Diğer ·
2026/1219 E. 2026/1531 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2026/1219
- Karar No
- 2026/1531
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2026/1219
KARAR NO:2026/1531
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:04/03/2026
NUMARASI:2023/53 Esas - 2026/180 Karar
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ:01/10/2026
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R
Davacı vekili 13/07/2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (Trafik) Poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı ...'ün sevk ve yönetimindeki ... plakalı motosiklet ile ... plakalı iş makinesi arasında 12.07.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda ...'ün vefat ettiğini, ...'ün vefatı nedeniyle kendisinin desteğinden mahrum kalan yakınları tarafından müvekkili şirket aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2015.E.2435.40 - 2015/8256 sayılı Uyuşmazlık Hakem Kararı ile müvekkili şirketin, vefat edenin eşi ve çocuklarına 199.018,90-TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemeye mahkum edildiğini ve Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasına 15.09.2017 tarihinde 256.090,20-TL ödeme yapıldığını, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2015.E.0022932 - 2016/8795 sayılı Uyuşmazlık Hakem Kararı ile müvekkili şirketin vefat edenin anne ve babasına 50.982,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemeye mahkum edildiğini ve Ankara 31.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasına 22.082016 tarihinde 64.523,66-TL ve 04.11.2016 tarihinde 8.527,00-TL olmak üzere toplam 73,050,66-TL ödeme yapıldığını, ancak kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %75 kusurlu olmasına rağmen müvekkili şirketin %100 kusur üzerinden hesaplanan zarar miktarı üzerinden sorumlu tutulduğunu, müvekkili şirketin müteselsil sorumluluk hükümlerine göre ödemek zorunda kaldığı tazminatı teselsül hükümlerine göre kusurlu olan diğer zarar sorumlularından kusurları nispetinde rücuen talep hakkının bulunduğunu, davalılardan ...'ın asli kusurlu aracın sürücüsü, sigorta şirketinin ise bu aracın Trafik sigortacısı sıfatıyla meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, bu nedenle müvekkili şirket tarafından; ... plakalı araç sürücüsü ve trafik sigortacısı olan davalılar aleyhine İstanbul 31.İcra Müdürlüğü'nün ... ve İstanbul 31. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyaları kapsamında icra takibine girişildiğini, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davalıların itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalıların avukatları, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmesini müteakip davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 15/12/2022 tarih, 2020/924 Esas, 2022/1824 Karar sayılı ilamı ile; "..Eldeki davada, davacılara zararın tümünü ödeyen sigorta şirketinin teselsül hükümleri gereği kusuru oranında sorumlu diğer sigorta şirketi ve sürücüden rücuen tazminat isteminde bulunmuştur. Bu durumda, davalı sürücünün kazanın oluşumundaki kusurunun ve gerçek zarar miktarının ne olduğu belirlenmelidir. Zira zarar sorumlusu, sigortacının ödediği tazminat miktarının tamamından değil sadece kusuru ve gerçek zarar miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla sorumludur. İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kurumlardan seçilecek kusur konusunda uzman 3 kişilik bir bilirkişi kurulundan kaza tespit tutanağı, ceza soruşturması ve eldeki dosya nedeniyle temin edilen bilirkişi raporları ile davalının tüm itirazlarını da irdeleyen ve varsa çelişkileri de giderilebilecek bir biçimde talep konusu kazanın oluşumundaki taraf kusurlarının ne olduğu yanında yapılan ödemeler dikkate alınarak gerçek zarar miktarının da ne kadar olabileceği konusunda açık, ayrıntılı ve denetime imkan verecek niteliğe sahip bir rapor alınmadan eksik inceleme sonucu davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir...'' şeklinde ki gerekçe ile, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde mahkemece "..alınan kusur tespitine ilişkin raporu ile, ... plakalı iş makinası sürücüsü ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı motorsiklet sürücüsü ...'ün %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Davacı vekili tarafından Sigorta Tahkim Komisyonunun 2015.E.2435.40 - 2015/8256 sayılı kararı ile müteveffanın eş ve çocukları için hükmedilen 199.018,90 TL tazminat için Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına 256.090,20 TL ödendiği, yine Sigorta Tahkim Komisyonunun 2015.E.22932 - 2016/8795 sayılı kararı ile müteveffanın anne ve babası için hükmedilen 50.982,00 TL tazminatın için Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına 73.050,66 TL ödendiği anlaşılmıştır.Davacı vekilinin 15/02/2024 tarihli dilekçesi ile, müvekkil şirketin müteselsil sorumluluk ilkelerince tazminatın %100 'ünü ödemek zorunda kaldığını, davalıların %75 kusuruna isabet eden; 256.090,20 TL/100x75=192.067,00 TL'yi davalılara rücu ettiğini ve İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına konu ettiğini, davalılardan ...'nın (eski unvanı ... A.Ş.), bu dosyada 110.751,98 TL ana alacak ve buna isabet eden faiz ve ferileri kabul ederek dosyaya ödediğini ve 81.315,02 TL ana alacak bakımından ise tüm borçluların takibe itiraz ettiğini bu dosya bakımından 192.067,00 TL asıl alacak bakımından icra takibi başlatıldığını ancak davalı ... A.Ş. Tarafından 110.751,98 TL ana alacak kabul edilerek dosyaya ödenmiş olduğundan itiraz edilen kısmın; 81.315,02 TL asıl alacak ,15.251,27 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 96.566,29 TL olduğunu bu miktar üzerinden takibin iptalinin talep edildiğini, yine; müvekkili şirketin müteselsil sorumluluk ilkelerince tazminatın %100 'ünü ödemek zorunda kaldığını, bu sebeple davalıların %75 kusuruna isabet eden; 73.050,66 TL/100x75=54.788,00 TL teselsül hükümlerince davalılara rücu ettiğini ve İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına konu ettiğini bu dosyada, 54.788,00 TL asıl alacak, 1.518,75 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere 56.306,75 TL üzerinden takibin iptalini talep ettiğini beyan etmiştir.Davacı vekilinin davasını 96.566,29+56.603,75= 152.873,04 TL üzerinden açtığı ve bu miktar üzerinden harçlandırdığı görülmüştür.Mahkememizce alınan bilirkişi raporları ile, İstanbul 31. İcra Müdürlüğü ... Sayılı Dosyası yönünden yapılan ödemeler kusur durumu dikkate alınarak; davacının, davalılardan 81.315,02 TL asıl alacak ,15.251,27 TL takip öncesi işlemiş faiz alacağı , 7.396,88 TL Dava tarihli işlemiş faiz 11.172,70 TL İcra vekalet ücreti+ Tahsil harcı 115.135,87 TL alacaklı olacağı ve davacının asıl alacağına dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %9,75 orandan başlayacak değişen oranlarda faiz uygulanması gerekeceği hesaplanmıştır. İstanbul 31. İcra Müdürlüğü ... Sayılı Dosya yönünden yapılan incelemede; Davacının, davalılardan 54.788,00 TL asıl alacak, 1.518,76 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 56.306,76 TL talep edebileceklerinin hesaplandığı, davacının 54.788,00 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %10,50 orandan başlayacak değişen oranlarda faiz uygulanması gerektiği hesaplanmıştır. Davacının kusuru oranında davalılara alacağı rücu edebileceği..'' gerekçesiyle;Davanın kabulüne,
1-Davalının İstanbul 31. İcra müdürlüğü ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla kaldığı yerden devamına,
2-Davalının İstanbul 31. İcra müdürlüğü ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 81.315,02 TL asıl alacak ve 15.251,27 TL işlemiş faiz, ( asıl alacağa dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %9,75 orandan başlayacak değişen oranlarda faiz uygulanmasına) yönünden iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf nedenleri; itirazın iptaline karar verilmesi talep edilen icra dosyalarının, iki ayrı takibe ilişkin olduğu, takiplere dayanak komisyon kararlarının da birbirinden farklı olduğu, iki farklı icra takip dosyası için aynı dava ile itirazın iptalinin talep edilemeyeceği, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, talep edilen tutarların poliçe limitleri dahilinde olduğu, limit dahilindeki taleplerin doğrudan sigorta şirketine yöneltilmesi gerekirken müvekkiline rücu edilmeyeceği, kesinleşen ve ilam niteliğinde olan tahkim komisyonu kararları bulunmasına rağmen, yeniden kusur raporu aldırılamayacağı, hükme esas alınan 01/08/2023 tarihli kusur raporunun, olaya ve oluşa uygun olmadığı gibi dosya safahatına da aykırı olduğu, müvekkil aleyhine %75 kusur oranı belirlemesinin doğru olmadığı, hükme esas alınan hesap raporunda belirlenen kazanç hesabının da hatalı olduğu, müteveffanın aylık net gelirine ilişkin herhangi bir somut, belgeye dayalı veri bulunmadığı, buna rağmen bilirkişi tarafından, yalnızca Sigorta Tahkim Komisyonuna sunulan beyanlardaki soyut ve ispata muhtaç ifadeler esas alınarak hesaplama yapıldığına yöneliktir.Dava, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle, icra takibine dayalı olarak ölenin yakınlarına maddi tazminat ödeyen davacının ödediği bedelin, kazada kusurlu olan davalı sürücü ve aracın trafik sigortacısından rücuen tahsili için başlatılan icra takiplerine itirazın iptali istemine ilişkindir.Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesi ile birlikte, istinaf başvuru sebepleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesin neticesinde, dosyadaki bilgi ve belgelere göre ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırılık olmamasına, ceza yargılamasında tespit edilen maddi olgulara, olayın özelliklerine ve dosya kapsamına uygun, gerekçeli denetlenebilir nitelikteki, kazanın oluşumunda ... plakalı iş makinası sürücüsü davalı ...'ın %75 oranında, ... plakalı motorsiklet sürücüsü ...'ün %25 oranında kusurlu bulunduğu yönündeki belirlemeyi içeren yeterli ve geçerli nitelikteki 01/08/2023 günlü kusur raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik olmamasına, vefat edenin gelirinin asgari ücretin 1,2773 katı olduğu varsayılarak yapılan hesaplamanın somut olayın özelliklerine göre doğru olmasına, aktürya raporunun yöntemi itibariyle dosya kapsamına uygun olmasına, iki ayrı takibe ilişkin itirazın iptali davası açılmasının; somut olaya özgü koşullara göre mümkün olmasına, istinaf eden davalının müteselsil borçlulardan olması nedeniyle takibin ve davanın istinaf edene yöneltilmesinde bir hata bulunmamasına göre davalı ... vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b/1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,
1/İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/53 Esas, 2026/180 Karar sayılı ve 04/03/2026 tarihli kararına yönelik olarak davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine,
2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ...'dan karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca alınması gereken 10.442,76-TL harçtan peşin yatırıldığı anlaşılan 2.610,70-TL harcın düşümü ile bakiye 7.832,07-TL istinaf ilam harcının adı geçen davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin yapan üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.01/10/2026