Danıştay · Danıştay

Danıştay 2025/498 E. 2025/1557 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2025/498
Karar No
2025/1557
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2025/498 Karar No : 2025/1557

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF : 1- (DAVALI): ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...

2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL): ... Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Adana ili, Çukurova ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazları ve ... ada ve ... parsel sayılı taşınmazın kuzeyinde bulunan 7 metrelik imar yolunu kapsayan alanda yapılan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin onaylanmasına ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine askı süresi içerisinde yaptığı itiraza son ilan tarihi olan 18/08/2022 tarihinden itibaren otuz gün içerisinde cevap verilmemesi nedeniyle isteğin reddedilmiş sayılacağının kabulü gerekeceğinden, bu tarihi izleyen altmış gün içerisinde dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 06/12/2022 tarihinde açılan davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 13/11/2024 tarih ve E:2024/604, K:2024/6494 sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun “Dava Açma Süresi” başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde 60 gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, “Üst Makamlara Başvurma” başlıklı 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, 08/07/2021 tarihine kadar 60 gün içinde isteğin reddedilmiş sayılacağı düzenlenmişken, 7331 sayılı Kanun'la 08/07/2021 tarihinde yapılan değişiklikle 30 gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hükmünün getirildiği, 2577 sayılı Kanun'da yer alan kuralların idari usulü belirleyen kurallar olmayıp, yargılama usulünün belirlenmesine ilişkin kurallar olduğu, yargılama usulünde, dava açılmadan önce, idari yoldan işlemin idare bünyesinde ilgili yönünden yeniden değerlendirilmesine olanak sağlayan, dava açılmasını idarenin bu değerlendirme sonucuna bağlayan ve bunu dava açma süresi ile ilişkilendiren Kanun'un 10, 11, 12 ve 13. maddelerindeki gibi kuralların yer aldığı, bu kapsamda yapılacak başvurulara cevap verilmemesi halinin ise, dava açma süresine yönelik olarak oluşturulduğu, İdari işlemlere ya da yargı kararlarına karşı başvuru yollarının ayrıntılı düzenlemelerde yer alması, başvuru süresinin kısa olması veya olağan başvuru yollarına istisna getirilebilmesi nedeniyle işlemlere karşı hangi idari birime, hangi sürede başvurulacağının idarelerce idari işlemlerde ya da yargı organlarınca yargı kararlarında belirtilmesinin hukuki güvenlik ilkesinin gereği olduğu, Anayasa'nın 40. maddesi ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanmasının amaçlandığı, Anayasa'dan kaynaklanan yükümlülüğün yerine getirilmesi esas olmakla birlikte belirtilen yükümlülüğün yerine getirilmemesi, idari işlemlere karşı açılan davalarda dava açma süresinin işletilmeyip, ihmal edilmesi sonucunu da doğurmaması gerektiği, Anayasa'nın 125. maddesinde idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirim ya da düzenleyici işlemler bakımından ilan tarihinden itibaren başlayacağının belirtilmesi karşısında, usulüne uygun tebliğ olunan veya bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenilen idari işlemler üzerine, 2577 sayılı Kanun'da açıkça belirtilen ve ilgililerce de bilindiğinin kabulü gereken genel dava açma sürelerinin işletilmesinin zorunlu olduğu, Nitekim Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararında; “özel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda, vergi mahkemelerinde 30, Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği; aynı şekilde genel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde dava açma süresi gösterilmemiş olsa da, 30 ve 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği” gerekçesinin yer aldığı, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda 08/07/2021 tarih ve 7331 sayılı Kanun değişikliği ile genel dava açma süresinin başlangıcına esas alınmak üzere zımni ret süresinin 30 gün olarak öngörüldüğü, son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesi; hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunlu olması nedeniyle, Anayasa'nın 40. maddesi hükmü uyarınca 08/07/2021 tarihinden sonra tesis edilen imar planı ve parselasyon işlemlerine ilişkin düzenlenen askı tutanaklarında "itiraz başvurusu olması halinde; zımni ret süresinin 30 gün olduğu, askıdan iniş tarihinden itibaren 30 gün olan zımni ret süresinin son gününü izleyen günden sonra genel dava açma süresinin başlayacağı" hususunun gösterilmesi gerektiği, Bu hususun askı tutanağında belirtilmemesi halinde, mer'i olmamakla birlikte uzun süre yürürlükte olan Kanun maddesi nedeniyle ilgililerce 60 gün olarak bilinen zımni ret süresinin uyuşmazlıklarda uygulanmasının mahkemeye erişim hakkı, dolayısıyla hak arama hürriyetinin etkin olarak sağlanması bakımından daha uygun bir yaklaşım olacağı sonucuna varıldığı, Uyuşmazlıkta, davacı tarafından imar planı değişikliğine karşı askı süresi içerisinde itiraz edildiğinden, dava açma süresinin 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesine göre belirlenmesi gerektiği, Bu durumda, dava konusu imar planına ilişkin askı tutanaklarında zımni ret süresinin 30 gün olduğu hususu belirtilmediğinden, zımni ret süresinin hesabında ilgililerce de bilindiği kabul edilen 60 günlük sürenin uygulanması halinde, son askı tarihi olan 18/08/2022 tarihini takip eden 60 günün sonunda (17/10/2022 tarihinde) itirazın zımnen reddedilmiş sayılacağı, zımni ret tarihini izleyen altmış günlük dava açma süresi içerisinde, en son 16/12/2022 tarihinde dava açılabileceği, buna göre 06/12/2022 tarihinde açılan davanın süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği, Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davanın süresinde açıldığı belirtilerek temyize konu ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmuş, müdahil tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3.Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4.Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/07/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY X- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 13/11/2024 tarih ve E:2024/604, K:2024/6494 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2025/498, K. 2025/1557, T. 16.07.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2025-498-e-2025-1557-k-a3f047f2cb1b