanmasının yasal olarak mümkün olmamasına, raporun dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetlenebilir nitelikte olmasına, ayrıca hesaplama yönünden de bir hata olmaması nedeniyle hükme esas kabul edilmesinde bir hata olmamasına,2918 sayılı KTK'nın 85/son madde hükmü uyarınca araç maliki/işletenin, araç sürücüsünün kusurundan kendi kusuru imiş gibi sorumlu bulunması nedeniyle, davalı araç maliki ... Şirketi'nin diğer zarar sorumluları ile birlikte sorumluluğu yoluna gidilmiş olmasının doğru olmasına,Davacı ..., ..., ... ve ... 'nın kaza tarihindeki yaşları dikkate alındığında, destek yaşında olmamaları ve muristen destek gördükleri hususunun tereddütten uzak bir şekilde davacı tarafça ispat edilememiş olması göz önüne alındığında, adı geçenlerin maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiş olmasında bir hata bulunmamasına,Müteveffanın kaskının takılı olduğunun anlaşılmasına göre ölüm olayının gerçekleşmesinde müteveffanın belirlenen kusuru dışında sonucun gerçekleşmesine etki edecek bir kusurunun ispatlanamamış olması nedeniyle başkaca indirim uygulanmamış olmasının doğru olmasına, Davalı sigorta şirketince düzenlenen poliçe içeriğine göre kaza tarihi olan 07.05.2021 tarihinde vefat halinde teminat limit miktarının 430.000,00 TL olması karşısında mahkemece davalı sigorta şirketi için poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere karar verilmiş olmasında, davacıların davalı sigorta şirketine başvuru evrakının 13.01.2022 tarihinde teslim edilmiş olması, buna göre temerrüt tarihinin 13.01.2022 tarihini takip eden (8) iş günü sonrası olan 26.01.2022 tarihi olması nedeniyle mahkeme kararının bu hususlarda isabetli olmasına göre yukarıda açıklanan hususlardaki tüm istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. (HMK.m.353/1-b/1)

(2)Davacılar vekili cenaze, yemek ve defin masrafları olarak fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla 1.000,00-TL maddi tazminat talep etmiştir. Davacı tarafça her ne kadar ...'ın defnedilmesi nedeniyle yapıldığı ileri sürülen giderleri gösterir herhangi bir harcama belgesi ibraz edilebilmiş ise de, olağan yaşam koşulları ile tecrübelere göre bir kısım harcamaların yapılmış olduğunun kabul edilmesi gerekir.Hal böyle olunca, Dairemizin de katıldığı Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre haksız fiil sorumluları sadece gerçek defin gideri zararından sorumlu olup,kaza tarihi itibariyle makul olan 1.000,00-TL cenaze giderine hükmedilmesi gerekirken bunun yapılmamış olması hatalı olmuştur. (HMK.m.353/1-b/2)(3)Davalı sigorta şirketinin kaza tarihinde sorumlu olduğu teminat limiti 430.000,00-TL dir. Mahkemece tazminata hükmedilirken davalı sigorta şirketinin teminat limiti ile sınırlı sorumlu tutulmasına karar verilmişken, hüküm altına alınan alacak teminat limitinden fazla olmasına rağmen yargılama harç ve giderlerinin de teminat limiti gözetilerek limiti ile orantılı şekilde hüküm altına alınmaması hatalı olmuştur. (HMK.m.353/1-b/2)Sonuç olarak; 1 no lu maddede açıklanan hususlardaki tarafların avukatlarının istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine, 2 no lu maddede açıklanan hususta davacılar vekilinin, 3 no lu maddede açıklanan hususta davalı ... A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar ile reddedilen istinaf itirazları nedeniyle taraflar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar ile istinaf edenlerin aleyhine hüküm tesis edilemeyeceğine ilişkin ilke gözetilerek, hükmün diğer bölümlerine dokunulmaksızın sadece yanılgılı olduğu sonucuna varılan hususların istinaf eden davacılar ve davalı sigorta şirketi yararına düzeltilmesi suretiyle, yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,

1/(Kapatılan)İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/411 Esas, 2025/885 Karar sayılı ve 20/11/2025 tarihli kararına karşı davacılar vekili, davalı ... Şirketi vekili ile davalılar ... ve... Şirketi vekilinin istinaf başvurularının 1 no lu maddede açıklanan nedenlerle HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince ayrı ayrı esastan reddine, 2 no lu maddede açıklanan hususta davacılar vekilinin, 3 no lu maddede açıklanan hususta davalı ... A.Ş vekilinin istinaf başvurusunu HMK.m.353/1-b/2 madde hükmü uyarınca kısmen kabulüne,

2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı sigorta şirketi tarafından yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının ve davacılar tarafından ayrı ayrı yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harçlarının ayrı ayrı talep halinde ilgilisine iadesine,

3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar ... ve... Şirketi'nden alınması gereken 37.108,20-TL istinaf karar ve ilam harcından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan 18.554,10-TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 18.554,10-TL'nin davalılar ... ve ... Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

4/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

5/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin takdiren yapan üzerinde bırakılmasına,

6/(Kapatılan)İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/411 Esas, 2025/885 Karar sayılı ve 20/11/2025 tarihli kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince kaldırılmasına,

7/543.232,41-TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 1.000,00-TL cenaze yemek ve defin gideri olmak üzere toplam 544.232,41-TL'nin davalı ... A.Ş. için 26/01/2022 tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ve ... Şirketi için 07/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte (-davalı ... A.Ş. için 430.000,00-TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere-) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

a/Mükerrerlik olmamasına dikkat edilerek- alınması gerekli 37.176,51-TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 170,77-TL peşin harç ve 1.797,35-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.968,12-TL harçtan mahsubu ile eksik bakiye 35.208,39-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen (-davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 29.373,16-TL ile sınırlı olmak kaydıyla-) tahsili ile hazineye irad kaydına,

b/Kısmen kabul edilen dava yönünden; Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 87.077,19-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (-davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 68.799,69-TL ile sınırlı olmak kaydıyla-) alınarak davacıya verilmesine,

c/Kısmen reddedilen dava yönünden ; Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalılar vekili için takdir olunan 32.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan dalınarak davalılara verilmesine,

d/Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 170,77-TL peşin harç ve 1.797,35-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.048,82‬-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (-davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 1.618,77-TL ile sınırlı olmak kaydıyla-) davacı ...'e verilmesine,

e/Davacı tarafından sarfedilen 6.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.578,00-TL Adli Tıp Kurumu Fatura Ücreti ve 2.146,50-TL posta ücreti olmak üzere toplam 9.724,50-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (-davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 7.683,33-TL ile sınırlı olmak kaydıyla-) davacılara verilmesine,

f/Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.280,00-TL'nin 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline hazineye irad kaydına,

g/Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

8/Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.01/10/2026

Atıf: Diğer, E. 2026/704, K. 2026/1529, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2026-704-e-2026-1529-k-cda39f7ca3f5