Danıştay · Danıştay

Danıştay 2025/428 E. 2025/974 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2025/428
Karar No
2025/974
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2025/428 Karar No : 2025/974

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) :... Kurumu VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 25/12/2024 tarih ve E:2024/7971, K:2024/8094 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Çanakkale ve Balıkesir illerinde bulunan ve ekli listede kamulaştırma bilgileri gösterilen özel mülkiyete konu taşınmazların, Armutçuk Rüzgar Enerji Santralinin yapımı amacıyla 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 24/01/2024 tarih ve 32439 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 23/01/2024 tarih ve 8128 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın, Çanakkale ili, Yenice ilçesi, ... Köyü, ... ada ... sayılı parsel yönünden iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 25/12/2024 tarih ve E:2024/7971, K:2024/8094 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 40. maddesi; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7, 20/A, 14 ve 15/1-b maddelerine yer verilerek, İdari işlemlerin nitelikleri gereği özel yasalarında genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığından, Anayasa’nın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği, Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararlarının Resmi Gazete'de yayımlanması ilgililere tebliğ hükmünde olmadığından, acele kamulaştırmaya ilişkin işlemlerin Anayasa'da yer alan bir temel hak ve özgürlük olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte bireysel işlem olması karşısında otuz gün içinde dava açılacak idarenin gösterilmesi suretiyle ilgiliye tebliğ edilmesinin, Anayasa'da güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün de gereği olduğu, Bu çerçevede, muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının, usulüne uygun yazılı bildirimi üzerine otuz gün içinde veya öğrenme üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği, Uyuşmazlıkta; dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı davacıya tebliğ edilmediğinden, bu işleme karşı öğrenme tarihinden itibaren altmış günlük dava açma süresi içerisinde dava açılabileceğinin kabulü gerektiği, UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından davacıya karşı açılan acele el koyma davasında, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin... tarih ve E:... D. İş, K:... sayılı kararıyla davaya konu taşınmaza acele el konulmasına karar verildiği, Mahkeme kararıyla birlikte dava dilekçesinin ve bilirkişi raporunun, 21/03/2024 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve anılan dava dilekçesi ve bilirkişi raporunda dava konusu acele kamulaştırma kararının tarih ve sayısına yer verildiğinin görüldüğü, Bu durumda, dava konusu acele kamulaştırma kararının 21/03/2024 tarihinde öğrenildiğinin kabulü gerektiğinden, bu tarihten itibaren altmış günlük genel dava açma süresi içerisinde, en son 20/05/2024 tarihinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 12/12/2024 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı, Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/07/2021 tarih ve E:2021/1158, K:2021/1419 ve 15/04/2021 tarih ve E:2021/396, K:2021/783 sayılı kararlarının da bu yönde olduğu gerekçesiyle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemden, taşınmazına fiilen el konulmaya başlanıldığı 09/12/2024 tarihinde haberdar olunduğu, idari işlemin bu tarihte uygulanmaya başlandığı belirtilerek, açılan davanın süresinde olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 25/12/2024 tarih ve E:2024/7971, K:2024/8094 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 06/05/2025 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2025/428, K. 2025/974, T. 06.05.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2025-428-e-2025-974-k-d6331c988744