Diğer ·
2026/133 E. 2026/1570 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2026/133
- Karar No
- 2026/1570
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2026/133
KARAR NO:2026/1570
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:31/05/2021
NUMARASI:2017/1074 Esas - 2021/405 Karar
DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ:01/10/2026
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.07.2017 günü, ...'nun sevk ve idaresindeki davalı nezdinde ... Poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın müvekkiline çarpması sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin sakat kaldığını belirterek (-HMK.m.107-) şimdilik 200,00-TL geçici ve 3.000,00-TL daimi iş göremezlik olmak üzere toplam 3.200.00-TL maddi tazminatın davalıya başvuru tarihini takip eden 8 iş günü sonrası işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; davacı vekili 29/10/2019 dilekçesi ile 235.032,22-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 44.603,56-TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 279.635,78-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren avans faiz ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracın, müvekkil şirket nezdinde ... Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının sakatlanması nedeni ile ...'dan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti ile ödeme mevcut ise hesaplanacak tazminattan tenzilinin gerektiğini, davacının maluliyetinin tespitinin ATK tarafından yapılması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, müvekkil şirketin temerrüde düşmediğini, dava açılmasına da sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; ''..trafik kazasının oluşumunda dava dışı sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, davacının daimi maluliyetinin bulunmadığı, 12 aylı geçici iş göremezliği yönünden tazminat miktarının 44.603,56 TL olduğu davalının temerrüt tarihinin dava tarihi olduğu..'' gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile; 44.603,56 TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş,10/10/2021 tarihli tashih şerhi ile; gerekçeli kararın hüküm kısmının 5. maddesinin; davalı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3.maddesine göre hesaplanan 6.598,46-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, şeklinde düzeltilmesine, karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; ATK 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 13/11/2020 tarih ve ...-... nolu rapor ile ATK 2. İhtisas Kurulu'ndan aldırılan, 01/02/2019 tarih ve ...-... nolu raporu arasında çelişki bulunmasına rağmen çelişki giderilmeksizin Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki yönetmelik hükümlerine göre, tüm vücut engellilik oranının % 0 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceğine yönelik alınan ATK raporuna itibar edilmesinin hatalı olduğu, müvekkili tarafından hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporundan sonra 30.12.2020 tarihli Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen müvekkilinin maluliyet oranını gösterir raporun mahkemeye sunulduğu, buna göre müvekkilinin maluliyetinde bir iyileşmenin söz konusu olmadığı %7.2 oranında sürekli maluliyetinin 9 aylık geçici iş görmezliğinin ve 2 aylık bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği, böylece müvekkilinin durumunda iyileşme olmadığının sabit hale geldiği, mahkemece davalının dava tarihinden itibaren temerrüdüne karar verildiği, oysa temerrüdün davalıya başvuru tarihini takip eden 8 iş günü sonrası olduğu ve faiz türünün avans faizi olduğu hususlarına yöneliktir.Katılma yoluyla davalı vekilinin istinaf nedenleri; müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığı, davacı tarafından usulüne uygun olarak yapılan bir başvuru bulunmadığı, dava açılmadan önce yapılmış bir başvurunun bulunmaması nedeniyle müvekkilinin temerrütünün söz konusu olmayacağı, ticari faize hükmedilmeyeceği hususlarına yöneliktir.Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat (-sürekli ve geçici iş göremezlik-) istemine ilişkindir.(1)2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile, zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiştir. Başvurunun yapıldığı; ancak, eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksikliğin tamamlanabileceği hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Hiç başvuruda bulunulmamış olması durumunda bu noksanlığın sonradan giderilmesine engel bir durumda yoktur.Somut olayda; davacı tarafça dava yoluna başvurulmadan önce davalı sigorta şirketine KTK'nın 97.maddesi kapsamında başvuruda bulunulduğu belirtilmiş olup, davalı tarafça da bu hususun ikrar edildiği analaşılmıştır. Ne var ki, Dairemizin geri çevirme gerekçesinde belirtilmesine rağmen davacının bu başvurusuna ilişkin kayıt ve belgeler getirilmeden bu konuda mahkemece herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiği anlaşılmıştır.
(2)Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur.Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.Buna göre alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü,11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.Somut olayda kaza 01.07.2017 tarihinde meydana geldiğinden, davacının iş göremezlik oran ve süresinin kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerekmektedir.Her ne kadar ilk derece mahkemesince Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen rapor hükme esas kabul edilmiş ise de, Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen rapor ile davacının maluliyetinin %37 olarak tespit edilmiş olması karşısında, raporlar arasında ki çelişki giderilmeden varılan sonuç ve verilen karar doğru olmamıştır.Bu durumda mahkemece; davacının kaza nedeniyle gördüğü tedavilere ilişkin tüm tıbbi kayıtların noksansız olarak dosyaya ikmalinin sağlanması, dosyada bulunan sağlık kurulu raporları irdelenerek ve kişi bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine uygun olarak davacının ikametgahına en yakın başka bir üniversitenin adli tıp alabilim dalı bölümünden veya yetkili sağlık kuruluşundan davacıda oluşan yaralanmanın niteliğine uygun uzman hekimlerin de bulunduğu heyetten davacıda var olduğu ileri sürülen maluliyetin derecesi ve oranının ne olduğu konusunda ayrıntılı, taraf ve yargı denetimine açık sağlık kurulu raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.Sonuç olarak davacı vekili ve katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunan davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda temas edilen hususlarda kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK m.353/1-a/6 uyarınca kaldırılmasına, kaldırma gerekçesine göre işlem ve değerlendirme yapılmak suretiyle yeni bir karar verilmek üzere dava dosyasının mahkemesine gönderilmesine, diğer tüm istinaf başvuru sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,
1/Davacı vekili ve davalı sigorta şirketi verilinin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan sebeplerle kabulü ile, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1074 Esas, 2021/405 Karar sayılı ve 31/05/2021 tarihli kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca kaldırılmasına, sair istinaf itirazlarının bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına,
2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine,
3/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harçlarının talepleri halinde yatıran tarafa iadesine,
4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
5/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafların istinaf aşamasında yapmış olduğu diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/10/2026